İstanbul Barosu, İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın gece saat 03.00’te ailesi ve avukatlarına haber verilmeden Kandıra F Tipi Cezaevi'ne sevk edilmesine tepki gösterdi. Baro, uygulamanın "eziyet yasağının ihlali" olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı’na derhal açıklama yapma çağrısında bulundu.
İstanbul Barosu, İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın gece saat 03.00’te ailesi ve avukatlarına haber verilmeden Kandıra F Tipi Cezaevi'ne sevk edilmesine tepki gösterdi. Baro, uygulamanın "eziyet yasağının ihlali" olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı’na derhal açıklama yapma çağrısında bulundu.
İstanbul Barosu'ndan yapılan açıklamada, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan'ın gece saat 03.00’te ailesi ve avukatlarına haber verilmeden bir başka cezaevine götürülmesine tepki gösterildi. Yapılanın "eziyet yasağının ihlali" olduğu belirtilen açıklamada Adalet Bakanlığına 'derhal açıklama yapma' çağrısında bulunuldu.
İstanbul Barosu, yeni yönetimini belirlemek için sandık başına gitmeye hazırlanırken, Avukat Hakları Grubu'nun başkan adayı Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu oldu.
İstanbul Barosu, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın gece 03.00'te ailesi ve avukatlarına haber verilmeden apar topar Kandıra'ya sevk edilmesine çok sert tepki gösterdi. "Eziyet yasağının ihlalidir" denildi.
Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans'a ilişkin yarın görülecek duruşma öncesinde açıklama yapan İstanbul Barosu, kararın çıkmasını ve adil bir şekilde olası kasttan karar verilmesini istediklerini bildirdi.
Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans’a ilişkin yarın yapılacak duruşma öncesinde İstanbul Barosu tarafından “Kararının çıkmasını ve adil bir şekilde olası kasttan karar verilmesini istiyoruz” çağrısı yapıldı.
Avukat Hakları Grubu, Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan’ın yaklaşan İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu üyeliğine aday gösterileceğini açıkladı. Grup, diğer baro başkan adayları ve gruplara Pehlivan’ı ortak aday gösterme çağrısı yaptı.
"Ailem Güvende" gerekçesiyle başlatılan operasyonlarında 7’si avukat 107 kişinin gözaltına alındığı sürece ilişkin raporunu açıkladndı.
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kadın Hakları Merkezi ve Avukat Hakları Merkezi 12 Eylül 2026 tarihinde başlatılan ve "Ailem Güvende" adı altında LGBTİ+'ları hedef alan operasyonlarda 7’si avukat 107 kişinin gözaltına alındığı sürece ilişkin raporunu açıkladı.
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kadın Hakları Merkezi ve Avukat Hakları Merkezi 12 Eylül 2026 tarihinde "Ailem Güvende" ismi verilen ve LGBTİ+ bireyleri hedef alan operasyonlara ilişkin raporunu açıkladı.
İstanbul Barosu “Ailem Güvende” gerekçesiyle başlatılan operasyonlarında 7'si avukat 107 kişinin gözaltına alındığı sürece ilişkin raporda, “Soyut ve belirsiz gerekçelerle dernekler ve hak savunucuları kriminalize edilmeye çalışıldı" denildi.
