Osmaniye Demokrasi Platformu Başkanı Muhammet Güloğlu, Ticaret Borsası seçimleri öncesi adaylara çağrı yaparak zeytin ve zeytinyağı sektörünün geleceği için takvimli, bütçeli ve ölçülebilir projeler açıklanmasını istedi. Yapıştırılan markdown
10 Aralık 1925’te bu köşede yayımlanan yazımın başlığı “‘Yerel demokrasi’ diyorlar, siz özerklik anlayın!” başlığını taşıyordu.
Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi'nin Atina’daki iki ayrı ofisine saldırı düzenlendi. Bir parti binasının camları kırılırken, eski Bakan Andreas Loverdos’un siyasi ofisine de boya atıldı.
Sosyal Demokrasi Derneği Genel Başkanı Sami Doğan, mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına atana Kemal Kılıçdaroğlu’nun dernek üyeliğinden onur kurulu kararıyla ihraç edildiğini açıkladı
Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisinin Atina’daki iki ayrı siyasi ofisi, aynı gün kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradı. Saldırılarda camlar kırıldı, ofislere boya atıldı.
Yunanistan'da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisinin Atina'daki iki ayrı ofisine aynı gün saldırı düzenlendi. Saldırılarda ofislerin camları kırılırken, giriş ve binalara boya atıldı.
haberi... Sosyal Demokrasi Derneği, Kemal Kılıçdaroğlu'nun dernek üyeliğinden ihraç edildiğini duyurdu.
Sosyal Demokrasi Derneği Genel Başkanı Sami Doğan, mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına atana Kemal Kılıçdaroğlu’nun dernek üyeliğinden onur kurulu kararıyla ihraç edildiğini açıkladı.
Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri, emekli Ali Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesinin ardından yaptığı açıklamada, emekli aylıklarına seyyanen zam ve en düşük aylığın insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması istendi.
“Kurtuluşun ve kuruluşun kenti” İzmir’in, Cumhuriyet ve demokrasi değerleri ile çok özgün bağları var. Bu bağlılık nedeniyle, İzmirli yurttaşların büyük çoğunluğu, her daim Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetine ve çağdaş demokrasiye sahip çıkıyor. Siyasal tavırlarıyla-duruşlarıyla, ülkenin kritik dönemeçlerinde, belirleyici ve yol gösterici bir rol oynuyor.
Halkların Eşitlik Ve Demokrasi Partisi (dem) Genel Başkanları, Alevi Kurumlarının Temsilcileriyle Bir Araya Geldi.
Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, liberal demokrasinin ekonomik eşitsizlik, kurumlara duyulan güven kaybı ve teknolojik gücün birkaç şirketin elinde yoğunlaşması nedeniyle ciddi bir kriz yaşadığını söyledi. BBC’ye verdiği söyleşide bugünkü sorunun yalnızca seçim süreçleriyle açıklanamayacağını, geniş toplum kesimlerinin sistemin kendileri için çalışmadığına inandığını vurguladı. Acemoğlu’nun yaklaşımında ekonomi ile siyaset birbirinden ayrılmıyor. Ücretlerin uzun süre baskı altında kalması, nitelikli işlerin belirli bölgelerde toplanması ve kamu hizmetlerinin zayıflaması, demokratik kurumlara yönelik desteği aşındırıyor. İnsanlar karar mekanizmalarında etkili olmadıklarını düşündüğünde, daha sert ve merkezî yönetim vaatleri kolayca karşılık bulabiliyor. MIT Shaping the Future of Work Initiative tarafından özetlenen söyleşi, yapay zekâyı bu tartışmanın merkezine yerleştiriyor. Acemoğlu, teknolojinin yönünün kendiliğinden belirlenmediğini hatırlatıyor. Şirketlerin maliyet düşürme ve çalışanları ikame etme hedefi baskın olduğunda, yapay zekâ verimliliği artırsa bile kazançların toplumun geneline yayılması zorlaşıyor. Bu nedenle mesele yapay zekânın kaç işi ortadan kaldıracağına ilişkin tek bir tahminden ibaret değil. Hangi görevlerin otomasyona verileceği, yeni işlerin nasıl tasarlanacağı ve çalışanların karar süreçlerine ne kadar katılacağı daha belirleyici. Acemoğlu, insan yeteneklerini tamamlayan teknolojilerin hem üretkenliği hem de emeğin pazarlık gücünü destekleyebileceğini savunuyor. Yapay zekânın yönü siyasi tercihlerle belirleniyor Teknoloji şirketleri çok büyük veri, altyapı ve sermaye biriktirdiğinde ekonomik güç siyasi etkiye dönüşebiliyor. Düzenleyicilerin geriden gelmesi, kamunun teknoloji politikasını … Daron Acemoğlu: Liberal demokrasi kriz içinde haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
“Merdan Yanardağ Casustur” suçlaması, “Seçimsiz Demokrasi” ya da “Yumurtasız Omlet” gibi oksimoron bir ifadedir.
