Olaylar her zaman galiplerin perspektifinden anlatılır. Tıpkı günümüzdeki gibi mitolojik anlatılarda direnenler ya da yenilenler “asi” veya “kötü”, kazananlar ise “düzen kurucu/adalet sağlayıcı” olarak yansıtılır. Aslında hakikat gibi, adalet gibi kavramlar ne kadar kaygan bir zeminde duruyor değil mi?
Son zamanlarda yaşananlar ve toplumun buna verdiği tepki bana sık sık “hakikat” kavramını ve iktidarların mitolojiyi hakikati yeniden yazmak için bir enstrüman olarak kullanışını düşündürüyor. Michel Foucault’nun belirttiği gibi, hakikat gökyüzünden inen mutlak bir doğru değil, iktidarın bir üretimi. “...
This is an excerpt. Copyright belongs to the source; the full story is published on their site.
Read the full story at the source
This story was published by Bianet.
See other sources covering this event →
Halk TV'ye yönelik polis baskını, kayyım atanması ve yayının durdurulmasına tepki gösteren Eğitim Sen, müdahalenin basın özgürlüğüne yönelik açık bir saldırı olduğunu belirterek, baskı, sansür ve kayyım politikalarına karşı mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini kaydetti.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. "Fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkı var da muhalif seslerin yok mu?" diye sordu. AK Parti'nin yönetim anlayışını 3F (Fon, faiz, fırsat) olarak eleştirdi.
Antalya’daki COP31 öncesinde İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından yapılan yeni çalışma, çevre savunucularının, çevreye verilen zararı izledikleri veya topraklarını ve çevrelerini korumaya çalıştıkları için suçlamalar, idari para cezaları ve başka hukuki baskılarla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) yeni yaptığı açıklamada, yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev […]
Comments