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kadın Hakları Merkezi ve Avukat Hakları Merkezi, 12 Eylül 2026’da “Ailem Güvende” gerekçesiyle başlatılan operasyonlarda yaşanan hak ihlallerine ilişkin rapor hazırladı. Operasyon kapsamında 7’si avukat 107 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Rapor, düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Açıklamayı İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Diren Cevahir Şen okudu. Operasyonlara ilişkin tespitler Raporda, 12 Eylül’den itibaren kurumlar, aktivistler ve gazetecilere yönelik müdahalelerin; internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri, dernek, işletme ve konutlarda arama ve el koyma işlemleri ile ceza soruşturmaları, gözaltı ve tutuklamalar olmak üzere üç başlıkta gerçekleştiği belirtildi. 12 Eylül’ü 13 Eylül’e bağlayan gece dernek, ev ve mekanlara eş zamanlı operasyonlar yapıldığı, bazı dernek ofisleri ile kişilerin evlerinde arama gerçekleştirildiği ve dijital cihazlara el konulduğu aktarıldı. Soruşturmalarda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “uyuşturucu”, “müstehcenlik”, “fuhuş” ve “Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlamalarının yöneltildiği belirtildi. İstanbul’da 35 kişi gözaltına alındı Raporda, İstanbul’da altı sivil toplum kuruluşuna yönelik işlemler yürütüldüğü, sivil toplum örgütü yöneticileri ve üyelerinin gözaltına alındığı ifade edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmayı “çocukların üstün yararı”, “ailenin korunması” ve “toplumun ortak ahlaki değerleri” gerekçeleriyle ilişkilendirdiği aktarılan raporda, İstanbul’da 35 kişinin gözaltına alındığı ve 20 kişinin tutuklandığı belirtildi. Rapora göre operasyon kapsamında 6 dernek ve 10 işletme hakkında da işlem yapıldı. Ayrıca 11 LGBTİ+ derneğinin internet sitesinin yanı sıra 32 X hesabı ve 419 sosyal medya hesabının erişime engellendiği, 107 hesap için daha erişim engeli talep edildiği kaydedildi. Soruşturma dosyalarına erişim engeli Raporda, operasyonlar kapsamında başlatılan soruşturma dosyalarında gizlilik kararı alındığı ve avukatların dosyalara erişiminin engellendiği belirtildi. Dosya içeriğinin basınla paylaşılması nedeniyle kişilerin lekelenmeme hakkının ihlal edildiği savunulan raporda, dernekler ve hak savunucularının soyut ve belirsiz gerekçelerle kriminalize edilmeye çalışıldığı ifade edildi. Raporda ayrıca, 15 Eylül’de Çağlayan Adliyesi önünde operasyonları protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapmak isteyen yurttaşların gözaltına alındığı belirtildi. 107 kişinin gözaltına alındığı, bunlardan 58’inin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne, 40’ının Küçükçekmece Polis Merkezine sevk edildiği, 9 kişinin ise İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesinde tutulduğu aktarıldı. Avukatların görevlerini yapmasının engellendiği belirtildi Raporda, gözaltına alınan 107 kişiden 7’sinin İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olduğu belirtildi. 106 kişinin ifadelerinin tamamlanmasına rağmen gözaltı süresinin 24 saat uzatıldığı kaydedilen raporda, gözaltı sürecinde ters kelepçe, darp, kötü muamele, sağlık hizmetlerine erişim ve avukatlarla görüşme konusunda çeşitli hak ihlalleri yaşandığı yönündeki tespitlere yer verildi. Avukatların, gözaltındaki müvekkilleriyle görüşmek için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne girişlerinin yaklaşık 9,5 saat engellendiği de raporda yer aldı. Gözaltındaki kişilere su ve yemek verilmediği, dışarıdan yemek tesliminin engellendiği ve vegan ile vejetaryen kişilerin beslenme taleplerinin karşılanmadığı yönündeki beyanlara da raporda yer verildi. “Ailelerin temel sorunları ekonomik sorunlardır” Basın toplantısında konuşan Avukat Hakları Merkezi Başkanı Mustafa Rüzgar da avukatların emniyet müdürlüklerine girişinin engellendiğini ve görevlerini yapmalarının zorlaştırıldığını söyledi. Rüzgar, gözaltına alınan yurttaşların tutulma süreçlerine ilişkin yapılan tespitlerde kötü muamele ve işkence izleri bulunduğunu ileri sürdü. Bu konularla ilgili yasal süreçlerin başlatılacağını belirtti. “Ailem Güvende” operasyonuna da değinen Rüzgar, ailelerin sorunlarının düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili olmadığını savundu. Rüzgar, ailelerin temel sorunlarının güvenli konuta, beslenmeye, gıdaya erişim ve ekonomik sorunlar olduğunu belirterek, insanların düşüncelerine, yaşam biçimlerine ve varoluşlarına yönelik müdahaleleri kabul etmediklerini ifade etti. ANKA AİLEM GÜVENDE istanbul barosu İstanbul Barosu, “Ailem Güvende” gerekçesiyle 12 Eylül’de başlatılan ve 7’si avukat 107 kişinin gözaltına alındığı operasyona ilişkin hazırladığı raporu açıkladı Pazartesi, Eylül 21, 2026 - 18:45 Main image: Fotoğraf: ANKA Haber Type: news SEO Title: İstanbul Barosu “Ailem Güvende” operasyonları ile ilgili raporunu açıkladı copyright Independentturkish:
İstanbul Barosu, “Ailem Güvende” operasyonlarındaki gözaltı ve tutuklamaları protesto etmek için 15 Eylül’de Çağlayan Adliyesi önünde yapılmak istenen basın açıklamasına polis müdahalesiyle gözaltına alınan 7’si avukat 107 kişinin yaşadıklarını raporladı.
