Öpücük Elham Besveit[1] Boş mezarların üzerinde beni öptün, sırt çevirdiğimiz bir ölümün uğruna, Orada burada, her yer öpücükten ibaretti o an ve sonrasında bile dudaklar; kelimelerin eşiği değil, öpücüklerin dergâhıydı! Ey en sıradan yeminim, Acaba her “varoluş”, bir “yokluğun” hedef tahtası mıydı?! Cihan, rüzgârın yuvasıdır ve rüzgâr öpmenin peşinde! Ey aşırılıktan vazgeçen; Ey […]
Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026) Label: ÇEVİRİ Type: news BİLİM Tags: çeviri Dinozor fosil Arkeoloji ÇİN Araştırmacılar Çin'de bulunan fosilleşmiş bir iskeletten yola çıkarak "benzersiz özelliklere" sahip, uzun pençeli yeni bir dinozor türü tanımladı. Kayrasaurus changliensis, devasa el pençelerine sahip iki ayaklı dinozorlardan oluşan ve terizinozorlar diye bilinen gruba dahil. Bu tür, kendi grubundaki en büyük dinozor. Daha önce keşfedilen terizinozorlar nispeten küçük kafalar, uzun boyunlar, yaprak şekilli dişler ve ön uzuvlarındaki keskin pençeleriyle sıradışı özellikler sergiliyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) K. changliensis, Liaoning'in batısındaki Jehol Biyotası'nda neredeyse eksiksiz bir kafatasını da içeren, iyi korunmuş bir fosilin gün yüzüne çıkarılmasının ardından ayrı bir tür olarak tanımlandı. Çin'in kuzeydoğusunda yer alan ve günümüzden 135 ila 121 milyon yıl öncesine tarihlenen bu oluşum, özellikle tüylü türler olmak üzere birçok ünlü dinozor fosili barındırmasıyla tanınıyor. K. changliensis'e ait fosil örneği, baştan kuyruğa yaklaşık 3,6 metre uzunluğunda, tam yetişkinliğe henüz ulaşmamış bir bireye aitti. Fosilde bacak kemikleri bulunmadığından, araştırmacılar dinozorun ağırlığını yalnızca yakın akrabalarıyla yapılan karşılaştırmalara dayanarak tahmin edebildi ve ağırlığının 117 kg ila 274 kg olduğunu belirtti. Araştırmacılar, bu türün yetişkin bireylerinin muhtemelen daha ağır olduğunu ifade etti. Bilim insanları dinozorun dişlerinin küçük ve sık olduğunu, alt çenesinde 45'ten fazla diş bulunduğunu tespit etti. Bu dinozor, sırtındakilerden daha uzun boyun omurları ve el pençelerinde yukarı doğru uzanan, "dudak" benzeri karakteristik bir çıkıntı gibi başka tuhaf özelliklere de sahipti. Araştırmacılar, Journal of Systematic Palaeontology adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, "K. changliensis'teki birden fazla benzersiz özelliğin bir araya gelmesi, Jehol grubundaki çağdaş terizinozorların morfolojik çeşitliliğini gözler önüne seriyor" ifadesini kullandı. L. sihedangensis, daha yüksek bir koşma yeteneğine işaret eden bir duruşla gösteriliyor. J. yixianensis, güçlü dil kemiği yapısıyla uyumlu olacak şekilde beslenirken tasvir ediliyor. B. inexpectus ise sağlam yapılı ve koşmaya daha az elverişli bir vücut yapısı sergiliyor. K. changliensis daha büyük vücudunu ve öngörülen beslenme stratejisini yansıtacak şekilde, daha yüksekteki bitkilerle beslenirken resmediliyor (Kōhei Futaka/Journal of Systematic Palaeontology 2026). Araştırmacılar, dinozorun yakın akrabalarına kıyasla muhtemelen daha güçlü yapılı ancak daha az çevik bir gövdeye ve daha güçlü ısırıklara uygun çenelere sahip olduğunu söyledi. Çalışmada, "Bu takson, diğer Jehol terizinozorlarından belirgin şekilde daha büyük ve benzersiz bir özellik kombinasyonu sergiliyor" denerek, son derece küçük ve sık dişler, boyun omurlarının sırt omurlarından belirgin şekilde daha uzun olması ve pençelerde yukarı uzanan bir "dudak" benzeri yapıdan bahsedildi. Araştırmacılara göre bu keşif "Jehol Biyotası'ndaki terizinozorların morfolojik evrimi ve ekolojik adaptasyonlarına dair yeni bilgiler" sağlıyor. Bilim insanları, "Bu hipotezleri sınamak ve geliştirmek için daha fazla fosil keşfi ve ayrıntılı anatomik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu" belirtiyor. Ayrıca bu gizemli dinozor grubunun kökenini ve çeşitliliğini daha iyi anlamak için "sürekli saha çalışmaları, yeni fosil keşifleri ve biyomekanik analizlerin" öneminin altını çiziyorlar. İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir independent.co.uk/news/science Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal subtitle: Dinozor, devasa el pençeleriyle bilinen bir gruba ait Author: Vishwam Sankaran publication date: Çarşamba, Eylül 23, 2026 - 12:15