Demokrasi de seçim zamanı söz söylemekten ibaret değildir. İnsanların kendi hayatlarını etkileyen kararlar üzerinde söz sahibi olabilmeleri, ihtiyaçlarını ortaklaştırabilmeleri, birlikte karar alabilmeleri ve gerektiğinde iktidar karşısında bir güç oluşturabilmeleri de demokratik hayatın parçasıdır.
Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, Aydın-İzmir otoyolunun özelleştirilmesine karşı Atatürk Kent Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Eylemde “Halkın malı halkın kalmalıdır” mesajı verildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) ve Turkcell arasında, kadınların yapay zeka ve güvenli internet alanlarındaki yetkinliklerini artırmak amacıyla hazırlanan işbirliği protokolü imzalandı.
Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri, OVP'ye karşı Gebze Kent Meydanı'nda açıklama yaptı. Açıklamada, “İnsanca yaşamaya yetecek ücret, adil vergi sistemi, halk için bütçe, güvenceli iş ve güvenli bir gelecek için omuz omuza verelim” çağrısı yapıldı.
Cılız hatırlatmanın ötesinde: Kültür, sistem ve insanlık ufku. 15 Eylül 2026 — Uluslararası Demokrasi Günü için Demokrasi ile otokrasi arasındaki fark, günümüz dünyasında yalnızca rejim tipi tartışması değildir. Bu fark, stratejik yönelimin, büyük ekonomik döngülerin ve çatışmaların oluşum zeminini belirleyen temel bir bölünme hattıdır. Sistemler birbirine karşı güç mücadelesi verirken yeni meydanlar açar. O meydanın adı çoğu kez güvenlik, enerji, teknoloji veya ticaret gibi görünür; asıl mesele ise insanın nasıl yönetileceği, hakikatin nasıl taşınacağı ve toplumun kendisini nasıl kuracağıdır. Bu yüzden demokrasiyi anlamak, onunla ilgili kültürü derinleştirmek mümkün olabilse, dünyadaki birçok sorunun —başta çatışmalar olmak üzere— çözülebilir hâle geleceği düşüncesi boş bir iyimserlik değildir. Eksik olan niyet bildirisi değil, kültürün kendisidir. Demokrasi, sandık gününün resmiyeti değil; hukukun, vicdanın, hesap verebilirliğin ve ortak aklın günlük hayat içinde yerleşmesidir. Cılız bir hatırlatma, sıradan bir kutlama Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Demokrasi Günü vesilesiyle yayımladığı mesaj, barışçı bir dünyanın ve daha ileri gitmesi gereken insanlık idealinin temel malzemesini hatırlatır. Genel Sekreter, demokrasinin seçimden ibaret olmadığını, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve anlamlı katılımın günlük pratik olduğunu söyler; diyaloğun bölünmeye, iş birliğinin çatışmaya tercih edilmesini ister. Bu yılın vurgusu müzakereci demokrasi süreçleridir. Bütün bunlar doğrudur. Fakat yine çok cılız kalan bir hatırlatmayla, sıradan bir kutlama günü havasında bırakılmıştır. Oysa içinde bulunduğumuz an, devrimsel bir mahiyet taşıyabilecek; insanlık ufkunda yeni bir sayfa açmanın tam zamanıdır. Hem insanlar arasındaki çatışmaların hem de makine ile insan arasında yeni gelişmekte olan endişelerin çözümünde, demokrasinin derinleştirilmiş biçimde hatırlatılmasında büyük fayda vardır. Yüzeysel bir tebrik metni bu yükü taşımaz. 