MIT araştırmacıları, kolon kanseri hücrelerinin vücudun sağlıklı dokuları onarmak için kullandığı hücresel sistemi kendi lehine çevirerek başka organlara yayıldığını ortaya çıkardı.
2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, sinir hücrelerinin ışıkla kontrol edilmesini sağlayan optogenetik çalışmaları nedeniyle Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel'e verildi.
2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, sinir hücrelerinin ışık kullanılarak kontrol edilmesini sağlayan çalışmaları nedeniyle Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel’e verildi. Bilim insanlarının
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) mühendisleri, canlı kas hücrelerinin hareketiyle yüzebilen küçük bir robot geliştirdi.
Yeni bir çalışma, Alzheimer'ın tetiklediği kemik iliği hasarının, vücudun bağışıklık sisteminin bu nörodejeneratif hastalıkta neden beyin sağlığını yeniden tesis edemediğini açıklayabileceğini öne sürüyor. Alzheimer hastalığı üzerine onlarca yıldır yapılan araştırmalar, beyindeki amiloid-beta plakları ve düğümlenmiş tau proteinleri dahil yanlış katlanmış proteinlerin oynadığı role odaklanıyor. Ancak bu hastalığa bağlı en önemli hasarlardan bazıları, beyinden çok uzakta, süngerimsi kemik iliği dokusunda meydana geliyor olabilir. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Kemik iliği, özelleşmiş bağışıklık hücrelerinin oluşumunda ve hasarlı dokuların iyileştirilmesinde büyük rol oynayan, vücudun kök hücrelerine ev sahipliği yapıyor. Önceki çalışmalar, kemik iliğinden gelen özel bağışıklık hücrelerinin, Alzheimer patolojisiyle mücadelede beynin yerleşik bağışıklık hücrelerine takviye görevi gördüğüne işaret etmişti. Fareler üzerinde yapılan önceki araştırmalara göre yerleşik hücreler tükenip amiloid plaklarını verimli bir şekilde temizleme yeteneklerini kaybettiğinde, kemik iliği kaynaklı hücreler iltihaplanmayı azaltabilir ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilir. Ancak bunların hangi bağışıklık hücreleri olduğu ve beyne nasıl ulaştıkları belirsizliğini koruyordu. Nature Neuroscience adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada araştırmacılar, "Bu hücrelerin hastalıklı beyne kendiliğinden yönelmesini sınırlayan faktörler belirsizliğini koruyor" diye yazdı. Bilim insanları, Alzheimer hastalığında işlevi bozulan bağışıklık hücrelerinin monositler olduğunu tespit etti. Araştırmacılar, "Bu çalışmada hem denek farelerde hem de hastalarda monosit gelişiminin bozulduğunu keşfettik" ifadelerini kullandı. Araştırmacılar ayrıca Alzheimer hastalığının farelerde kemik iliğinin beyne monosit takviyesi göndermesini sağlayan bağışıklık sistemi alarm sinyalini sekteye uğrattığını buldu. Kemik iliği kaynaklı hücreler beyne giderek mikroglia rolünü üstlenebilir (Emma Vidal/Stanford Üniversitesi/Eurekalert) Bilim insanları, sağlıklı farelerde kemik iliği kök hücrelerinin büyük kısmının bağışıklık sistemini uzun vadede yenileme kapasitesine sahip olduğunu tespit etti. Ancak Alzheimer hastası farelerde bu yeteneğin kaybolduğu görüldü. Farelerdeki kemik iliği kök hücrelerinin çok daha erken bir aşamada özel hücrelere dönüştüğü ve monosit üreten sürecin belirgin biçimde aksadığı saptandı. Araştırmacılar, Alzheimer hastalarında da benzer bir durumun gözlemlendiğini belirtiyor. "Alzheimer hastalarından alınan dolaşımdaki monositlerde benzer bir fenotip tespit edildi" diye yazdılar. Bilim insanları, hedefe yönelik tedaviyle monosit üretiminin temelindeki kemik iliği sürecini düzelttiğinde, bunun "hastalık patolojisini hafiflettiğini" gördüler. Bilim insanları, bu duruma "monosit kökenli makrofajların beyne yöneliminin artmasının" eşlik ettiğini kaydetti. Araştırmacılar, Alzheimer hastalarında kök hücrelerin kendi kendini yenileme kapasitesinin erken tükendiğini ve bunun kan sisteminde hızlanmış yaşlanma belirtileri gösterdiğini düşünüyor. Bu bulgular, Alzheimer'ın yalnızca beyinle sınırlı bir hastalık değil, tüm vücudu etkileyen sistemik bir rahatsızlık olduğunu kanıtlayan ve giderek artan sayıdaki güncel çalışmalara bir yenisini daha ekliyor. Bununla birlikte araştırma büyük ölçüde farelerde yürütüldüğü için bilim insanları, bulguların insanlar için tedavilere dönüştürülebilmesi adına daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu uyarısında bulunuyor. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir independent.co.uk/news/science Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal çeviri alzheimer beyin Kan sisteminin yaşlanmasındaki hızlanmanın Alzheimer'la bağlantılı olduğu tespit edildi Vishwam Sankaran Pazar, Eylül 27, 2026 - 13:45 Main image: Yaşlı bir kadının fotoğrafı (AFP) SAĞLIK related nodes: Demans riskini en az yüzde 50 artırabilecek ağız sağlığı sorunu tespit edildi Alzheimer'ın "eksik halkası" beyindeki bir reseptör mü? Alzheimer ilacı, semptom göstermeyen kişilerde denenecek Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Alzheimer araştırmasında yeni ipucu: Beyne ulaşamayan bağışıklık hücreleri copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/news/science/alzheimers-disease-healing-immune-system-b3055538.html
ABD'de bilim insanları, insan beyin hücrelerinin fare beynine nakledilmesiyle beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirdi
Yeni bir araştırmaya göre beyindeki bir molekülde meydana gelen küçük bir değişiklik, Alzheimer hastalığının sinir bağlantılarındaki anormalliklerden hafızayı etkileyen bir hastalığa nasıl ilerlediğini açıklayabilir. Önceki araştırmalar, amiloid plaklar ve tau yumakları diye bilinen anormal protein kümelerinin Alzheimer'ın başlıca etkenleri olduğunu gösteriyor. Bu kümeler, sinir hücrelerinin aşırı aktifleştiği, bağlantılarını kaybettiği ve destek hücrelerinin tepkisel hale geldiği daha geniş çaplı bir bozulmanın belirgin bir işareti. Ancak bu değişikliklerle bilişsel gerileme arasındaki bağlantı, Alzheimer'ın temel gizemlerinden biri olmayı sürdürüyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Güney Kore Temel Bilimler Enstitüsü'nün yeni araştırmasına göre ERBB4 adlı bir reseptör protein molekülü, bu bağlantının eksik halkası olabilir. Uyarıcı nöronlar denen sinir hücrelerindeki bu molekülün anormal aktivasyonu, Alzheimer'la ilişkili birçok sorunu aynı anda tetikleyebiliyor. Araştırmacılar, Alzheimer sürecinin erken evrelerinde farklı bir uyarıcı nöron popülasyonunun ortaya çıktığını ve ERBB4 reseptörünü taşıdığını buldu. Reseptör, sinir hücrelerinin dış sinyallere yanıt vermesini sağlıyor. Bilim insanları çalışmada ilk olarak, nöronları destekleyen ve istenmeyen bağlantıları ortadan kaldırmaya yardım eden astrosit ve mikrogliya adlı iki tip beyin hücresini inceledi. Araştırmacılar, astrosit ve mikrogliyaların normal temizleme işlevlerinin Alzheimer'da bozulduğundan uzun zamandır şüpheleniyor. Araştırmacılar, Alzheimer belirtileri gösteren farelerde astrositlerle mikrogliyanın giderek daha fazla sağlıklı uyarıcı sinapsı ortadan kaldırdığını tespit etti. Ayrıca gliyal hücreler olarak bilinen nöron dışı beyin hücrelerinin, sinir aktivitesini artıran sinyallerle