Murat Çakır’ın son 30 yılda Almanya’daki siyasi, iktisadi ve sosyal gelişmeleri ele aldığı makalelerinden oluşan "Almanya’da Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar" adlı kitabı, Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV) tarafından yayımlandı.
Mutluluk sürekli ertelendikçe, yaşamak istediğimiz hayat da bizden uzaklaşıyor.
Kapitalizmde konut üretimi toplumun sağlıklı koşullarda barınma ihtiyacını karşılamak için değil, öncelikle finans, inşaat ve gayrimenkul sermayesinin birikim yapması için işlevsel olmaktadır.
Sanayi çağının disiplinci kurgusu, tahakkümünü mekânın katı, fiziksel sınırları üzerinden inşa etmişti. Ağır fabrika kapıları ya da metropolün göğü yaran plaza kuleleri, ne denli hiyerarşik, gözetimci ve yabancılaştırıcı olursa olsun, geride çalışan lehine radikal bir ontolojik eşik bırakıyordu. Kart basılıp o turnikeden dışarı adım atıldığı anda emek mekânda kalıyor; mesai saatinin tükenişiyle beraber gündelik hayatın,
Cebimizdeki bozukluklardan dijital cüzdanlarımızdaki rakamlara kadar, hayatımızın her ânını dikte eden bir sistemin içinde yaşıyoruz. Hemen her şeyi belirleyen paranın, aslında sadece toplumsal bir uzlaşı olduğunu sık sık unutuyoruz. Oysa bilimkurgu, edebiyatın en sıra dışı düşünce deneylerine imza atarak bizi bu illüzyonun dışına çekmek için var. Işıktan hızlı gemiler veya hiper-gelişmiş yapay zekâlar tasarlamak kadar, …
Eğitim sistemi herkese eşit bir hak olarak sunulurken, fiilen mevcut üretim ilişkilerini yeniden üretecek bir iş gücü yetiştirmekle yükümlü kılınmıştır. Gerçek eşitlik, bu ilişkileri koruyan sınıfsal yapının dönüştürülmesiyle mümkün olabilir.
Bornova Belediyesi’nin yerel üretimi, geleneksel lezzetleri ve kadın emeğini desteklemek amacıyla düzenlediği 2. Reçel Şenliği, binlerce İzmirlinin katılımıyla muhteşem bir coşkuya sahne oldu. Panelden halk oyunlarına, konserlerden reçel yarışmasına her anı dolu dolu geçen şenliğe, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, "Reçel giren eve kapitalizm giremez, reçelin olduğu yerde kapitalizm yenilir" dedi.
Bugün neofaşizmin yayılması ile sömürgeciliğe duyulan nostalji ve ufukta beliren yeniden sömürgeleştirme projesi birbirini tamamlayan olgulardır. Kapitalizmin, savaş sonrası dönemde yalnızca zaman zaman görünen gerçek yüzünü artık yeniden açıkça sergilediğine tanık oluyoruz. "Refah kapitalizmi", "değişmiş kapitalizm" ya da "insancıl kapitalizm" üzerine kurulu bütün propagandaları boşa çıkaran bu acımasız özüne dönüş, sistemin çürümesinin, çaresizliğinin ve tükenişinin bir göstergesidir.
Epeydir, ilkbahar, yaz ve sonbahar bitişik mevsimler gibi yaşanıyor, arada bir cehennem sıcağı diye yeni bir mevsim geçişi oluyor, bunların hangisinin ne zaman yaşanacağı ise kestirilemiyor. Çevre sorunlarının şimdilik en hissedilir olanı bu aşırı sıcaklıklar, aslında iklim krizi. Bununla mücadelede ve değişen dinamiklerine uyumda gezegensel çapta bir dönüşüm ile çözüm yolları aranıyor. Bizler bugün tam da …
Sermaye soyut bir kategori değildir: belirli toplumsal oluşumların hizmetinde olan göstergesel bir operatördür. İşlevi, gelişmiş sanayi toplumlarına içkin olan iktidar oluşumlarını, iktidar ilişkilerini ve gezegenin genel ekonomik iktidarlarını oluşturan akışları kaydetmek, dengelemek, düzenlemek ve aşırı-kodlamaktır. En arkaik toplumlarda bile iktidarın sermayeleştirilmesi sistemlerine rastlanabilir. Bu iktidarlar çoklu biçimler alabilir: prestij sermayesi, bir bireyde, bir soyda veya
Stories on this topic, gathered from every source.