Stories on this topic, gathered from every source.
İsrail Cezaevi İdaresinin, denetim raporunun engellenmesi ve avukat desteğinin kısıtlanmasıyla oluşan cezasızlık zırhına sığınarak hapishanelerdeki Filistinli esirlere yakın mesafeden plastik mermiyle ateş yakıldığı, tedavi bakımı kasten ihmal edildiği ve tutuklulukları gardiyanların insafına terk edildiği bildirildi.
İsrail'de Netanyahu'ya muhalif haber gazetesi Haaretz’in haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yemen’de Husilere karşı yürütülen askeri operasyonlara katılmak için Suudi Arabistan’ın onayını almaya çalışıyor.
İsrail'de Netanyahu'ya muhalif haber gazetesi Haaretz’in haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yemen’de Husilere karşı yürütülen askeri operasyonlara katılmak için Suudi Arabistan’ın onayını almaya çalışıyor.
Suudi Arabistan'ın, İsrail'in Washington aracılığıyla ilettiği Yemen’deki Husilerle yaşanan çatışmaya dahil olma talebini reddettiği bildirildi.
Soykırımcı İsrail'deki cezaevlerinde tutulan binlerce Filistinlinin kasıtlı aç bırakma, ağır darp, uyuz salgını ve tıbbi ihmal gibi yöntemlerle sistematik işkenceye maruz kaldığı bildirildi.
İsrail merkezli Haaretz’in araştırmasına göre cezaevlerindeki Filistinli esirler, tahliye edilen beş kişinin tanıklığına göre açlık, darp, uyuz salgını ve tıbbi ihmale maruz kalıyor. İsrail yetkilileri iddialara ilişkin yanıt vermedi.
İsrail basınının daha önce gündeme getirdiği, Netanyahu'nun ise reddettiği iddia yeniden gündemde. New York Times, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın 7 Ekim 2023 saldırılarından önce Netanyahu'yu Hamas'ın büyük bir saldırı hazırlığında olduğu konusunda uyardığını yazdı.
İsrail gazetesi Haaretz, Netanyahu hükümetinin İsrail’in ABD’deki itibarına büyük zarar verdiğini yazdı. Gazete, ABD’de İsrail’e desteğin gerilediğine dikkat çekerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın dahi Netanyahu’ya sırtını döndüğünü öne sürdü.
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar partisi Likud'un, 27 Ekim seçimleri öncesinde yurt dışında yaşayan İsrail vatandaşlarının ülkeye gelerek sandığa gitmesini kolaylaştırmayı amaçlayan sivil girişimleri engellemek amacıyla Merkez Seçim Komisyonuna başvurarak hukuki süreç başlattığı bildirildi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, İsrailli Haaretz gazetesinin Netanyahu'nun 7 Ekim'den 10 gün önce Birleşik Arap Emirlikleri tarafından bir Hamas saldırısı olacağına dair bilgilendirildiğini ancak Netanyahu'nun bu bilgiyi güvenlik güçleriyle paylaşmayarak hiçbir önlem almadığını yazdığı haberi nedeniyle gazeteye dava açıyor. BAE ise resmi açıklamasında haberi yalanlamadı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud, Haaretz gazetesinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın 7 Ekim 2023 öncesinde Netanyahu'yu "Gazze'den kapsamlı bir saldırı düzenleneceği" yönünde uyardığına ilişkin haberin, seçimlere dış müdahale olduğunu iddia etti.
'Aksa Tufanı' haberi: Netanyahu, Haaretz gazetesine iftira davası açıyor 09.09.2026 Diken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı saldırısına ilişkin haberi nedeniyle Haaretz gazetesine iftira davası açacak.
BAE’nin 7 Ekim saldırısından önce Netanyahu’yu Hamas konusunda uyardığı iddiası İsrail’de tartışma yarattı. İddiayı “tamamen uydurma” olarak nitelendiren Netanyahu, Haaretz gazetesi ve haberi kaleme alan gazeteci Shlomi Eldar’a iftira davası açmaya hazırlanıyor.
