İnsanların aynı şeyi düşünmesi, aynı şeyi istemesi, aynı yerden bakması beklenebilir mi?
ABD'deki White Sands Ulusal Parkı'nda bulunan 21 ila 23 bin yıllık insan ayak izleri, Amerika kıtasına ilk insanların sanılandan binlerce yıl önce ulaşmış olabileceğini ortaya koydu.
Bazı burçlar çevresindeki insanların ruh halini kolayca fark ediyor ve yaşanan duygusal değişimlerden kısa sürede etkilenebiliyor. İşte çevresindekilerin duygularından çabuk etkilenen 5 burç...
California Üniversitesi bilim insanları, insanların zorlu ve riskli kararlar verirken beyninde yaşanan hücresel rekabeti milisaniye milisaniye kaydetti.
Son dakika.... Özgür Özel, "a Türkiye'deki birçok masum, maaşından kıt kanaat arttırmış, belki geçinebilmek için, kira ödeyebilmek için umudunu borsada bir şeyler kazanmaya bağlamış insanların canına okudular, kul hakkını yediler. Bir rakam vereyim;
İnsanların yaşam kalitesini düşüren alerji, yalnızca ilkbahar aylarına özgü değil.
The Bear dizisi bitti ama o mutfaktan çıkmak pek kolay değil. Beş sezon boyunca Carmy, Sydney, Richie ve ekibinin restoranı ayakta tutma mücadelesini izlerken yalnızca yemek yapan insanların hikâyesini görmedik; yas, aile, hırs, mükemmeliyetçilik, para, iş baskısı ve birbirine tutunmaya çalışan insanların hikâyesini de izledik. Dizi 2026’da beşinci ve final sezonuyla ekranlara veda etti. Dolayısıyla […]
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ve çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına tepki göstererek, yaşanan uygulamaların Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne zarar verdiğini ifade etti.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, "Sebte, birliğimiz, sistemimiz ve dayanıklılığımız açısından bir stres testiydi." dedi.
İş arayanlar, iş başvurularında yapay zekayı giderek daha fazla kullanıyor ancak yeni bir araştırmaya göre başvurularınızın hazırlanmasını yapay zekaya bırakmak, yeni bir pozisyona girmenizi engelleyebilir. Özellikle birden fazla kuruluşa başvuran adaylar formları doldurmak, ön yazıları kaleme almak ve ilk aşamadaki soruları yanıtlamak için yapay zeka kullanabiliyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Ancak yeni bir deney, bunun zamanınızın en iyi kullanımı olmayabileceğini ve hatta gerçekten istediğiniz bir rolü kaçırmanıza yol açabileceğini öne sürüyor. İş kaynakları sitesi Kickresume, bir dizi satış ve pazarlama pozisyonu için en iyi ve en kötü performans gösteren başvuruları belirlemek amacıyla bir test yaparak yapay zekanın yazdığı özgeçmişleri, tamamen insanlar tarafından hazırlananlarla karşılaştırdı. İnsanların yazdığı özgeçmişler en başarılı sonuçları vererek 200 başvurunun neredeyse üçte birinde (yüzde 31) olumlu yanıt aldı. Öte yandan yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en kötü performansı gösterdi ve sadece 10'da biri (yüzde 10) olumlu bir ilk yanıt aldı. Ancak insanların, yapay zekayla yazılan özgeçmişleri sonradan kişiselleştirmesi durumunda kayda değer bir artış (yüzde 18) görüldü. Kickresume CEO'su Peter Duris "En etkili özgeçmişi bir insan yazmış olsa da yapay zekayla yazılan özgeçmişinizi iş tanımına uyacak şekilde biraz düzenlemek, performansını önemli ölçüde artırabilir. Testimizde, yapay zekayla hazırlanıp üzerinde düzenleme yapılan başvuruların yanıt alma oranı neredeyse iki kat arttı" diyor. İlandaki ifadeleri özgeçmişinize dahil etmek, işe alım uzmanlarıyla yöneticilerine bu pozisyon için gerçekten uygun olduğunuzu gösterir ve özgeçmişinizin aday takip sistemi tarafından sorunsuz bir şekilde okunmasını sağlar. Araştırma, iş ararken tekrar tekrar başvuru yapmaktan bunalmış ve otomatik yazılan toplu başvuruların daha iyi bir yöntem olup olmadığını merak eden kişiler için ufuk açıcı bir değerlendirme sunuyor. Ön yazı gibi bir şey üzerine ek bir çalışma yapılmadı ve tek sektöre yönelik başvurular, farklı istihdam alanlarında aynı sonuçları vermeyebilir. Ancak yine de çalışma, işe alım uzmanlarının ve işverenlerin adaylar arasında farklılık görmek istediğini ve iş arayanların, güçlü yanlarını ve kişiliklerini kendileri için özgeçmiş yazan bir yapay zeka modelinden her zaman daha iyi bileceğini hatırlatıyor. Duris sözlerini, "Bu deneyi gerçekleştirmek gerçekten ilginçti ve umarız bu, insanları iş aramayı sürdürmeye ve kendi özgeçmişleriyle denemeler yapmaya teşvik eder" diye tamamladı. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. independent.co.uk/news Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç çeviri YAPAY ZEKA iş başvurusu Yapay zekanın yazdığı bir özgeçmişi manuel olarak düzenlemek, başvuruda sadece yapay zeka kullanmaktan daha iyi sonuç verdi Karl Matchett Salı, Eylül 15, 2026 - 15:15 Main image: Yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en düşük performansı göstererek ilk aşamada yüzde 10 oranında olumlu yanıt aldı (Unsplash) Yaşam related nodes: İş başvurusu için haftanın en iyi günü hangisi? ABD'li uzman açıkladı Yapay zeka Kenyalı gençleri vurdu: Ödev sektörü çöktü Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Yapay zekayla özgeçmiş hazırlamak ne kadar verimli? copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/news/uk/home-news/ai-cv-writing-resume-job-applications-b3049724.html
Günlük hayatın içinde sık sık karşılaştığımız ancak cevabını çoğu zaman merak edip araştırmadığımız pek çok soru var. "Neden esneriz?", "Uçaklar türbülansa neden girer?", "Gökyüzü neden mavidir?" ve "Beynimizin
Dünyada Insanların Yaşam Tarzları Ve önceliklerı Değişirken Yapılan Araştırmalara Göre Seyahat Anlayışının Da Yeniden şekillendiği Ortaya çıktı. Bir Zamanlar Tatile çıkanlar Kısa Sürede Her şeye Yetişmek Isterken Yeni Neslin Anı Kendi Ritminde Yaşamayı Tercih Ettiği Belirlendi.
Endonezya'da yapılan bir araştırma, insanların uyuşturucu madde kullandığına dair bilinen en eski kanıtları ortaya çıkardı.
Kimi insanların yanına bile yaklaşmayan kediler bazılarının kucağından inmiyor. Bu farkı mercek altına alan bilim insanları, kedilerin neden bazı kişileri kendine yakın bulduğunu ve aradaki görünmez çekimi araştırdı.
Birçoğumuz bir evcil kediyi kendimize çekebilmenin tek yolunun üzerimize balık kokusu sürmek olduğunu düşünürüz. Öte yandan, bazı insanların adeta bir kedi mıknatısı olduğunu görürüz. Dışarı adım atmaları yetiyor, rastgele kediler onları sokak boyunca takip edebiliyor. Görünüşe göre bazı insanların…
Almanya’da Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin Saksonya-Anhalt seçimlerinde birinci parti çıkması, Almanya’daki Türk toplumunda endişeye yol açtı.
Yunanistan’daki Marathousa 1 sahasında yapılan kazılarda, 430 bin yıl öncesine tarihlenen bilinen en eski el tipi ahşap aletler keşfedildi. Su altı tortularında korunan bulgular, erken homininlerin teknolojik çeşitliliğini gözler önüne serdi.
Ağustos bitmek üzereydi. İstanbul'dan çıkarken insanın aklına mont almak gelmiyor tabii. Ağustosun son günleri; şehir hâlâ yazı yaşıyor. Ama Uludağ'ın İstanbul'un takviminden haberi yoktu. Yükseldikçe hava serinledi. Sonra sis başladı. Önce ağaçların tepelerini aldı, biraz daha yukarı çıkınca bütün dağı. Bir virajda çamları görüyordum, öteki virajda yok oluyorlardı. Dağların böyle bir huyu vardır. İnsana bildiği şeylerden çok, bilmediği taraflarını göstermeyi seviyorlar. Uludağ'ı yıllardır karla, kayakla, telesiyejlerle hatırlarız. Oysa ağustosun sonunda, sis çökmüş bir Uludağ'ın başka bir hâli varmış. Daha sessiz. Kalabalığı üzerinden atmış, biraz kendisine dönmüş gibi. Ceylan Splend'or Uludağ Otel'e girdiğimde dışarıdaki sessizlik kapıda kaldı. Lobi doluydu. Masalar tutulmuş, birbirini tanıyanlar uzaktan selamlaşmaya başlamıştı. İnsanların üzerinde, uzun zamandır bazı gecelerde görmeyi özlediğim bir özen vardı. Herkes şıktı. Caz dinlemeye gelen insanların şık olması bana hep çok doğal gelir. Derken müzik başladı. Sahnede Ferit Odman, Kağan Yıldız, Engin Recepoğulları ve Uraz Kıvaner vardı. İlk birkaç nota duyulduğunda lobideki uğultu azaldı, sonra tamamen sustu. Kimsenin kimseye dönüp "sessiz olun" demesine gerek kalmadan. Engin Recepoğulları'nın saksafonu yükselirken Ferit Odman davulda ritmi kuruyor, Kağan Yıldız kontrbasla müziğin