Bu çalışma, François Laruelle’in felsefe-olmayan (non-philosophy) disiplini ve radikal içkinlik düşüncesi ekseninde, inanç kavramını felsefi rasyonalizmin ve onto-teolojik kurguların tahakkümünden kurtarmayı amaçlamaktadır. Modern felsefe tarihi boyunca inanç, ya rasyonel sistemlerin bir nesnesi haline getirilerek evcilleştirilmiş ya da kurumsal yapıların dogmatik iktidarı tarafından mülk edinilmiştir. Çalışmada ilk olarak, Laruelle’in "Yeterli Felsefe İlkesi" ve "Yeterli Kilise İlkesi" kavramları aracılığıyla akıl ve inanç arasındaki hiyerarşik ilişkiler yapısöküme uğratılmaktadır. Ardından, felsefi kararın (philosophical decision) eksik kavrayışına karşı, inancın bir "Bir-içinde-Görüş" (Vision-in-One) ve "gizli teoloji" (clandestine theology) pratiği olarak nasıl radikal bir özgürleşme düzlemi sunabileceği temellendirilmektedir. Makalede ayrıca, felsefe-olmayan teze yönelik olası akıl-dışılık ve rölativizm itirazları "önleyici bir savunma" stratejisiyle çürütülmekte; inancın, göksel bir dogmatizm yerine "Sıradan İnsan"ın (Ordinary Man) çıplak ve manipüle edilemez gerçekliğine dayanan radikal bir insaniyetçilik manifestosu olduğu ileri sürülmektedir. Son kertede bu araştırma, inancı felsefeyle uzlaştırmak veya çatıştırmak yerine, felsefeyi inancın kurucu içkinliğinden tek taraflı olarak dışlayan yeni bir 'geleceğin Mesih'i' ya da "geleceğin teolojisi" imkânını tartışmaya açmaktadır.
Stories on this topic, gathered from every source.