2026 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü başvuruları açıldı. Bültenden: İKSV tarafından nitelikli edebiyat çevirilerini desteklemek amacıyla başlatılan Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nün 2026 yılı başvuruları başladı. Yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın’ın başkanlık ettiği Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulu, editör ve çevirmenler Emrah İmre ve Begüm Kovulmaz ile öğretim üyesi ve çevirmenler Lale Özcan ... Read more The post 2026 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü başvuruları devam ediyor first appeared on Edebiyat Haber .
Yapay zeka, çeviri sektöründe hız ve iş kapasitesini artırarak mesleğin çalışma biçimini dönüştürürken, uzmanlar teknolojinin insanın yerini alamayacağını, geleceğin ise yapay zekayla birlikte çalışan nitelikli çevirmenler üzerine şekilleneceğini belirtiyor.
OPPO'nun ilerleyen günlerde yeni ürünlerini tanıtması bekleniyor. Son ortaya çıkan bilgilere göre bunların arasında Enco X4 adı verilen üst seviye bir kablosuz kulaklık da olabilir.
Google Translate’in aralarında Türkçe’nin de olduğu 70’ten fazla dilde doğal ve neredeyse gerçek zamanlı sesli çeviri sunan faydalı özelliği, Android’de artık arka planda da çalışabiliyor. Şirket, bu özelliğin canlı çeviri oturumlarının üçte birinden fazlasının beş dakikayı aşması nedeniyle kullanıma sunulduğunu belirtiyor. Bu imkan sayesinde kullanıcılar başka uygulamalarla ilgilenirken veya telefonlarının ekranını kilitlediklerinde de canlı çeviri sürecini kesintisiz olarak sürdürebiliyor. Arka planda çalışma desteğinin yakında iOS’a da geleceği açıklanıyor. Bu arada iOS kullanıcıları artık canlı çevirileri doğrudan iPhone’larının ahizesinden dinleyebiliyor. Android’de halihazırda bulunan bu özellik sayesinde çeviriler, herhangi bir kulaklığın kullanılmadığı durumlarda telefon kulağa götürülerek dinlenebiliyor. Google, özellikle gürültülü havalimanlarındaki anonsları veya kalabalık turlardaki anlatımları takip ederken bu kullanım biçiminin faydalı olabileceğini ifade ediyor. Google Translate’in “canlı çeviri” altyapısına iki önemli güncelleme yapıldı yazısı ilk olarak Teknoloji haberleri - LOG üzerinde yayınlandı.
2026 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü başvuruları açıldı. İKSV tarafından nitelikli edebiyat çevirilerini desteklemek amacıyla başlatılan Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nün 2026 yılı başvuruları başladı. Yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın’ın başkanlık ettiği Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulu, editör ve çevirmenler Emrah İmre ve Begüm Kovulmaz ile öğretim üyesi ve çevirmenler Lale Özcan ve […]
Üretken yapay zeka sistemleri son yıllarda çeviri, konuşma tanıma ve metin üretimi gibi alanlarda büyük ilerleme kaydederken dünyadaki binlerce “düşük kaynaklı dil” bu dönüşümden yeterince yararlanamıyor
2026 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü başvuruları açıldı. Bültenden: İKSV tarafından nitelikli edebiyat çevirilerini desteklemek amacıyla başlatılan Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nün 2026 yılı başvuruları başladı. Yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın’ın başkanlık ettiği Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulu, editör ve çevirmenler Emrah İmre ve Begüm Kovulmaz ile öğretim üyesi ve çevirmenler Lale Özcan ... Read more The post 2026 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü başvuruları açıldı first appeared on Edebiyat Haber .
