DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin, “Süreç, son iki yılda çok ağır testlerden geçti; Türkiye ve Ortadoğu’daki bütün sarsıntılara rağmen ciddi engeller aşıldı. Sayın Öcalan’ın bu süreçteki büyük emeğini ve kararlılığını teslim etmek gerekir. Şimdi önemli gelişmelerin eşiğindeyiz” dedi. Bakırhan, kongre sonrası aldıkları kararlar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Abdullah Öcalan’ın konumu, Demokratik Cumhuriyet Hareketi, sosyal medyada sürece yönelik tartışmalar, Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Bugün dünden daha umutluyuz” Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin geldiği aşamaya ilişkin konuşan Bakırhan, sürecin son iki yılda Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmelere rağmen önemli engelleri aştığını söyledi. Bakırhan, şöyle konuştu: “Süreç, son iki yılda çok ağır testlerden geçti; Türkiye ve Ortadoğu’daki bütün sarsıntılara rağmen ciddi engeller aşıldı. Sayın Öcalan’ın bu süreçteki büyük emeğini ve kararlılığını teslim etmek gerekir. Şimdi önemli gelişmelerin eşiğindeyiz. Elbette, Kürtçe atasözünün dediği gibi, ‘Bi gulekê bihar nayê’; bunun da farkındayız, her şey bitmiş değil, başlangıçtayız. Ama bugün dünden daha umutluyuz.” Devlet ile Abdullah Öcalan ve hareket yönetimi arasındaki görüşmelerin sürdüğünü belirten Bakırhan, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yeni bir aşamaya geçileceğini düşündüklerini ifade etti. Öcalan’ın süreçteki rolü Abdullah Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda yer alacağı yönündeki iddialara ilişkin resmi bir açıklama olmadığını belirten Bakırhan, Öcalan’ın süreçteki rolünün önemine dikkat çekti. Bakırhan, Öcalan’ın yalnızca silahsızlanma değil, siyasallaşma sürecinde de rolünü oynayabilmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini söyledi. Çerçeve yasa kapsamında tanımlanan kurulların hızlı şekilde çalışmaya başlaması gerektiğini savunan Bakırhan, dönüşlerin gerçekleşmesi ve cezaevlerinin boşalması gibi adımların atılmasını beklediklerini belirtti. Bakırhan, ilk aşamanın tamamlanmasının ardından Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Demokratik Cumhuriyet’in inşası sürecine geçilmesinin önemli olduğunu ifade etti. “Mesele konut değil, konumdur” Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki koşullarına ilişkin tartışmaların yanlış zeminde yürütüldüğünü belirten Bakırhan, “Mesele konut değil, konumdur” dedi. Bakırhan, İmralı’daki yapı üzerinden metrekare ve “villa” tartışmaları yürütüldüğünü belirterek, asıl tartışılması gerekenin Türkiye’de yürütülen sürecin niteliği ve Öcalan’ın bu süreçteki konumu olduğunu söyledi. Öcalan’ın devlet tarafından muhatap alındığını ve attığı adımların sahada karşılık bulmasının beklendiğini ifade eden Bakırhan, görüşme, mesaj iletme, çalışma ve farklı siyasi ve toplumsal aktörlerle temasın sürecin işleyiş koşulları olduğunu dile getirdi. Bakırhan, Öcalan’ın rolünün hukuki olarak da tanımlanması gerektiğini belirterek, “Rol fiilen verilmişse karşılığı hukuken de tanımlanmalı. Statü, yetki, sorumluluk ve iletişim kanalları yasayla belli olmalı” ifadelerini kullandı. Özgür Özel’in sözlerine ilişkin değerlendirme Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, “Biz birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine, Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz” sözlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, bu yaklaşımı yadırgadığını söyledi. Bakırhan, Abdullah Öcalan ile Selahattin Demirtaş’ın süreç içerisindeki konumlarının farklı olduğunu belirterek, Öcalan’ı “bu sürecin baş müzakerecisi”, Demirtaş’ı ise “demokratik siyaset mücadelesinin yetiştirdiği çok kıymetli bir siyasetçi” olarak tanımladı. Özgür Özel’in süreç boyunca tutumunu genel olarak olumlu bulduklarını ifade eden Bakırhan, Yeni Parti ve Özel’in sürecin ikinci aşamasında daha bütünlüklü katkı sunmasını beklediklerini söyledi. Bakırhan, Kürt meselesinin demokratik siyaset alanına taşınması gerektiğini belirterek, “Bizim derdimiz tek başına ne eve dönmek ne de bir konut. Bizler demokratik siyaset alanına güçlü bir biçimde dahil olmak istiyoruz” dedi. “Sosyal medya gerçek bir dezenformasyon alanı” Bakırhan, sosyal medyada Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni itibarsızlaştırmaya yönelik tartışmalar yürütüldüğünü söyledi. Süreç hakkında söylentilerin ve kaynağı belirsiz bilgilerin dolaşıma sokulduğunu belirten Bakırhan, sosyal medyanın dezenformasyon alanına dönüştüğünü savundu. Bakırhan, “Biliyoruz ki en etkili sabotaj, barışa açıkça karşı çıkmak değil, onun gerçek olmadığı duygusunu yerleştirmektir” dedi. Sol ve sosyalist kesimlerin süreçte pasif olduğunu düşünmediğini belirten Bakırhan, bu kesimlerin sürece daha güçlü şekilde müdahil olmasını istediklerini söyledi. Bakırhan, süreci eleştiren herkesin aynı yerde değerlendirilmemesi gerektiğini de belirterek, haklı kaygıları bulunanlarla tartışabileceklerini ve konuşabileceklerini ifade etti. “Türkiye’yi yönetmeye talibiz” DEM Parti’nin kongresinde Demokratik Cumhuriyet Hareketi’nin öne çıkarılmasına
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments