Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iktidarın ekonomi, adalet ve özgürlük politikalarını eleştirerek, “Önümüzdeki günlerde toplum çok daha büyük yolsuzluklarla, çok büyük hırsızlıklarla yüzleşmek zorunda kalacak. Artık birbirlerini ifşa etmeye başladılar. Artık paylaşımda sıkıntı olduğu için birbirlerini ispiyonlamaya başladılar” dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Yıldırım İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İktidarın 24 yıl önce “3Y” ile mücadele vaadiyle göreve geldiğini belirten Arıkan, bugün ise “israf, iltimas ve istismar” düzeninin oluştuğunu savundu. Arıkan, “Bunlardan bir tanesi yolsuzluk, bir tanesi yoksulluk, bir tanesi de yasaklarla mücadele. İnandı insanlarımız, 24 yıl kayıtsız şartsız bugünkü iktidara destek verdiler. Biz biliyorduk ama son bir hafta içerisinde mızrak çuvala sığmadı” ifadelerini kullandı. “Cerahat boşalmaya başladı. Arkası gelecek. Bu daha bir başlangıç” diyen Arıkan, önümüzdeki dönemde daha büyük yolsuzluk iddialarının gündeme geleceğini öne sürdü. “İsraf, iltimas, istismar düzenini kurdular” Arıkan, iktidarın “3Y” hedefini gerçekleştiremediğini savunarak, “Bugün de ülkemiz 3İ ile yönetiliyor. Birinci İ'miz israf, ikinci İ'miz iltimas, üçüncü İ'miz de istismar maalesef” dedi. İsrafın toplumda yaygın şekilde eleştirildiğini belirten Arıkan, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin iddialara değindi. İltimas konusunda ise liyakat yerine iktidara yakınlığın belirleyici olduğunu ileri sürdü. Arıkan, “Bugün ülkemizde hak eden hak ettiği yere gelmiyor. İktidara ne kadar yakınsanız, iktidara ne kadar kayıtsız şartsız biat ediyorsanız istediğiniz her şey oluyor” diye konuştu. Manevi, dini ve milliyetçi duyguların siyasette kullanıldığını savunan Arıkan, “Siyaset duyguları kullanma sanatı değildir, siyaset sorunları çözme sorumluluğudur” ifadelerini kullandı. “Sağlam bir denetim mekanizması kuracağız” Saadet Partisi'nin iktidara gelmesi halinde israfın karşısına “iktisadı”, iltimasın karşısına “ilkeleri”, istismarın karşısına ise “ihtimamı” koyacağını söyleyen Arıkan, devlet yönetiminde denetim mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yasama, yürütme ve yargının yanında denetlemenin de temel bir işlev olduğunu ifade eden Arıkan, Saadet Partisi iktidarında denetim mekanizmalarının denetlenen kurumlardan bağımsız çalışacağını söyledi. Arıkan, “Denetleyen kişi, ‘acaba şu kurumdaki yolsuzluğu ortaya çıkardığımda başıma bir iş gelir mi’ kaygısıyla hareket etmeyecek” dedi. SPK ve operasyonlar üzerinden eleştiri Arıkan, son dönemde gerçekleştirilen operasyonlara da değinerek, bazı yolsuzluk ve suç iddialarının kamu kurumlarından önce Avrupa'daki yatırım fonları ve medya mensupları tarafından gündeme getirildiğini savundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek döneminde gerçekleştirilen operasyonları sıralayan Arıkan, yasa dışı bahis, sanal kumar, uyuşturucu, yeni nesil suç örgütleri, usulsüz vatandaşlık, kamu kaynakları, kişisel veriler, turizm bölgeleri ve sermaye piyasalarına ilişkin operasyonlara dikkat çekti. Arıkan, “Bizim itirazımız, bugün yapılanların dün neden yapılmadığıdır. Daha önceki adalet bakanları neden böyle operasyonlar yapmadılar? Kim tuttu sizi? Kim engel oldu size? Çıkın konuşun, anlatın bunları” diye konuştu. Saadet Partisi olarak yürütülen operasyonlara destek vereceklerini belirten Arıkan, ancak mevcut operasyonların geçmişte yaşanan sorunların üzerini örtmemesi gerektiğini söyledi. “Sayın Gürlek Meclis'te hesap verme ihtiyacı hissetmiyor” Arıkan, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı sorumluluklarını da eleştirdi. Gürlek'in 227 gün önce bakan olduğunu ve kendisine 638 faili meçhul dosya geldiğini söyleyen Arıkan, bu dosyaların önemli bölümünün AK Parti döneminde işlendiğini iddia etti. Arıkan ayrıca, Bakan Gürlek'e 227 gün içerisinde 923 soru önergesi verildiğini, bunlara yanıt verilmediğini savundu. “Türkiye Büyük Millet Meclisi 923 tane soru sormuş, hiçbirini cevaplama nezaketi yok. Siz kimin bakanısınız? Bir kişinin bakanı mısınız? Bir partinin adalet bakanı mısınız?” diyen Arıkan, Bakan Gürlek'in Meclis'e karşı hesap verebilir olması gerektiğini ifade etti. “Türkiye'nin sorunu yeni bir anayasa değil, yeni bir anayasa anlayışıdır” Anayasa tartışmalarına da değinen Arıkan, Türkiye'de yeni bir anayasaya ihtiyaç bulunduğunu ancak mevcut anayasanın uygulanması konusunda sorunlar yaşandığını savundu. Arıkan, “Bugün Türkiye'nin sorunu yeni bir anayasa değil, yeni bir anayasa anlayışıdır. Bugün anayasa uygulanmıyor ki zaten, mevcut anayasa uygulanmıyor ki zaten” dedi. Ekonomi ve sosyal politikalar üzerinden de iktidarı eleştiren Arıkan, emekli maaşları ve asgari ücret konusunda anayasanın hangi hükmünün düzenleme yapılmasına engel olduğunu sordu. “Ülke kafe ekonomisine geçti” Türkiye'nin üretim yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, son iki yılda kafe ve kahve işletmelerinin sayısındaki artış ile fabrikaların durumunu karşılaştırdı. Arıkan
