Samsun'un Atakum ilçesinde 60 yaşındaki zanlı, 20 yaşındaki zihinsel engelli akrabası genç kıza cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı. Cinsel saldırı şüphelisi, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Türk milletinin tarihteki en büyük gücü, hiçbir zaman başkalarının kuklası olmamış, her türlü zor koşulda bile kendi göbeğini kendi kesmiş, istiklâl ve istikbalinden asla taviz vermemiş iradesidir
Dr. Marius Ostrowski’nin yazdığı “Farklı Zihinler” adlı kitap, insan zihnini şekillendiren on temel düşünceyi ele alarak insanın düşünme şeklinin yaşamındaki tecrübelerle inşa edildiğini ve herkesin aynı olay karşısında aynı duygularla tepki veremeyeceğini zihnin karmaşık çalışma sisteminden örneklerle destekleyerek okura sunuyor. Olayların insanlar üzerindeki etkilerinin farklılığı ya da tam tersi insanların olaylara yaklaşımındaki farklılıklar çoğu zaman ... Read more The post Zihinsel ayrılıklar birbirimizi anlamamıza engel mi? | Burak Soyer first appeared on Edebiyat Haber .
Bursa Büyükorhan'da yakınlarının 2 gündür haber alamadığı zihinsel engelli Fatma Aybey (61), jandarma ekiplerince ormanda bulundu.
Kayseri’de 3 yıl önce mezarlıkta bıçaklanarak öldürülen 34 yaşındaki zihinsel engelli Fehmi Lup’u öldürdüğünü itiraf eden Mehmet Can Dilekçi, sigara isteyen Fehmi’nin kendisine bıçakla saldırdığını iddia etti.
Bursa'nın Büyükorhan Ilçesinde 3 Gündür Kayıp Olan 61 Yaşındaki Zihinsel Engelli Fatma Aybey Için Ekipler Seferber Oldu.
"Baddeley Sözel Muhakeme Testi" kullanılarak yürütülen çalışmada, katılımcıların günlük yaşamlarında uyguladıkları pratik zihinsel aktivitelerin beyin fonksiyonları üzerindeki doğrudan etkisi haritalandırıldı.
Kırşehir'de kendisinden haber alınamayan zihinsel engelli vatandaş için çalışma başlatılmıştı. Jandarma ekiplerinin dron destekli aramasında zihinsel engelli vatandaş dağlık arazide bulundu
Kırşehir'de Kaybolan Zihinsel Engelli Vatandaş, Jandarma Ekiplerinin Dron Destekli Arama çalışması Sonucu Dağlık Arazide Bulundu.
Konya'da özel bir engelli bakım ve rehabilitasyon merkezinde 3 zihinsel engelli bireyin yaklaşık 2 saat boyunca etkinlik odasında kilitli bırakıldığı ve bu sırada bir kişinin ağır yaralandığı olayla ilgili 5 kişi hakkında dava açıldı.
Konya’da bir bakımevinde cezalandırılmak için personel tarafından bir odaya kilitlenen 3 zihinsel engelliden biri, diğerinin gözlerine parmaklarını sokarak ağır yaraladı. 2 saat süren dehşet anları güvenlik kameralarına yansıdı
Sporcuların Fiziksel Ve Zihinsel Gelişimlerini Desteklemek, Doğru Beslenme Alışkanlıkları Kazandırmak Ve Sporcu Performanslarını Artırmak Amacıyla Kurulan Sporcu Sağlığı Merkezi Hizmete Girdi. Tamamen ücretsiz Hizmet Verecek Tesis, Kapsamı Ve Sunduğu Hizmetler Bakımından Denizli’de Ilk Olma özelliği Taşıyor. Işte Ayrıntılar...
Kariyer.net ve Heltia iş birliğiyle hazırlanan çarpıcı 'Zihinsel Mesai Raporu' yayımlandı. Bin 562 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen dev araştırma, mesai saatleri bitse dahi zihinsel yükün taşınmaya devam ettiğini ve çalışanların yüzde 38'inin her gün tükenmişlik hissettiğini ortaya koydu. Rapora göre zihinsel yük o kadar ağırlaştı ki, her 4 çalışandan biri zihinsel sağlığını korumak adına daha yüksek maaşlı terfi tekliflerini bile reddedeceğini belirtiyor.
