Hizbullah’ın medrese ağını yürüten İttihadululema; 2015’ten beri düzenlediği “Alimler Buluşması” adlı çalıştayın 11’incisini Diyanet’e bağlı Diyarbakır Selahhadin Eyyubi Camisi ve Külliyesi’nde gerçekleştirmeyi planlanıyor. Çalıştaya 10 farklı ülkeden sözde din adamlarının katılım sağlaması bekleniyor. Bu isimlerin arasında Suriye’deki etkin din adamlarından Muaz el-Hatib ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Fetva Kurulu Başkanı Dr. Ahmed Şafii da var.
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail saldırıları sürdükçe direnişe devam edeceklerini belirterek, "Lübnan'ın güneyinin kurtuluşunu gözümüzün önünde görüyoruz. Zaman alsa da İsrail, Lübnan'ın güneyinde kalamayacak." dedi.
Lübnan'daki Amerikan politikalarının atmosferi veya Lübnan’daki durum ile ilgili Amerikan açıklamaları şu izlenimi veriyor: Washington Hizbullah'ı silahsızlandırma meselesinin ötesine geçen bir yaklaşıma doğru ilerliyor. Bu yaklaşım, Hizbullah’ın devlet kurumları, askeri ve güvenlik aygıtları ile kamu yönetimi içindeki nüfuzunu bitirmeyi, ardından devletin kılcal damarlarını etkileme gücünü felç etmek için bu kurumlar içindeki insani ve siyasi ağlarını etkisiz hale getirmeyi içeriyor. Bu durum, Amerikan yaklaşımının, Hizbullah'ın son 20 yılda geniş bir nüfuz alanı oluşturduğu pozisyonlardan uzaklaştırılması temelinde Lübnan devletini yeniden inşa etme girişimine yakın olduğunu gösteriyor. Tüm bunlar, özellikle müzakere sürecinin temelini oluşturan “adım adım” ilkesinin sürdürülebilir bir süreç üretmede başarısız olması nedeniyle, Amerikan himayesinde yürütülen Lübnan-İsrail müzakerelerinin durakladığı veya İsrail seçimlerinden sonraya ertelendiği bir dönemde gerçekleşiyor. Müzakerelerin duraklaması, yavaşlaması veya ertelenmesiyle birlikte, Hizbullah'ın silahsızlandırılması artık Lübnan'daki Amerikan politikasının tek odağı gibi görünmüyor. Ne açık bir savaşın ne de sürekli müzakerelerin olmadığı yeni gerçeklik, Washington'un şimdilik, savaşın tam teşekküllü bir çatışmaya dönüşmesini önlemek için İsrail'e baskı yapmakla yetinebileceğini gösteriyor. Bu konuda İsrail'in kendisiyle bile mutabakat içinde olabilir. Ancak bu, Washington'un Tel Aviv'e Güney Lübnan'a yönelik devam eden bombardımanlarını, buldozerle yıkım operasyonlarını durdurması için ek baskı uygulamaya hazır olduğu anlamına gelmiyor. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Bu aşamada Amerikan-İsrail anlaşmasının doğası işte bu noktada açığa çıkıyor; ABD’nin amacı Hizbullah'ın hedef alınmasını durdurmak değil, bu hedef almanın yeni, topyekun bir savaşa dönüşmesini önlemektir. Öte yandan, bu model, özellikle Hizbullah misilleme yapmaktan kaçınmaya devam ederse, İsrail'in tam ölçekli bir savaşa girmek zorunda kalmadan Hizbullah üzerinde askeri baskıyı sürdürmesine olanak tanıyor. Bu, ABD-İran çatışmasını Amerikan kontrolünden çıkarabilecek daha büyük bir çatışmayı tetiklememesi koşuluyla, İsrail'in Lübnan'daki bombardımanlarına ve hava saldırılarına devam etmesine, Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef almasına ve tesislerini yok etmesine ABD’nin örtülü olarak yeşil ışık yaktığı anlamına geliyor. Nitekim Güney Lübnan, son günlerde İsrail ordusunun Hizbullah'ın askerlerine doğru patlayıcı yüklü bir insansız hava aracı gönderdiği iddiasına karşılık olarak İsrail'in gerilimi tırmandırıcı adımlarına sahne oldu. Ancak daha ciddi gelişme, İsrail'in hedef aldığı coğrafi alanın genişlemesidir; bu da Tel Aviv'in Ali Tahir'deki Hizbullah mevzilerini etkisiz hale getirdikten sonra İklim et-Tuffah ve er-Reyhan Tepeleri bölgelerinde askeri operasyonlara hazırlanıyor olabileceğini gösteriyor. Dolayısıyla, İsrail'in amacı, Güney Lübnan genelindeki Hizbullah üslerini etkisiz hale getirmek gibi görünüyor. ABD’nin Lübnan'daki yaklaşımı, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden sonra Irak'taki Baas Partisi'nin tasfiyesi deneyimini hatırlatıyor Bu bağlamda, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Güney Lübnan'da Litani Nehri'ne kadar olan bölgeleri ilhak etme çağrısı, özellikle sağcı kesim içinde, İsrail'in Lübnan'ı tırmandırma ve toprak genişletme stratejisi için bir deneme alanı haline getirme konusundaki açık siyasi hazırlığını ortaya koyuyor. İsrail'in bu hamlesi mutlaka tam bir Amerikan desteği almasa da, Washington'un İsrail'e geniş bir askeri manevra alanı sağlaması ve operasyonları topyekun savaş seviyesinin altında tutması için yeterli; böylece devam eden İsrail bombardımanı, Washington'un önderlik ettiği siyasi sürece paralel bir baskı aracı haline gelmektedir. Dolayısıyla, Amerikan yönetiminin ve Başkan Trump'ın şahsen İsrail'i Güney Lübnan'da gerilimi azaltmaya zorlama yönündeki ara sıra yaptığı açıklamalara rağmen, Washington ve Tel Aviv arasında bir rolleri tamamlama söz konusudur. İsrail'in askeri baskısına karşılık olarak, Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan devletini, sadece askeri olarak değil, aynı zamanda siyasi ve kurumsal olarak da Hizbullah'a baskı yapmaya zorluyor. Lübnan devletinin baskısıyla, güvenlik servisleri ve kamu yönetimi içinde Hizbullah ile bağlantılı figürlerin etkisiz hale getirilmesi veya devlet kurumlarındaki karar alma süreçlerini etkileme güçlerinin azaltılması amaçlanıyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs adasına yaptığı ilk resmi ziyaret sırasında, Lefkoşa'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile bir araya geldi / Fotoğraf: AFP Bilhassa bu açıdan bakıldığında, ABD'nin Lübnan'daki yaklaşımı, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden sonra Irak'taki Baas Partisi'nin feshedilmesi deneyimini anımsatıyor. İki bağlam radikal olarak farklı olsa da -Lübnan, Irak veya Suriye'deki Baas Partisi tarzında tek p
Reuters'ın HTŞ yönetimindeki Suriye hükümeti ile Hizbullah temsilcilerinin gerilimi düşürmek amacıyla Türkiye'de görüştüğü yönündeki haberine Şam'dan yalanlama geldi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynak, Reuters’ın Suriyeli yetkililer ile Lübnan Hizbullahı temsilcilerinin Türkiye’de görüştüğüne dair haberini yalanladı.
Hizbullah terör örgütünün yasadışı medrese yapılanması İttihadululema; ağustos ayında Suriye’ye ikinci çıkartmasını yaptı. İttihadululema’nın HTŞ ile SDG/YPG’nin bütünleşikleşmesinde görev alan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’nın danışmanı Mustafa Abdul-Rahman Abdi’yi ziyaret etmesi dikkat çekti.
Reuters’ın “Suriye yönetimi ile Hizbullah temsilcileri, iki taraf arasındaki gerilimi azaltmak için geçen ay Türkiye’de gizli bir görüşme yaptığı” haberini Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), yalanladı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (dmm), Tarafından "suriye Hükümeti Yetkilileri Ile Hizbullah Yöneticilerinin Mit Ev Sahipliğinde Türkiye'de Bir Araya Geldiği" Yönündeki Iddialar Yalanlandı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Suriye hükümeti yetkilileriyle Hizbullah yöneticilerinin MİT ev sahipliğinde Türkiye'de bir araya geldiği" yönündeki iddiaların asılsız olduğunu bildirdi.
