Herhangi bir büyük şehrin caddelerinde yürürken, 18. yüzyıldaki bir kaşifin ömrü boyunca gördüğünden daha fazla çeşitlilikle karşılaşmanız muhtemeldir. Toplumun nasıl işlemesi gerektiğine dair çok farklı görüşlere sahip insanlar bir arada yaşamak zorundadır ve din kadar ayrılık yaratan başka bir kavram yoktur. En önemli ahlaki anlaşmazlıkların çoğu dini farklılıklar üzerinden patlak vermektedir. Nitekim özgürlük, cinsellik ve adalet konusundaki farklı dini görüşler, toplumsal uyumu tehdit etmektedir. Bunun olmasına izin verilmemelidir. İnsanların birbirleriyle yaşamayı en iyi şekilde öğrenebilmelerinin önemli bir yolu, dini bilgilerini artırmaktır. 1945 yılında İngiliz yazar C. S. Lewis, diğer inanç sistemlerine dışarıdan “bakmak” yerine, içlerine girip “birlikte” bakarak daha derin The post Diğer Dinleri Anlamak, Vatandaşlık Bilincinin Temelini Oluşturur – Kenneth Primrose first appeared on Öncül Analitik Felsefe .
Neoliberalizm üç çeyrek asırdan fazla bir süredir bizimle birlikte. 1940’larda Mont Pelerin Cemiyeti’nin eski tarz liberalizmi yeniden icat etme çabalarından bu yana, neoliberalizm çeşitli biçimler aldı: Bunlar arasında Chicago Okulu ve Alman ordoliberalizmi, 1973’teki Pinochet önderliğindeki Şili darbesi, Thatcher-Reagan devrimleri, IMF ve Dünya Bankası güdümlü yapısal uyum programları veya Avrupa Üçüncü Yol politikaları vardı. Neoliberalizm konusu, yorumcular giderek daha tartışmalı ve kaygan hale gelen bu terimi anlamlandırmaya çalıştıkça son on yılda daha da genişleyen gerçek bir yorum endüstrisi yarattı. Neoliberalizm hakkında yazanların çoğu artık dünya sahnesinde son valsi olduğuna inandıkları şeyi övüyorlar: 2008-9 finansal krizinin getirdiği dönüşümler, korumacı otoriter hükümetlerin yükselişi ve The post Neoliberalizm Her Zaman Demokrasi İçin Bir Tehdit Olmuştur – Aldo Madariaga first appeared on Öncül Analitik Felsefe .
“Vergi hırsızlıktır” liberteryenler arasında popüler bir slogandır. Devleti, devlet dışı aktörlerle aynı ahlaki standartlara tabi tutmamız gerektiği düşüncesini yansıtır. Diyelim ki yoksullara yardım eden bir hayır kurumu kurdum. Ancak yeterince insan kurumuma gönüllü olarak bağışta bulunmuyor; dolayısıyla pek çok yoksul insan açlık çekmeye devam ediyor. Bu problemi çözmek için sokakta maddi durumu iyi olan insanlara yaklaşmaya, onlara silah doğrultmaya ve paralarını istemeye karar verdim. Parayı hayır kuruma aktarıyorum ve en sonunda yoksullar doyuruluyor, giydiriliyor. Vergilendirme neden hırsızlığın bir çeşidi olabilir? Az önce verdiğim senaryoyu pratiğe geçirseydim ‘hırsızʼ olarak adlandırılırdım. Neden? Çünkü insanların mülklerini onların izni olmadan gasp etmiş olurdum. Hırsızlığın The post Vergi Almak Hırsızlık mıdır? – Michael Huemer first appeared on Öncül Analitik Felsefe .
Stories on this topic, gathered from every source.