Küresel ısınma kaynaklı aşırı sıcaklar ve hava kirliliği nedeniyle bu yıl dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ı tehlikeli ozon kirliliğine maruz kaldı. Ozon kirliliğinden en fazla Asya etkilenirken bu bölgeyi Avrupa ve Kuzey Amerika takip etti.
Küresel ısınmanın sonucu yaşanan iklim değişikliği kaynaklı aşırı sıcaklar ve hava kirliliği nedeniyle, bu yıl nüfusun yaklaşık yüzde 40'ı tehlikeli ozon kirliliğine maruz kaldı. Ozon kirliliğinden en fazla etkilenen bölge Asya olurken bunu Avrupa ve Kuzey Amerika izledi.
CAMS analizine göre 2026’nın ilk sekiz ayında dünya nüfusunun yüzde 40’ı tehlikeli ozon kirliliğine maruz kaldı. Asya’da nüfusun yüzde 60’ı, Avrupa’da yüzde 50’si yüksek ozon seviyeleriyle karşılaştı.
Ağustos ayında yaklaşık 15 milyon kilometrekare olan Antarktika'daki ozon deliği, 12 Eylül'de 25 milyon kilometrekareye çıktı. Uzmanlar hızlı büyümede stratosferdeki aşırı soğuk koşulların önemli rol oynadığını belirtiyor.
Rusya'nın Belgorod şehrinde e-ticaret platformu Ozon'a ait tesise saldırı düzenlendiği ve olayda yaralananların bulunduğu bildirildi.
Rusya'da e-ticaret platformu Ozon'a ait Orenburg ve Ufa şehirlerindeki lojistik tesislerinin insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğradığı bildirildi.
Rusya'da e-ticaret devinin lojistik merkezleri İHA saldırılarının hedefi oldu. Ozon'a ait Orenburg ve Ufa'daki tesislerin saldırıya uğradığı bildirildi.
Rusya'da e-ticaret platformu Ozon'a ait 3 farklı bölgedeki deponun faaliyetleri İHA saldırısı nedeniyle geçici olarak durdurulurken Dağıstan’daki tesiste yangın çıktı.
Rusya'nın Orenburg bölgesinde, e-ticaret şirketi Ozon'a ait depoda insansız hava aracı (İHA) saldırısı nedeniyle yangın çıktığı bildirildi.
Ukrayna ordusu, Rusya'nın en büyük e-ticaret platformlarından Wildberries'in ardından ikinci büyük pazar yeri olan Ozon'un lojistik merkezlerini İHA'larla vurdu.
Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik İHA saldırıları ülke genelinde can kayıplarına yol açtı. Ozon'a ait bir depo hedef alınırken, saldırılarda en az 10 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Şehirlerdeki yeşil alanların tasarlanma biçimini değiştirebilecek yeni bir araştırmaya göre bazı ağaçlar, kentsel ozon kirliliğini artırabilecek ve zehirli olabilecek buharlar yayıyor. Şehirlerdeki yeşil örtü gaz halindeki kirleticileri emebilir ve kentsel mahalleleri serinletebilirken, bazı ağaçlar aynı zamanda yer seviyesinde ozon kirliliğine katkıda bulunabilecek, zehirli olabilecek uçucu bileşikler de yayıyor. Çin'deki Jinan Üniversitesi'nden araştırmacılar, bu uçucu bileşiklerin çözücülerde, boyalarda, temizlik ürünlerinde ve yakıt buharlarında bulunanlara benzer olduğunu söylüyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Bilim insanları, küresel iklim ısındıkça , ağaçlardan kaynaklanan bu göz ardı edilen emisyonların önemini anlamanın daha da gerekli hale geldiğini belirtiyor. Son çalışmada araştırmacılar, Pekin 'deki meteoroloji kulesinde yerden 102 metre yükseklikte bulunan bir platforma ve kulenin tabanındaki laboratuvara doğrudan emisyon izleme sistemleri kurdu. Bilim insanları, atmosferdeki kimyasal sinyalleri saniyede birkaç kez izleyerek şehrin kimyasal "nefesini" gerçek zamanlı olarak kaydetti. Araştırmacılar, özellikle uçucu organik bileşik (VOC) emisyonlarının miktarını ölçerek bunların ağaçlar, trafik, kimyasal ürünler, yemek pişirme ve ev içi faaliyetler gibi hangi kaynaklardan