Zygmunt Bauman'ın "Akışkan Modernite" olarak tanımladığı çağ, insan ilişkilerini de akışkan hâle getirmiştir. Emek isteyen bağların yerini kolay vazgeçilen ilişkilere bırakması, Byung-Chul Han'ın dikkat çektiği görünürlük kültürüyle birleşince insan, karakteriyle değil görüntüsüyle; üretimiyle değil görünürlüğüyle değer kazanmaya başlamıştır. Mahremiyet geri çekilmiş, teşhir sıradanlaşmıştır.
Ender Helvacıoğlu Modernite meselesi, toplumsal hareketler ve sınıf mücadeleleri düzleminin yanı sıra düşün, bilim ve teknoloji düzleminde tartışıldığında konu daha da berraklaşabilir. Siyaset alanında modernite öncesine özlem, ülkemiz özelinde Osmanlıcılık ve İslamcılık, belli kesimlerde yankı bulabiliyor; ama bilim ve teknoloji alanında modernite öncesine dönmeyi arzu etmek akıl sağlığı çerçevesinde açıklanabilecek bir yaklaşım değil. Gerici ve […] The post Modernite, bilim açısından da milat first appeared on Bilim ve Gelecek .
Ender Helvacıoğlu Türkiye’nin modernite birikimi keskin bir sınavdan geçecek. Aslında epeydir geçiyor ama asıl can alıcı ve belirleyici sınavlar gelecekte. Dolayısıyla özgün modernite ve cumhuriyet sürecimizin kazanımlarını vurgulamakla yetinmeyip bu birikimin zaafları ve sınırlılıkları üzerinde de dikkatle durmak gerekiyor. Daha önce cumhuriyet sürecimizin sınırlılıkları ve tıkanıklıkları üzerine uzun uzun yazmıştık (E. Helvacıoğlu, “Cumhuriyet serüvenimiz: Kazanımlar […] The post Türkiye modernitesinin sınırlılıkları ve zaafları first appeared on Bilim ve Gelecek .
Ender Helvacıoğlu 40 yıl süren kanlı bir iç savaşa rağmen Türkiye toplumu Türkler ve Kürtler diye ikiye bölünmedi. Toplum bu savaşı devlet ile PKK arasındaki bir savaş olarak gördü, Türk ve Kürt halkları arasındaki bir savaş olarak değil. Türk PKK’yı, Kürt ise devleti düşman olarak görmüş olabilir; ama Türk Kürt’ü, Kürt de Türk’ü düşman olarak […] The post Ne kadar modernite ve cumhuriyet, o kadar kardeşlik ve eşitlik first appeared on Bilim ve Gelecek .
Stories on this topic, gathered from every source.