Reuters tarafından ulaşılan bir ilk halka arz izahnamesine göre Anthropic, yapay zeka modellerinin insanlık için feci veya varoluşsal bir risk oluşturabileceğini ve kapatılmaya direnebileceğini bildirdi.
Küresel bir salgın ve toplumsal bir kriz olarak nitelendirilen yalnızlığa devletler nezdinde çözüm aranıyor. Türkiye'de sosyoloji ve çalışma sosyolojisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Veysel Bozkurt, yalnızlığın nedenleri ve sonuçları üzerine Habertürk'e açıklamalarda bulundu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının “insanlık ittifakı adına yükselen bir vicdan bildirisi” olduğunu belirtti
Tiyatro, insanlık tarihinin en eski toplumsal iletişim biçimlerinden biri. Ancak günümüz sahnesi, Yunanca tragedyaların ötesinde, hologram oyuncular, interaktif seyirci katılımı ve sanal gerçeklik dekorları gibi teknolojik katmanlarla genişledi. Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü, dramaturginin metin çözümleme disiplini ile eleştirinin entelektüel çerçevesini birleştirerek dört yıllık lisans programı sunar.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünyaya insanlık dersi veren Başkan Erdoğan: Güvenlik Konseyi ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesine göre reforme edilmeli. Kıbrıs Türkü’nün maruz bırakıldığı izolasyon son
Yapay zekanın kontrolden çıkarak insanlık için varoluşsal bir tehdide dönüşebileceği tartışmaları teknoloji dünyasını ikiye bölerken, Nvidia CEO’su Jensen Huang’dan çok net bir çıkış geldi. Huang, yapay zekanın 2030’a kadar dünyanın sonunu getireceği senaryolarına “yüzde 0” ihtimal verdi ve bu yöndeki uyarıları bilimsel temelden uzak “kıyamet senaryoları” olarak nitelendirdi.
İzmir'de, taşıdığı yolcusundan 920 lira yerine yanlışlıkla 920 bin lira havale alan İzmirli taksici, müşterisini bıraktığı berbere geri dönerek parayı iade etti. Örnek davranışıyla takdir toplayan 26 yıllık direksiyon emekçisine, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan tarafından teşekkür edilerek ödül takdim edildi.
Yapay zeka teknolojisindeki baş döndürücü hız, güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. Bazı uzmanlar önümüzdeki on yıl içinde varoluşsal bir tehdit uyarısında bulunurken, diğerleri asıl tehlikenin teknolojinin kötü niyetli kullanımı olduğunu savunuyor.
İnsanlık tarihi yalnız salgınların değil, hastalıklardan daha yıkıcı olan ‘damgalama’nın da tarihidir. Cüzzamdan AIDS’e ötekileştirilenlerin sığınağı bilim, vicdan ve Prof. Dr. Türkan Saylan’ın yaktığı meşale olmuştur.
Yapay zeka teknolojisinin yanlış ellere geçmesi durumunda insanlık için büyük bir tehdit oluşturabileceği belirtilirken, sektörün önde gelen isimleri ve liderler olası riskleri ve güvenli düzenleme yöntemlerini görüşmek üzere bir araya geldi.
Evrimsel biyoloji ve mikrobiyoloji dünyasında, insanlık dâhil tüm karmaşık yaşamın (ökarotların) kökenine ışık tutan tarihi bir bilimsel süreç yaşanıyor. Okyanus tabanındaki tortulardan izole edilen ve "Asgard arkeleri" olarak adlandırılan mikroskobik canlılar, laboratuvar ortamında ilk kez üretilerek mercek altına alındı.
Özgür Eryılmaz’ın “Eş Zaman İnsan” sergisi CerModern’de izleyiciyle buluşuyor. Sergide insanın bireysel ve toplumsal varoluşu; boşluk, doluluk, gölge ve farklı zaman katmanları üzerinden ele alınıyor.
