ABD ordusunun Orta ve Güney Amerika’daki faaliyetlerini genişletmeye hazırlandığı öne sürüldü. ABD basınına konuşan askeri yetkililer, 10’uncu Dağ Tümeni’ne bağlı 600 kişilik taburun Panama’ya sevk edilmeye
ABD ordusunun, Latin Amerika'daki yerel güçlerle eğitim ve tatbikat yapmak üzere yüzlerce askeri bölgeye sevk etmeye başladığı öne sürüldü.
ABD ordusunun, Latin Amerika'daki yerel güçlerle eğitim ve tatbikat yapmak üzere yüzlerce askeri bölgeye sevk etmeye başladığı öne sürüldü.
ABD ordusunun, Latin Amerika'daki yerel güçlerle eğitim ve tatbikat yapmak üzere yüzlerce askeri bölgeye sevk etmeye başladığı öne sürüldü.
ABD ordusunun, Latin Amerika'daki yerel güçlerle eğitim ve tatbikat yapmak üzere yüzlerce askeri bölgeye sevk etmeye başladığı öne sürüldü.
ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Latin Amerika'daki askeri varlığını genişletmeye hazırlandığı öne sürüldü. The New York Times'ın (NYT) haberine göre, 600 kişilik bir Amerikan taburunun ilk birlikleri Panama'ya sevk edilmeye başlanırken, askerlerin Kolombiya ve Honduras'ta da eğitim ve tatbikatlara katılması planlanıyor.
İnsan bedeni, yalnızca etten, kemikten ve sinirlerden meydana gelen biyolojik bir oluşum olmanın haricinde, içerisine "fırlatıldığımız" toplumun normlarının, iktidar ilişkilerinin ve sosyal tabularının çeşitli biçimlerde kaydının tutulduğu "esrarengiz" bir hafıza defteridir. Bu "esrarengiz" defterin içerisindeki çok katmanlı bilgi demetlerinin sistematik bir biçimde okunması, etraflı bir yapı sökümüne tabi tutulması ve "her kulağın duymaya alışık olmadığı bir biçimde" geniş kitlelere duyurulması ise çoğunlukla toplumbilim üzerine çalışan uzmanların yetki alanındadır. Ustalarımdan birisi olarak gördüğüm Prof. Dr. Nilüfer Narlı'nın 16 yıl kadar önce kaleme aldığı Milonga Kadınları romanı da bedenlerimizin dehlizlerine hapsolmuş mezkûr bilgi demetlerini hatırlamak, hesaplaşmak ve şifa bulmak üçlemesi üzerinden, bir arkeolog titizliğiyle gün yüzüne çıkarıp yeniden yorumlayarak bizlere yepyeni bir dünyanın kapılarını açmaktadır. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) İşte tam da bu noktada, bu haftaki yazım; birden çok şapkası olan Profesör Narlı'nın bu kez romancı kimliğiyle okuyucularıyla buluşturduğu milonga dünyasını, tango dansının devrimci gücünü ve bahsi geçen dansın yerelden evrensele uzanan mucizevi yolculuğunu ele alarak "Latin Amerika'yı anlama kılavuzu" başlıklı yazı serimin ikinci bölümüne yepyeni bir boyut kazandıracaktır. Öyleyse başlayabiliriz. Bölüm 1: Milonga'nın ontolojisi İlk ve öncelikli olarak, Milonga Kadınları 'nın anlam dünyasına nüfuz edebilmek için tangonun ortaya çıktığı Buenos Aires'i ve bu şehrin sosyolojik "kumaşını" etraflıca incelemek gerekir. Hatırlanacağı üzere Buenos Aires, "Eski Kıta" Avrupa'dan ve "Dünyanın Öteki Ucu" Latin Amerika'nın farklı bölgelerinden gelen insan kalabalıklarına ev sahipliği yapan kozmopolit bir liman kentidir. Farklı dilleri konuşan ve birbirinden farklı geçmişlere sahip envaiçeşit insanı bünyesinde barındıran her liman kenti gibi, kurulduğu günden günümüze kadar "şanslı azınlıklar" için bir tür "cennet", "güçsüz çoğunluklar" içinse yoksulluğun, yalnızlığın ve dışlanmışlığın hüküm sürdüğü bir çeşit "cehennem" olmuştur. Bir