NASA'nın Neil Gehrels Swift Gözlemevi, bir süre kapalı kalan üçüncü bilim aracını yeniden kullanıyor. Gama ışını patlamalarını saptayan Burst Alert Telescope 18 Eylül'de çalışır ve ayarlanmış durumda doğrulandı. Operasyon ekibi 21 Eylül'de uydunun yeni bir patlama gördüğünde öteki teleskoplarını otomatik olarak hedefe çevirmesine de yeniden izin verdi. Ancak bilim çalışmalarındaki bu dönüş, alçalan yörünge sorununu çözmüyor. NASA'nın 25 Eylül güncellemesine göre Swift'in gama ışını aracının kullanımı nisanda durdurulmuştu. Ekip böylece elektrik tüketimini azaltmış, güneş panellerini atmosfer sürüklemesini en aza indirecek biçimde yönlendirmişti. Amaç, uydunun yörüngede kalacağı süreyi artırmak ve daha yüksek yörüngeye taşıma girişimine zaman kazandırmaktı. O girişimin kapsamı daha sonra daraltılınca ekip ağustosta iki bilim aracını, şimdi de üçüncüsünü yeniden devreye aldı. Swift'in işleyişi hızlı tepkiye dayanıyor. Burst Alert Telescope bir anda gökyüzünün yaklaşık yüzde 16'sını izleyebiliyor. Bir gama ışını parlaması yakaladığında uydu, gün için hazırlanmış gözlem sırasını kesip X ışını ve morötesi/optik teleskoplarını aynı bölgeye çeviriyor. Böylece yüksek enerjili bir olayın hemen sonrasındaki farklı ışık türleri toplanabiliyor. Otomatik yönelmenin geri gelmesi, yalnızca tek bir kameranın açılmasından daha geniş bir bilim kapasitesi anlamına geliyor. Gözlemevi 2025 sonundan itibaren yörüngeyi korumak amacıyla hedef seçiminde kısıtlamalara gitmişti. Önce günlük hedeflerin yaklaşık dörtte biri daha az sürükleme yaratacak yönlerle değiştirildi. Şubat 2026'da … NASA’nın Swift uydusu üçüncü gözünü yeniden açtı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
NASA, PRIMA adlı uzak kızılötesi uzay teleskobunu geliştirme sürecinin bir sonraki aşamasına taşıdı. Ajansın 23 Eylül tarihli açıklamasına göre görev, yeni Probe Explorers sınıfının ilk üyesi olacak. Hedef 2033’te fırlatma ve beş yıllık gözlem; ancak NASA henüz görevin uygulama aşamasına geçmesi için son onayı vermedi. PRIMA, görünür ışığın sakladığı yıldız ve galaksi oluşum süreçlerini uzak kızılötesi dalga boylarında araştıracak. Görev şu anda Phase B adı verilen ön tasarım ve teknoloji geliştirme aşamasına giriyor. NASA, maliyet, teknik ilerleme ve takvimi daha sonra yeniden değerlendirecek. Bu incelemenin olumlu sonuçlanması hâlinde ekip uygulama aşamasına geçebilecek. Dolayısıyla 2033 tarihi kesinleşmiş bir fırlatma randevusu değil, mevcut geliştirme planının hedefi. PRIMA’nın yaklaşık 1,8 metre çapındaki teleskobu uzak kızılötesi ışığı ölçecek. Bu ışık, uzaydaki toz bulutlarının ve soğuk maddelerin incelenmesinde araştırmacılara farklı bilgiler sağlar. James Webb Uzay Teleskobu kızılötesi gözlemler yapıyor; PRIMA ise daha uzun dalga boylarına odaklanarak başka bir pencere açacak. Böylece radyo teleskoplarıyla mevcut kızılötesi gözlemevleri arasındaki veri boşluğunun bir bölümünü doldurması bekleniyor. Bilim hedefleri arasında Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin kökeni bulunuyor. Ekip ayrıca galaksilerle onların merkezindeki kara deliklerin zaman içindeki gelişimini araştırmak istiyor. Toz ve ağır elementlerin evrimi de görev planında yer alıyor. NASA bu sorulara tek bir teleskobun kesin yanıt vereceğini söylemiyor; PRIMA’nın … NASA, uzak kızılötesi PRIMA teleskobunu 2033 için seçti haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
SpaceX, NASA’nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu’nu 30 Ağustos saat 14.26’da Falcon Heavy roketiyle uzaya gönderdi. Roman şimdi Dünya’dan yaklaşık 1,5 milyon kilometre uzaktaki L2 bölgesine doğru ilerliyor ve yolculuk yaklaşık üç ay sürecek. Teleskop, 300 megapiksellik kamerasıyla karanlık enerji, karanlık madde ve ötegezegen araştırmalarına odaklanacak. NASA, sistem kontrolleri ve kalibrasyonların ardından ilk bilim görüntülerini 2027’nin başında paylaşmayı planlıyor. SpaceX, fırlatmayı Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi üzerinden gerçekleştirdi ve görevde Falcon Heavy roketini kullandı. Roketin merkez çekirdeği ile iki yan iticisinde toplam 27 Merlin motoru görev boyunca gerekli itiş gücünü sağladı. Bunun ardından NASA Goddard ekibi, fırlatmadan yaklaşık yedi dakika sonra Roman’dan ilk telemetri verilerini almaya başladı. Falcon Heavy ise uçuşun yaklaşık 31’inci dakikasında teleskopla yollarını ayırarak fırlatma aşamasını tamamladı. Bu sırada iki yan itici merkez çekirdekten ayrıldı ve SpaceX’in fırlatma alanındaki iniş noktalarına geri döndü. Roman’ın kendi sistemlerini devreye alma süreci ise roketten ayrılmasının hemen ardından başladı. Ekip, fırlatmadan yaklaşık bir saat 23 dakika sonra güneş panelleri ile alt cihaz güneşliğinin açıldığını doğruladı. Böylece teleskop, L2 çevresindeki hedef yörüngesine ulaşacağı yaklaşık üç aylık yolculuğuna kendi sistemleriyle devam etti. Roman’ın merkezinde 2,4 metre çapında ana ayna bulunuyor ve NASA, Hubble’da da aynı çapta ana ayna kullanıyor. Buna karşılık Roman, geniş gökyüzü … SpaceX, NASA’nın Roman teleskobunu 1,5 milyon km uzağa gönderdi haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Stories on this topic, gathered from every source.