Pakistan ve İran’dan sınır dışı edilen milyonlarca Afgan, Torkham sınırında yeni bir hayatın belirsizliğiyle karşı karşıya. BBC’nin haberine göre, geri dönenlerin çoğunun gidecek evi, işi ve geçim kaynağı bulunmuyor.
Afganistan'daki Taliban yönetimi, ülkede her türlü protestoyu yasaklayan ve insan hakları örgütlerinin tepkisini çeken düzenlemeyi savundu.
Taliban yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yeni bir kanal açabilmek için bu kez Afganistan’ın yer altı zenginliklerini masaya sürüyor. Kabil yönetiminin planı, ülkenin büyük ölçüde işletilmemiş maden rezervlerini Amerikan şirketlerinin yatırımına açmak; karşılığında ise Taliban’a yönelik yaptırımların hafifletilmesini ve yurt dışında dondurulan milyarlarca dolarlık Afgan varlığının serbest bırakılmasını sağlamak.
Taliban yönetimi, ABD Başkanı Trump'a Afganistan'ın 1 trilyon dolarlık maden rezervlerini açmayı teklif etti. Kabil, yatırımlara karşılık dondurulan milyarlarca dolarlık varlığın serbest bırakılmasını ve yaptırımların kalkmasını istiyor.
Taliban yönetimi, Afganistan’ın trilyon doları aşabileceği tahmin edilen maden kaynaklarını Amerikan şirketlerine açarak Washington ile ilişkilerini yeniden kurmayı hedefliyor.
Taliban yönetimi, ABD Başkanı Trump'a Afganistan'ın 1 trilyon dolarlık maden rezervlerini açmayı teklif etti. Kabil, yatırımlara karşılık dondurulan milyarlarca dolarlık varlığın serbest bırakılmasını ve yaptırımların kalkmasını istiyor.
Taliban’ın yürürlüğe koyduğu 'Mübelliğler Kanunu' ile erkeklere, 'gözetimlerindeki kadınları' Taliban’ın istediği şekilde örtünmeye zorlama yükümlülüğü getirildi. Yasada erkekler kadınların 'yöneticisi/hükümdarı' olarak tanımlanırken, kadınların eşlerini 'mutlu' tutmaları gerektiği belirtildi
Beş yıl önce dünya Kabil'den ayrılan son ABD askerlerini konuşuyordu. Bugün ise Afganistan; artan güvenlik, ekonomik büyüme, maden yatırımları, büyük altyapı projeleri ve genişleyen diplomatik ilişkileriyle gündemde. Peki Taliban yönetimindeki 5 yılda Afganistan nasıl değişti?
Taliban'ın Afganistan'da yönetimi yeniden ele geçirmesinin üzerinden tam 5 yıl geçti. Uluslararası toplumun sessizliği ve diplomatik hesapları altında 20 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu temel insan haklarından, eğitimden ve çalışma hayatından tamamen silindi. Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk örgütleri, ülkede yaşananları artık resmi olarak "Toplumsal Cinsiyet Ayrımcılığı Rejimi" olarak tanımlıyor.
Five years have passed since the Taliban returned to power in Afghanistan. In a country handed over to the Taliban following a twenty-year U.S./NATO occupation, women are being systematically erased from public life while the world's nations are increasingly normalizing relations with the Taliban. Afghan human rights advocate Shaharzad Akbar stated, “Afghanistan is the country experiencing the world’s most severe women’s rights crisis. Legal accountability alone cannot change the situation in Afghanistan. However, it can create a significant tool for exerting pressure on the Taliban.”
Taliban’ın 2021’de iktidarı ele geçirmesinin üzerinden beş yıl geçti. Uluslararası Af Örgütü, kadın ve kız çocuklarının haklarının ağır biçimde kısıtlandığını, adil yargılanma güvencelerinin ortadan kaldırıldığını ve 20 yıllık kazanımların geri çevrildiğini belirtti.
Taliban’ın Afganistan’da yeniden iktidara gelişinin üzerinden beş yıl geçti. Yirmi yıllık ABD/NATO işgalinin ardından Taliban’a bırakılan ülkede kadınlar kamusal yaşamdan sistematik biçimde silinirken dünya devletleri Taliban’la ilişkilerini giderek normalleştiriyor. Afgan insan hakları savunucusu Shaharzad Akbar, “Afganistan dünyadaki en ağır kadın hakları krizinin yaşandığı ülke. Hukuki hesap verebilirlik tek başına Afganistan’daki durumu değiştiremez. Ancak Taliban üzerinde önemli bir baskı aracı yaratabilir” dedi.
Stories on this topic, gathered from every source.