altına o derin sesi yerleştiriyor, Uraz Kıvaner piyanoda bazen aralarına giriyor, bazen geride duruyordu. Dört kişi çalıyordu ama bir süre sonra bana dört kişi konuşuyormuş gibi gelmeye başladı. İyi caz, iyi bir sohbet gibidir Bir müzisyen konuşurken öteki susabiliyor. Biri küçük bir cümle bırakıyor, diğeri onu alıp başka bir yere götürüyor. Kimi zaman cevap hemen geliyor, kimi zaman birkaç ölçü sonra. İyi sohbetin de kuralı budur zaten. Sürekli konuşan insanla sohbet edilmez. Karşındakinin cümlesinin bitmesini beklemek, bazen susmak, bazen onun bıraktığı yerden devam etmek gerekir. Ne zaman çalacağını bilmek kadar ne zaman susacağını da bilmek icap eder. Cazın nasıl doğduğunu düşününce aklıma geliyor. New Orleans'ın Afrika kökenli Amerikalı topluluklarından yükselen seslere blues karıştı, ragtime karıştı; kiliselerden, sokaklardan, dans salonlarından gelen müzikler birbirine değdi. Sonra caz yerinde durmadı. Chicago'ya çıktı, New York'a vardı, okyanusu geçti. Paris'e gitti, İstanbul'a geldi. Her şehir ona bir şey verdi; o da gittiği her yerde biraz değişti. Kökünü kaybetmeden değişebilmek… Cazın bana hep güzel gelen taraflarından biri de bu. Bir de doğaçlama olması tabii. Müzisyen parçayı biliyor ama o gece ne olacağını bütünüyle bilmiyor. Yanındakini dinliyor, onun açtığı boşluğa giriyor, bazen geri çekiliyor, bazen beklenmedik bir yere gidiyor. Nereden başlayacaklarını biliyorlar; nereye varacaklarını ise o gece birlikte buluyorlar. Hayat gibi değil mi? Bir yay, dört tel, bambaşka bir ses… Bir ara gözüm Kağan Yıldız'a takıldı. Elinde arşe vardı. Kontrbası zaten severim. Ama ne zaman arşeyle çalınsa bende başka bir yere dokunur. Parmakla çalındığında yürüyen o derin ton, yay tellere değdiğinde uzuyor, koyulaşıyor. Bir noktadan sonra sanki bir enstrümanı değil, uzaktan gelen bir insan sesini dinliyormuşum gibi oluyor. Kağan Yıldız arşeyi çektiğinde lobinin havası da değişti. Birkaç saniye önce ritmin içinde yürüyen kontrbas, bu kez melodinin içine girmişti. Aldığı klasik kontrbas eğitiminin izleri de orada hissediliyor. Klasik müzik bir tarafta, caz öteki tarafta durmuyor; aynı müzisyenin elinde birbirine karışıyorlar. Karşılaşmaların müziği caz gibi gelir bana bir de. Bir müzik başka bir müzikle, bir şehir başka bir şehirle, bir kuşak başka bir kuşakla karşılaşır cazda. Sonra ortaya daha önce olmayan bir şey çıkar… Ferit Odman'ı da Kağan Yıldız'ı da uzun yıllardır, Kerem Görsev Trio vesilesiyle tanıyorum. Eski dostları sahnede dinlemenin güzel bir tarafı vardır: Müzik başladığında tanışıklık, sohbetler, hatıralar yavaşça geriye çekilir. Bir süre sonra karşınızda eski bir dost değil, hayranlıkla dinlediğiniz bir müzisyen kalır. Bazı melodiler başka bir kapı açıyor Ferit Odman sahneden bana küçük bir sürpriz yaptı. Thelonious Monk'un caz klasiklerinden "Straight, No Chaser"ı bana armağan etti. Yıllardır bildiğim bir parçayı o anda başka türlü dinledim. Nota aynıydı, melodi aynıydı… Ama bir parçanın o anda bana doğru geldiğini bilmek, anlamını değiştiriyordu. Sonra "Autumn in New York" başladı. Başlığında sonbahar vardı ama takvim hâlâ ağustosu gösteriyordu. İstanbul'dan birkaç saat önce yazdan çıkmıştım; Uludağ'da ise sis camlara dayanmış, hava çoktan sonbahardan bir parça ödünç almış gibiydi. Vernon Duke'un 1934'te yazdığı, zamanla bir caz standardına dönüşen melodiyi dinlerken parçanın adındaki New York ile camın ardındaki Uludağ arasında tuhaf bir yakınlık kurdum. O gece "Autumn in New York" biraz da "Autumn in Uludağ" olmuştu. Bir süre sonra başka bir melodi başladı. İlk notalarında tanıdım: "Pure Imagination." Roald Dahl'ın Charlie'nin Çikolata Fabrikası romanından uyarl
İlk insan topluluklarının gece karanlığında ateş etrafında kurduğu ilk meclisler, yalnızca soğuktan ve yırtıcılardan korunmak için toplanılan yerler değildi. Jestlerin yetersiz kaldığı o loş atmosfer, insanları sese, hikâyelere ve daha gelişmiş bir iletişim biçimine yöneltmiş; ateş de dilin evriminde sanılandan daha önemli bir rol oynamış olabilir.
Stories on this topic, gathered from every source.