İstanbul Bayrampaşa’da bir kuyumcuya silah benzeri cisimle girerek tezgahtaki altınları isteyen şüpheli, iş yeri çalışanının poşete imitasyon altın bilezik koyarak vermesi sonrası olay yerinden kaçtı. Şüpheli, polis ekiplerinin çalışmasıyla yakalanarak adli makamlara sevk edildi.
Limon kabuğu aromalı krep benzeri yumuşacık bir hamurun; taze vişnelerin üzerine dökülüp fırında kabarmasıyla hazırlanan, dışı hafif karamelize, içi puding kıvamında nostaljik bir Fransız köy tatlısı.
Toprağın altından yaklaşık 2 bin 500 yıllık eşi benzeri bulunmayan bronz bir ritüel arabası çıktı. Yunan, Etrüsk ve Mısır izleri taşıyan eser, törenlerde kullanılmış olabilir benzeri ise daha önce bulunmadı.
Tuncer Bakırhan, Türkiye'de borsada eşi benzeri görülmemiş bir soygun ve vurgun yaşandığını belirterek, "Birini iki yüz yapanın bunu nasıl yaptığı ve kimler aracılığıyla yaptığı açığa çıkarılmalıdır. İster bakan ister yönetici, kim olursa olsun bu soyguna izin verenlerden hesap sorulmalıdır" dedi.
Bir Ayet: Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. (Mâide, 5/90)
Çinli otomobil üreticisi XPeng, geliştirdiği IRON insansı robotunun ilk üretim aşamasını başlatarak ticari kullanıma yönelik hazırlıklarında yeni bir adım attı. 2026 sonunda seri üretime geçmeyi planlayan şirket, 2027 yılında satış ve teslimatlara başlamayı hedeflerken ilk araçları kendi operasyonlarında kullanacak. Üretim hattından bağımsız şekilde yürüyerek çıkabilen robot, 22 serbestlik derecesine sahip elleri, insan benzeri hareket sistemi …
Birleşmiş Milletler, El Nino hava olayının eşi benzeri görülmemiş bir hızla büyüdüğünü belirterek küresel sıcaklık rekorlarının kırılacağı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreteri António Guterres de kaybedilecek
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "terörle mücadelede malul kalmayacak şekilde yaralananlara" ilişkin başvuruların yarından itibaren e-Devlet üzerinden alınacağını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na 9 Ağustos tarihli ve 7594 sayılı Kanun ile eklenen geçici 20'nci madde hükümleri, yaralanma tarihi itibarıyla Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına mensup, görevdeki ve emekli personel ile terhis edilmiş erbaş ve erleri kapsıyor. Düzenlemeden, terörle mücadele görevleri sırasında terör eylemleri sonucu ateşli silah mermi çekirdeği, şarapnel veya benzeri mühimmat nedeniyle penetran şekilde yaralananlar yararlanabilecek. Ayrıca ateşli silah, el yapımı patlayıcı, mayın, havan, roket, el bombası, şarapnel veya benzeri patlayıcı mühimmatın etkisi ya da bunların oluşturduğu blast ve termal etki sonucu yaralananlar ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici, ezici veya benzeri yakın muharebe niteliğindeki saldırıları sonucu yaralananlar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Bu kişilerin, olay tarihindeki yaralanmalarının hafif nitelikte olmadığının ve olay ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun, en az bir adli tıp uzmanının yer aldığı sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekecek. Söz konusu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının görevdeki ve emekli personeli ile askerlik yükümlülüğünü bu Kuvvet Komutanlıklarında yerine getirerek terhis edilmiş yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve erlerin başvuruları yarından itibaren e-Devlet kapısı üzerinden alınacak. e-Devlet kapısı dışında, dilekçe, CİMER, e-posta ve benzeri usullerle başvuru yapılmayacak. Başvuranlardan e-Devlet kapısında doldurulması zorunlu alanlar dışında bilgi ile belge talep edilmeyecek. Başvuranın isteği halinde, kendisinde mevcut belgeleri de başvuru sistemine eklemesi mümkün olacak. Başvurudan önce Kuvvet Komutanlıklarından veya Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı diğer