Pekin yönetimi, ABD'nin Ticaret Yasası'nın 301. maddesi uyarınca Çin'e karşı "kapasite fazlası" ve "zorla çalıştırma" gerekçeleriyle başlattığı soruşturmalara karşı, bunların haksız ticaret engeli oluşturduğu gerekçesiyle Çin'in başlattığı soruşturmanın süresini uzattığını bildirdi.
Çin yönetimi, ABD'nin Ticaret Yasası'nın 301. maddesi kapsamında yürüttüğü soruşturmalara karşı başlattığı incelemenin süresini uzattığını açıkladı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Continental Bisiklet Takımı, Pekin’de Düzenlenen Tour Of Beijing Mentougou Uluslararası Bisiklet Yol Yarışında Ilk Gün 25 Takım Arasında 4. Sıraya Yerleşti.
Washington ile Pekin arasındaki yıllardır sertleşen mücadelede yeni bir denge arayışı öne çıkıyor. Trump ile Şi Cinping görüşmesinde ticaret ve yapay zeka başlıklarında yeni adımlar atılırken, iki ülke arasındaki temel anlaşmazlıklar yerinde duruyor. Ortaya çıkan tablo yakınlaşmadan çok, “rekabet var ama kopuş yok” formülüne işaret ediyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıl sonra resmi ziyaret için Washington'a geldi. Donald Trump'ın havalimanında bizzat karşıladığı Şi'nin masasında ticaret savaşından çiplere, nadir toprak elementlerinden Tayvan'a ve İran'a kadar dünyanın iki büyük gücü arasındaki temel anlaşmazlıklar yer alıyor. Pekin ise son bir yılda Washington karşısındaki pazarlık gücünü artıran önemli kozlar elde etti.
ÇİN’de Pekin Üniversitesi’nden araştırmacılar 95 bin 559 kişinin verilerini inceleyerek uyku bozukluklarının sağlığa etkisini ortaya koydu.
Mayıs ayında Pekin'e yaptığı ziyaret sırasında Donald Trump, Zhongnanhai surları içinde kendisine eşlik eden Şi Cinping'e, bu özel yerde başka devlet başkanlarını ağırlayıp ağırlamadığını sormadan edemedi. Çin Devlet Başkanı'nın cevabı kısaydı: "Burada çok nadiren devlet başkanlarını ağırlıyoruz" dedi ve ardından Vladimir Putin'in de burada ağırlandığından bahsetti; oysa, Zhongnanhai Richard Nixon, George W. Bush ve Barack Obama'nın da uğrak yeri olmuştu. Cevap sıradan görünebilir, ancak iki adam arasındaki ilişkinin doğasını özetliyor. Trump, Şi'yi "dost" olarak tanımlamakta ısrar ederken, Pekin ilişkiyi kişiselleştirmekten kaçınıyor. Bugün, Trump muhtemelen önümüzdeki çarşamba günü başkanlık uçağından inişinde Şi'yi karşılamaya ve Washington'da ona görkemli bir akşam yemeği vermeye hazırlanırken, törensel etkinliklerin ardında daha karmaşık bir zirve yatıyor gibi görünüyor. Şi, "dostu" ile değil, bir sonraki hamlesi tahmin edilmesi zor olan Amerikan başkanıyla görüşmeye geliyor. O, büyük uzlaşmaların adamı değil Amerikalı uzmanlar, kişisel ilişkilerin, zirvelerin ve diplomatik ziyaretlerin Çin-Amerikan ilişkilerindeki önemli aşamalarda önemli bir rol oynadığına inanıyor. 1972'de Henry Kissinger'ın Pekin ziyareti ve Çin Başbakanı Çu Enlay ile yakın ilişkisi, aynı yıl Richard Nixon'ın tarihi ziyareti ve Mao Zedong ile görüşmesi, buna bir örnek. Bundan 7 yıl sonra da Jimmy Carter, Beyaz Saray'ın kapılarını Deng Şiaoping'e açarak iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının önünü açtı. Ancak, Şi ve Trump'ın ilk ve mevcut dönemlerindeki sık görüşmeleri, iki lider arasındaki kişisel kimyaya güvenmenin aynı dönüşümü sağlamadığını gösterdi. Bu sadece daha kurumsal ve metodik bir yaklaşımı tercih etmesiyle bilinen Şi Cinping ile ilgili değil, aynı zamanda kendisini göstermeyi sevdiği gibi bir anlaşma yapıcı olmadığını kanıtlamış olan Trump ile de ilgili. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Halkın Büyük Salonu'nda Başkan Donald Trump ile tokalaşıyor, 14 Mayıs 2026 / Fotoğraf: AP ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'nde 2021-2023 yılları arasında Çin'den sorumlu eski direktör Jonathan Tsien'in yakın zamanda The Atlantic'te yayınlanan son makalesinde belirttiği gibi, Trump ne 1949'da NATO'yu kuran Harry Truman, ne 1962'de Küba Füze Krizi'ni gizli diplomasiyle yöneten John F. Kennedy, ne Mihail Gorbaçov ile silah kontrol anlaşmalarını müzakere eden Ronald Reagan ve kesinlikle, ABD-Sovyet-Çin üçgenine kapıyı açarak Soğuk Savaşı yeniden şekillendiren Nixon gibi değil. Uygulamada Trump'ın iki dönemlik diplomatik sicili mütevazı kaldı. Kim Jong-Un ile yaptığı ve kalıcı bir siyasi anlaşmayla sonuçlanmayan zirveden, Hindistan ve Pakistan arasındaki savaşı sona erdirmede rol oynadığı iddiası ki, Yeni Delhi bunu reddetti ve Vladimir Putin'i Ukrayna'daki savaşı en temel ve adil şartlarda bile sona erdirmeye ikna edememesine kadar, başarılarının çoğu da belirsiz veya eksik. Pekin bu deneyimi net bir şekilde okuyor; Trump büyük uzlaşmaların adam değil, ancak bu onun hafife alınacak bir başkan olduğu anlamına gelmiyor. Öngörülemezliği onu müzakere masasında daha tehlikeli hale getiriyor. Öte yandan, Çin diplomasisi son yıllarda, bazen kendisi hiçbir çaba harcamadan, Trump’ın pragmatizminden ve dış politikasının değişkenliğinden yararlanmayı öğrendi. Bu nedenle Pekin, ABD Başkanı'nın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana üçüncü olan Trump-Şi zirvesini şansa bırakmıyor. Trump'ı kışkırtmanın, onu küçümsemenin veya yenilmiş gibi göstermenin olumsuz sonuçları olabilir. Çin, Trump'ın politikalarının kendisini uluslararası sahnede varlığını genişletmeye, birçok ülkeye daha istikrarlı bir ortak veya Amerikan politikalarına karşı gerekli denge unsuru olarak sunmaya ittiğini düşünse de Çinli planlamacılar Washington zirvesinde hatalardan ve yanlış hesaplardan kaçınmak için çalışıyorlar. Bu nedenle, zirve hazırlıklarına titiz bir planlama, güç ve baskı kozları toplama ve aynı zamanda Washington'u cezbedebilecek fırsatlar ve çıkarlar sunma damga vuruyor. Pekin, İran konusunda gelecekteki herhangi bir anlaşmada veya yeni bölgesel düzenlemelerde kolaylaştırıcı veya eş garantör rolü oynamaya giderek daha fazla hazırlanıyor; bu, Washington'un kabul etmek ve bundan yararlanmak zorunda kalabileceği bir gerçektir Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, zirvenin gündemini kesinleştirmek üzere Çin heyetinin başında Washington'a giderken, ticaret ve gümrük tarifeleri, İran savaşı ve yapay zekâ konularının masadaki en önemli konular arasında olması bekleniyor. Ateşkes uzatılacak mı? Trump ve Şi'nin bir yıl önce Busan'da vardığı ticaret ateşkesi sona yaklaşırken, ticaret ve gümrük tarifeleri konusu giderek daha fazla önem kazanıyor. Washington'un geçen yıl Pekin'in nadir toprak madenlerini koz olarak kullanmasının ardından gümrük tarifelerini yükseltme kararından geri adım atmasına rağmen, birçok sektörde gümrük tarifeleri yürürlükte kalmaya devam etti ve Penn Wharton Bütçe Modeli'ne göre Çin ithalatına uygulanan ortalama etkili ABD gümrük tarifesi temmuz a
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Pekin’de ortaya koyduğu yeni ilişki vizyonu ve Busan’da yaptığı ekonomik denge vurgusu, Washington zirvesi öncesinde stratejik istikrarın temel çerçevesi olarak öne çıkıyor.