BAE Dışişleri Bakanlığı, Haaretz gazetesinde yer alan ve Al Nahyan'ın Netanyahu'yu 7 Ekim'den önce uyardığı yönündeki iddia hakkında yazılı açıklama yaptı. Haber ne yalanlandı ne de doğrulandı.
Bugün Haaretz 'in yayımladığı araştırma, kamuoyunun bir kısmını tek bir telefona kilitledi. BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed, 7 Ekim 2023'ten yaklaşık on gün önce Netanyahu'yu aramış; Sinwar'ın büyük bir operasyon hazırlığında olduğunu söylemiş; İsrail Başbakanı sakin kalmış, tehdidi Batı Şeria'ya kaydırmış ve bu görüşmeyi güvenlik şeflerine aktarmamış. Ofis haberi yalanlıyor. Muhalefet aynı metni "körlemesine felaket" diye kullanıyor. Seçim takvimi 27 Ekim. Trump'ın 15 maddelik Gazze belgesi masada reddedilmiş durumda. Haber teknik olarak yeni olabilir. Stratejik olarak yeni değildir. Asıl mesele, belgenin varlığı değil; belgenin hangi durumun içinde durduğudur. 7 Ekim'den beri yazdıklarım ve konuştuklarımla çizdiğim çerçeve tam da bu ayrımı hatırlatmak içindir: D gününü bilen bir hat vardı. El, D+1 için hazırlanmıştı. Bugün kilitlenilen yüzey Haaretz araştırmasının özeti şudur. 23 Eylül 2023 civarında 45 dakikalık bir görüşme yapılır. Bin Zayed, Sinwar'ın "deprem" niteliğinde bir harekât planladığını iletir. Netanyahu, Hamas'ın asıl niyetinin Batı Şeria olduğunu söyler; "her senaryoya hazırız" der. Görüşmenin içeriği IDF, Mossad ve Şin Bet şeflerine taşınmaz. Eisenkot bu resmi, Netanyahu'nun İsrail'i felakete götürdüğü iddiasına bağlar. Aynı günlerde ikinci bir hat işler. Netanyahu, Trump'ın Hamas'ın silahsızlanması ve kademeli çekilme içeren Gazze belgesini açıkça reddeder. Çekilme yoktur; silahsızlanma "gerçek" olacaktır; Filistin devleti yoktur. İçeride seçim, dışarıda İran rejiminin "sonu yakındır" retoriği, ortada ise rehine dosyası ve kent merkezlerine inmiş füze faturası durur. Bu iki haber aynı günde yan yana durunca, okuyucunun bir kısmı olayı kişisel ihmal ve ahlaki skandal olarak tüketir. Tek telefon, tek suçlu, tek ifşa. Derinlik kaybolur. Oyalama buradan başlar. "D günü" ve D+1 Benim açıklamam şu: "D günü" nü bilen Netanyahu, elini D+1 için beklentiye göre hazırladı. Yazılmayan nokta şudur: ABD de saldırıyı biliyordu. Reaksiyon süresi kısaydı. Güçlü karşılık verebilecek askerî mekanizmalar ve siyasal eksendeki süreçler hızlıca tamamlandı. Rehine ve kayıp sayısı, Netanyahu'nun beklediği gibi olmadı; fazla oldu. Bu, tasarımın kusursuz olduğu anlamına gelmez. Tasarımın yönünü değiştirmez. D+1'deki karşılık yalnız Gazze'de durmadı. İran ve vekiller, yani Direniş Ekseni üzerine askerî reaksiyon, 12 Gün Savaşı'na kadar ilerletildi. Ocak 2025'ten itibaren Beyaz Saray'da Trump–Netanyahu görüşmeleri çok sayıda yapıldı. Kontrol kimdeydi sorusu buradan okunur. ABD hamleleri içinde askerî kuvvet de vardı, diplomasi de. 7 Ekim sonrası müşterek dil "harita değişecek" idi. İbrahim Anlaşmaları 2019–2020'den beri ayrı bir proje katmanı olarak duruyordu. 