Küresel elit ve küresel sermayenin güç odaklarından biri olarak lanse edilen tartışmalı isim Bill Gates, yapay zeka konusunda dikkat çeken yeni bir uyarıda bulundu. Gates’in “Kapatma düğmesi yapay zekayı durdurmaya yetmeyecek” sözleri, teknolojinin kontrolden çıkması halinde ne yaşanacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Açıklamanın arka planında ise güvenlikten devlet denetimine, büyük teknoloji şirketlerinden küresel güç mücadelesine uzanan çok daha geniş bir tartışma var.
Yurdun dört bir yanında yaşam alanları ruhsatlarla kuşatıldı. Neredeyse her 10 ilçeden 3’ü “gözden çıkarılan bölgeler” arasına girdi. Son dört yılda şirketlere verilen sahalar 1 milyon hektarı aştı. Sadece 2026 yılında ülkedeki 8 ilden daha büyük bir alan sermayeye devredildi.
Küresel sermayenin yeni nesil teknolojilere yönelmesiyle yapay zeka, robotik ve uzay teknolojilerinin de aralarında bulunduğu 5 teknoloji alanına yönelik yatırımların 2026'da geçen yıla göre iki kattan fazla artacağı tahmin ediliyor.
Sermayenin ve iktidarın arka bahçesi hâline getirilmeye çalışılan üniversiteleri; demokratik ve güvenli bir hale getirmek için aktif Cinsel Tacizi Önleme Birimleri ile bağımsız ve güvenilir soruşturma mekanizmaları kurulmalıdır.
Emek Servisi Yeni eğitim öğretim yılı başladı. DİSK okulların açıldığı ilk gün MEB önünde toplandı. Konfederasyon burada bir basın açıklaması düzenledi. "Yoksulluk, MESEM’ler ve İş cinayetleri" başlıklı açıklamayı DİSK G...
Gençlerin geleceğini cemaatlerin, sermayenin ya da iktidarın biçimlendirdiği bir düzende özgür bir gelecek kurulamaz. Bu geleceği değiştirecek olan da gençliğin kendi sorunlarından hareket ederek kuracağı ısrarlı ve örgütlü mücadeledir.
Kapitalizmin küresel yapısal krizi, ekonomik durgunluk, emperyalist savaşlar ve ekolojik yıkımın birbirinden bağımsız süreçler olmadığını göstermektedir. Bunların tamamı, sermayenin sınırsız birikim mantığının tarihsel sınırlarına dayanmasının farklı ifadeleridir. Bu nedenle kapitalizmin bugün karşı karşıya olduğu krizler, sistem içinde kalınarak çözülebilecek geçici aksaklıklar değildir.
Bölgesel kalkınma ve yatırım vaatlerinin kendilerine hiçbir refah getirmediğini belirten Diyarbakırlı iplik işçileri, ayda 28 bin lira ücretle yalnızca büyüyen kredi kartı borçları sarmalında hayatta kalmaya çalışıyor.
Yasalarla teminat altına alınmış haklarını korumaya çalışanlar baskılandı, tutuklandı. Oysa, çalışma barışını bozanlar belli. Yasal bir işlem yapılacaksa onlar hakkında yapılmalı. Ekmeği, aşı için yollara düşen emekçilere ve sendikacılara uygulanan bu haksızlık kabul edilemez. Emekçiler için mücadele eden, yoksullarla birlikte hareket eden herkes bugün yargı sopasıyla hizaya getirilmeye çalışılmaktadır. Amaç, gözdağı verilerek benzer direnişlerin önünün kesilmesidir.
Türkiye ekonomisinde kişi başına düşen gelir kağıt üstünde artış kaydederken, açıklanan son veriler büyüme pastasından emeğin aldığı payın küçüldüğünü ve sermayenin kazancının katlandığını ortaya koydu. Üretim ve kârlılık artarken gelir dağılımındaki dengesizlik derinleşti. Çalışanların katma değerden elde ettiği pay gerilerken halkın alım gücü erimeye devam etti.
Stories on this topic, gathered from every source.