Unutulmaz diziler arasında yer alan "Aşk-ı Memnu"nun başrol oyuncularından Selçuk Yöntem, yapımın ardından rol arkadaşlarıyla farklı projelerde yeniden bir araya gelemediklerini ifade etti. Yöntem, dizinin büyük başarısının beraberinde bazı mesleki dezavantajlar da getirdiğini belirtti.
Ünlü oyuncu Selçuk Yöntem, 'Aşk-ı Memnu' dizisinde birlikte rol aldığı oyuncularla farklı projelerde yeniden bir araya gelmenin zorluğuna değindi. Yöntem, "Rol arkadaşlarımızla bir araya gelemedik, bir iş yapamadık" dedi
Uzun süredir ekranlardan uzak olan Selçuk Yöntem, seneler önce rol aldığı Aşk-ı Memnu dizisiyle ilgili konuştu.
Instagram'da silinen mesajları geri getirmenin garantili bir yolu yok. Denemeniz gereken ilk yöntem, Instagram'ın Bilgilerini dışa aktar özelliği.
Burun tıkanıklığına karşı alışılmadık bir yöntem bilimsel araştırmaya konu oldu. Orgazmın burun açıcı spreyler kadar etkili olabileceğini ortaya koyan çalışma, 2021 yılında mizahi bilim ödülü Ig Nobel'e layık görüldü.
Bilim insanları, başka dünyalarda yaşam bulmalarını sağlayacağını umdukları çığır açıcı yeni bir yöntem keşfetti. Uzayda yaşam belirtileri bulmak için canlıların geride bıraktığı, "biyoimza" denen izleri aramak gerekiyor. Ancak bunları saptamak zor olabiliyor: Kullanılacak ekipmanın hem sinyalleri algılayacak kadar hassas hem de başka bir gezegene gönderilebilecek kadar küçük olması gerekiyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Yapay zekayla elektrik sinyallerini birleştiren Osaka Üniversitesi araştırmacıları, artık dünya dışı yaşamı bulmayı sağlayacak yeni bir yöntem keşfettiklerini düşünüyor. Ayrıca bu yöntemin, evrende yalnız olup olmadığımızı öğrenmek amacıyla başka gezegenlere gönderilebilecek kadar güçlü ve küçük olmasını umuyorlar. Canlıları keşfedip onları cansız kimyasallar ve süreçlerden ayırmak için genellikle proteinlerin yapıtaşları amino asitler inceleniyor. Amino asitler aynı kimyasal formülü içerse de birbirlerinin aynadaki yansıması olan iki biçimde ortaya çıkıyor; canlılarda neredeyse hepsi L-form, şekerlerde ise D-formken, cansız süreçlerde her iki form da yakın miktarlarda üretiliyor. Bilim insanları, bu farklı biçimleri ve birbirlerine oranlarını yaşamın varlığına işaret edebilecek bir biyoimza olarak kullanabileceklerine inanıyor. Ancak bunu fiilen gerçekleştirmek pek mümkün değil: Araştırmacıların, büyük molekül gruplarını elde etmesi gerekiyor ki bu, gezegenlerin çok uzak olması nedeniyle zor bir iş. Araştırmacılar bu sorunun üstesinde gelmek için sinyalleri elektrik kullanarak saptamanın yollarını arıyor. Bu yöntemin daha basit olması, ölçüm sırasında titreşimlerden daha az etkilenmesi ve kimyasal reaktif kullanma ihtiyacını ortadan kaldırması bekleniyor. Araştırmacılar artık bu çalışmalarda bir atılım yaptıklarını söylüyor. Yeni çalışmada bilim insanları, son derece ince iki altın tel arasındaki boşluktan geçen moleküllerin ölçümünü yapmayı başardı. Bu teller arasından geçen akımın dalga formları, orada bulunan amino asit türüne göre farklılık gösteriyor ve böylece ekipman, geçen molekülleri sayarak bunları birbirinden ayırt etmeyi mümkün kılıyor. Makalenin başyazarı Takahito Oshiro, "Nano-boşluk geçiş tekniğimizi yapay zekayla birleştirerek amino asitlerin L ve D formlarını yüzde 80'in üzerinde doğrulukla ayırt etmeyi başardık" diyor. Tek molekül düzeyinde amino asit kiralitesinin ilk kez ayırt edildiği bu çalışma, kimyasal algılama alanında temel bir ilerlemeyi temsil ediyor. Araştırmacılar yöntemi Dünya'da elde edilen örneklerle test etti: Avustralya'daki Murchison meteoritinden alınan bir örnek ve Şili'deki Atacama Çölü'nden alınan toprak. Yöntem, geleneksel tekniklerle benzer şekilde işleyerek araştırmacıların örneklerdeki amino asitlerin bileşimini anlamasını sağladı. Araştırmacılar, bu teknolojiyi kullanarak elektrikle çalışan ve uzaylı yaşamın izlerini tespit edebilen küçük cihazlar üretebilmeyi umuyor. Çalışma, hakemli dergi Nature Communications'ta yayımlanan "Chiral discrimination of amino acids in meteorite and desert soil extracts via single-molecule nanogap conductance" (Tek molekül nano-boşluk iletkenliği yoluyla meteorit ve çöl toprağı örneklerinde amino asitlerin kiral ayrımı) başlıklı yeni makalede aktarılıyor. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. independent.co.uk/space Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç çeviri Uzay uzaylı YAPAY ZEKA Araştırmacılar, yapay zeka ve elektrik sinyallerini kullanarak uzak dünyaların başka canlılara ev sahipliği yapıp yapmadığını nihayet öğrenebilir Andrew Griffin Salı, Ekim 6, 2026 - 13:30 Main image: (AFP) BİLİM related nodes: "Uzaylı bulduğunu" sanan yapay zeka nasıl kolayca kandırıldı? Yeni araştırma: Uzaylıların sinyalleri çoktan Dünya'ya ulaşmış olabilir mi? Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Bilim insanları uzaylı arayışında çığır açan yeni bir yöntem keşfetti copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/space/alien-life-exterrestrials-protein-electrical-ai-b3061511.html
Zuhal Olcay ve Selçuk Yöntem, “Don Kişot” oyununun ikinci sezonuna önceki akşam Zorlu PSM’de start verdi.