Suriye hükümeti, Lübnan'daki Hizbullah ile Suriyeli yetkililerin Türkiye'de toplantı yaptığı yönündeki iddiayı yalanladı.
Suriye hükümeti, Lübnan'daki Hizbullah ile Suriyeli yetkililerin Türkiye'de toplantı yaptığı yönündeki iddiayı yalanladı.
Suriye hükümeti ile Hizbullah temsilcileri, aralarındaki gerilimi azaltmak amacıyla Türkiye’nin girişimiyle bir araya geldi. Reuters’a konuşan kaynaklara göre görüşme, iki taraf arasındaki bilinen ilk yüz yüze temas oldu. Trump, haziran ayında yaptığı açıklamada Şara'dan Lüban'a girmesini istemişti
Hizbullah, Suriye İçişleri Bakanlığının Dera ilinde yakalandığını duyurduğu hücreyle bağlantısını reddederek "Suriye topraklarında herhangi bir varlığının bulunmadığını" bildirdi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Birleşmiş Milletler kürsüsünde yuhalandı. Pek çok ülke heyeti salonu terk ederken Netanyahu yaptığı konuşmada skandal bir harekette bulundu. 2024 yılında Hizbullah mensuplarının çağrı cihazlarına düzenledikleri suikastı hatırlatan Netanyahu, elindeki çağrı cihazını göstererek , "Çağrı cihazlarını hatırlıyor musunuz? Hizbullah kesinlikle hatırlıyor" ifadelerini kullandı.
Hizbullah ile Nevvaf Selam hükümeti arasındaki gerilim sürerken, parti parlamentodaki güven oylamasında hükümeti düşürme seçeneğine başvurmadı. Hükümeti egemenliği zedelemek ve dış gündemlere hizmet etmekle suçlayan Hizbullah'ın milletvekilleri, oylama öncesinde salondan çekildi. Peki Hizbullah bu hükümetten tam olarak ne istiyor? Kendisine yönelttiği tüm suçlamalara rağmen neden hükümet içinde kalmaya bu kadar önem veriyor? Hizbullah'ın gerekçeleri Hizbullah milletvekili ve parti bloğu üyelerinden Hüseyin el-Hac Hasan'ın kısa süre önce hükümetten çekilip çekilmeyeceklerine ilişkin bir soruya, "Hükümetin içinde kalmalıyız" yanıtını verdiği aktarıldı. Hasan, hükümetten ayrılmanın Hizbullah'ı tecrit etmek isteyenlerin işine yarayacağını belirterek "Amerikalıların Hizbullah'ı tecrit etme arzusunu gerçekleştirmeyeceğiz" dedi. Sonuç getirmeyecekti Hizbullah'ın tutumunu yakından takip eden siyasi yazar Dr. Kasım Kusayyir, Hizbullah hükümete karşı oy kullansa bile bunun pratikte herhangi bir sonuç doğurmayacağını düşünüyor. Kusayyir, hükümetin yeniden güvenoyu aldığını ve hükümeti destekleyen milletvekillerinin sayısının muhaliflerin sayısına denk olmadığını belirtti. Kusayyir, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, "Hizbullah kritik bir siyasi dönemeçle karşı karşıya. Hükümete karşı oy kullanmak fiilen hükümetten ayrılmaya kadar varabilecek siyasi sonuçları üstlenmek anlamına gelecekti. Oysa parti mevcut aşamada hükümetten ayrılmak istemiyor" dedi. Kusayyir ayrıca, Meclis Başkanı Nebih Berri ile olumsuz veya tırmandırıcı adımlar atılmaması konusunda bir mutabakat bulunduğunu belirterek, "Dolayısıyla Hizbullah'ın çekilme kararı, Emel Hareketi'nin aldığı tutumla çelişmiyor ve aynı zamanda iletişim kanallarını açık tutmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı. Kusayyir'e göre hükümeti düşürmenin zamanı henüz gelmedi. Ne iç siyasi koşullar ne de dış gelişmeler açısından böyle bir aşamaya ulaşılmış değil. Hizbullah'ın itirazlarının bu aşamada hükümeti düşürme amacı taşımadığını belirten Kusayyir, partinin özellikle müzakere dosyası ve iç meseleler konusunda hükümetin performansını düzeltmeyi hedeflediğini söyledi. Kusayyir, "Hizbullah iç siyasette bir ‘bilek güreşi' savaşına girmek istemiyor. Hükümeti