birim ve kurumlar ile başka birim ve kurumlardan bilgi ya da belge talep edilmesine ihtiyaç duyulmuyor. Süreç, e-Devlet sistemi üzerinden takip edilebilecek Başvurunun terörle mücadelede malul kalmayacak şekilde yaralananların kendisi tarafından yapılması yeterli olacak. Bakanlık, bu süreçte temsilci, aracı, iş takipçisi, komisyoncu ve benzeri kişilere itibar edilmemesini istedi. Başvuru sürecinde ilgili Kuvvet Komutanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda yaralanmasının 3713 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesi kapsamında olduğu değerlendirilenler, sağlık kurulu raporu için sevk edilecek. Rapor sonucuna göre ilgili madde kapsamında olduğu tespit edilenlerin dosyası aylık bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilecek. Başvuru işlem durumuna ilişkin süreç, e-Devlet sistemi üzerinden takip edilebilecek. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat gereği, e-Devlet sistemi üzerinden yapılacak bilgilendirmeler dışında, başvuru sürecine ilişkin telefonla iletilen bilgi talepleri karşılanmayacak. Başvuruların yarından itibaren bir yıl içinde yapılabilecek. Düzenleme kapsamına girdiği tespit edilenlere başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacak. Başvuruların değerlendirilmesi ve durumun tespiti için geçen süre, aylığın başlangıç tarihini etkilemeyecek. AA terörle mücadele MSB MSB, terörle mücadelede malul kalmayacak şekilde yaralanan görevdeki ve emekli personel ile terhis edilmiş erbaş ve erlerin başvurularının yarından itibaren e-Devlet üzerinden alınacağını açıkladı. Düzenleme kapsamında hak sahiplerine aylık bağlanacak Pazartesi, Ağustos 31, 2026 - 18:45 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: "Terörle mücadelede malul kalmayacak şekilde yaralananlara" ilişkin başvurular yarın başlıyor copyright Independentturkish:
Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü ... Bugün her Dünya Barış Günü'nde olduğu gibi dünyanın sokaklarında barış talebini dile getiren, sloganlarla çınlanan, yürüyüşlerin, mitinglerin, benzeri etkinliklerin birbirini takip ettiği gün... Gün Dünya Barış Günü ama ne acı ki bugün de savaş, iktidarcılık, cehalet, sefalet gibi nedenlerle insanlar ölmeye, öldürmeye devam edecek... Benzeri bir gelişme bu topraklarda da son derece kanlı ve yoğunlaşmış biçimde bugünlere kadar yaşandı. Türkiye 1970'li yıllardan günümüze kadar son yarım yüzyılını yeni yeni bitme sürecine savaş ve yaygın çatışmalarla geçirdi. Asker olsun, gerilla olsun, dağlarda geleceğimiz gençlerimiz öldü. On binlerce insanımızı kaybettik. En acısı ve kabul edilemez olanı da her şeyin insanla başlayıp insanla bittiği bir inancın yeşerdiği topraklarda oldu bu. "İnsan yaşadığı toprağa benzermiş" demiş şair. "Yetmiş iki milleti bir gören" mitolojik bir toprakta Kürtler ve ülkemiz halkı haksız bir savaşı yaşadı. Toprağın da ruhu vardır. Bu hâlimizle bu topraklarda daha ne kadar savaşabilecek ve ne kadar barınabilecektik? İşte dağlarımız çölleşti. Küresel ısınmadan dolayı değil, bombaladığımız, ormanlarımızı yaktığımız için böyle oldu. Bölgedeki köylerimiz bomboş. Kentlerdeki iş, aş olanağından değil, köylerimizi silah zoruyla boşalttığımız, yaktığımız için böyle oldu. Kentlerimiz savaşın getirdiği ağır bir göç yükünün altında ezildi! Peki, tüm bu gayriinsani önlemler demekte olan savaş neyi çözdü? Barışı sağladı mı? Sağlamadı! Aksine içinden çıkılmaz yeni sorunlar yarattı. Zorla göç tarımımızı yok etti. Kürt halkı, sadece Kürt halkı mı, hemen hemen bütün halk kesimleri olağanüstü derecede yoksullaştı. Yoksulluğun katlanması Türkiye'nin tüm emekçilerinin lokmasını küçültürken, Kürt düşmanlığını ve militarist milliyetçiliği besledi. Umut neredeyse bitti. Kuldan umudunu kesen halk, tüm halklar gibi sığınacak başka limanlar aradı. Her