Çin Devlet Güvenlik Bakanı Chen Yixin, yapay zekanın küresel güvenlik dengelerini nasıl değiştirebileceğine dair çarpıcı bir rapor yayımlayarak 6 ana risk başlığına dikkat çekti.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu hafta ABD'yi ziyaret ederek Başkan Donald Trump ile görüşeceği, Pekin yönetimi tarafından doğrulandı. Ziyaretin 23-25 Eylül tarihlerinde gerçekleşeceği bildirildi.
BM Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli görüşmeleri öncesinde Çin’in gündemindeki başlıklar öne çıkıyor. Pekin’in BM kürsüsünde barış, kalkınma ve adalet vurgusu yaparak çok taraflılık ve daha kapsayıcı bir küresel yönetişim çağrısında bulunması bekleniyor.
Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, 19-23 Eylül tarihlerinde ABD ile gerçekleştirilecek ekonomik ve ticari görüşmeler için Çin heyetine başkanlık edecek.
Asya'nın dev gücü Çin, tırmanan küresel gerilim karşısında sessizliğini bozarak Amerika Birleşik Devletleri ve İran yönetimine masaya dönme çağrısı yaptı. Yaklaşan kritik liderler buluşması öncesinde Pekin yönetimi, özellikle uluslararası ticaretin can damarı olan deniz yollarının açılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Çin Yerbilimleri Üniversitesi'nden (Pekin) Antarktika Yarımadası açıklarındaki Seymour Adası'ndan penguen fosillerini inceleyen bir paleontolog ekibi, antik kuş kemiklerinin geçmiş iklim değişikliğinin kimyasal arşivleri olarak nasıl işlev görebileceğini gösterdi. Araştırmacılar, milyonlarca yıllık…
Belediye yönetiminin Pazar günü açıkladığı yeni kurallar 15 Kasım'da yürürlüğe girecek.
Pekin, drone kullanımına yönelik kısıtlamalarını cihazların elde tutulmasını da kapsayacak şekilde genişletiyor. Şehir yönetiminin 13 Eylül’de açıkladığı düzenlemeyle 15 Kasım 2026’dan itibaren drone ve temel bileşenlerini kent sınırları içinde bulundurmak veya depolamak yasaklanacak. Yetkilendirilmiş özel kullanım istisnaları devam edecek. Mevcut cihaz sahipleri için geri satış, hurdaya ayırma ve şehir dışına gönderme kanalları ile bunlara bağlı destekler açıklandı. AP’nin düzenlemeye ilişkin haberi, yeni adımın mayıs ayında yürürlüğe giren satış kısıtlamalarının ardından geldiğini aktarıyor. Önceki sistemde sahipler, gerçek kimlikleriyle kaydettirdikleri cihazları belirli koşullarda ellerinde tutabiliyordu. Kasımda bu imkân da daralıyor. Şehir dışından gelen ziyaretçilerin drone getirmesine ilişkin yasak ise zaten uygulanıyor. Pekin yönetiminin yayımladığı açıklama, yeni kuralın kentin bütün idari alanını kapsadığını belirtiyor. Drone’lar kadar temel parçalar da düzenlemeye dahil ediliyor. Özel görevler için izin verilen kurumların güvenlik yönetimi oluşturması gerekiyor. Bu nedenle istisnaları, bireysel kullanıcıların herhangi bir ek işlem yapmadan yararlanabileceği genel bir uçuş izni gibi değerlendirmek mümkün değil. Geri satış desteğinde işlem tarihi belirleyici olacak. 31 Ekim’e kadar yetkili geri alım noktalarına satış yapanlar, bedelin yüzde 30’u oranında ve cihaz başına en fazla 3.000 yuan destek alabilecek. 1-14 Kasım döneminde oran yüzde 15’e, üst sınır 1.500 yuana düşecek. Bu destekler, daha önce polis nezdinde bilgileri doğrulanmış kişisel cihazlara uygulanacak. Pekin … Pekin, 15 Kasım’dan itibaren drone bulundurmayı da yasaklıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çin'de gerçekleştirdiği üst düzey temaslarla iki ülke arasındaki teknolojik iş birliği köprülerini güçlendiriyor.