Antik Yunan edebiyatının en önemli eserlerinden Homer’in Odysseia destanının 2017 tarihli İngilizce çevirisiyle büyük ses getiren akademisyen Emily Wilson, eseri yeniden çeviriyor. Pennsylvania Üniversitesi’nde klasik edebiyat profesörü olan Wilson, hazırladığı çalışmanın önceki çevirinin düzeltilmiş bir versiyonu olmadığını, baştan sona yeni bir çeviri olduğunu belirtiyor. Wilson, Associated Press’e verdiği röportajda yeni çevirinin yaklaşık yarısını tamamladığını açıkladı. Akademisyene göre [...] The post Emily Wilson, çok satan “Odysseia” çevirisini baştan sona yeniden yazıyor first appeared on Edebi Bülten .
200'den fazla küçük kırmızı nokta görüntüsünün birleşimi, etraflarındaki galaksileri incelemeyi mümkün kıldı (Ruiyuan Guo & Xuheng Ding) Label: ÇEVİRİ Type: news BİLİM Tags: çeviri Uzay evren NASA james webb uzay teleskobu NASA 'nın James Webb Uzay Teleskobu'nu (JWST) kullanan bilim insanları gizemli "küçük kırmızı noktaların" yapısına dair yeni bilgiler ortaya çıkardı. JWST'nin 2022'de faaliyete girmesiyle keşfedilen küçük kırmızı noktalar o zamandan beri gökbilimcilerin kafasını kurcalıyor. Evrenin ilk 1 milyar yıllık dönemine ait bu noktalar, son derece uzakta bulunmaları nedeniyle kırmızı görünüyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Bilim insanları bu son derece küçük ve kompakt cisimlerin, gelişimlerinin ilk aşamasındaki süper kütleli kara delikler veya olağanüstü yoğun galaksiler olabileceğini düşünüyor. Ancak bu tür yapıların evrenin henüz başlangıç dönemindeyken nasıl oluşabildiği sorusunu yanıtlamakta zorlanıyorlar. Gökbilimciler, küçük kırmızı noktaların gizemini çözmek için bu cisimleri barındıran galaksileri incelemeye çalışıyor. Wuhan Üniversitesi'nden Xuheng Ding ve ekip arkadaşları, bu amaç doğrultusunda uzak evrenin COSMOS-Web diye bilinen bölgesine odaklandı. Bu bölgede bugüne kadar 400'ten fazla küçük kırmızı nokta saptandı. Noktaların parlaklığı, etraflarındaki bölgenin düzgünce görülmesini zorlaştırdığı için galaksileri incelemek güç bir işti. Araştırma ekibi ise JWST'nin optik sisteminin hassas bir modelinden yararlanarak her görüntüdeki parlak merkezi ışığı ayırmaya çalıştı. Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de dün (24 Ağustos) yayımlanan çalışmanın yazarlarından Andrew Battisti, Conversation için kaleme aldığı yazıda "Bir tablonun renk ayrıntılarını görmeye çalışırken, merkezindeki bir el fenerinin doğrudan gözlerinize parlak kırmızı ışık tuttuğunu düşünün" diye açıklıyor: Kullandığımız teknik, resmi net biçimde görebilmek için bu el fenerinin ışığını kesmeye benziyor. Bilim insanları bu görüntülerden 217 tanesini birleştirerek galaksilerin daha önce görülmeyen ışığını bulmayı başardı. Ekip, küçük kırmızı noktaları barındıran galaksilerdeki yıldızların kütlesinin genellikle Güneş'in yaklaşık 1 milyar katına ulaştığını belirledi. Bu, Samanyolu'nun kütlesinin yüzde 1'inden azına denk geliyor. Ancak Samanyolu'nun çapı yaklaşık 100 bin ışık yılıyken bu galaksilerdeki yıldız kütlesi, yalnızca 685 ışık yılı