Türkiye’de yaşanan süreci “sendikasızlaştırma” kavramıyla açıklamak yetersiz. Doğrusu, sendikal alanın siyaseten yeniden yapılandırılması ve mücadele kapasitesinin denetim altına alınması sorunu vardır. Bizim mücadelesini verdiğimiz sendikal anlayış, iktidardan ve işverenden bağımsız, haklarını savunacak ve her türlü müdahaleye son verecek sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışıdır.
Mabel Matiz’den Manifest’e, Deniz Göktaş’tan Anyma konserine uzanan müdahaleler, kültür sanat alanında “makbul” olanın sınırlarını yeniden çiziyor. Susma Platformu’ndan Özlem Altunok, bir yandan “genel ahlak” gerekçesiyle baskı kurulurken diğer yandan iktidarın kabul ettiği içeriklerin teşvik edildiğini belirterek, “İktidarın radarına giren isimler bir ceza paketine tabi tutuluyor” diyor.
‘Sessiz, iffetli, mahrem ve örtülü’ kadın bedeni makbul kadınlığın ölçüsü haline getirilirken, bu sınırların dışına çıkan kadın toplumsal ve ahlaki düzeni ihlal eden bir figür olarak kurulmaktadır.
Stories on this topic, gathered from every source.