Cılız hatırlatmanın ötesinde: Kültür, sistem ve insanlık ufku. 15 Eylül 2026 — Uluslararası Demokrasi Günü için Demokrasi ile otokrasi arasındaki fark, günümüz dünyasında yalnızca rejim tipi tartışması değildir. Bu fark, stratejik yönelimin, büyük ekonomik döngülerin ve çatışmaların oluşum zeminini belirleyen temel bir bölünme hattıdır. Sistemler birbirine karşı güç mücadelesi verirken yeni meydanlar açar. O meydanın adı çoğu kez güvenlik, enerji, teknoloji veya ticaret gibi görünür; asıl mesele ise insanın nasıl yönetileceği, hakikatin nasıl taşınacağı ve toplumun kendisini nasıl kuracağıdır. Bu yüzden demokrasiyi anlamak, onunla ilgili kültürü derinleştirmek mümkün olabilse, dünyadaki birçok sorunun —başta çatışmalar olmak üzere— çözülebilir hâle geleceği düşüncesi boş bir iyimserlik değildir. Eksik olan niyet bildirisi değil, kültürün kendisidir. Demokrasi, sandık gününün resmiyeti değil; hukukun, vicdanın, hesap verebilirliğin ve ortak aklın günlük hayat içinde yerleşmesidir. Cılız bir hatırlatma, sıradan bir kutlama Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Demokrasi Günü vesilesiyle yayımladığı mesaj, barışçı bir dünyanın ve daha ileri gitmesi gereken insanlık idealinin temel malzemesini hatırlatır. Genel Sekreter, demokrasinin seçimden ibaret olmadığını, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve anlamlı katılımın günlük pratik olduğunu söyler; diyaloğun bölünmeye, iş birliğinin çatışmaya tercih edilmesini ister. Bu yılın vurgusu müzakereci demokrasi süreçleridir. Bütün bunlar doğrudur. Fakat yine çok cılız kalan bir hatırlatmayla, sıradan bir kutlama günü havasında bırakılmıştır. Oysa içinde bulunduğumuz an, devrimsel bir mahiyet taşıyabilecek; insanlık ufkunda yeni bir sayfa açmanın tam zamanıdır. Hem insanlar arasındaki çatışmaların hem de makine ile insan arasında yeni gelişmekte olan endişelerin çözümünde, demokrasinin derinleştirilmiş biçimde hatırlatılmasında büyük fayda vardır. Yüzeysel bir tebrik metni bu yükü taşımaz. 9 milyara yaklaşan dünya ve kesit yanılsaması Nüfusu 9 milyara yaklaşan bir dünyada göç hareketleri, ekonomik bunalımlar, sanayi devriminin uzayan çalkantıları, iklim değişikliğinin ürettiği kırılmalar aynı anda işlemektedir. Bunların hiçbiri yalnızca teknik bir idare meselesi değildir. Demokratik hukuk düzeni ve zenginleştirilmiş bir insanlık profili olmadan, eğitimden yönetime, idareden uluslararası sisteme kadar kalıcı bir anlatı kurulamaz. Esasen ülkeler vardır, devletler vardır, uluslararası bir etkileşim vardır. Ancak bugünün kesitini alıp “işte dünya budur” demek, profili eksik bırakır. Derinleştirerek bakmak gerekir. Demokrasilerle otokrasiler arasındaki gelişme farklarının, kültürel tecrübelerle bugünkü duruma nasıl geldiği açıklanmadan, köklü birikime ilişkin algı hazmedilmeden, günün politikacısı yalnızca anın fırsatını arar. Kendi toplumunu diğerine oranla ileri götürmek için bir çıkış yolu ararken yaptığı tercih —demokratik ya da otokratik— uluslararası sistemde farklı okumalara karşılık gelir. Bu farkın üzeri örtülmemelidir. İstismar açıkça adlandırılmalıdır Bu konuda açık konuşmak gerekir. Hem demokrasinin istismarı hem de insanlık kültürünün bugüne kadarki birikiminin sistemleştirdiği temel unsurların istismarı görülmektedir. Demokrasi adına konuşup demokrasinin içini boşaltmak; hukuk adına konuşup hukuku araçsallaştırmak; katılım adına