YENİ Parti’nin İstanbul’daki ilçe kongreleri tamamlandı. İstanbul’un 39 ilçesinden 38’inde ilçe başkanları belirlenirken, Esenyurt’ta yaşanan gerginlik nedeniyle seçim ertelendi. YENİ Parti’nin İstanbul ilçe kongreleri süreci sona erdi. Dün 18 ilçede gerçekleştirilen kongrelerin ardından bugün kalan 21 ilçede üyeler sandık başına gitti. Kongreler sonucunda 38 ilçede ilçe başkanları belirlendi. Esenyurt’ta ise Cafer Çakmak ile Ali Kocakaya’nın yarıştığı seçimde usulsüz oy kullanıldığı gerekçesiyle tartışma çıktı. Gerginlik ve arbedenin yaşandığı kongrede seçim ertelendi. Esenyurt ilçe kongresinin yeni tarihine ilişkin henüz açıklama yapılmadı. 38 ilçede seçilen başkanlar YENİ Parti’nin İstanbul’da belirlenen ilçe başkanları şöyle: Adalar: Gözde Acar Arnavutköy: Tekin Aras Ataşehir: Atakan Anıl Dizdaroğlu Avcılar: Ahmet Selçuk Gök Bağcılar: Özkan Akar Bahçelievler: Danış Akpolat Bakırköy: Günay Mamati Başakşehir: Beyzade Kayabaşı Bayrampaşa: Alican Çam Beşiktaş: Mehmet Arslan Beykoz: Aydın Düzgün Beylikdüzü: Mülayim Demirtaş Beyoğlu: Cenk Bleda Haşhaş Büyükçekmece: Halis Çiçekçi Çatalca: Gökberk Öder Çekmeköy: Haydar Arslan Esenler: Aytekin Ayar Eyüpsultan: Doğan Sarıtaş Fatih: Yavuz Nazlıgül Gaziosmanpaşa: Okan Kazım Yalçın Güngören: Canan Yılmazcan Kadıköy: Caner Sarıtaş Kağıthane: Kaner Berberoğlu Kartal: Mert Polat Küçükçekmece: Burak Ergin Maltepe: Ercan Ağkaya Pendik: Niyazi Güneri Sancaktepe: Emre Yılmaz Sarıyer: Mehmet Kubat Silivri: Doruk Bulut Sultanbeyli: Zeynel Özbakır Sultangazi: Kanber Koçak Şile: Aras Arslan Şişli: Canercan Kartal Tuzla: Bülent Akköse Ümraniye: Metin Demirbilek Üsküdar: Onur Cingil Zeytinburnu: Metin Doğan ANKA yeni parti YENİ Parti’nin İstanbul’daki 39 ilçe kongresinden 38’i tamamlanırken, Esenyurt’ta usulsüz oy kullanıldığı iddiasıyla çıkan gerginlik ve arbede nedeniyle seçim ertelendi. 38 ilçede yeni ilçe başkanları belirlendi Pazar, Eylül 27, 2026 - 22:30 Main image: Fotoğraf: ANKA Haber Type: news SEO Title: YENİ Parti'nin İstanbul ilçe kongreleri tamamlandı: 38 ilçede başkanlar belirlendi copyright Independentturkish:
Adalet Bakanı Akın Gürlek, finans piyasalarında son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin sürecin hukuki yönden titizlikle ele alındığını belirterek, vatandaşların mağduriyetine neden olan tüm sorumluların adalet önüne çıkarılması konusunda kararlı olduklarını söyledi. Gürlek, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında İstanbul'un Sultanbeyli ilçesindeki Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda konuştu. "Hiçbir şey karanlıkta kalmayacaktır" Finans piyasalarında son günlerde olumsuz gelişmeler yaşandığını belirten Gürlek, sürecin hukuki yönden incelendiğini ifade etti. Gürlek, "Ucu nereye giderse gitsin, vatandaşlarımızın mağduriyetine sebebiyet veren tüm sorumluların adalet önüne çıkarılması için kararlıyız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, hükümetimizin ilgili bakanlıkları ve kurumlarıyla birlikte gerekli tedbirleri hızla alıyor, sürecin şeffaf bir biçimde aydınlığa kavuşturulması için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Hiçbir şey karanlıkta kalmayacaktır." dedi. "Hukuk olarak nöbetteyiz" Terörsüz Türkiye hedefinde kararlı olduklarını belirten Gürlek, suç ve suç örgütlerinin her türüyle mücadele ettiklerini söyledi. Gürlek, milli, manevi, etnik, kültürel ve inanç değerlerini aşağılayan ve toplumu ayrıştırmaya çalışanlara karşı yargının hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde görev yaptığını ifade etti. Türkiye'nin milli birliği ve huzuru için yürütülen sürece zarar verecek adımlara izin vermeyeceklerini belirten Gürlek, "Hukuk olarak nöbetteyiz." diye konuştu. Suç örgütleriyle mücadele Gürlek, göreve geldiği günden bu yana faili meçhul dosyalar başta olmak üzere uzun süredir sonuçlanmayı bekleyen soruşturmaların başsavcılıklarla yeniden ele alındığını söyledi. Suç çeteleri, yasa dışı bahis ve kumar şebekeleri, kara para aklama ve uyuşturucu suç örgütleri ile ekonomiyi hedef alan suç yapılanmalarına yönelik mücadelenin sürdüğünü belirten Gürlek, yerel yönetimlerdeki çıkar amaçlı suç yapılanmalarının da mücadele kapsamında olduğunu kaydetti. "Failler yargıdan kaçamayacak" Gürlek, yasa dışı suç yapılanmalarına mensup kişilerin yargıdan kaçamayacağını belirterek, "Dünyanın neresine saklanırlarsa saklansınlar, devletin eli onlara ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığının yargı teşkilatının fiziki şartları, insan kaynağı ve kurumsal işleyişinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü aktaran Gürlek, vatandaşların haklarına zamanında ulaşabildiği, hızlı ve öngörülebilir bir adalet sistemini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Gürlek, kira ve boşanma davaları ile ticari uyuşmazlıklar başta olmak üzere çeşitli alanlarda yargılamaların hızlandırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gürlek, hukuk dışı yapı ve suç odaklarıyla mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. AA Adalet Bakanı Akın Gürlek Adalet Bakanı Akın Gürlek, finans piyasalarındaki gelişmelerin hukuki yönden titizlikle incelendiğini belirterek, vatandaşların mağduriyetine neden olan sorumluların adalet önüne çıkarılacağını söyledi Pazar, Eylül 27, 2026 - 21:15 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: Bakan Gürlek: Finans piyasalarındaki süreci hukuki yönden titizlikle ele alıyoruz copyright Independentturkish:
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu yıl Kahramanmaraş'taki okul saldırısının ardından sosyal medya ve Telegram gruplarında eylem yapacağına ilişkin paylaşımda bulunan 2 bin 419 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 243'ünün tutuklandığını bildirdi. Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında İstanbul'un Ümraniye ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Ümraniye Kaymakamlığı, Ümraniye Belediyesi ve AK Parti Ümraniye İlçe Başkanlığını ziyaret eden Çiftçi, ilçe başkanlığında yaptığı konuşmada İçişleri Bakanlığının güvenlik ve asayiş çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Asayiş suçlarında yüzde 10 azalma Çiftçi, geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında kişilere karşı işlenen suçlarda yüzde 4,5, asayiş suçlarında ise yüzde 10 azalma olduğunu söyledi. Kişilere karşı işlenen suçlarda aydınlatma oranının yüzde 99,4'e, mal varlığına karşı işlenen suçlarda ise yüzde 91'e ulaştığını belirten Çiftçi, işlenen suçların büyük bölümünün aydınlatıldığını ifade etti. Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar Bu yıl 599 organize suç örgütüne yönelik 1675 operasyon gerçekleştirildiğini belirten Çiftçi, operasyonlarda 14 bin kişinin gözaltına alındığını, 7 bin kişinin tutuklandığını açıkladı. Çiftçi, söz konusu örgütlerin 19'unun uluslararası, 112'sinin ulusal, 120'sinin bölgesel ve 348'inin yerel nitelikte olduğunu kaydetti. Yurt dışına kaçan şüphelilere ilişkin de bilgi veren Çiftçi, geçen hafta 76 kişinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığını, bunların 61'inin Gürcistan tarafından iade edildiğini söyledi. Uyuşturucuyla mücadelede 40 bin operasyon Uyuşturucuyla mücadele kapsamında bu yıl 40 bin operasyon gerçekleştirildiğini aktaran Çiftçi, operasyonlar sonucunda 33 bin 750 kişinin tutuklandığını belirtti. Çiftçi, operasyonlarda 37 ton uyuşturucu madde ile 99 milyon uyuşturucu hap ele geçirildiğini açıkladı. Siber suçlarla mücadele Siber devriyeler kapsamında bu yıl 188 bin hesap ve kişide suç unsuru tespit edildiğini belirten Çiftçi, 40 bin internet sitesinin erişime kapatıldığını, 77 bin sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini ve 65 bin yasa dışı bahis sitesinin kapatıldığını söyledi. Çiftçi, dijital ortamda işlenen suçların da diğer suçlar gibi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Okullarda güvenlik önlemleri Okul saldırılarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Çiftçi, 14 Nisan'da Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırısında 9 öğrencinin ve bir öğretmenin hayatını kaybettiğini belirtti. Olayın ardından 7 bakanlığın bir araya gelerek çalışma yürüttüğünü, Milli Eğitim Bakanlığı ile okul güvenliğine ilişkin bir protokol imzalandığını aktaran Çiftçi, okulların içinde, bahçelerinde ve çevresinde çeşitli güvenlik önlemleri alındığını söyledi. Çiftçi, bu yıl okul bahçelerinde 31 bin bahçe görevlisinin istihdam edildiğini belirtti. Okul çevrelerindeki güvenlik önlemlerinin de artırıldığını ifade eden Çiftçi, metruk yapıların kontrol edildiğini, yıkılması gereken yapıların yıkıldığını, yıkılamayanların ise erişime kapatıldığını kaydetti. 2 bin 419 kişi gözaltına alındı Çiftçi, Kahramanmaraş'taki saldırının ardından sosyal medya platformları ve Telegram gibi gruplarda eylem yapacağına ilişkin paylaşımda bulunan çocuklara yönelik işlemler hakkında şu bilgileri verdi: "Bu sene içerisinde Kahramanmaraş saldırısından sonra sosyal medya platformlarında veya birtakım Telegram gibi gruplarda eylem yapacağını belirten, bununla ilgili paylaşımlarda bulunan çocuklardan 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldık, 243 tanesi tutuklandı, onlar da şu anda cezaevindeler." Çiftçi, Milli Eğitim Bakanlığı ile gözaltına alınan ve bir kısmı serbest bırakılan çocuklara ilişkin yeniden çalışma yapılması konusunda karar aldıklarını söyledi. Ailelere de çağrıda bulunan Çiftçi, evlerinde silah bulunan kişilerin silahları çocukların erişemeyeceği yerlerde bulundurması gerektiğini belirtti. AA İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okul saldırılarıyla ilgili sosyal medya ve Telegram'da paylaşım yapan 2 bin 419 kişinin gözaltına alındığını, 243 kişinin tutuklandığını açıkladı Pazar, Eylül 27, 2026 - 20:45 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: Bakan Çiftçi: Okul saldırılarına ilişkin paylaşımlarda bulunan 2 bin 419 kişi gözaltına alındı copyright Independentturkish:
Bakan Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı'nda Çalışma Hayatı Buluşmaları" kapsamında Arnavutköy'de iş insanlarıyla istişare toplantısında bir araya geldi. Arnavutköy Belediyesi Düğün Salonu'nda düzenlenen programda konuşan Işıkhan, İstanbul'un ilçelerini sık sık ziyaret ederek kentin ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan paydaşlarla bir araya gelmeye gayret ettiklerini söyledi. Işıkhan, Arnavutköy'ün İstanbul'un hem yüzölçümü hem de üretim kapasitesi bakımından öne çıkan ilçelerinden biri olduğunu belirterek, ilçenin tarım, turizm, doğa, üretim ve ticaret potansiyeliyle İstanbul ve Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Ulaşım, lojistik, depoculuk ve e-ticaret gibi alanların ilçenin ekonomik yapısında giderek daha önemli hale geldiğini dile getiren Işıkhan, Arnavutköy'ün geleceğin iş gücü piyasasında da önemli bir role sahip olacağını kaydetti. Işıkhan, İstanbul Havalimanı'nın da Arnavutköy'de bulunduğunu ve yılda 80 milyonun üzerinde yolcuyu ağırlayıp Avrupa'da rekorlar kırdığını belirterek, havalimanının oluşturduğu ekonomik ve sosyal ekosistemle ilçeye değer kattığını, bünyesindeki işletmeler ve sağladığı istihdamla Arnavutköy'ün önemli bir istihdam merkezi haline gelmesine katkı sunduğunu söyledi. Merkezi yatırımların yerel kalkınma hamleleriyle güçlendirilmesinin şehirlerin gelişimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Işıkhan, Arnavutköy Belediyesinin mesleki eğitim ve istihdama yönelik çalışmalarına da değindi. Işıkhan, belediyenin ASMEK gibi projelerinin mesleki eğitim ve istihdam açısından değerli olduğunu belirterek, Arnavutköy'ün sahip olduğu potansiyelin belediyenin çalışmaları ve merkezi yatırımlarla daha ileri bir noktaya taşınacağına inandığını ifade etti. Türkiye ekonomisi ve çalışma hayatında yeni bir dönemin eşiğinde olduklarını belirten Işıkhan, Orta Vadeli Program ile gelecek üç yılın hedeflerinin ve yol haritasının ortaya konulduğunu söyledi. Işıkhan, "2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturmayı, işsizlik oranını ise kademeli biçimde gerileterek 2029 yılında yüzde 7,6 seviyesine indirmeyi hedefliyoruz." dedi. "Rekabetin belirleyici unsurları nitelikli insan kaynağı, teknoloji ve verimlilik olacak" Bakan Işıkhan, istihdamın yalnızca sayısal olarak artırılmasının yeterli olmadığını vurgulayarak, iş gücünün niteliğinin yükseltilmesi, beceri uyumsuzluğunun azaltılması, gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımının güçlendirilmesi ile yeni nesil çalışma modellerine uyumun öncelikli konular arasında bulunduğunu dile getirdi. Dijitalleşme, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve yeni teknolojilerin üretim süreçlerinden mesleklere kadar çalışma hayatını yeniden şekillendirdiğine işaret eden Işıkhan, "Bugünün ve yarının rekabetinde yalnızca sermaye, fabrika veya makine yeterli olmayacak. Rekabetin belirleyici unsurları, nitelikli insan kaynağı, teknoloji, yüksek verimlilik ve yenilikçilik olacaktır." dedi. Işıkhan, Bakanlık olarak işverenlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücüne daha kolay ulaşmasını ve iş arayanların becerilerine uygun işlerle daha hızlı buluşmasını sağlayacak mekanizmaları güçlendirdiklerini aktararak, Arnavutköy'ün özellikle sanayi, lojistik, ulaştırma ve hizmet sektörlerindeki potansiyelini önemsediklerini söyledi. İlçedeki ekonomik hareketliliğin daha fazla yatırıma, nitelikli üretime ve istihdama dönüşmesini istediklerini belirten ışıkhan, teknoloji, yüksek katma değer ve nitelikli insan kaynağının bir araya getirilmesiyle Arnavutköy'ün ekonomik kapasitesinin daha da gelişebileceğini ifade etti. Işıkhan, iş insanlarının üretim, yatırım ve ihracat yoluyla Türkiye'nin ekonomik gücüne katkı sağladığını vurgulayarak, her yeni istihdamın bir vatandaşa iş, bir aileye gelir ve gençlere gelecek imkanı sunduğunu söyledi. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, yatırım, üretim ve istihdamın önündeki engellerin aşılması için çalışmayı sürdüreceklerini dile getiren Işıkhan, iş insanlarının görüş ve önerilerini dinlemeye ve gelecek projelerini birlikte şekillendirmeye devam edeceklerini kaydetti. Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu da ilçenin üretim, ticaret, lojistik ve istihdam açısından önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Arnavutköy'ün 22 milyon metrekarelik sanayi alanı, 200 binin üzerinde istihdamı, yaklaşık 1000 işletmesi, 22 milyar dolarlık yıllık cirosu ve 11 milyar dolarlık ihracat hacmiyle önemli bir üretim üssü olduğunu ifade eden Candaroğlu, ilçenin stratejik konumunun bu üretim potansiyelini dünyaya bağladığını dile getirdi. Bakan Işıkhan cami açılışına katıldı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş insanlarıyla gerçekleştirdiği toplantı öncesinde Arnavutköy Ömerli Mahallesi'nde yapımı tamamlanan Mehmet Yusuf Aydın Camisi'nin açılış törenine katıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Işıkhan, caminin Arnavutköy'e kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, eserin Ömerli Mahallesi'ne ve ilçe sakinlerine hayırlı olmasını diledi. Işıkhan, caminin yapımına vesile olan