türden fanatizm, siyasi gericilik, yolsuzluk, çetecilik, ahlaki yozlaşma buralardan beslendi. Darbecilerin sözde üzerinde titrediği cumhuriyet değerleri buralarda kaybetti işte!.. Kaçınılmaz olarak sıra hiç gidilmeyen yola geldi; Barış ve Demokrasi Yolu 'ydu bu!.. Sadece bu mu? Türkiye, ABD'nin Ortadoğu, Kafkasya ve Ön Asya halkları üzerinde oynadığı satrancın adeta bir parçası oldu. Yüzde doksan dokuzu Müslüman halkın, yüzde yüzü Müslüman hükümeti direnen Müslüman Irak, Afgan, Filistin halklarına karşın maalesef ABD ve İsrail ile "üstü örtük" saf tutar oldu. Kendi Kürtleri ve emekçi halkı ile olan sorunlarına ABD üzerinden çözümsüzlükler geliştirdi. Bütün bunlar kendilerince "Ülkenin birliğini ve bütünlüğünü koruma" adına yapıldı. Yugoslavya'yı demokrasi bölmedi. Sırp milliyetçiliği böldü. Sırplar da "ülkenin birliği, bütünlüğü" gibi ulvi amaçlarla yola çıkmışlardı. Tek devletten yedi devlet çıktığını biliyoruz. Nasıl oldu bu, üzerinde düşündük mü hiç... Bilelim ki demokrasiyle gelişmeyen bir cumhuriyet, çağ dışı kalmaya ve toplumdan kopmaya mahkûmdur. Biz, Cumhuriyetin çağın değerlerine göre kendini yenilemesini, demokrasi ile kendini tamamlamasını istiyoruz. Bunun için Kürt sorunu ile ilgili somut ve çözümleyici adımlar atılmasını istiyoruz. Şiddetsiz bir siyasi ortamın yaratılması için, silahların susması ve çatışmaların durması öncelikle zorunluydu... Siyasal sorunların silahla değil, siyasetle çözüleceği, insanın insan olmaktan gelen doğal haklarının demokratik yollarla sağlanacağı bir sürecin işletilmesi gerekmekteydi. Tüm bu konularda muhatap yok değildi; Türkiye halkının seçtiği parlamentodaki Türk ve Kürt vekilleriydi muhatap... 41 yıldır savaşan Kürt Devrimci Hareketi de tüm ilişkileriyle bir bütün olarak son olarak yaşanarak kanıtlandığı gibi silahları bırakmaya, barışa ve demokratik dönüşüme açıktı her daim.... Kendi parlamentomuzun milletvekilleri hakkında da herhalde hazım sorunu olmamalıydı... Vardıysa şayet, hukuki, etnik-kültürel ve siyasi sonuçları Anayasa ile güvence altına alınmış "eşit yurttaşlık" kavramı geliştirilerek seçilmiş vatandaşlar üzerinden barış süreci başlatabilirdi... Önce barış!... Türkiye'nin kendi halklarıyla, işçisiyle, emekçisiyle, aydınıyla barışmasıdır barış! Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Arabıyla vd. halklarla Türkiye'nin yeniden kardeşleşmesidir, birbirini hissetmesidir, çözülen toplumun bu duygularla yeniden kurulmasıdır, barış! Darbe dönemlerinin insan hakları ihlalleri başta olmak üzere, tüm insan hakları suçlularının, tüm darbecilerin yargılanması, adaletin görünür kılınmasıdır, barış! Demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi ve adil bir toplumda insanı yaşatmak, insanlığı yaşamaktır barış! Şimdi ve sonra en güzel şiirdir barış! Aksi ayıptır, zulümdür, cinayettir! Barış budur işte! YETER! SÖZ BARIŞIN!.. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. barış Çözüm Süreci Celalettin Can Independent Türkçe için yazdı Celalettin Can Pazartesi, A
TÜRKİYE'deki dünya tarihini değiştiren Karahantepe'den eşi benzeri olmayan bir buluntu daha çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip 11 bin yıllık kompozit heykel bulunduğunu bildirdi.
Ekipler, Vatandaşları Hırsızlık, Dolandırıcılık Ve Benzeri Olaylara Karşı Dikkatli Olmaları Konusunda Bilgilendirdi.
İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların benzeri görülmemiş şekilde baskı, kötü muamele, tıbbi ihmale maruz kaldığı ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı duyuruldu.
İstanbul’da kurşunlama, tehdit ve benzeri suçlara karışan yeni nesil suç örgütleri ile silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan şüphelilere yönelik son bir ayda düzenlenen operasyonlarda 217 şüpheli
Stories on this topic, gathered from every source.