direniş biçimi olan tango ve bu dansın icra edildiği milonga adı verilen sosyal buluşma geceleri de böylesine sancılı bir toplumsal zeminde, hayatın kıyısına itilmiş insanların bastırılmış arzularını ve daha iyi bir dünyaya duydukları özlemi çeşitli beden hareketleriyle ifade etmelerine imkân tanıyan katartik bir enstrüman olarak 19'uncu yüzyılın sonlarında ortaya çıkmıştır. Prof. Narlı'nın romanındaki milongueralar (Tr. hayatlarını ve ruhlarını tangoya adamış kadınlar) ise kendi hayat yolculuklarında karşılaştıkları tüm olumsuzluklara rağmen eudaimoniaya ulaşmayı şiar edinmiş birer özgürlük savaşçısıdır. Tıpkı Cinderella hikâyesinde olduğu gibi, gündelik hayatın görünmez kıldığı ve patriyarkanın geleneksel rollerin içerisine hapsettiğini sandığı bu savaşçı kadınlar, dans pistine adım attıkları anda zincirlerini kırarak kendi hayatlarının gerçek efendileri hâline gelirler. Bölüm 2: Milonga Kadınları'nın özgürlük arayışı Ancak Milonga Kadınları 'nın mucizevi dönüşümünü konvansiyonel Cinderella arketipinden ayıran önemli bir nokta vardır. Prof. Narlı'nın sosyolojik imgelemine göre onları tepeden tırnağa değiştiren ana etmen, Alain Delonvari beyaz atlı bir prensin gelişi veya üzerlerine serpiştirilen sihirli bir peri tozu değildir. Onları kurtaran, kendi kendileridir. Bir diğer ifadeyle bu "Kül Kedileri" , bedenlerinin dışsal nedenlerle bozulan ritmini usta bir perküsyonist edasıyla yeniden akort ederek ve yıllardır kaçtıkları korkularının üzerine cesaretle yürüyerek kendi hayat şarkılarına en uygun melodiyi yakalamaya çalışırlar. Örneğin, romanın ilk hikâyesinde karşımıza çıkan Milonguera Porteña, işlemediği bir suç nedeniyle kendisine "hunharca" işkence eden General Eduardo Lonardi yanlısı faşistlere, tangonun iyileştirici ve diriltici gücünden destek alarak direnir. Önüne çıkan bütün zorlukların üstesinden gelir, bir tango virtüözüne dönüşür ve uzun günün sonunda mezkûr dansın sesini 7'den 77'ye tüm insanlığa oldukça başarılı bir biçimde duyurarak hasımlarını mat eder. Romanın farklı kentlerden ve başka denizlerin ötesinden gelen "Nomenklatura Kadını", "Gergin Kırmızı" ve "Rus Güzeli" mahlaslı milongueraları da bir zamanlar yaşamak zorunda oldukları Orta Çağ zindanlarını andıran "kasvetli" habitatlarda, yıkıldıkları yerden yeniden ayağa kalkarak kendi kendilerini şifalandırır ve dünyanın dört bir yanında hayatı üretmeye devam ederler. Bölüm 3: Bir yumuşak güç aracı olarak milonga Yukarıda söylenenler ışığında ve ustam Prof. Narlı ile gerçekleştirdiğim akademik sohbetlerden hareketle, tangonun bir yumuşak güç (İng. soft power) aracı olarak küresel etkisinin günbegün arttığını söylemek mümkündür. Üstelik Paris, Berlin, Şanghay, Moskova ve İstanbul'daki milongalar birbirlerinin basit birer kopyası da değildir. Her şehir tangoyu kendi toplumsal hafızası, estetik anlayışı ve gündelik hayat pr
Trump yönetimi Batı Yarımküre’de ABD hegemonyasını yeniden tesis etmeye çalışırken, Latin Amerika’da Washington işbirlikçilerin teker teker iktidara gelişi Beyaz Saray için yeni fırsat kapılarını açtı. Ancak Çin’in bölge ekonomilerindeki ağırlığı, stratejik altyapı yatırımları ve BRICS gibi çok taraflı platformlar, kıtanın yeniden tek bir gücün nüfuz alanına dönüştürülmesini zorlaştırıyor.
Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatının (Interpol) Latin Amerika ve Karayipler'de çevre suçlarına yönelik yürüttüğü operasyonda 233 kişi gözaltına alındı. Operasyonda, 1000'den fazla hayvan kurtarılırken,
Interpol, Latin Amerika ve Karayipler'de çevre suçlarına yönelik yürüttüğü operasyonda 233 kişi gözaltına alındı.
Horacio Castellanos Moya’nın Anlamsızlık adlı kitabı Jaguar Kitap tarafından yayımlandı. Tanıtım bülteninden: “Benim aklım yerinde değil.”Böyle başlıyor Anlamsızlık. Fakat bu cümle romanın anlatıcısına değil, onun düzeltmenliğini yaptığı rapordaki tanıklardan birine ait.İşsiz güçsüz, alkolik bir yazar olan anlatıcı karakterimiz bir arkadaşının yardımıyla başpiskoposluk sarayında geçici bir iş bulur: 1100 sayfalık bir tanıklık dosyasının düzeltmenliği. Masanın başına geçip ... Read more The post Katliamlar, örtbaslar, çıldırtan düşler, şiir gibi delilik cümleleri; Moya yine evinin kalbinden, Latin Amerika’dan bildiriyor first appeared on Edebiyat Haber .
Evrensel yazarı Kavel Alpaslan ve Akademisyen Ertan Erol, Akademisyen Esra Akgemci’yle birlikte Brezilya seçimlerini ve seçimlerin Latin Amerika siyasetine yansımalarını değerlendiriyor.
Latin Amerika'nın en büyük ülkesi Brezilya'da yaklaşık 159 milyon seçmen pazar günü sandıklara giderek ülkenin kaderini belirleyecek. Dördüncü dönemini arayan Cumhurbaşkanı Lula da Silva, eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flávio Bolsonaro’yla yarışıyor.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Latin Amerika'daki uyuşturucu çetelerine yönelik askeri operasyonları genişletiyor. Wall Street Journal'ın haberine göre ABD ordusu, kaçakçılık ağlarını haritalandırmak için gelişmiş insansız hava araçları (İHA) kullanırken, bölgedeki kara operasyonlarına da katkı sağlıyor. ABD Güney Saha Komutanlığı'nın (SOUTHCOM) başındaki General Francis L. Donovan, WSJ'ye verdiği röportajda, amacın bölge ülkelerinin uyuşturucuyla mücadele operasyonlarının ABD desteğiyle güçlendirilmesi olduğunu savundu. Pazartesi günü Kolombiya güvenlik güçleri ve ABD kolluk kuvvetleri, Amerikan menşeli drone'ların kullanıldığı bir baskınla uyuşturucu kartellerini hedef almıştı. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Geçen hafta da 50 ABD askeri ve kolluk görevlisi, Ekvador'da Meksikalı bir kartele ait olduğu öne sürülen uyuşturucu ağına bağlı hedeflere şafak vakti düzenlenen baskında görev almıştı. Ekvadorlu yetkililere göre bu, ABD askerlerinin ülkede polis operasyonlarına doğrudan ilk katılımıydı. Baskında drone'lar ve elektronik harp cihazları kullanılmıştı. ABD ordusu bu yıl Venezuela'daki güvenlik güçleriyle işbirliği içinde Tren de Aragua çetesine düzenlenen saldırıya da destek vermişti. Analize göre Amerikan ordusunun harekatlara katılımının artması, daha önce bölgede sınırlı askeri varlık bulunduran SOUTHCOM açısından önemli bir değişime işaret ediyor. Komutanlık geleneksel olarak istihbarat paylaşımı, uyuşturucu sevkıyatlarının durdurulması, eğitim ve afet yardımlarına odaklanıyordu. ABD Dışişleri Bakanlığı bu ay Kongre'ye