İBB davasının 76'ncı gününde İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, celselerin 16.00’da bitirilmemesi durumunda duruşmalara katılmayacağını dile getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor. Davanın 76. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor. Tutuklu sanıklar, saat 11.10’da jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi. Heyetin de yerini almasının ardından duruşma 11.20’de başladı. Duruşmada ilk olarak, İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin söz aldı. Pekin'den uzun duruşma saatlerine itiraz Mahkeme heyetine hitap eden Pekin, uzun duruşma saatlerine ilişkin daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından örnekler sunduklarını hatırlattı. Pekin, "Biz hukukçular olarak size AİHM'nin kararlarından örnek göstererek bu uzun duruşma saatlerinin uygun olmadığını, adil yargılanmayı sakatlayan bir yanı olduğunu açıklamaya çalışmıştık”"dedi. Önceki hafta mahkemenin duruşmaları daha erken saatte bitirmeye yönelik bir tutum sergilediğini düşündüklerini belirten Pekin, bunun üzerine Türk Tabipleri Birliği’ne başvurduklarını söyledi. Pekin, TTB’ye duruşmaların dört gün sürdüğünü ve şehir dışında gerçekleştirildiğini aktardıklarını belirterek, hazırlanan mütalaanın UYAP üzerinden mahkemeye sunulduğunu ifade etti. TTB: İnsan eliyle oluşturulmuş travma olarak kabulü uygun olacaktır TTB’nin değerlendirmesinin yedi maddeden oluştuğunu söyleyen Pekin, mütalaanın sonuç bölümünü mahkeme heyetine aktardı. TTB'nin değerlendimesinin sonuç bölümünde, "Adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindeki tanımlanan uygulamaların yol açacağı sağlık sorunları gözetildiğinde insan eliyle oluşturulmuş travma olarak kabulü ve Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırması ICD-10 kapsamında Y07.1 kodu ile de belirtilen işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele kapsamında değerlendirilmesi uygun olacaktır" ifadeleri yer aldı. "Saat 16.00’dan sonra duruşmalara devam edilmemesini talep ediyoruz" TTB’nin görüşünün de uzun duruşma saatlerine ilişkin itirazlarını desteklediğini söyleyen Pekin, mahkemeden çalışma saatlerinin sınırlandırılmasını talep etti. Pekin, "Biz, hukukçuların yanı sıra bilim insanlarının da bu yönde görüşleri olduğuna göre bunların dikkate alınmasını ve saat 16.00’dan sonra çok özel bir zorunluluk bulunmadığı sürece, yani devam etmekte olan sorgu gibi, duruşmalara devam edilmemesini talep ediyoruz" dedi. Pekin, taleplerinin kabul edilmemesi halinde Ekrem İmamoğlu'nun müdafileri olarak salonda bulunmaşyacaklarını söyledi. Selim İmamoğlu savunma yapıyor Sonrasında savunma sırası gelen tutuksuz sanık Necmeddin Şimşek beyanda bulundu. Daha sonar Ekrem İmamoğlu'nun oğlu tutuksuz yargılanan sanık Mehmet Selim İmamoğlu'nun savunmasına geçildi. Selim İmamoğlu, kürsüdeki yerini almak üzere tutuklu sanıkların yanından geçerken babası ile sarıldı. Selim İmamoğlu'nun savunması devam ediyor. ANKA İBB İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, uzun duruşmaların sağlık açısından “insan eliyle oluşturulmuş travma” sayılabileceğini belirterek saat 16.00’dan sonra duruşma yapılmamasını istedi. Pazartesi, Eylül 7, 2026 - 12:30 Main image: Fotoğraf: ANKA Haber Type: news SEO Title: İBB davasında 76. gün copyright Independentturkish:
Stories on this topic, gathered from every source.