7 Ekim bu projeyi durdurmadı; dönüştürdü. Haaretz , diaspora ve seçim hesabı Şöyle bağlıyordum: Trump Netanyahu'dan kurtulmak istiyor. Haberi yapan Haaretz ve ABD'deki diaspora da bunu istiyor. Önemli olan, seçimde Netanyahu'nun yenilip yenilmeyeceği, yani İsrail halkının oylarıdır. Bu tür bir ifşa, o hesabı şimdi seçim takvimine yapıştırır. Netanyahu'nun kaybedeceğini son aylarda defaten söyledim. Hesap bunun üzerinedir. İsrailliler rehineler ile İran füzelerinin kent merkezlerindeki yıkımının faturasını çıkarıyor. Fakat bir cümleyi eksik bırakmamak gerekir: İsrail hâlâ İsrail'dir, ABD hâlâ ABD'dir. Kişisel tasfiye isteği, devlet aklının sürekliliğini iptal etmez. Filistin davası İran dosyasına yedirildi 7 Ekim'den hemen sonra ekranda ve yazıda aynı çizgiyi koydum. Türkiye olaya Gazze ve Filistin merkezli bakar. ABD ve İsrail ise olayı İran ve vekilleri üzerinden okur. Bu iki okuma aynı olayın iki farklı haritasıdır. Birincisi davayı görür. İkincisi davayı eksenin içine gömer. Filistin konusu başka, İran konusu çok başkadır. Gazze'yi ve dolayısıyla Hamas'ı, İran sorununun içinde görmek, Filistin'e yönelik en büyük yanlıştır ve hatta ihanettir. Bu cümleyi Şubat 2025'te Filistin davası yazısında belirttim. Çünkü 7 Ekim'den sonra dolaşıma sokulan "İran'ın vekil gücü, terör…" sözcükleri, Filistin'i örtmek için kullanılan politik dildir. Hamas 7 Ekim'de saldırıyı gerçekleştirdi; İsrail 8 Ekim'de hemen savaş ilan etti. D+1 gecikmedi. Toprak anlaşmasını istemeyen taraf, başından beri İsrail'dir. Gazze, Filistin'den ayrı bir dosya değildir. İran bu süreci tam göremedi. İşin kötüsü, Gazzeli halk ve Hamas da göremedi. Filistin Devlet Başkanı baştan itibaren ayağını geride tuttu. Abbas'ın ateşkes sonrası "Hamas İran'ın oyununa geldi" cümlesi, bu mesafenin resmî teyididir. Sonuç ağırdır: on binlerce masum insan öldü, Gazze yıkıldı, enkazı yeni inşaat projesine çevirenler vardır. İş, bir kurula sevk edilmiştir. 7 Ekim öncesinden işaret edilen hat Bilinmeyen, telefonun içeriği değildi. Bilinmeyen diye sunulan şey, o telefonun hangi durumun içinde çaldığıydı. 2023 sonbaharından bu yana tekrarlanan iskelet şudur. 1. D / D+1 ayrımı. Saldırının kendisi kadar, saldırının hemen ertesi gün ilan edilen savaş ve ardından eksene yayılan karşılık tasarımı. 2. ABD bilgisi ve hız.
İsrail gazetesi Haaretz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu seçim öncesi sıkıştıracak bir habere imza attı. Haberde, Netanyahu'nun 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı Operasyonu hakkında Birleşik Arap Emirlikleri tarafından uyarıldığı fakat bu uyarıyı İsrail güvenlik güçleriyle paylaşmadığı öne sürüldü.
