Kurtuluş Savaşı’mızla ilgili destanlar ne yazık ki genelde nesnel değerlendirmeden yoksundur. Bu konuda en sağlam temeli Kuvayı Milliye Destanı ile Nâzım Hikmet’in attığını, daha doğrusu tarihsel maddeci bakışıyla önemli bir boşluğu doldurduğunu söyleyebiliriz. Ardı sıra Fazıl Hüsnü Dağlarca ile Cahit Külebi’nin çabaları aynı gerçekliğe eklenebilir. Arada coşku ve abartıdan ibaret hamasi çığlıklara yenik düşenler çoğunluktadır. […]
Read the full story at the source
This story was published by Edebiyat Burada.
See other sources covering this event →
Ekrem Buğra Büte, Letisya Tapan'ın yönetmenliğini üstlendiği İki Boşluk Arasında belgeseli hakkında yazdı.
Patates Kızartması ekibiyle kısa zamanlı çekim süresi, kamera kullanım tercihleri, bu tercihlerin oyuncular üzerindeki etkisi ve dahası üzerine bir sohbet.
Eserin [1] bu aşamasında, meselenin belirleyici ağırlığı sebebiyle Fahreddin Râzî’nin irade konusundaki pozisyonunu daha yakından ve sistematik biçimde ele alan müstakil bir başlık açmak artık kaçınılmazdır. Zira Râzî, kelam geleneği içinde neredeyse tartışmasız biçimde ‘imam’ ve teorik otorite olarak görülmüş; bu yüzden de Râzî’nin herhangi bir konudaki pozisyonu, kendisinden sonraki İslam ortodoksisini ve ana akım ilim geleneğini büyük ölçüde belirlemiştir. Râzî’nin bu ‘merkezi belirleyen’ konumu, onun özellikle irade meselesindeki görüşlerini tarih boyunca sayısız yorum, yeniden inşa ve çoğu zaman da keyfî spekülasyonun odağı haline getirmiştir. Bu bağlamda Râzî, tarihte ve bugün ana akım ilim geleneği etiketine sahip olmak ve İslam The post Fahreddin Râzî’nin İrade Görüşünün Tahlili – Mehmet Tayfun Küçük first appeared on Öncül Analitik Felsefe .
Comments