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde bulunduğu dönemde kampüs doktoru olarak görev yapan Turgay Tamer, Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu. Tamer’in birkaç günlüğüne yurt dışında bulunan eşinin dün akşam eve döndüğü ve salonda Tamer’i hareketsiz halde bulduğu belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekiplerin olay yerindeki ilk incelemesinde şüpheli bir duruma rastlanmadığı aktarıldı. Cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderildi Turgay Tamer’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Tamer’in şeker hastası olduğu belirtilirken, ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından kesinlik kazanacağı bildirildi. Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı Tamer’in, Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında jandarma ekiplerince gözaltına alındığı öğrenildi. Ayın 10’unda gözaltına alınan Tamer’in 14’ünde serbest bırakıldığı belirtildi. Tamer’in ölümüne ilişkin inceleme sürüyor. Independent Türkçe Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp 14’ünde serbest bırakılan Adli Tıp uzmanı Turgay Tamer, İstanbul Büyükçekmece’deki evinde eşi tarafından ölü bulundu Pazar, Eylül 27, 2026 - 18:45 Main image: Fotoğraf: X Type: news SEO Title: Kozinoğlu soruşturmasında gözaltına alınıp serbest bırakılan Adli Tıp'çı Turgay Tamer evinde ölü bulundu copyright Independentturkish:
Türkiye, 103 yıllık tarihinde 366'sı resmi, 289'u özel toplam 655 maç oynayıp 1'i hükmen 260 galibiyet, 151 beraberlik, 244 yenilgi yaşadı. A Milli Futbol Takımı, İtalya karşısında ilk galibiyet için sahada Ay-yıldızlılar, 279'u deplasmanda, 282'si Türkiye'de, 94'ü tarafsız sahadaki maçlarda, 3'ü hükmen galibiyet sonucunda 906 gol attı, kalesinde 933 gol gördü. Bugüne kadar 93 ülke takımıyla karşılaşan milliler, 655 müsabakanın 565'ini Avrupa, 34'ünü Asya, 24'ünü Afrika, 28'ini Amerika, 4'ünü de Okyanusya temsilcileriyle yaptı. Hükmen galibiyet ve Kosova maçı Milliler, 655 maçta tek hükmen galibiyeti Yunanistan karşısında aldı. Türkiye ile Yunanistan arasında 17 Kasım 2015'te Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda oynanan özel maç, 0-0 sona erdi. Bu müsabakadan 6 ay sonra FIFA, Yunanistan'ın kural dışı futbolcu oynattığı gerekçesiyle karşılaşmayı Türkiye lehine 3-0 tescil etti. Ay-yıldızlı ekibin 21 Mayıs 2014'te deplasmanda Kosova ile yaptığı ve 6-1 kazandığı özel maç ise söz konusu tarihte bu ülkenin UEFA ile FIFA üyesi olmaması nedeniyle değerlendirmeye alınmadı. Montella, İtalya'ya karşı A Milli Futbol Takımı'nın İtalyan teknik direktörü Vincenzo Montella, ülkesi İtalya'ya karşı saha kenarında olacak. Montella, İtalya maçı hakkında, "Ben bütün enerjimi milli takımımız için vereceğim. Kazanmak için sahada olacağım. İtalya bizden sonra istediği maçı kazanabilir." ifadelerini kullanmıştı. Vincenzo Montella yönetiminde 38'inci mücadele Türkiye, İtalyan teknik adam Vincenzo Montella yönetiminde 38'inci sınavını İtalya karşısında verecek. İtalyan teknik adamla 28'i resmi, 9'u özel 37 maça çıkan milliler, 21 galibiyet, 11 mağlubiyet, 5 beraberlik yaşadı. Bu müsabakalarda rakip fileleri 64 kez havalandıran ay-yıldızlı ekip, kalesinde 47 gole engel olamadı. AA UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında yarın İtalya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, tarihindeki 656'ncı müsabakaya çıkacak Pazar, Eylül 27, 2026 - 18:30 Main image: Fotoğraf: AA Spor Type: news SEO Title: A Milli Futbol Takımı, 656. maçına İtalya karşısında çıkacak copyright Independentturkish:
Melissa Barrera 'nın yakın zamanda bir Çığlık (Scream) filmine dönmesi zor görünüyor. Korku serisinin 2022 yapımı 5. filminde Neve Campbell, Courteney Cox ve David Arquette gibi oyuncularla başrolü üstlenen genç aktris, 2023 yapımı Çığlık 6'da (Scream VI) da rol almış ancak aynı yılın kasımında Çığlık 7 (Scream 7) kadrosundan çıkarılmıştı. Yapım şirketi Spyglass Media Group, karara gerekçe olarak Barrera'nın Gazze savaşına ilişkin sosyal medya paylaşımlarını göstermişti. Filistin halkına desteğini açıklayan ve İsrail'in eylemlerini eleştiren oyuncunun, bağlı olduğu yetenek ajansı WME'yle de yolları ayrılmıştı. 36 yaşındaki yıldız, aylarca iş bulamamıştı. Verdiği yeni bir röportajda Ghostface evrenine geri dönüp dönmeyeceği sorulan Barrera, net bir tavır koyarak mevcut yapım şirketiyle yeniden çalışmayacağını söyledi. Jenna Ortega 'nın canlandırdığı Tara Carpenter karakterinin ablası Sam Carpenter'a hayat veren oyuncu, "Hakları şu an elinde bulunduran şirketle asla dönmem" ifadelerini kullandı. Seriyi çok sevdiğini ve bu filmleri çekerken güzel zaman geçirdiğini belirten Meksikalı aktris sözlerini şöyle sürdürdü: Ama son yıllarda karşılaştığım nefretin ve yaşadığım zorlukların büyük bölümü, o şirketin yöneticilerinin beni olmadığım biri olarak damgalamak için özellikle çaba göstermesinden kaynaklandı. Haklı çıktığımda bile benden özür dilemediler. Özür dilense dahi kararının değişmeyeceğini vurgulayan oyuncu ekledi: Özür dileseler bile onlarla tekrar çalışmam. Zaten böyle bir erdem göstereceklerini de sanmıyorum. Ama seri bir gün onların elinden çıkar ve Wes Craven'ın mirasına daha çok saygı duyduğunu düşündüğüm kişilere geçerse, evet, dönüşü düşünebilirim. Barrera'nın kovulduğu dönemde açıklama yapan Spyglass Media Group, Yahudi düşmanlığı veya nefret söylemine sıfır tolerans gösterdiklerini savunmuştu. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Yaşananların ardından kariyerine devam eden Barrera, 2024 yapımı korku-komedi filmi Tutsak Abigail (Abigail) ve Peacock dizisi The Copenhagen Test'te rol aldı. Serinin 1996 yapımı ilk filminde oynayan ve Çığlık 7'yle geri dönen Matthew Lillard ise Barrera'nın kovulması sürecindeki tutumundan pişmanlık duyduğunu itiraf etmişti. Geçen hafta açıklama yapan Lillard, "Melissa'nın başına bunlar geldiğinde bütün dünya sessiz kaldı. Oysa o, neler olup bittiğini herkesten bir yıl önce dile getirmişti. Herkesin çıkıp 'O haklı' demesi gerekirdi ama kimse bunu yapmadı; bu çok acımasızca" demişti. Çığlık serisine geri döndüğü için eleştirildiğini belirten Lillard, "O an geri döneceğim için o kadar heyecanlıydım ki Melissa'yı ve onun yaşadıklarını gerçekten düşünmedim, teklife 'Hayır' demedim. Bu yüzden kendimi kötü hissediyorum ve utanıyorum. Bu konuda tarihin yanlış tarafında kaldım. Filmde yer almaktan hâlâ memnun olsam da geri dönmek belki de pek iyi bir fikir değildi" ifadelerini kullandı. Independent Türkçe, Entertainment Weekly , Deadline , Variety Derleyen: Nazlı Erdol çeviri Sinema ciglik Gazze Savaşı Melissa Barrera "Özür dileseler bile dönmem" Pazar, Eylül 27, 2026 - 14:00 Main image: Melissa Barrera, Çığlık serisinde ilk filmin ikonik katili Billy Loomis'in kızı Sam Carpenter rolündeydi (Paramount Pictures) KÜLTÜR related nodes: Çığlık serisinin yıldızı, Gazze Savaşı yorumları yüzünden kovuldu İki başrol oyuncusundan sonra yönetmen de bıraktı: "Kabusa dönen rüya gibi bir iş" Çığlık 7 galasında "Özgür Filistin" protestosu Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Çığlık yıldızı seriye dönüş şartını açıkladı copyright Independentturkish:
Yeni bir çalışma, Alzheimer'ın tetiklediği kemik iliği hasarının, vücudun bağışıklık sisteminin bu nörodejeneratif hastalıkta neden beyin sağlığını yeniden tesis edemediğini açıklayabileceğini öne sürüyor. Alzheimer hastalığı üzerine onlarca yıldır yapılan araştırmalar, beyindeki amiloid-beta plakları ve düğümlenmiş tau proteinleri dahil yanlış katlanmış proteinlerin oynadığı role odaklanıyor. Ancak bu hastalığa bağlı en önemli hasarlardan bazıları, beyinden çok uzakta, süngerimsi kemik iliği dokusunda meydana geliyor olabilir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Kemik iliği, özelleşmiş bağışıklık hücrelerinin oluşumunda ve hasarlı dokuların iyileştirilmesinde büyük rol oynayan, vücudun kök hücrelerine ev sahipliği yapıyor. Önceki çalışmalar, kemik iliğinden gelen özel bağışıklık hücrelerinin, Alzheimer patolojisiyle mücadelede beynin yerleşik bağışıklık hücrelerine takviye görevi gördüğüne işaret etmişti. Fareler üzerinde yapılan önceki araştırmalara göre yerleşik hücreler tükenip amiloid plaklarını verimli bir şekilde temizleme yeteneklerini kaybettiğinde, kemik iliği kaynaklı hücreler iltihaplanmayı azaltabilir ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilir. Ancak bunların hangi bağışıklık hücreleri olduğu ve beyne nasıl ulaştıkları belirsizliğini koruyordu. Nature Neuroscience adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada araştırmacılar, "Bu hücrelerin hastalıklı beyne kendiliğinden yönelmesini sınırlayan faktörler belirsizliğini koruyor" diye yazdı. Bilim insanları, Alzheimer hastalığında işlevi bozulan bağışıklık hücrelerinin monositler olduğunu tespit etti. Araştırmacılar, "Bu çalışmada hem denek farelerde hem de hastalarda monosit gelişiminin bozulduğunu keşfettik" ifadelerini kullandı. Araştırmacılar ayrıca Alzheimer hastalığının farelerde kemik iliğinin beyne monosit takviyesi göndermesini sağlayan bağışıklık sistemi alarm sinyalini sekteye uğrattığını buldu. Kemik iliği kaynaklı hücreler beyne giderek mikroglia rolünü üstlenebilir (Emma Vidal/Stanford Üniversitesi/Eurekalert) Bilim insanları, sağlıklı farelerde kemik iliği kök hücrelerinin büyük kısmının bağışıklık sistemini uzun vadede yenileme kapasitesine sahip olduğunu tespit etti. Ancak Alzheimer hastası farelerde bu yeteneğin kaybolduğu görüldü. Farelerdeki kemik iliği kök hücrelerinin çok daha erken bir aşamada özel hücrelere dönüştüğü ve monosit üreten sürecin belirgin biçimde aksadığı saptandı. Araştırmacılar, Alzheimer hastalarında da benzer bir durumun gözlemlendiğini belirtiyor. "Alzheimer hastalarından alınan dolaşımdaki monositlerde benzer bir fenotip tespit edildi" diye yazdılar. Bilim insanları, hedefe yönelik tedaviyle monosit üretiminin temelindeki kemik iliği sürecini düzelttiğinde, bunun "hastalık patolojisini hafiflettiğini" gördüler. Bilim insanları, bu duruma "monosit kökenli makrofajların beyne yöneliminin artmasının" eşlik ettiğini kaydetti. Araştırmacılar, Alzheimer hastalarında kök hücrelerin kendi kendini yenileme kapasitesinin erken tükendiğini ve bunun kan sisteminde hızlanmış yaşlanma belirtileri gösterdiğini düşünüyor. Bu bulgular, Alzheimer'ın yalnızca beyinle sınırlı bir hastalık değil, tüm vücudu etkileyen sistemik bir rahatsızlık olduğunu kanıtlayan ve giderek artan sayıdaki güncel çalışmalara bir yenisini daha ekliyor. Bununla birlikte araştırma büyük ölçüde farelerde yürütüldüğü için bilim insanları, bulguların insanlar için tedavilere dönüştürülebilmesi adına daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu uyarısında bulunuyor. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir independent.co.uk/news/science Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal çeviri alzheimer beyin Kan sisteminin yaşlanmasındaki hızlanmanın Alzheimer'la bağlantılı olduğu tespit edildi Vishwam Sankaran Pazar, Eylül 27, 2026 - 13:45 Main image: Yaşlı bir kadının fotoğrafı (AFP) SAĞLIK related nodes: Demans riskini en az yüzde 50 artırabilecek ağız sağlığı sorunu tespit edildi Alzheimer'ın "eksik halkası" beyindeki bir reseptör mü? Alzheimer ilacı, semptom göstermeyen kişilerde denenecek Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Alzheimer araştırmasında yeni ipucu: Beyne ulaşamayan bağışıklık hücreleri copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/news/science/alzheimers-disease-healing-immune-system-b3055538.html
Tüm zamanların en önemli sanatçılarından biri olan Leonardo da Vinci , inanılmaz zekâsı, yaratıcılığı, olağanüstü araştırma merakı ve çalışma azmiyle tarihe damgasını vurdu. 16'ncı yüzyılın ortalarında Leonardo da Vinci, İtalyan resim sanatında yepyeni bir çağ açtı. Leonardo da Vinci, yalnızca bir ressam değil, bir mucit, bilim insanı, mühendis, anatomist, insan ruhunun derinliklerine inen bir filozof. Da Vinci, insanı tüm ruhsallığıyla yakalamaya çalışan bir sanatçıdır. Tarihe baktığımız zaman, Leonardo için "gelmiş geçmiş en büyük çok yönlü dâhiydi" demek mümkün. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, Leonardo için "Herkes karanlıklar içinde uyurken, ilk önce Leonardo uyanmıştı" dedi. Da Vinci, içinde bulunduğu evreni keşfetmek için sınırsız araştırmalar yaptı. Leonardo da Vinci, 1452 yılında İtalya'nın Floransa kentinin Vinci köyünde dünyaya geldi. Yalnızlık ve kusursuzluk Küçük yaşlardan itibaren farklı konulara merak duyan Leonardo, bir daldan diğerine atlıyordu. Leonardo, sürekli bir projeyi yarım bırakıp diğerine geçiyordu. Bundan dolayı birçok eseri ve projesi yarım kaldı. Yalnızlık ve kusursuzluk, Leonardo'nun 2 temel takıntısıydı. Sürekli kusursuzu arayan sanatçı, eserlerinde insanlar bir kusur bulsun istemiyordu. Bundan dolayı Da Vinci'nin bitirdiği eser sayısı azdır. Çıraklıktan ustalığa Leonardo'nun çocuk yaşta taşındığı şehir Floransa, Rönesans'a beşiklik ediyordu. O dönemde Floransa, birçok sanatçı ve filozofun uğrak yeri konumundaydı. İlk olarak Leonardo burada müzik dersleri aldı. Babası, Leonardo'yu hangi alana yönlendireceği konusunda tereddüt ediyordu. Daha sonra Leonardo'yu alıp o dönemin en önemli sanat okullarından birinin sahibi olan Verrocchio'nun yanına götürdü. Leonardo, ünlü Medici ailesinin ressamı Verrocchio'nun yanına atölye çocuğu olarak verildi. O dönemde atölye çırağı, yerleri süpüren, çay getirip götüren bir çırak anlamına geliyor. Ancak Leonardo, diğer atölye çıraklarından farklı olarak sadece uzaktan bakarak tuval germeyi ve resim yapmayı kendi başına öğrendi. Bir dönem sonra Verrocchio'nun öğrencisi de oldu. Leonardo, Verrocchio'nun atölyesinde 5 yıl kaldı. Verrocchio'nun atölyesinde Botticelli ve Lorenzo gibi isimler olsa da Leonardo kısa bir süre içinde sivrildi. Leonardo, o kadar başarılı çizimler yapıyordu ki Verrocchio bir daha resim yapmama kararı aldı. Bu tip olaylara sanat tarihinde sıklıkla rastlanır. Çırağın kendisini geçtiğini düşünen usta, emeklilik vaktinin geldiğini düşünür. Resmi bırakan Verrocchio, heykel çalışmalarına devam etti. Rönesans'ın dahi sanatçısı Leonardo, birçok araştırmacıya göre tarihin gelmiş geçmiş en zeki sanatçısı. Normal bir insanın IQ'su 100 civarı iken Leonardo'nun IQ'sunun ise 200 ile 220 arasında olduğu düşünülüyor. O dönemde Leonardo aynı zamanda geometri, fizik ve felsefeyle de uğraşıyordu. Leonardo da Vinci, hayatı boyunca o kadar fazla işle uğraşıyor ki ömrü tüm çizimlerini hayata geçirmesine yetmiyor. O dönemde binlerce sayfa çizim yapan Leonardo'nun bugün elimizde yaklaşık olarak 6000 sayfa çizimi bulunuyor. Çizimler, insan anatomisinden uçan makinelere kadar oldukça geniş bir yelpazeyi barındırıyor. Da Vinci, ilk uçağı, helikopteri ve paraşütü bunlar icat edilmeden 500 yıl önce resmediyor. Leonardo, uçmak ve su kanalları üzerine çok ciddi çalışmalar yaptı. Panama Kanalı'nın yapımında Leonardo'nun el yazmalarından faydalanıldı. Anatomi bilgisi Kadavralar üzerinde çalışan Leonardo, hayatı boyunca otuza yakın kadavra üzerinde çalışmış bir sanatçı. Resmini yapmak istediği insan bedeni hakkında tam bilgi sahibi olmak istiyordu. Ressam olarak başladığı çalışmalarını bir bilim adamı olarak sürdürüyordu. Leonardo'nun defterlerine bakıldığı zaman temiz kanla kirli kanın nasıl ayrıldığını, aortun ne işe yaradığını, insan kalbinin odacıklarını, iskelet sisteminde omurganın nasıl çalıştığını çizdiğini görüyoruz. Leonardo da Vinci bir vejetaryen Gençliğimden bu yana, et