İstanbul Barosu seçimlerine kısa bir süre kala adaylık yarışında önemli gelişmeler yaşanıyor.
İstanbul Barosu, İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyenlere yönelik polis müdahalesine ve aralarında gazeteciler, baro yönetici ve üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.
İstanbul Barosu, LGBTİ+’lara ve hak örgütlerine yönelik “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlara karşı İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyenlere yönelik polis müdahalesine ve aralarında gazeteciler, baro yönetici ve üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Barışçıl basın açıklamasına yönelik polis müdahalesini kınıyor; anayasal haklarını kullandıkları için gözaltına alınan meslektaşlarımız ve tüm yurttaşların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. LGBTİ+ olmak da haklarını savunmak da suç değildir” açıklamasında bulundu.
İstanbul Barosu, Silivri'de görülen İBB Davası'nın gece yarılarına kadar sürdürülmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazılı başvuruda bulundu. Sanıkların yeterli uyku ve dinlenmeden yoksun bırakıldığına dikkat çekilen dilekçede sevk, nakil ve bekleme süreleri de gözetilerek yeterli dinlenme sürelerinin korunması talep edildi.
İstanbul Barosu, Silivri'deki İBB Davası'nın gece yarılarına kadar sürmesinin 'adil yargılama hakkının ihlali' olduğunu belirterek İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazılı başvuruda bulundu. Dilekçede, sanıkların yeterli uyku ve dinlenmeden yoksun kaldıkları ve bu durumun ardışık duruşma günlerinde tekrarlanmasının fiziksel ve zihinsel yorgunluğu ağırlaştırdığı belirtildi.
9 Mart tarihinde Silivri'deki Marmara Cezaevi duruşma salonlarında 107'si tutuklu 414 sanıkla başlayan İBB Davası duruşması yaklaşık 6 aydır devam ediyor. Perşembe gecesi 79. günü tamamlanan yargılama sonucu duruşma pazartesi gününe ertelendi. Davada Cumhurbaşkanı adayı, İBB başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 51 tutuklu sanık bulunuyor. Özellikle ikinci duruşmanın başladığı 17 Ağustos'tan sonra yargılamalar genellikle gece yarılarına kadar devam ediyor. İstanbul Barosu bu 'gece yargılamaları' konusunda bir açıklama yaptı. 24:00'ten sonra da devam eden duruşmalar için mahkemeye başvuru Açıklamada İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Baro yöneticilerinin 9 Eylül Çarşamba günü, Silivri'de görülen İBB Davası duruşmalarını yerinde gözlemlediği belirtilerek, duruşmaların bir süredir gece saat 24.00'ten sonra da sürdürülmesi nedeniyle tespit eden İstanbul Barosu'nun, bu uygulamanın adil yargılanma hakkının özüne dokunduğu ve sanıkların etkili savunma yapma olanağını zedelediği gerekçesiyle 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazılı başvuruda bulunduğu kaydedildi. Baro açıklamasında şu görüşler yer aldı: Duruşmanın yürütülme koşullarının adil yargılanma ve etkili savunma hakları yönünden değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla yazdığı itiraz dilekçesinde İstanbul Barosu, sanıkların yeterli uyku ve dinlenmeden yoksun kaldıklarını ve bu durumun ardışık duruşma günlerinde tekrarlanmasının fiziksel ve zihinsel yorgunluğu ağırlaştırdığını belirtmiştir. Uygulamanın, duruşma saatlerine ilişkin usulü bir konu olmasının ötesinde, kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün korunması, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı, sanığın yargılamaya