baskılayan sinyaller arasındaki dengeyi bozduğunu saptadılar. fBu tür bir dengesizlik, bazen Alzheimer hastalarında büyük bilişsel belirtiler belirginleşmeden önce ortaya çıkıyor. Önerilen hastalık mekanizmasının şematik gösterimi (Temel Bilimler Enstitüsü) Araştırmacılar, bu dengesizliğin temel nedenini anlamak için tek tek hücre çekirdeklerinde hangi genlerin aktif olduğunu inceledi. Sağlıklı beyinlerde ERBB4 reseptörü esasen, sinyalleri engelleyen ve beyin aktivitesini frenlemeye yardımcı olan nöronlarda bulunuyor. Ancak Alzheimer hastalığında ERBB4, beyin aktivitesini tetikleyen uyarıcı nöronlarda tespit edildi. Bulgular, Alzheimer'ın nöronlara zarar vermekle kalmayıp bazılarını anormal bir işleyişe de sürükleyebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, ERBB4 reseptörlerini hedef alan tek bir müdahalenin, Alzheimer'ın birçok semptomunu hafifletebileceğini keşfetti. Alzheimer hastalığı modelinde seçilerek zenginleştirilmiş, erken yanıt veren uyarıcı nöronların özel popülasyonu (Temel Bilimler Enstitüsü) Bilim insanları, gen düzenleme teknolojisini kullanarak hatıraların oluşmasında kilit rol oynayan beyin bölgesi hipokampustaki uyarıcı nöronlardan ERBB4 reseptörlerini çıkardı. Bu müdahale, aşırı aktif sinir hücrelerinin etkinliğini azalttı ve çeşitli anormallikleri düzeltti. Farelerin astrosit ve mikroglia hücreleri daha az tepkiselleşti, beyinlerindeki plak birikimi azaldı ve fareler, hafıza ve uzamsal biliş testlerinde daha iyi performans gösterdi. Araştırmacılar, diğer açılardan sağlıklı farelerin az sayıdaki uyarıcı nöronunda ERBB4 etkinleştirildiğinde aşırı beyin aktivitesi ve bilişsel bozukluk geliştiğini gözlemledi. Yaklaşık 450 kişiden ölüm sonrası alınan doku örneklerini inceleyince Alzheimer hastalığından etkilenen uyarıcı nöronlarda ERBB4 ifadesinin yükseldiğini tespit ettiler. Bilim insanları, "Bu bulgular, uyarıcı nöronlardaki anormal ERBB4 ifadesini, Alzheimer patofizyolojisinin erken bir tetikleyicisi ve nörodejeneratif hastalıklar genelinde potansiyel bir tedavi hedefi diye tanımlıyor" sonucuna vardı. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. independent.co.uk/news Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç çeviri alzheimer beyin Araştırma, Alzheimer'ın nöronlara zarar vermekle kalmayıp bazılarını anormal bir duruma itebileceğini öne sürüyor Vishwam Sankaran Çarşamba, Eylül 16, 2026 - 14:15 Main image: Alzheimer hastalığına yakalanmış yaşlı bir kişi (AFP) SAĞLIK related nodes: Alzheimer'ın hasarını giderebilen protein tespit edildi Haftada bir bile yeter: Demans riskini azaltan basit aktivite açıklandı Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Alzheimer'ın "eksik halkası" beyindeki bir reseptör mü? copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/news/science/alzheimers-disease-root-cause-discovery-b3050905.html
Cambridge ve Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi araştırmacıları, tümörlerin bağışıklık sistemini bastırmak için PRDX1 adlı bir antioksidan protein salgıladığını keşfetti. Science dergisinde yayımlanan çalışma, immünoterapiye dirençli kanserler için yeni bir tedavi hedefi ortaya koyuyor.
Bilim insanları, kanser hücrelerinin tıpkı atomlardaki elektronlar gibi kısıtlı ve kuantize hücresel durumlara sahip olduğunu tespit etti.
Bilim insanları, kanser hücrelerinin şeker tüketimini artırırken yağlardan enerji elde etmesini engelleyen deneysel bir ilaç geliştirdi. İlk deneylerde tümör hücrelerinin büyük bölümü öldü.
Stories on this topic, gathered from every source.