Kulaklıkların şifrelenmiş bağlantıları sanıldığı kadar güvenli olmayabilir. Yeni bir yöntem, cihazların analog donanımını hedefleyerek sesleri 30 metre uzaktan dinleyebiliyor.
Hong Kong’daki araştırmacılar, kulaklık, telefon ve akıllı ev cihazlarından elektromanyetik sinyaller aracılığıyla bilgi sızdırabilen yeni bir yöntem geliştirirken kulaklık güvenliği açısından dikkat çekici bir donanım açığı ortaya çıkardı. InjectEave adı verilen teknik, cihazlara dışarıdan radyo frekansı sinyali göndererek analog bileşenlerde yeni elektromanyetik sızıntılar oluşturuyor ve araştırmacılar testlerde kulaklıklardan 30 metreye kadar anlaşılabilir ses elde etti. …
WhatsApp'ta fotoğraf kalitesi düşmeden nasıl gönderilir? HD fotoğraf gönderme ve görselleri orijinal dosya olarak paylaşma yöntemlerini anlatıyoruz.
Bir sivrisineğin beslenme hortumunu 3D yazıcı ucuna dönüştürmek ilk bakışta şaka gibi gelebilir. Ancak bu yöntem, araştırmacılara 2026 Ig Nobel Teknoloji Ödülü’nü kazandırdı. Ödülün resmî listesinde Justin Puma, Changhong Cao ve çalışma arkadaşlarının “necroprinting” adını verdikleri yöntem, sivrisinek hortumunu yüksek çözünürlüklü baskı ucu olarak kullanmaları nedeniyle yer alıyor. Ödül 3 Eylül’de Zürih’te düzenlenen törende verildi; bilimsel çalışma ise ilk kez Kasım 2025’te yayımlandı. Araştırmanın çıkış noktası, çok ince malzeme çizgileri üretmek için gereken nozulların maliyeti ve yapısı. Dişi sivrisineğin kan emmek için kullandığı hortum, doğal olarak son derece dar bir iç kanala sahip. Ekip bu parçayı bir 3D baskı sistemine bağlayarak akışkan malzemeyi kontrollü biçimde yüzeye aktardı. Böylece biyolojik bir yapıyı, tasarımına ilham veren bir örnek olarak değil, doğrudan üretim aracının parçası olarak kullandı. Science Advances’ta yayımlanan makaleye göre yöntemle 18 ila 28 mikrometre genişliğinde çizgiler elde edildi. Araştırmacılar bunu yaygın ticari 34G uçların yaklaşık 50 mikrometrelik çizgi genişliğiyle karşılaştırıyor. Deneylerde hortum yaklaşık 60 kilopaskal iç basınca dayanabildi. Bu değerler belirli laboratuvar malzemeleri ve ayarları için geçerli; yöntemin her tür ev tipi 3D yazıcının yerini alacağı anlamına gelmiyor. Ekip yalnızca düz çizgiler basmadı. Petek benzeri düzenler, akçaağaç yaprağı biçimleri ve hücre taşıyan biyolojik iskeleler de üretildi. Bu örnekler, yöntemin mikro … Sivrisinek hortumundan 3D yazıcı ucu yapan araştırma ödül aldı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Usta şeflerin muz saklarken uyguladığı yöntem....
Başvurdukları her yeni antidemokratik yöntem, onları halktan uzaklaştırıyor. İktidarı siyasi bir yapı olmaktan çıkarıp sadece yozlaşmış, basit bir aygıta dönüştürüyor.
Stories on this topic, gathered from every source.