Slovakya, Kuzey Makedonya, Tunus ve Irak için ayrılan 52 milyon dolarlık askeri finansmanın Kolombiya, Ekvador, Peru ve Panama'ya aktarılmasının planlandığını bildirdi. Son aylarda Kolombiya, Paraguay ve Jamaika da ABD güçlerinin kendi topraklarında faaliyet göstermesine, eğitim vermesine ve geçici olarak konuşlandırılmasına imkan tanıyan anlaşmalar imzaladı. Ekvador'da ise ABD'ye askeri üs verilmesini öngören öneri seçmenler tarafından reddedildi. Donald Trump'ın talimatıyla Amerikan ordusu, Eylül 2025'te Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere saldırı düzenlemeye başlamıştı. AP'nin aktardığına göre bu yıl 19 Eylül'de gerçekleştirilen son saldırıyla birlikte toplamda düzenlenen 69 operasyonda en az 231 kişi öldürüldü . Independent Türkçe, Wall Street Journal , Washington Post Derleyen: Yasin Sofuoğlu çeviri ABD AMERİKA ekvador kolombiya UYUŞTURUCU ABD Başkanı Donald Trump, uyuşturucu kaçakçılığını gerekçe göstererek Güney Amerika'daki askeri nüfuzunu artırıyor Çarşamba, Eylül 30, 2026 - 17:00 Main image: ABD ordusu, Ekvador başta olmak üzere Güney Amerika'daki uyuşturucu baskınlarına son dönemde daha fazla destek vermeye başladı (AFP) Dünya related nodes: ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Pentagon, Latin Amerika'daki uyuşturucu operasyonlarını genişletiyor copyright Independentturkish:
BM'nin 81'inci Genel Kurulu, ABD başkanı Donald Trump'ın kendisini ''barış yapıcı'' olarak tanımladığı ancak bir yandan da askeri operasyon tehditleri savurmasıyla öne çıktı. ABD'nin dış politikasını belirleyen ''teröre karşı savaş'' bu kez de ''kartel terörüne karşı savaş'' söylemiyle Latin Amerika'ya yöneldi. Trump'ın konuşmasından saatler sonra Washington yanlısı Latin Amerika ülkeleri bir anlaşmaya imza attı.
Arjantinli aşırı sağcı siyasi danışman Fernando Cerimedo'nun Bolivya'da tutuklanmasının ardından yapılan aramalarda “bot çiftliği” bulundu. Gustavo Petro, Cerimedo'nun dijital ağını Kolombiya seçimlerini manipüle etmekle suçlarken, ortaya çıkan bağlantılar Arjantin'den Brezilya'ya uzanan Latin Amerika sağının ortak iletişim ve propaganda ağlarını deşifre etti.
ABD, uyuşturucuyla mücadele bahanesiyle Latin Amerika'daki askeri varlığını genişletiyor. Afrika'daki MQ-9 Reaper İHA'larını Güney Amerika'ya kaydırmaya hazırlanan Washington'un Pasifik ve Karayipler'deki tekne saldırılarının uyuşturucu trafiğini azaltmadığı belirtilirken, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun da aynı gerekçeyle ABD tarafından kaçırılması, bölgedeki askeri ve siyasi hâkimiyet tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
ABD, Slovakya, Kuzey Makedonya, Tunus ve Irak’a ayrılan 52 milyon dolarlık askeri finansmanı Latin Amerika’daki müttefik yönetimlere aktarıyor. Washington’ın “güvenlik” ve “uyuşturucuyla mücadele” bahanelerini sunduğu kaynak, ABD’nin bölgedeki siyasi nüfuzunu pekiştirme, kendisine yakın iktidarları askeri olarak güçlendirme ve Latin Amerika üzerindeki hakimiyetini koruma politikasının yeni adımı olarak okunuyor.
Stories on this topic, gathered from every source.