9 milyara yaklaşan dünya ve kesit yanılsaması Nüfusu 9 milyara yaklaşan bir dünyada göç hareketleri, ekonomik bunalımlar, sanayi devriminin uzayan çalkantıları, iklim değişikliğinin ürettiği kırılmalar aynı anda işlemektedir. Bunların hiçbiri yalnızca teknik bir idare meselesi değildir. Demokratik hukuk düzeni ve zenginleştirilmiş bir insanlık profili olmadan, eğitimden yönetime, idareden uluslararası sisteme kadar kalıcı bir anlatı kurulamaz. Esasen ülkeler vardır, devletler vardır, uluslararası bir etkileşim vardır. Ancak bugünün kesitini alıp “işte dünya budur” demek, profili eksik bırakır. Derinleştirerek bakmak gerekir. Demokrasilerle otokrasiler arasındaki gelişme farklarının, kültürel tecrübelerle bugünkü duruma nasıl geldiği açıklanmadan, köklü birikime ilişkin algı hazmedilmeden, günün politikacısı yalnızca anın fırsatını arar. Kendi toplumunu diğerine oranla ileri götürmek için bir çıkış yolu ararken yaptığı tercih —demokratik ya da otokratik— uluslararası sistemde farklı okumalara karşılık gelir. Bu farkın üzeri örtülmemelidir. İstismar açıkça adlandırılmalıdır Bu konuda açık konuşmak gerekir. Hem demokrasinin istismarı hem de insanlık kültürünün bugüne kadarki birikiminin sistemleştirdiği temel unsurların istismarı görülmektedir. Demokrasi adına konuşup demokrasinin içini boşaltmak; hukuk adına konuşup hukuku araçsallaştırmak; katılım adına konuşup katılımı sahnelemek — bunların hepsi aynı ailenin üyeleridir. Otokrasinin kaba hâli kadar, demokrasinin sahte hâli de insanı küçültür. Bu nedenle Birleşmiş Milletler’den daha yüksek tonda bir söz beklenirdi. Kurumun görevi, yılı doldurmak için bir mesaj yayımlamak değil; derin araştırma, tarihsel birikim ve dürüst teşhisle insanlığa yön vermektir. Çatışmaların çoğaldığı, güvenin eridiği, toplumsal sözleşmenin zayıfladığı bir dönemde “her sesin sayılması” çağrısı doğru ama yetersizdir. Sesin sayılması, o sesin hakikatle, hukukla ve sorumlulukla bağlanmasıyla anlam kazanır. Liderlere ve politikacılara Liderlere ve politikacılara hatırlatılması gereken husus şudur: Demokrasi seçeneklerden biri değildir. Eğer demokrasi bir menü kalemi, konjonktürel bir tercih, diğerine üstünlük sağlamak için kullanılan bir araç olarak görülüyorsa, orada insanlıkla ilgili çok temel bir bakış açısı farkı vardır. O farktan başka sonuçlar, başka tespitler çıkar. Esas olan, bunu anlamaktır. İnsana yakışanı önce kabul etmek, sonra politika yapmak gerekir. Diğerlerini aldatmadan, başka bir görüşe sapmadan, dosdoğru bir zemin üzerinde durmak gerekir. Politika bugün çoğu yerde sıradanlaştırılmıştır. Zamanın kesiti içinde “çözüm” gibi sunulan hedef, yöntem ve vizyon iddiaları, temel eleştiriler karşısında boşalır. Bu eleştiriler bir kenara konulsa bile en azından şu uyarı durur: Birleşmiş Milletler, kendi tespitlerini derinleştirerek insanlığa yön vermek zorundadır. Aksi hâlde Demokrasi Günü, takvimin bir satırı olarak kalır. Ne yapılmalı? Demokrasinin derinleştirilmesi 3 düzlemde düşünülmelidir. • Birincisi kültürel düzlemdir: Vicdan, hakikat arayışı, anti-konfor
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında gerçekleşen gözaltı ve tutuklamalara karşı yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Eyleme polis müdahale ederken 2 kişi gözaltına alındı.
Stories on this topic, gathered from every source.