yenilmesine karşıyım. Bir gün insanların, hayvanları öldürmeyi tıpkı insan öldürmek gibi cinayet kabul edeceğine inanıyorum. Vejetaryen olan Leonardo, o dönemde kesinlikle hayvan eti tüketmiyordu. Sanatçının aynı zamanda kafesteki kuşları da satın alıp özgür bıraktığı söyleniyordu. Kıvırcık saç hayranlığından dolayı köpekleri de kıvırcık saçlı olarak resmediyordu. İklim krizi öngörüsü Leonardo, coğrafya ve yeryüzünün tektonik hareketleriyle yakından ilgileniyordu. Sanatçının o dönemde çizdiği bir sel baskını resmi, bugün yaşadığımız iklim krizinin bir öngörüsü olarak yorumlanabilir. Tektonik hareketler ve denizin dibindeki kalıntılarla ilgilenen Da Vinci'nin notlarında, "Burası deniz ise acaba deniz de bir zamanlar yeryüzü müydü?" diye sorguladığını görüyoruz. Leonardo'nun son dönemleri ciddi sıkıntıyla geçti. Leonardo dev aynalar temin edip bunlar üzerinde çalışıyordu. Bir çeşit teleskop üzerinde çalışan sanatçı, o dönem büyücülük ile suçlandı. Solak olmasından dolayı sanatçı bazı sıkıntılar yaşadı. Sanatçıya hayran olan Fransa Kralı I. François, Leonardo'yu sanatçıdan çok
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve çatışmaların sona erdirilmesine ilişkin önerisini reddettiğini açıklamasının ardından, sorunun yalnızca diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirtti. Arakçi, ABD'nin kesin tutumunun henüz arabulucular tarafından kendilerine iletilmediğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve bölgedeki çatışmaların durdurulmasına yönelik önerisini reddettiğini açıklamasının ardından, müzakere çağrısını yineledi. Arakçi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için İran'ın öne sürdüğü koşulların yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, "Koşullarımız açık ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir adım, bu koşulların karşılanmasına bağlı. Onları bu çıkmazdan yalnızca müzakere edilmiş bir çözüm çıkarabilir" ifadelerini kullandı. İran, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu kapsamında açıkladığı önerinin Katarlı arabulucular aracılığıyla ABD'ye iletildiğini duyurmuştu. Trump: Anlaşma yapmak istiyorlar ABD Başkanı Trump ise cumartesi günü yaptığı açıklamada İran'ın önerisini reddettiğini belirtti. Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı konusunda anlaşmaya varmak istediğini savunarak, "Hürmüz Boğazı'nı hemen açmak için anlaşma yapmak istiyorlar çünkü çok kötü kaybediyorlar" dedi. Arakçi ise Trump'ın açıklamasına karşın, görüşmeleri yürüten arabulucuların Washington'ın öneriyi kesin olarak reddettiğini henüz İran'a resmi biçimde iletmediğini bildirdi. Arakçi, "Arabulucuların kesin görüşleri bize aktarmasını bekliyoruz. Kararımızı buna göre vereceğiz" ifadelerini kullandı. İran'ın önerisinde yedi günlük takvim Arakçi, 25 Eylül Cuma günü BM'de gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın önerisinin kabul edilmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve bölgedeki çatışmaların durdurulması için yedi günlük bir takvimin başlayacağını belirtmişti. Arakçi, "ABD tarafında anlaşmaya varmak ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak konusunda ciddiyet varsa artık her şey hazır" demiş, anlaşmanın ardından tarafların karşılıklı olarak üzerinde uzlaşacağı konularda daha kapsamlı görüşmelere başlayabileceğini ifade etmişti. Bu görüşmelerin İran'ın nükleer programını da kapsayabileceği belirtiliyor. Trump, İran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini açıklarken, Batı medyasına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD'nin barış önerisini kabul etmesi halinde dahi Tahran'ın nükleer program konusunda geri adım atmayacağını söyledi. Yetkili, İran'ın uranyum zenginleştirme hakkından veya yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceğini kaydetti. Pezeşkiyan: İran savaş aramıyor İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ABD merkezli yayın kurululu CBS'in "Face the Nation" programına verdiği röportajda, Tahran'ın nükleer programı ve diğer başlıklarda görüşmeye hazır olduğunu ancak "zorbalık veya baskıyı" kabul etmeyeceğini söyledi. Pezeşkiyan, "İran savaş aramıyor ancak baskı, tehdit ve saldırılara karşı kendisini savunacaktır" dedi. Pezeşkiyan ayrıca İran'ın nükleer silah geliştirmeme yönündeki tutumunu yineledi. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar, zaman zaman verilen araların ardından yeniden şiddetlenirken, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı da önemli ölçüde azaldı. Bölgedeki çatışmaların petrol sevkiyatını aksatması küresel enerji piyasaları ve ekonomi üzerinde baskı oluşturdu. ANKA İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı ve çatışmaların sona erdirilmesine ilişkin krizin yalnızca diplomasiyle çözülebileceğini söyledi. Arakçi, ABD’nin kesin tutumunun kendilerine henüz iletilmediğini açıkladı Pazar, Eylül 27, 2026 - 13:15 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: İran: Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için diplomatik çözüm gerekli copyright Independentturkish:
Stories published via indyturk.com.