Ege Denizi’nde meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki sarsıntı endişe yaratırken, Prof. Dr. Osman Bektaş bölgedeki sismik hareketliliğin büyük bir depremin habercisi olmadığını belirterek yüreklere su serpti.
Marmara Denizi’ndeki sismik hareketlilik sürerken Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, yaklaşık 8 kilometrelik suya doygun sediman tabakasının fay hareketlerinin bir bölümünü büyük deprem enerjisi olarak biriktirmek yerine yavaş kayma, mikrodepremler ve sismik olmayan deformasyonlarla dağıtabileceğini belirtti.
Prof. Dr. Osman Bektaş, denizaltı ses dalgaları ölçüm sonuçlarına göre, Kumburgaz Havzası batısında kilitli olduğu varsayılan fayın yılda 15 mm yavaşça kaydığını söyledi. Bektaş, "Fay kilitli değil, yılda 15 mm kayarak deprem enerjisini harcıyor" dedi.
Prof. Dr. Osman Bektaş, denizaltı ses dalgaları ölçüm sonuçlarına göre, Kumburgaz Havzası batısında kilitli olduğu varsayılan fayın yılda 15 mm yavaşça kaydığını söyledi. Bektaş, bunun depremin büyüklüğünü azaltabileceğini belirtti.
Adıyaman Sincik’te yaklaşık 47 dakika içinde 3 deprem meydana geldi. En büyüğü 4,2 olan sarsıntıları değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, depremlerin küçük bir dizi oluşturduğunu belirterek “Büyük deprem geliyor sonucu çıkarılamaz” dedi.
Marmara Denizi'ndeki mikro depremlerin ardından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, Kumburgaz Havzası'nın batısında tamamen kilitli olduğu düşünülen fay segmentinin aslında yılda 15 milimetre hızla aseismik yani deprem üretmeden yavaşça kaydığını sosyal medya hesabından duyurdu. İşte detaylar...
EGU 2026'da sunulan denizaltı akustik ölçümleri, Kumburgaz Havzası'nın batısındaki fayın yılda yaklaşık 15 milimetre yavaşça kaydığını ortaya koydu.
Marmara Denizi’nde Adalar’ın güneyinde peş peşe kaydedilen mikrodepremlerin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, Adalar Fayı’nın aktif ve deprem üreten bir yapı olduğunu vurgulayarak, fayın 7’nin üzerinde değil ancak 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline dikkat çekti.
İstanbul'da Adalar çevresinde yaşanan mikrodeprem hareketliliğinin ardından deprem uzmanları arasında "ölü fay" tartışması yeniden alevlendi. Birçok isim bölgenin ölü olduğunu savunsa da; Osman Bektaş bugün fayın hala diri ve deprem ürettiğini açıkladı. Bektaş, "Adalar Fayı ölü değil, atımlı diri ve deprem üreten bir faydır" dedi.
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara'da meydana gelen deprem fırtınasının ardından yürekleri ağza getiren bir açıklama yaptı. 1999 İzmit depremini hatırlatan Bektaş, "Mikrodeprem dalgaları sırf küçük oldukları için masum görülmemeli." dedi.
Adalar'da peş peşe kaydedilen 170 mikrodeprem "Enerjiyi boşalttı mı?" tartışması sürerken Prof. Dr. Osman Bektaş ezber bozdu: Derindeki sessiz kayma, kırılgan üst kabuğa daha büyük bir gerilim aktarıyor olabilir mi?
Marmara Denizi Adalar açıklarında meydana gelen 3,2 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki sismik hareketlilik mercek altına alındı. Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntıların korkulanın aksine olumlu bir senaryoya işaret edebileceğini belirtti. Adalar fayının 10-13 km derinlikte "creep" (yavaş sürünme) hareketi yapıyor olabileceğini vurgulayan Bektaş, fay hattını San Andreas fayına benzetti.
Marmara Denizi Adalar ve Çınarcık fay hatları üzerinde 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşan mikrodeprem aktivitesi uzmanların takibine takıldı. Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, söz konusu hareketliliğin fay hatlarındaki yavaş sürünme (creep) süreci veya 2025 Silivri depreminin stres değişiminden kaynaklanabileceğini belirtti.
Marmara Denizi’nde son 1-2 günde 10-13 kilometre derinlikte mikrodeprem aktivitesinin yoğunlaştığı belirtildi. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, hareketliliğin Adalar ve Çınarcık fayları boyunca görüldüğünü belirtti.
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki deprem hareketliliğine ilişkin değerlendirmesinde Adalar Fayı'nın derin kesimlerinde 'creep' olarak adlandırılan yavaş sürünme ihtimaline dikkat çekti. Bektaş, “Ana Marmara Fayının birçok yerinde 'creep' yaptığı artık ispatlanmıştır” ifadelerini kullandı.
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ağustos 1999 depreminin 27’nci yıl dönümü öncesinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bektaş, “17 Ağustos 1999'dan 27 yıl sonra Marmara paradigması değişti” diyerek ihtimalleri sıraladı.
Endonezya'da 14 Ağustos'ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremin ardından Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Büyük depremlerin fayların yapısıyla ilişkisine dikkat çeken Bektaş, Endonezya örneği üzerinden Marmara'daki deprem tartışmalarına işaret etti.
Amasya’nın Göynücek ilçesinde meydana gelen art arda depremler bölgede büyük paniğe neden oldu! Yaşanan sarsıntıları pürdikkat değerlendiren deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgede küçük bir fay parçasının hareketlendiğini açıkladı. Peki, bu hareketlilik büyük bir depremin habercisi mi? Prof. Dr. Bektaş’ın "büyük deprem geliyor" tartışmalarına son noktayı koyan bir açıklama yaptı.
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, diri fay haritalarının doğrudan deprem haritası olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Haritalarda yer almayan gizli ve denizaltı faylarına dikkat çeken Bektaş, “Haritada fay yok diye deprem olmaz denilemez” uyarısında bulundu.
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, diri fay haritalarının doğrudan bir deprem haritası olarak değerlendirilmemesi gerektiği konusunda hayati uyarılarda bulundu. Haritalarda yer almayan gizli ve denizaltı faylarının varlığına dikkat çeken Bektaş, bir bölgede fay hattı görülmemesinin deprem riski bulunmadığı anlamına gelmediğini vurguladı.
Stories on this topic, gathered from every source.