etkili katılımı, beyanının özgür iradesine dayanması ve etkili savunma hakkı ile doğrudan ilgili olduğu belirtilerek Anayasa madde 13, 17 ve 36 ile İHAS madde 3 ve 6'nın ihlaline yol açtığı vurgulandı. Kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün korunmasının, insan haklarının sert çekirdeği olarak Anayasa'nın 15. maddesi ile de güvence altında olduğu ve savaş ortamında dahi ihlal edilemeyeceği vurgulanarak, olağan hukuk düzeni içerisinde yürütülen bir ceza yargılamasında sanıkların fiziksel ve zihinsel bütünlüklerinin korunması yükümlülüğünün minimum standarttan daha düşük eğişe taşınamayacağı vurgulandı. Devletin anılan haklardan kaynaklanan yükümlülüğünün özgürlüğünden alıkonulmuş bireyler için daha üst düzeyde olup, bütün bireyler ve toplum için nihai güvence niteliği taşıyan yargı mercii bakımından, insan haklarının sert çekirdeği alanında yer alan dokunulamaz haklar açısından maksimize olmuş bir yükümlülüğün söz konusu olduğu dile getirilmiştir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "Uzun duruşma süreleri savunma ve adil yargılama hakkının özüne dokunuyor" Duruşmaların bu koşullarda yürütülmesinin Anayasa'nın 13. maddesince öngörülen ölçülülük ilkesiyle de bağdaşmadığı, uzun duruşma sürelerinin savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının özüne dokunduğu belirtilmiştir. Makul sürede yargılanma hakkının amacının, yargılamanın mümkün olan en kısa zamanda ve her koşulda tamamlanması olmadığı, duruşmanın süratle yürütülmesi ile temel haklar arasında makul bir dengenin kurulması gerektiği hatırlatılan dilekçede, baroların Avukatlık Kanunu'nun 77. ve 95. maddeleri uyarınca meslek mensuplarının haklarını korumakla görevli kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu ve İstanbul Barosunun üyelerinin avukatlık görevini ifasını güçleştiren koşullar karşısında yasa gereği gözlem, raporlama ve itiraz yapma hakkının bulunduğu ortaya konulmuştur" "Yeterli uyku ve dinlenme süreleri korunmalı" İstanbul Barosu'nun sosyal medya hesabından da paylaşılan açıklamada talepler ise şöyle sıralandı: Sonuç olarak; yargılamanın fiziksel bir dayanıklılık sınavına; savunma hakkının ise sanık ve müdafiin duruşma salonunda yalnızca fiziken bulunmasına indirgenemeyeceği belirtilerek: Duruşmaların günlük çalışma sürelerinin, sanıkların yargılamaya etkili katılımını ve müdafilerin etkili hukuki yardım sunmasını mümkün kılacak makul sınırlar içerisinde belirlenmesi, Özellikle sanık sorgusu, savunma alınması, delillerin tartışılması ve sanığın iradi ve bilişsel katılımını gerektiren esaslı muhakeme işlemlerinin, sanıkların ve müdafilerin ağır fiziksel ve zihinsel yorgunluk altında bulunduğu gece saatlerinde gerçekleştirilmemesi, Tutuklu sanıkların yalnızca duruşma salonunda bulundukları sürelerin değil, -bekletilme salonlarının dinlenmeye elverişli olmayan ortam ve koşulları yanısıra-, ceza infaz kurumundan çıkarılma, sevk, bekleme ve ceza infaz kurumuna dönüş saatlerinin de gözetilerek yeterli uyku ve dinlenme sürelerinin korunması, Duruşmalar sırasında yeterli süre ve sıklıkta dinlenme, yemek ve temel ihtiyaç aralarının sağlanması, Sanıkların müdafileriyle görüşme ve savunmalarını hazırlama imkânlarının fiilen korunması, Sağlık sorunu bulunan, ileri yaşta olan veya uzun süreli duruşma koşullarından özel olarak etkilenebilecek sanıklar yönünden
Stories on this topic, gathered from every source.