İktidarın yargıyı baskı aracına dönüştürdüğü ülkede şaka, haber, şarkı, sendikal faaliyet ve protestoya dek her şey soruşturma konusu oluyor. Rejimin son 48 saatteki mesaisi demokratik topluma yönelik saldırılarını ortaya koydu.
İktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırdığı süreç hakkında açıklamalarda bulunan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden tamamıyla çıkarmayı amaçlamaktadır" dedi.
TES kapsamında çalışandan yüzde üçlük ek kesinti yapılırsa, net asgari ücretin 28 bin 75 liradan 27 bin 84 liraya düşeceği, artan prim yükünün ise kayıt dışı istihdamı da artırarak çalışanları daha da zorlayacağı belirtiliyor.
İktidarın bir yandan yeni anayasa hazırlıklarında son aşamaya geldiği ve Meclis’ten kaç oyla geçerse geçsin metni referanduma götürmeyi planladığı belirtilirken, diğer yandan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ayrı bir revizyon çalışması yürütüldüğü öne sürülüyor. İktidarın yeni anayasa hazırlıklarında sona yaklaştığı, metnin Meclis’te aldığı oy sayısına bakılmaksızın referanduma götürülmesinin planlandığı belirtiliyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yetki devri, bakanların milletvekilleri arasından atanması, müsteşarlığın geri getirilmesi ve Meclis denetiminin artırılması seçenekleri tartışılırken, AKP’li Ahmet Büyükgümüş de Erdoğan’ın yeniden adaylığı için seçim tarihinde “teknik düzenleme” yapılabileceğini söyledi.
İktidarın, yargı eliyle siyasete yön verme, gücünü koruma, rakibini etkisiz hale getirme girişimlerinin başkent ayağının daha çok konuşulduğu günlerdeyiz.
Bir iktidarın ilk ve en önemli görevi, toplumun ahlakını korumak ve yüceltmektir!
Yeni Partili Gökhan Günaydın, iktidarın yeni bir asgari ücret modeli hazırlığı içinde olduğunu söyleyerek, “Diyorlar ki İstanbul'da yaşayan bir işçi 28 bin lira alsın. Ama daha ucuz iller var. Onlara daha az asgari ücret verelim diyorlar” dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası’nın yeniden düzenlenmesi gerektiğine yönelik çıkışının perde arkası merak konusu oldu. Edinilen bilgilere göre iktidar cephesinde seçim mevzuatına ilişkin yeni formüller üzerinde duruluyor. Olası değişikliklerin ittifak sisteminden milletvekili dağılımına kadar uzanabileceği belirtilirken, muhalefetin seçim işbirliği arayışlarının da hesaplamalarda etkili olduğu ifade ediliyor.
SEDAT BOZKURT | Cumhurbaşkanlığı sisteminin aradan geçen 8 yıla karşın hala oturmadığını her gün görüyoruz. Mesela Erdoğan’ın kafasındaki gibi cumhurbaşkanı parti üyesi olmaz ise bakanların politik kimlikleri, parti üyelikleri olacak mı? Seçimlerden sonra muhtemelen yeterli sayıyı bulması halinde Bilal Erdoğan AKP Genel Başkanı olduğunda işler basit. Erdoğan genel başkanı olmasa da AKP onun partisi olacak ve AKP’den iktidar partisi diye söz edebileceğiz.
Olaylar her zaman galiplerin perspektifinden anlatılır. Tıpkı günümüzdeki gibi mitolojik anlatılarda direnenler ya da yenilenler “asi” veya “kötü”, kazananlar ise “düzen kurucu/adalet sağlayıcı” olarak yansıtılır. Aslında hakikat gibi, adalet gibi kavramlar ne kadar kaygan bir zeminde duruyor değil mi?
Taha Akyol: İktidarın genel tavrı, siyasi olsun dini olsun muhalefete karşı yargı silahını kullanmak 21.08.2026 Diken Belediyeler konusunda da cemaatler konusunda da böyle. The post Taha Akyol: İktidarın genel tavrı, siyasi olsun dini olsun muhalefete karşı yargı silahını kullanmak appeared first on #site_linkat 21.08.2026 .
Yurttaşların en temel ihtiyaçlara erişmekte zorlandığı koşullarda iktidarın kamu harcamaları sürüyor. Kamu personelinin yol, yemek ve konaklama giderleri için temmuzda 8,3 milyar lira, yılın ilk yedi ayında ise toplam 22,9 milyar lira harcandı.
Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Faize giden 2,7 trilyonluk kaynağın millete verilmesiyle asgari ücretin 56 bin TL olabileceğini öne sürdü.
İktidarın koltuk değneği olanlar, iktidara yürüyemezler…
SEDAT BOZKURT | 17-25 Aralık operasyonları, Rusya ile yaşanan uçak krizi ve çözüm sürecinin sona ermesi üzerinden ilerleyen süreç; AKP iktidarının cemaatle ortaklığından çatışmaya, dış politikadaki yön değişimlerinden yeniden güvenlikçi siyasete uzanan Türkiye’nin siyasal dönüşümünü şekillendirdi.
Çerçeve Yasa tartışması, iktidarın arzu ettiği gibi “evet-hayır” denklemine sıkıştı. Bugün sorulması gereken asıl soru ise bu rejimle yol yürünecek mi yürünmeyecek mi?
SOL Parti'nin “çerçeve yasa”ya ilişkin açıklamasında "İktidarın hedefi, sürecin en başında ortaya koyduğu ifadelerde de yer aldığı üzere, Erdoğan’a ömür boyu başkanlık yolunu açmak ve yeni anayasa ile siyasal İslamcı faşist rejimi kalıcılaştırmaktır" denildi.
İktidarın taşerona son verdiğini ilan ettiği 2018 yılından bu yana, kamudaki taşeron işçi sayısı iki katına çıktı.
İktidarın yarattığı ekonomik krizle birlikte tüm alanlarımız elimizden alınırken Gençlik Yaz Kampına daha sıkı sarılmalı ve bir temel ihtiyaç olan kültürel aktiviteleri erişilebilir kılmak için bugünden mücadeleyi büyütmeliyiz.
Stories on this topic, gathered from every source.