Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
Sokak pilavcılarının önünde saatlerce bekleyen pilavın tane tane kalması ve kendine özgü lezzeti tesadüf değil. İşin sırrı yalnızca tereyağında değil; tavuğun haşlama suyunu pilavda kullanmak ve pirinci piştikten sonra dinlendirmek sonucu değiştiriyor.
Read the full story at the source
This story was published by Artı Gerçek.
See other sources covering this event →
Bir tabak yaprak sarma bu kez lezzetiyle değil, laboratuvar sonucuyla gündemde. Aynı numunede 7 ayrı pestisit kalıntısı saptanırken bazı değerlerin izin verilen sınırların çok üzerine çıktığı görüldü. En çarpıcı sonuçta limit aşımı 94 kata kadar ulaştı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Milli Gençlik Derneği'nde, partisinin il başkanları toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erbakan, fon krizinin, kahvelerde, okullarda, evlerde, iş yerlerinde, her yerde konuşulduğunu belirterek, "Bu bir piyasa dalgalanması değil, olağan bir durum değil, basit bir olay değil. Bu olay, doymuşluğun, para hırsının, kolay yoldan köşeyi dönme arzusunun ve devlet tarafında da denetimsizliğin, tedbirsizliğin ve ihmallerin sonucunda ortaya çıkmış olan büyük bir dolandırıcılık olayı. Gerçekten de belki de yüzyılın dolandırıcılığı diyebileceğimiz bir seviyede bir dolandırıcılık operasyonuyla karşı karşıyayız" diye konuştu. Fonların içindeki şirketlerin yönetim kurullarında eski bürokrat ve siyasetçilerin yer aldığını, bu isimlerin çoğunluğunun, iktidar partisine mensup siyasetçiler ve bürokratlardan oluştuğunu söyleyen Erbakan, fonların içindeki şirketlerin gerçek değerlerinin düşük olmasına rağmen spekülatif yöntemlerle değerlerinin artırıldığını, birkaç ay boyunca günlük yüzde 10-20'lik artışlarla yatırımcılara cazip hale getirildiğini ve bu süreçte yatırımcıların paralarını fonlara yatırdığını savundu. Fonların çökmesiyle yaklaşık 20 milyar dolar, yani 1 trilyon liraya yakın paranın buharlaştığını ileri süren Erbakan, bu miktarın otoyol, köprü ve çevre yolları gibi devlet varlıklarının satışından elde edilmesi öngörülen yaklaşık 18 milyar dolarlık tutardan daha yüksek olduğunu kaydetti. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "Bu fon krizi göz göre göre gerçekleşti" Fatih Erbakan, borsadaki diğer değer kayıplarıyla birlikte toplam zararın 80-90 milyar dolara ulaştığını ve 500 binden fazla yatırımcının doğrudan fon krizinden etkilendiğini, borsadaki kayıplarla birlikte mağdur olanların sayısının 1 milyonu aştığını ileri sürdü. Krizin önceden yapılan uyarılara rağmen engellenmediğini savunan Erbakan, 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, 2026'da ise uluslararası finans kuruluşları ve uzmanların borsadaki anormal ve spekülatif hareketlere ilişkin uyarılarda bulunduğunu söyledi. Fatih Erbakan, şöyle konuştu: Bütün bunlar bu krizin, bu dolandırıcılık operasyonunun göz göre göre gerçekleştiğini, 'Ben geliyorum' diyerek geldiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Böyle bir noktada bu uyarılar niçin dikkate alınmadı? Bilerek göz ardı mı edildi? Kimler bunu göz ardı etti? Hangi yetkililer bu konuda sorumludur? Milletin parasının böylesine bir sarmalın içerisine girmesine göz yuman yetkililer kimlerdir? Hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde, içi boş fonların, içi boş şirketlerin, birkaç ay önce kurulmuş şirketlerin gerçek değerinin yüz misli değere çıkmasını kimler seyretti? Kimler burada ihmalde bulundu? 