geldiğini belirledi. Doğal kauçukta bulunan izopren kimyasalının, tespit edilen temel reaktif bileşiklerden biri olduğu ve çoğunun ağaçlardan kaynaklandığı bulundu. Sıcak havanın da şehirlerdeki VOC emisyonlarını artırdığı görüldü. Bilim insanları, 20'yle 35 santigrat derece arasında, kentlerdeki ağaçlar tarafından yayılan uçucu bileşiklerin kimyasal reaktivitesinin 7 ila 8 kat arttığını buldu. Çalışma, Pekin'deki izopren emisyonlarının gözlemlenen şehirler arasında en yüksek olduğunu ve ılıman iklimli ormanlarda bulunan seviyelere yaklaştığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bunun esas olarak Pekin'de dikilen ağaç türlerinden kaynaklandığını söylüyor. Pekin'deki meteoroloji kulesinin 102 metre yüksekliğindeki platformuna kurulan doğrudan emisyon ölçüm sistemi (Xianjun He) Pekin'deki yerel ağaçların büyük bir bölümünün, salkım söğüt (Salix babylonica) ve Çin beyaz kavağı (Populus tomentosa) dahil izopren yayıcı olarak bilindiği belirtiliyor. Bilim insanları, "Bu bulgu, Kuzey Çin'deki diğer şehirler için de geçerli olabilir. Nitekim onlarca yıldır yoğun biçimde söğüt ve kavak dikilen Harbin ve Çangçun'daki ortalama emisyon potansiyelinin Pekin'e benzer, hatta daha yüksek olduğu tahmin ediliyor" diye yazdı. Araştırmacılar, Asya ve Okyanusya'daki birçok diğer şehrin de ağaç emisyonlarından kaynaklanan benzer hava kalitesi baskılarıyla karşı karşıya kalabileceğini söylüyor. Çalışmanın yazarlarından Thomas Karl, "Avrupa şehirlerinde, izopren salan ağaç türlerinin sayısının önemli ölçüde daha az olduğunu görüyoruz. Yerel ağaç türleri genellikle ozon oluşturan ancak izoprenden daha az miktarda salınan monoterpenler yayar" dedi. Ancak bilim insanları, bulguların kentsel yeşillendirmenin azaltılması veya olgun ağaçların kaldırılması anlamına gelmediği konusunda uyarıda bulunuyor. Bunun yerine, uçucu bileşik emisyon potansiyeli daha düşük ağaçların seçilmesini öneriyorlar. Araştırmacılar, Pekin'deki toplam ağaç popülasyonunun 10'da birini oluşturan yüksek VOC salımlı ağaçların, düşük emisyonlu türlerle değiştirilmesi halinde izopren emisyonlarının en az yüzde 29 azaltılabileceğini söylüyor. Bilim insanları, "Bulgularımız, ısınan iklime karşı koymak için yeşillendirme programlarında seçici kentsel planlamanın kritik önemini vurguluyor" diye yazdı. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. independent.co.uk/news/science Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal çeviri KÜRESEL ISINMA iklim krizi Çevre pekin Kentlerde sıcaklıklar yükseldikçe ağaçların zehirli olabilen kauçuk bileşiğini daha fazla yaydığı tespit edildi Vishwam Sankaran Pazar, Ağustos 23, 2026 - 13:15 Main image: Pekin'de bulunan yüksek izopren seviyeleri, mevcut ağaç türlerine atfedilebilir (Xianjun He) BİLİM related nodes: Uzmanlar endişeli: Dünya genelindeki nehirlerin yüzde 80'i oksijen kaybediyor Microsoft karbon ayak izi sorununu insan dışkısıyla çözecek İklim krizinin Amazonlardaki ağaçları büyüttüğü bulundu Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Dünya ısındıkça bazı ağaçların hava kalitesini düşürdüğü ortaya çıktı copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/news/science/trees-air-quality-cities-china-b3036111.html
Ukrayna’nın İHA saldırıları sonrası Rusya'nın Orenburg bölgesindeki e-ticaret depoları ile enerji altyapılarında yangınlar çıktı. Vladimir Putin saldırıların ekonomik zarar verdiğini ancak sahada stratejik bir üstünlük sağlamayacağını belirtti.
Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının Rusya'nın farklı bölgelerine düzenlediği gece saldırılarında en az 6 sivil hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırılarda Ozon'a ait bir lojistik merkezi ile Samara bölgesindeki bir sanayi tesisi de hedef alındı.
Rusya'nın Samara bölgesinde e-ticaret şirketi Ozon'a ait depoda insansız hava aracı (İHA) saldırısı nedeniyle yangın çıktığı bildirildi.
Sahillerde deniz ve kara meltemleri yaz aylarında çok önemli bir rol oynar. Kıyı boyunca aşırı sıcaklığı hafifleten doğal bir termal düzenleyici görevi görürler ve aynı zamanda kentsel kirleticileri kıyı bölgelerinden iç bölgelere dağıtarak ve taşıyarak havalandırmayı artırırlar. Bu süreç, kıyı bölgelerindeki kirlilik seviyelerini azaltmaya yardımcı olur. Diğer yandan iklim değişikliği sahil şehirlerinde deniz-kara meltemini değiştirecek ve kötü ozon kirliliğini artıracak. 2100 yılına kadar bu artarak devam edecektir. Sıcak ve havasız koşullar, yer seviyesinde kötü ozon oluşumuna katkıda bulunur ve kirletici maddeleri yer seviyesinde hapseder. Gündüzleri deniz meltemleri, kentsel kirlilikleri sahillere taşıyabilir, ozonun su üzerinde oluşmasına veya birikmesine (çökeltmenin daha yavaş olduğu ve karışımın farklı olduğu yerlerde) imkân sağlayabilir ve ardından karaya doğru esen meltem daha sonra bu ozonca zengin havayı plajlara ve kıyıya yakın bölgelere taşır. Gece kara meltemleri öncül maddeleri açık denize doğru hareket ettirerek ertesi günün döngüsünü hazırlayabilir. Bu yeniden dolaşım genellikle günlük ozon zirvelerini güçlendirir ve kıyı şeritleri boyunca yüksek ozon bantları oluşturur (Long Island, Michigan Gölü kıyıları, Pearl Nehri Halici ve Akdeniz kıyıları gibi yerlerde belgelenmiştir) . Kötü ozon (O₃), yaz aylarıyla ilgili önemli bir hava kalitesi tehlikesidir. ABD Federal Temiz Hava Yasası kapsamında düzenlenen altı "kriter" hava kirleticiden biridir. Ancak diğer kirleticilerden farklı olarak, ozon herhangi bir kaynaktan doğrudan havaya salınmaz. Bunun yerine, özellikle sıcak, sakin ve güneşli günlerde, özellikle yazın, ozon haline gelen kimyasal karışımı "pişirmek, cook" için mükemmel olan diğer havada bulunan kirleticiler arasındaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşur. İnsan sağlığını korumak için, Avrupa Çevre Hava Kalitesi Direktifi, yer seviyesinde kötü ozon kirlilik seviyelerinin günlük 8 saatlik ortalama maksimum değerinin 120 µg/metreküp'ün altında olması gerekir. Kötü ozon kirliliğinin saatlik ortalama "65 µg/metreküp" seviyesine çıktığı zaman, halkın sağlığı açısından kamuoyuna duyurulması gerekir. Göremediğimiz veya hemen koklayamadığımız güçlü bir oksitleyici gaz olan kötü ozon kirliliğine belli süre ve sınır değerlerin üzerinde konsantrasyonda maruz kalındığında aşağıdaki olumsuzluklar olmaktadır: • Cilt üzerinde güneş yanığı gibi iltihaplanmaya ve akciğerde kalıcı hasara neden olabilir. • Çocukların ve özellikle 65 yaş üzeri insanların solunum sistemine daha ciddi etkiler oluşturmaktadır. Özellikle astımlı ve yaşlı insanlara etkisi daha ciddi olmaktadır. • Belirli genetik özelliklere sahip kişiler ile C ve E vitaminleri gibi belirli besin maddelerini yeterli almayan insanlar, kötü ozon kirliliğine karşı daha fazla risk altındadır. • Özellikle çocukların IQ'sunu negatif etkilemektedir. • Gözlerde katarakt hastalığını şiddetlendirir. • İnsanları yaşlandırır, gözleri tahrip eder. • Gözleri ve solunum sistemini tahriş eder ve iltihaplandırır. • Cilt kanserini artırır. • Enfeksiyonlara karşı artan duyarlılık. • Astım veya KOAH hastaları için riski artırır. • Sıcak ve yoğun günlere özgü "sis" e katkıda bulunur. • Asfaltları tahrip eder, eritir. • Dış cephe duvar boyalarına zarar verir, yani soldurur. • Erken ölümleri artırır. Çin'de ozon konsantrasyonunda her 10 ppb'lik bir artışın, kardiyovasküler hastalık ölüm oranında yaklaşık %1'lik bir artışla ilişkili olduğunu göstermiştir. Güneş radyasyonu, sıcaklar, bulut örtüsü, bağıl nem ve rüzgâr gibi meteorolojik koşullar da kötü ozon oluşumunda kritik bir rol oynar. Günde 20 bin kez nefes alıyoruz. Günümüzün hava kalitesi, bu nefeslerin her birinin önemini ortaya koyuyor. Tablo 1. Kötü ozon kirliliği için hava kalitesi indeksi Kentsel alanlarda, kara-deniz meltemleri ve dağ-vadi rüzgârları gibi mezoskal sirkülasyonlar, yer seviyesinde yüzey ozonunun günlük değişimini ve mekânsal dağılımını belirlemede özellikle önemlidir. Bu sirkülasyonlar, gündüzleri ozon ve öncüllerinin taşınmasını ve birikmesini sağlar ve geceleri yeniden dağılımlarını kolaylaştırır. Bu süreç, genellikle deniz kenarıyla ilişkilendirilen ferahlatıcı, temiz havayı potansiyel olarak sağlıksız hava kalitesine sahip bir alana dönüştürüyor. Şekil 1. İzmir'de sıcak ve yoğun günlere özgü "sis" Özellikle yaz aylarında güneşli sahil şeritlerinde yer seviyesindeki kötü ozonun (O₃) artışı adımlı bir kimyasal süreçle gerçekleşir: Deniz tuzu aerosolleri (doğal kaynak): Sıcaklık, rüzgâr ve dalgaların etkisiyle havaya karışan NaCl içeren deniz suyu damlacıkları, kıyı şeridindeki en büyük klorür havuzudur. Deniz sahillerindeki havada bromür konsantrasyonu: 5 ila 100 ng (nanogram)/metreküp ve iyodür konsantrasyonu: 0,1 ila 25 ng (nanogram)/metreküp arasında değişir. Deniz kıyılarındaki havadaki klorür konsantrasyonu genellikle 1 ila 50 μg (mikrogram)/metreküp (mikrogram/metreküp) aralığında değişir. Yani sahillerdeki havada klorür, bromürden ve iyodürden yaklaşık 1000 kat daha fazla bulunur.
Stories on this topic, gathered from every source.