konuşup katılımı sahnelemek — bunların hepsi aynı ailenin üyeleridir. Otokrasinin kaba hâli kadar, demokrasinin sahte hâli de insanı küçültür. Bu nedenle Birleşmiş Milletler’den daha yüksek tonda bir söz beklenirdi. Kurumun görevi, yılı doldurmak için bir mesaj yayımlamak değil; derin araştırma, tarihsel birikim ve dürüst teşhisle insanlığa yön vermektir. Çatışmaların çoğaldığı, güvenin eridiği, toplumsal sözleşmenin zayıfladığı bir dönemde “her sesin sayılması” çağrısı doğru ama yetersizdir. Sesin sayılması, o sesin hakikatle, hukukla ve sorumlulukla bağlanmasıyla anlam kazanır. Liderlere ve politikacılara Liderlere ve politikacılara hatırlatılması gereken husus şudur: Demokrasi seçeneklerden biri değildir. Eğer demokrasi bir menü kalemi, konjonktürel bir tercih, diğerine üstünlük sağlamak için kullanılan bir araç olarak görülüyorsa, orada insanlıkla ilgili çok temel bir bakış açısı farkı vardır. O farktan başka sonuçlar, başka tespitler çıkar. Esas olan, bunu anlamaktır. İnsana yakışanı önce kabul etmek, sonra politika yapmak gerekir. Diğerlerini aldatmadan, başka bir görüşe sapmadan, dosdoğru bir zemin üzerinde durmak gerekir. Politika bugün çoğu yerde sıradanlaştırılmıştır. Zamanın kesiti içinde “çözüm” gibi sunulan hedef, yöntem ve vizyon iddiaları, temel eleştiriler karşısında boşalır. Bu eleştiriler bir kenara konulsa bile en azından şu uyarı durur: Birleşmiş Milletler, kendi tespitlerini derinleştirerek insanlığa yön vermek zorundadır. Aksi hâlde Demokrasi Günü, takvimin bir satırı olarak kalır. Ne yapılmalı? Demokrasinin derinleştirilmesi 3 düzlemde düşünülmelidir. • Birincisi kültürel düzlemdir: Vicdan, hakikat arayışı, anti-konfor
Izmir'de Aracıyla Yokuş çıktığı Sırada Kasalar Dolusu Meyve Ve Sebzesi Yola Saçılan Pazar Esnafının Imdadına çevredeki Vatandaşlar Ile Yoldan Geçen Sürücüler Yetişti.
Gazzeli çocukların Yaşadığı Soykırım Ve Insanlık Dramına Dikkat çekmek Amacıyla Pendik’te Uçurtmalar Gökyüzüne Yükseldi.
Yapay zekanın insanlık için oluşturabileceği risklere ilişkin tartışmalar büyürken Nostradamus'un yaklaşık 500 yıl önce kaleme aldığı gizemli bir dörtlük yeniden gündeme geldi.
Kara Ölüm (İng: "Black Death"), insanlık tarihinin en yıkıcı pandemisiydi. 1347 ile 1353 yılları arasında, Avrupa nüfusunun yarısına yakını (yaklaşık 50 milyon insan) Yersinia pestis bakterisiyle enfekte olduktan sonra hayatını kaybetti.Ancak insan nüfusu hızla düşerken beklenmedik bir şey oldu ve bitki…
Güneşin ölümcül radyasyonu yüzünden yeryüzünün yaşanamaz hale geldiği bir gelecekte insanlığın son toplulukları okyanusların derinliklerine çekilmiştir. Rick Remender’ın yazdığı, Greg Tocchini’nin çarpıcı çizimleriyle hayat bulan LOW – Cilt 1: Umut Heyecanı, KaraKarga Yayınları etiketiyle Türkçede. Binlerce yıl boyunca denizin dibindeki şehirlerde yaşayan insanlığın artık zamanı tükenmektedir. Enerji kaynakları azalırken ve toplumlar umutsuzluğa teslim olurken, Stel ... Read more The post İnsanlık denizin dibine sığındı: Low Türkçede first appeared on Edebiyat Haber .
Geçmişin karanlık sayfaları aralandı. Tarih boyunca en fazla soykırım gerçekleştiren ülkelerin listesi, özellikle Türkiye'ye yönelik suçlamalarda bulunan devletlerin kendi sicillerini gözler önüne serdi.
Sanko Holding, Teknofest 2026’da Insanlık Yararına Teknolojiler Yarışması’nın Yürütücülüğünü üstleniyor
Stories on this topic, gathered from every source.