Bu çalışma, George Berkeley’in epistemolojisini sadece bir idealizm öğretisi olarak değil, bilginin gerekçelendirilme süreçlerini açıklayan sistematik bir yapı olarak ele almaktadır. Araştırmanın temel odağını erken modern dönem temsilci realizminin özne ile nesne arasına koyduğu mesafenin şüpheciliği zorunlu kılıp kılmadığı ve Berkeley’in bu mesafeyi ortadan kaldırarak ne ölçüde sağlam bir bilgi zemini kurabildiği sorusu oluşturmaktadır. Bu çerçevede ide, zihin ve Tanrı arasındaki bağ, bilginin gerekçelendirilmesindeki işlevleri bakımından analiz edilmektedir. Metin merkezli kavramsal analiz ve karşılaştırmalı felsefi yorumlama yönteminin kullanıldığı çalışmada, Berkeley’in temel eserleri doğrudan incelenerek elde edilen veriler, çağdaş epistemolojideki temelcilik, tutarlılık ve Sellarsçı eleştiriler ışığında değerlendirilm ektedir. Özellikle Timo Airaksinen ve Michael Levine’in yorumları üzerinden Berkeley’in ılımlı temelcilik ile güçlü temelcilik arasındaki yeri tartışmaya açılmaktadır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular, Berkeley epistemolojisinin sadece dış dünyanın reddi ile sınırlı olmadığını, aksine ideleri doğrudan epistemik temel yaparak yanılmazlık iddiasına dayalı güçlü bir model geliştirdiğini göstermektedir. Bu yapı, deneyim alanıyla sınırlı kalmayıp Tanrı’nın düzenleyici rolüyle tamamlanmakta, bu da sistemi bir yandan güçlü temelcilik olarak okumaya imkân tanırken, diğer yandan gerekçelendirmeyi metafizik bir alana taşıması nedeniyle tartışmalı bir konuma yerleştirmektedir. Sonuç olarak Berkeley, şüpheciliği aşmayı başaran ancak bilginin kesinliğini ilahi düzen fikri üzerinden yeniden inşa eden çift katmanlı bir mimari sunmaktadır.
Read the full story at the source
This story was published by Kilikya Dergisi.
See other sources covering this event →
Dünya hard rock sahnesinin kıdemli gruplarından Skid Row, iki yılı aşkın süredir devam eden sahne arasının ardından yeni solistini duyurdu. Broadway müzikallerindeki performanslarıyla tanınan Justin Sargent, grubun yeni vokalisti olarak kadroya katıldı. 40. yılını kutlamaya hazırlanan grup, bu yeni dönemin ilk adımını The Who klasiği “Won’t Get Fooled Again” yorumuyla attı. Dünya çapında yürütülen kapsamlı […]
Yazgan Tasarım Mimarlık tarafından tasarlanan Longosphere Serenity Lounge, Kırklareli'nde yer alıyor.
İtalya’nın çağdaş sanat takviminde önemli bir yere sahip olan Artissima, 33. edisyonuyla 30 Ekim–1 Kasım 2026 tarihleri arasında Torino’daki Oval Lingotto Fiere’de gerçekleşiyor. 1994 yılında kurulan fuar, uluslararası sanat piyasasını deneysel üretimlere ve küratöryel araştırmalara odaklanan bir programla buluşturuyor. Bu yıl 35 ülkeden 183 galerinin katılımıyla gerçekleşecek Artissima, yerleşik sanatçıların yanı sıra yeni kuşak üretimlere de alan açıyor.
Sürrealizmin en özgün isimlerinden Salvador Dalí, yalnızca resimleriyle değil, gündelik nesneleri alışılmadık anlamlarla buluşturan yaklaşımıyla da sanat tarihinin sınırlarını genişletti. Sanatçının moda dünyasıyla kurduğu yaratıcı ilişkiye odaklanan “Dalí e la Moda”, 24 Eylül 2026 – 31 Ocak 2027 tarihleri arasında Milano’daki Palazzo Reale’de ziyaret edilebiliyor. Milano Belediyesi, Palazzo Reale ve serginin resmî internet sitesinin paylaştığı bilgilere göre sergi, Dalí’nin moda ile kurduğu ilişkiyi kapsamlı biçimde ele alan uluslararası bir proje niteliği taşıyor.
Comments