İsrail basınındaki köşe yazısında, Suriye'de terör örgütü YPG'nin feshedilerek Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda varılan uzlaşının, "bölünmüş bir Suriye" üzerinden hesap yapan Tel Aviv'in sahadaki etki alanını ve elindeki nüfuz kozlarını daralttığı değerlendirmesine yer verildi.
Türkiye, Körfez ülkeleri ve ABD, Suriye'nin yeniden inşasına yatırıma hazırlanırken İsrail sürecin dışında kalıyor. İsrail gazetesi Haaretz'in analizinde, Tel Aviv yönetiminin çatışmacı tavrını geride bırakıp Şam'la güvenlik anlaşması yapmaya odaklanması gerektiği yazılıyor. Binyamin Netanyahu hükümetinin, Ahmed Şara yönetimine karşı tavrını değiştirmemesi halinde "bölgeyi yeniden şekillendirebilecek bu dönüşüm sürecinin dışında kalabileceği" ifade ediliyor. Washington, bu hafta Suriye'yi 1979'dan bu yana yer aldığı "terör" listesinden çıkardığını duyurdu . fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Analize göre Şara yönetimine güveni gösteren bu adımla Suriye'ye yatırımların önü açılırken ülke de küresel finans sistemine yeniden katılma fırsatı yakaladı. Yazıda, Beşar Esad rejimini deviren Heyet Tahrir el-Şam'ın (HTŞ) eski liderinin, Suriye'nin bölge ülkeleriyle ve ABD'yle diplomasisini güçlendirerek bu süreç için büyük çaba sarf ettiği vurgulanıyor. Suudi Arabistan, Riyad-Şam ortaklığıyla yeni bir havayolu şirketinin kurulması, Halep'te iki havalimanının geliştirilmesi, tuzdan arındırma tesislerinin inşası ve çeşitli telekomünikasyon projeleri dahil ülkeye 5 milyar dolardan fazla yatırım sözü verdi. Katar'la Şam Havalimanı'nın yeniden inşası için anlaşma imzalanırken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de Şam'da bir metro sistemi kurulması ve Tartus Limanı'nın yeniden inşasına odaklanıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'la Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar'ın toplantısında da Türkiye ve Suriye arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiği duyuruldu. Analize göre Körfez ülkeleri, bu yatırımlar sayesinde İran'ın Suriye'de nüfuzunu yeniden artırmasını engellemeyi amaçlıyor. Öte yandan İsrail'in bu yeni süreçte "ABD ve BAE gibi müttefiklerinin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi Washington'la yakın bağlara sahip ülkelerin temel çıkarlarına zarar vermemek için çok daha ihtiyatlı davranmak zorunda kalacağı" vurgulanıyor Tel Aviv'in Şam'la yapacağı muhtemel güvenlik anlaşmalarının iki tarafın da süreçten kazançlı çıkmasını sağlayabileceği belirtiliyor. Suriye hükümetine yönelik çatışmacı politikasını sürdürse bile İsrail'in bölgedeki dönüşümü durduramayacağı, aksine böyle bir yaklaşım nedeniyle karar süreçlerinin dışında kalabileceği ifade ediliyor. Independent Türkçe, Haaretz , BBC Derleyen: Yasin Sofuoğlu çeviri Suriye ORTADOĞU İsrail ABD Türkiye Analizde, Tel Aviv yönetiminin Şam'la güvenlik anlaşması yapması gerektiği vurgulanıyor Perşembe, Ağustos 27, 2026 - 12:30 Main image: ABD Başkanı Donald Trump'ın desteği, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın elini güçlendiriyor (AP) Dünya related nodes: İsrail-Suriye masasında Türkiye pazarlığı Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Haaretz analizi: "İsrail, Suriye'ye karşı çatışmacı tavrını sonlandırmalı" copyright Independentturkish:
İsrail gazetesi Haaretz, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin kuzeyine yönelik son saldırılarıyla ülkesini "Türkiye ile anlamsız bir çatışmaya sürüklediği" uyarısında bulundu.