Düzce Fatih Ortaokulu Ile Kamerun Nkolfoulou Okulu Arasındaki Kardeşlik Bağları, Iki ülkede Oluşturulan Hatıra Ormanlarıyla Güçlendirildi.
Kamerun'un Uzak Kuzey bölgesinde terör örgütü Boko Haram'ın düzenlediği silahlı saldırıda 13 sivil hayatını kaybetti, 1 sivil yaralandı.
Kamerun, Birleşmiş Milletler Orta Afrika Cumhuriyeti Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu (MINUSCA) kapsamında görev yapmak üzere bu ülkeye barış gücü askeri gönderdi. 760 askerden oluşan birliğin, Orta
Dünyanın en yaşlı devlet başkanı olan 93 yaşındaki Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya, 10 haftayı aşkın süre Avrupa’da kaldıktan sonra ülkesine döndü. Biya’nın uzun süren yokluğu, sağlık durumuna ilişkin soru işaretlerini ve ülkede “iktidar boşluğu” tartışmalarını beraberinde getirmişti.
Cumhurbaşkanı Paul Biya 74 gün sonra Kamerun'a döndü 21.08.2026 Diken Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya, 7 Haziran’da 'kısa Avrupa ziyareti' diye açıklanan seyahatini 74 gün sonra ülkeye dönerek bitirdi.
Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya, “kısa özel Avrupa ziyareti” olarak duyurulan seyahatinin ardından 74 gün sonra ülkesine döndü. 93 yaşındaki Biya’nın uzun süren yokluğu, sağlık durumu ve devlet yönetimine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirmişti.
Kamerun Cumhurbaşkanı 93 yaşındaki Paul Biya, 7 Haziran'da "kısa özel Avrupa ziyareti" olarak açıklanan seyahatinin ardından 74 gün sonra başkent Yaounde'ye döndü.
Kamerun Devlet Başkanı Paul Biya, Avrupa'ya düzenlediği ziyaret nedeniyle 7 Haziran'da ayrıldığı ülkesine 10 hafta 4 gün sonra geri döndü. Biya'nın dönüşü, sağlık durumu ve nerede olduğuna ilişkin haftalardır devam eden iddiaları da sonlandırdı.
Orta Afrika Cumhuriyeti’nin Kamerun sınırı yakınındaki Zamboye köyü çevresinde geleneksel yöntemlerle işletilen altın madeninde meydana gelen göçükte hayatını kaybeden işçilerin sayısı 107’ye yükseldi. Göçük altında çok sayıda madencinin bulunduğu belirtilirken, arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin Kamerun sınırına yakın Zamboye köyü çevresinde faaliyet gösteren altın madeninde göçük meydana geldi. Olay nedeniyle en az 30 madenci yaşamını yitirirken, çok sayıda işçi de
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin Kamerun sınırında bulunan altın madeninde çökme meydana geldi. Olayda en az 30 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Orta Afrika Cumhuriyeti'nin Kamerun sınırında bulunan altın madeninde çökme meydana geldi. Olayda hayatını kaybedenlerin sayısının 107'ye yükseldiği bildirildi.