50-60 senelik, dişiyle tırnağıyla bir noktaya gelmiş dev kuruluşlarımızın, sanayi kuruluşlarımızın ulaştığı değere bu fonların, bu şirketlerin birkaç ay içerisinde gelmesini nasıl görmediler? Bu noktada Borsa İstanbul yetkilileri ne yapıyordu? Sermaye Piyasası Kurulu ne yapıyordu? "Daha önce neden harekete geçilmedi?" Fon krizinin üzerinden 19 gün geçtiğini kaydeden Erbakan, şöyle konuştu: Şimdi çıkmış, panikle, 'milletin malına el uzatan karşısında devleti bulur' masallarını anlatıyordu. Bütün bunlara milletimiz güvenmiyor ve inanmıyor. Siz bu ülkede bir eleştiri tweet'i atan genci yaka paça gözaltına alırken varsınız ama milletin 20 milyar doları buharlaşırken yoksunuz. Sizler, sırf Amerika istedi diye Bank Mellat'ın lisansını bir gecede apar topar iptal etmekte varsınız ama vatandaşlarımız fon adı altında soyulurken ortada yoksunuz. Giden paranın yanında çerez parası kalacak; arabaların, yatların, jetlerin peşinde şov yapmakta varsınız ama gerçek sorumlulardan hesap sormaya gelince yoksunuz. Henüz 19 gün geçti, milyonlarca insanımızı etkileyen bu fon kriziyle ilgili bir kişinin dahi sabah altıda gözaltına alındığını görmedim. Hiçbir yetkilinin istifa ettiğini, istifasını istediğini görmedim. Şimdi ne yapıyorlar? Devlet Denetleme Kurulu'nu harekete geçireceklermiş. 'Sermaye Piyasası Kurulu'ndan hesap soracaklarmış. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacakmış.' Ey iktidar sahipleri, bu söylediklerinizi bu dolandırıcılık gerçekleşmeden önce yapmanız gerekmiyor mu? Devlet Denetleme Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu yetkilileri, bu dolandırıcılık göz göre göre gelirken, böylesine hayatın olağan akışına aykırı bir değer artışı, spekülasyon ortadayken neden harekete geçmediler de 900 milyar veya bir trilyon lira buharlaştıktan sonra bunları yapmaya çalışıyoruz? Borsadaki bu tarihi çöküşü ve kaosu önceden haber alarak sermayesini, parasını çekip kurtaran bürokratlar ve siyasiler kimlerdir? Bunların açığa çıkartılması gerekmektedir. Bu soygunun, bu dolandırıcılığın siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek? Çıkıp bunları bu aziz millete tek tek açıklamanız gerekmektedir. "AYM önünde yaşamına son veren emekli polis memurunun sorumlusu iktidardır" Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, fon krizinin ardında
BAHAR AKPINAR | Bugün İstanbul’da tiyatro üretimi ortadan kalkmış değil. Aksine genç topluluklar, bağımsız sahneler ve farklı estetik arayışlarla son derece canlı bir üretim var. Fakat iki İstanbul arasındaki asıl fark kaç oyun üretildiğinde değil. Bir zamanlar tiyatronun şehirde bir yeri vardı. Şimdi ise tiyatro şehirde kendine yer arıyor.
Aile Dayanışma Ağı’nın 46’ncı buluşmasında konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, “Hepimizin ortak talebi çok net. Yasalar güçlü olanın değil, haklı olanın yanında dursun. Adalet kişiye göre değil, herkese eşit uygulansın” dedi.
Diyarbakır’da Bir Ilkokulun önünde özel Halk Otobüsü Ile Otomobilin çarpışması Sonucu Biri çocuk 4 Kişi Hafif Yaralandı.
Her gün yanından yürüyor, belki de önünde otobüs bekliyorsunuz... Ancak yüksek duvarların ve dar pasajların arkasındaki o dünyaları çok az kişi biliyor! İşte İzmir’in göbeğinde saklanan ve görenleri hayrete

Comments