çapındaki bir alana sıkışmış durumda. Araştırmacılar bu cisimlerin, aynı döneme ait benzer kütledeki yıldız oluşturan galaksilerden 2,5 kat daha kompakt olduğu sonucuna vardı. Ayrıca bu noktaları çevreleyen galaksilerin boyutunun, evrenin bu aşamasındaki tipik bir galaksinin boyutunun yüzde 40'ı kadar olduğu belirlendi. Battisti'ye göre bu bulgu, küçük kırmızı noktaların yalnızca belirli galaksilerde görülen özel koşullar altında oluşabileceğine işaret ediyor. IFLScience'a konuşan Ding, "Çalışmanın en önemli sonucu, küçük kırmızı noktaların izole ışık noktaları olmadığının ortaya çıkması. En azından istatistiksel olarak, bunlar kompakt ana galaksilerin içine gömülü" diyerek ekliyor: Bu bize, bu gizemli cisimlerin aslında ne olduğuna dair çok daha net bir resim sunarak erken evrende galaksilerin ve merkezlerindeki kara deliklerin nasıl birlikte büyüdüğünü anlama yolunda yeni ve önemli bir ipucu sağlıyor. Bu ay Nature'da yayımlanan başka bir çalışmada, küçük kırmızı noktaların aslında "kara delik yıldızı" denen yeni bir cisim türü olabileceği öne sürülmüştü. Kara delik yıldızı, devasa bir kara delik ve onun etrafında bir yıldız gibi ısınan gaz kütlesini ifade ediyor. Yeni çalışma bu hipotezi ne doğruluyor ne de çürütüyor. Araştırmacılar küçük kırmızı noktaların çevresini inceleyen daha fazla çalışmanın, bu gizemli yapılar ve evrenin ilk dönemleri hakkındaki soru işaretlerini gidermesini umuyor. Independent Türkçe, IFLScience , Conversation , Nature Astronomy, Nature Derleyen: Büşra Ağaç subtitle: Evrenin ilk dönemindeki bu gizemli yapıların sırları açığa çıkıyor publication date: Salı, Ağustos 25, 2026 - 11:45
Lawrence Venuti’nin kaleme aldığı Çevirmenin Görünmezliği, Selçuk Eryatmaz çevirisi ve Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Tanıtım metninden İlk yayımlandığı 1995 yılından bu yana çeviri alanında tartışma ve polemiklere yol açan Çevirmenin Görünmezliği’nde Lawrence Venuti, on yedinci yüzyıldan günümüze uzanan çeviri tarihine büyüleyici bir bakış sunuyor; İngilizcede yabancı edebiyat kanonunun oluşumunda “akıcılığın” diğer çeviri stratejilerine ... Read more The post Çeviri edebiyata ilgi duyan okurlar, çeviribilim akademisyenleri ve öğrencileri için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı “Çevirmenin Görünmezliği” first appeared on Edebiyat Haber .
Teknoloji Yorumcusu Ed Zitron’un belirttiği gibi, yapay zeka sağlayıcıları “Nakit parayı adeta yok ediyor.” Hal böyleyken, ChatGPT’nin 2024’te 5 milyar dolar ve 2025’te 8 milyar dolar zarar etmesi şaşırtıcı değil.
1MORE kısa bir süre önce güçlü teknik özelliklere sahip yeni klipsli kulaklığını piyasaya sürdü. Ürün, 17 dilde eşzamanlı çeviri, rüzgar gürültüsü engelleme ve 45 saate kadar uzayan pil ömrüyle dikkat çekiyor.
Geniş anlamıyla bir teknoloji olarak yapay zeka, bilgisayarlar, internet veya e-posta kadar ne daha fazla ne de daha az bizim sorunumuzdur. Asıl sorun, yapay zekanın gelişimini şekillendiren sınıf çıkarlarında yatmaktadır.
Stories on this topic, gathered from every source.