Ülkemizde ve dünyada yaşanan zihinsel karmaşanın yoğunluğuna bakınca tarihsel kavşaklarda yürümek, geleceği hayal etmek, günü kurtarmak giderek zorlaşıyor. Bu nedenle derinlikli fikirler ortaya koyan, belleğimizin gelişimine katkı sunan, yol açan, önderlik yapan öncüler bugünkü yazı konumuzu ve konuklarımızı oluşturacak.
Talip Yiğit’in Sosyobeyin adlı kitabı Timaş Yayınları tarafından yayımlandı. Tanıtım bülteninden: İnsanı gerçekten var kılan nedir? Bir hücrenin karmaşıklığından toplumsal yapıların derinliğine, biyolojik donanımdan zihinsel sıçramalara uzanan bu uzun serüvende insan; yalnızca nöronların, genlerin ya da toplumsal zorunlulukların bir toplamı mıdır? Talip Yiğit, Sosyobeyin’de ezber bozan bir yolculuğa davet ediyor okuru. Biyolojik bir organizma, bilişsel ... Read more The post İnsanı anlamak için eski soruları yeni bir gözle sormaya hazır olanlar için sarsıcı, derinlikli ve zihinsel sınırları zorlayan bir eser first appeared on Edebiyat Haber .
Pervari’de Kaybolan Zihinsel Engelli Vatandaş Kayalıklarda Sağ Bulundu
Çin'de hastaneye idrarında kan şikayetiyle başvuran 35 yaşındaki zihinsel engelli bir hastanın kalbinde 36 milimetre uzunluğunda dikiş iğnesi bulundu.
Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde doğuştan zihinsel engelli kızının uyguladığı şiddet ve trafikte yarattığı tehlike nedeniyle zor günler yaşayan anneye bakanlık destek çıktı. 25 yaşındaki genç kız yetkililerin
Zihinsel Engelli Vatandaş Sağ Olarak Bulunup Ailesine Teslim Edildi
Giriş: Daracık Anadolu'ya çekilmenin zihnî kodları ve coğrafi idrak kaybı Üç kıtaya kök salmış cihanşümul bir medeniyetin vârisi olan Türk milleti, nihayetinde dar bir Anadolu havzasına nasıl çekilmiştir? Bu tarihî ricat, yalnızca cephelerde uğranılan felaketlerin ve düşman süngüsünün eseri değildir. Asıl mağlubiyet, ordunun ve aydınlar zümresinin dimağlarında bu tasfiyeye zemin hazırlayan zihnî kabullenişle başlamıştır. Mekteb-i Harbiye amfilerine bir ıslahat projesi kisvesiyle giren Colmar Freiherr von der Goltz 'un ( Goltz Paşa ) aşıladığı teslimiyetçi telkinlerin tortusu, aradan geçen bir asra rağmen maalesef bütünüyle temizlenebilmiş değildir. Kendi tabii jeopolitiğine, tarihî mesuliyet sahalarına ve kıtasal derinliğine bakan her vatan evladına "hayalperest" yahut "maceracı" yaftası vuran çekingen refleks, doğrudan doğruya o yıllarda Harbiye kürsülerinden ekilen tohumların mahsulüdür. Bir milletin asırlarca adalet dağıttığı mülküyle, can damarlarıyla ve asli vatan parçalarıyla meşgul olması kadar tabii, meşru ve zaruri bir vazife tasavvur edilemez. Tarihin kaydettiği en acı tezatlardan biri şudur: Osmanlı idaresindeyken imarsız ve iktisadi açıdan çorak görüldüğü için kurmay heyetince elde tutulması fuzuli bir masraf ve "devlete yük" sayılan topraklar, Türk idaresi çekildikten hemen sonra küresel servetin merkez üssü hâline gelmiştir. Colmar Freiherr von der Goltz (Goltz Paşa) / Fotoğraf: Wikipedia Goltz Paşa'nın on dokuzuncu asrın sonunda Harbiye kürsülerinden "Osmanlı'ya gelir getirmeyen, Türk kanını ve servetini tüketen verimsiz çöller, savunulamaz safralar" diyerek feda edilmesini vazettiği vilayetlerin, bugün dünya iktisadiyatını ve siyasetini tayin eden devasa enerji havzaları olduğu meydandadır. Goltz mektebinin "feda edilebilir çevre vilayetler" addettiği Irak veya Libya Türk nüfuz havzasında kalabilmiş olsaydı; Türkiye bugün muazzam enerji kaynaklarını tasarruf eder, iktisadi istiklalini tahkim ederek topyekûn sanayileşme hamlesini çoktan tamamlardı. Bu tarihî tecrübe, bugünün meseleleri karşısında da hayati bir mihenk taşıdır. Dün Rumeli'ye, Irak'a, Suriye'ye ve Mağrip'e yöneltilen sinsi küçülme mantığı; bugün benzer bir idrak zafiyetiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu vilayetlerimiz için fısıldanmaktadır. Türk mülkünden koparıldığı takdirde yer altı zenginlikleri, stratejik su havzaları ve kıtalararası ticaret koridorlarıyla derhal küresel güçlerin gözdesi hâline gelecek olan bu aziz vatan parçalarını, modern bir Goltzcu yaklaşımla "geri kalmış, bütçeyi yutan külfet alanları" diyerek zihnen gözden çıkarmak, tarihin hiçbir döneminde affedilemeyecek büyük bir gaflettir. Yaşanan facia, yalnızca cephede kaybedilen toprakların kederi değil; bir milletin istikbalinin, stratejik derinliğinin ve kıtasal refah idrakinin bir nüfuz ajanı marifetiyle ordu aklından silinmesi ve bu zihnî felcin nesiller boyu devam ettirilmesi trajedisidir. 1. Modernleşme perdesi altında stratejik yönlendirme 93 Harbi'nin (1877-1878) yıkıcı neticelerinin ardından Osmanlı Devleti, ordusunu ıslah etmek amacıyla Alman askerî heyetlerini davet etmiştir. Bu heyetin fiilî reisi sıfatıyla 1883 yılında İstanbul'a gelen Goltz Paşa, 1895 yılına kadar Askerî Mektepler Müfettişliği vazifesini yürütmüştür. Goltz, 1883'te Berlin'de neşrettiği ve Mehmed Tahir tercümesiyle 1884'te Mekteb-i Fünûn-ı Harbiye-i Şâhâne Matbaası'nda basılan meşhur ders kitabı Millet-i Müselleha (Das Volk in Waffen) vasıtasıyla orduya topyekûn harp anlayışını tanıtırken, binlerce sayfalık ders müfredatıyla genç kurmay zihnini yoğurmuştur. Goltz, teknik bir askerî müşavir sınırları içinde kalmamıştır. Diplomatik vesikaların ve akademik araştırmaların ortaya koyduğu üzere Goltz; Osmanlı ordusunu içeriden en iyi tanıyan, zaaflarını tespit eden, Alman Genelkurmayı ve Hariciyesine stratejik istihbarat akıtan üst seviyeli bir nüfuz ajanı hüviyetindeydi. Osmanlı envanterini yüz binlerce Mauser tüfeği ve binlerce Krupp topuna bağlayarak Alman harp sanayisine muazzam pazarlar açmakla kalmamış; 1883'ten itibaren Erkân-ı Harbiye Umum Müfettişi sıfatıyla ataşemiliterler için tanzim ettiği talimatnameyle Osmanlı dış askerî istihbarat çarkını Alman denetimine açmıştır. 1909'da yeniden İstanbul'a çağrıldığında Şansölye von Bülow kendisine açık bir direktif vermiştir: "Askerî vazifelerinin yanı sıra Osmanlıları iktisadi ve siyasi sahalarda Almanya lehine sevk etmek için elinden gelen her gayreti sarf et." Bağdat Demiryolu imtiyazı ve Alman istikrazları için açıktan lobi faaliyeti yürüten Goltz'un asıl tahripkâr operasyonu, Harbiye sıralarında geleceğin kumandanlarının "vatan" tasavvurunu daraltması olmuştur. 2. "Küçülerek güçlenme" doktrini ve Goltz'un teori çerçevesi Goltz Paşa, 1883-1895 yılları arasında Harbiye kürsülerinde aşıladığı teorik çerçeveyi, görevinden ayrıldıktan hemen sonra Almanya'da neşrettiği "Stärke und Schwäche des Osmanischen Reiches" (Deutsche Rundschau, Cilt 93, 1897, ss. 95–119; Internet Archive Açık Erişim Kaydı ) başlıklı makalesinde kamuoyuna açıkça ilan et
Stories on this topic, gathered from every source.