ALİN OZİNİAN | İnsan ömrü boyunca kendisinden çok, başkalarının onda bıraktıklarını taşıyordu. Ve bu ağırlıkla daracık yerlerden geçmeye çalışıyordu. Canım hâlâ çok yanıyordu. Hiç yaşanmamış bir geleceğin yasını tutmak ne tuhaf şeydi. Gidilmemiş şehirleri, doğmamış sabahları, aynı fincandan içilmemiş kahveleri özlemek...
ALİN OZİNİAN |Zahrad’ı önemli kılan şey aykırılığı ve kalıpların dışına çıkma arzusudur. Her sanatçı böyle değil midir, diyebilirsiniz. Bilmem, belki de öyledir. Ama Zahrad, insana vurmadan, acıtmadan nüfuz eder; zarafetle ulaşır içerideki gizli dünyaya.
ALİN OZİNİAN | Oysa yolda büyüttüğümüz cesaret, değiştirdiğimiz yön ve öğrendiğimiz denge tutunma bitse bile bizimdi. Sarmaşığın bilgisi sadece tutunmaya dairdi. Kertenkele ise başka bir hakikati taşıyordu: Kuyruk ona aitti ama o, kuyruğu değildi. İnsan dünyada ilerlerken, Sarmaşık “tutun”, Kertenkele “bırak” diye fısıldıyordu. Birbirine zıt iki hareket değildi bunlar. Biri vakti geldiğinde ötekine yer açıyordu.
ALİN OZİNİAN | Yolda neşeyle yaylanarak, kedilere gülümseyerek ve şapkamı herkes görsün diye başımı sağa sola sallayarak yürüyememiştim o gün. Ne olduğunu anlayamadığım o mutsuzluk bana da yapışmıştı.Susturulduğu için konuşmuyordu demek ki. Şimdiyi kurtarmak için Marta’nın geçmişi ailemiz tarafından görülmüyordu. Bugün dağılmasın diye dün yok sayılıyordu. Adı konmazsa eski eriyecek, kötülük seyrelecek sanıyorlardı. Kökü yok sayılan var olabilir miydi?
Stories on this topic, gathered from every source.