Bu çalışma, Julia Kristeva’nın abjection kavramı üzerinden göçmenlik ve mültecilik meselelerine felsefi bir yaklaşım sunmayı amaçlamaktadır. Kristeva’nın özne kuramı, semiotik ve simgesel ayrımı, annelik figürü ve yabancılık düşüncesi, göçmen bedenin temsile kapalı kalışını ve politik sistemler tarafından abjectleştirilmesini anlamak için ele alınmaktadır. Çalışma, Sara Beardsworth, Kelly Oliver, Noëlle McAfee ve Judith Butler gibi düşünürlerin Kristeva yorumlarını dikkate alarak hem destekleyici hem de eleştirel açılımlar sunar. Abjection kavramı, göçmen figürünü yalnızca dışlanan değil, özneyi ve simgesel düzeni kuran sınır figürü olarak konumlandırır. Sonuç olarak, Kristeva’nın teorisi, göçmenliğe dair etik, temsil ve kimlik sorunlarını düşünmek için hem teorik hem varoluşsal düzeyde güçlü bir çerçeve sunar.
Stories on this topic, gathered from every source.