Kamerun’un Anglofon (İngilizce konuşulan) Kuzey-Batı bölgesinde ayrılıkçı grup üyesi silahlı kişiler, yolcu otobüsündeki 13 sivili kaçırdı. Kaçırılan kişilerin serbest bırakılması karşılığında fidye talep
Son günlerde Kamerun'da yaşananlar, sıradan bir lider krizi değil; 44 yıllık bir rejimin köklerinden sarsılışıdır. Neden mi? Evvela, 3 Ağustos'ta yayımlanan o meşhur askerî kararnamelerin detaylarına baktığımızda, operasyonun büyüklüğü daha net anlaşılıyor. Hava Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri ve Jandarma teşkilatının neredeyse tüm kilit bölge komutanları değiştirildi. Neden mi? Çünkü Afrika'da son dönemde yaşanan darbelerin (Gabon, Nijer, Mali) ortak bir özelliği vardı: Darbeleri doğrudan devlet başkanının en yakınındaki elit muhafız alayları ya da güvendiği generaller yaptı. Kamerun derin bürokrasisi, Cenevre'de olduğuna ilişkin haberlerin konuşulduğu süreçte, Cumhurbaşkanı Paul Biya'nın yokluğunda ordunun "gövde gösterisi yapabiliriz" hissiyatına kapılmasını engellemek için, potansiyel liderlik kumaşı olan kıdemli isimleri emekli etti. Yerlerine ise tamamen rejime göbekten bağlı, operasyonel kabiliyetinden ziyade sadakati tescilli isimleri getirdi. Bu, tam anlamıyla bir "darbeye karşı bariyer" doktrinidir. Öte yandan, Fransa'nın Orta Afrika'daki en güvendiği limanlardan biri her zaman Kamerun oldu. Paul Biya'nın fiziksel varlığının ortadan kalkması, Paris merkezli Frankofon elitler ile ülke içindeki milliyetçi damar arasında gizli bir savaşı tetikledi. Şu an sahne arkasında iki isim konuşuluyor: Biri Paul Biya'nın oğlu Franck Biya (ki kendisi sessiz ama güçlü bir figür olarak hazırlanıyor), diğeri ise Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Ferdinand Ngoh Ngoh. İşte o "Cenevre'den gelen imzalar" , aslında bu iki kliğin güç savaşı sırasında birbirini dengelemek ve devlet mekanizmasını kilitlememek için ortaklaşa ürettiği bir bypass. Olayın ekonomik boyutu Kamerun'un canını çok fena yakmaya başladı. Kamerun, Orta Afrika Ekonomik ve Parasal Topluluğu'nun en büyük ekonomisi. Devlet başkanının 61 gündür kayıp olması, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının radarından kaçmadı. Ülkenin dış borçlanma tahvilleri değer kaybetmeye başladı çünkü yabancı sermaye "Yarın bu ülkede iç savaş çıkarsa muhatabımız kim?" sorusuna yanıt bulamıyor. Uluslararası bankalarla yapılan milyarlık tarım ve altyapı kredilerinin yetkilendirmeleri bile şu an hukuken şaibeli duruma düşmüş vaziyette. Ortada fiziksel olarak bulunmayan bir liderin attığı iddia edilen imzalarla alınan borçlar, yarın muhalefet tarafından "yasa dışı" ilan edilebilir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, ülke zaten içeriden iki büyük güvenlik kriziyle bölünmüş durumda. Bir tarafta kuzeyde asimetrik saldırılarına devam eden ve bu otorite boşluğunu fırsat bilen Boko Haram terörü, diğer tarafta ülkenin batısında yıllardır süren ve İngilizce konuşan azınlığın ayrılıkçı mücadelesi olan Anglofon Krizi(*), başkent Yaounde'de hükümetin tabiri caizse "otomatik pilotta" olması ve bakanların komik savunmalarla vakit kaybetmesi, bu cephelerdeki askerî moral ve motivasyonu bitiriyor. Başkentte durum böyleyken istihbarat zaafları baş göstermeye başladı çünkü emir-komuta zincirinin tepe noktası bulanık. Velhasılıkelam, Kamerun'da şu an bir devlet, kurumsal yapısını korumak için "Paul Biya yaşıyor" illüzyonuna muhtaç durumda. Ancak bu illüzyonun raf ömrü tükendi. Önümüzdeki birkaç hafta içinde o koltuğun gerçek sahibinin kim olacağı ya askerî bir deklarasyonla ya da zorunlu bir anayasal geçişle ilan edilmek zorunda kalacak. Süreç el yordamıyla yönetilemeyecek kadar büyüdü. *(*) Anglofon Krizi, Kamerun'daki İngilizce konuşan azınlığın, Fransızca konuşan çoğunluk ve merkezi hükümet tarafından siyasi, ekonomik ve kültürel olarak dışlanmaya tepki olarak başlattığı ve zamanla bağımsızlık talebiyle silahlı çatışmaya dönüşen kronik bir iç krizdir. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Stories on this topic, gathered from every source.