veya mevcut yönetimi düşürmeye yönelik bir mücadeleye sürüklenmeden süreci düzeltmeye çalışıyor" değerlendirmesinde bulundu. Geçen hafta parlamentoda hükümetin sorgulandığı oturum sırasında Hizbullah’ın Meclis grubundan milletvekilleri; fotoğrafta milletvekili Ali Ammar konuşurken görülüyor / Fotoğraf: Lübnan Parlamentosu Hizbullah tabanında rahatsızlık Ancak hükümeti sorgulama oturumunda yaşanan son gelişme başta olmak üzere Hizbullah'ın çelişkili tutumlarını açıklamak için sunduğu gerekçeler, tabanının geniş bir kesimini ikna etmeye yetmedi. Tartışma siyasi ve medya çevreleriyle sınırlı kalmadı. Hizbullah'ın toplumsal tabanına da yayılan tartışmada, partiye yakın aktivistler ve isimler sosyal medya üzerinden partinin performansından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Bazıları Hizbullah'a yönelik doğrudan ve kamuya açık eleştirilerde bulundu. Bu eleştiriler, Hizbullah'ın tabanı içindeki tartışmanın niteliğinde dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Soru artık yalnızca hükümete ilişkin tutumla sınırlı kalmıyor, Hizbullah'ın kendi performansına ve siyasi süreci yönetme biçimine de yöneliyor. Geçen hafta İsrail ile yürütülen resmi müzakereleri protesto eden gösteri sırasında Hizbullah destekçisi bir gösterici, Başbakan Nevvaf Selam’ın fotoğrafını yakıyor / Fotoğraf: AP Özgür Yurtsever Hareketi ile ilişki Hizbullah'ın aksine hükümete saldıran ve hükümeti eleştiren Özgür Yurtsever Hareketi, hükümetten güvenoyunun çekilmesi yönünde oy kullandı. Ancak hareketin Genel Başkan Yardımcısı Dr. Naci Hayek, Hizbullah'ın hükümet aleyhinde oy kullanmak yerine oturumu terk etmesine şaşırmadığını söyledi. Hayek, bunun "Hizbullah'ın sürdürdüğü bir yaklaşım haline geldiğini" belirterek cumhurbaşkanlığı seçimleri ve öncesinde kurulan hükümetleri bu yaklaşımın başlıca örnekleri olarak gösterdi. Hayek, "Onun kendine özgü çıkarları ve hesapları olduğunu çok iyi biliyoruz" dedi. Hayek, Şarku'l Avsat 'a yaptığı açıklamada, yaşananların Özgür Yurtsever Hareketi ile Hizbullah'ı yeniden yakınlaştırıp yakınlaştırmayacağı konusunda, "Bunun bizi yeniden ona yaklaştıracağını ya da ondan uzaklaştıracağını söylemek mümkün değil" ifadelerini kullandı. Hayek, hareket açısından asıl önemli noktanın attıkları adımın "muhalefet saflarında yalnız olduğumuzu, diğerlerinin ise kendi aralarında anlaşmış olduğunu herkese göstermesi" olduğunu belirtti. Hayek, taraflar arasındaki açık eleştirilere ve anlaşmazlıklara rağmen sonunda aynı masada oturduklarını savunarak "Dörtlü anlaşma devam ediyor. Biz o dönemde bunu kabul etmedik, bugün de etmeyeceğiz" dedi. Özgür Yurtsever Hareketi lideri Cibran Basil de kısa süre önce Hizbullah'a yönelik sert bir saldırı düzenleyerek "Lübnan devletinden daha büyük bir sorumluluk taşıdığını çünkü aciz durumda olduğunu ancak buna rağme
Soykırımcı İsrail ordusu, ateşkes ve çerçeve anlaşmaya rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın yerleştirdiği patlayıcının infilak etmesi sonucu bu sabah 2 askerinin hafif şekilde yaralandığını duyurdu.
Lübnan’ın güneyinde İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında aynı aileden 12 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından kurbanların yakınları, Lübnan hükümetinin olay karşısındaki tutumuna tepki gösterdi. HABER MERKEZİ Aileler, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından yetkililerin yeterli hukuki ve diplomatik girişimde bulunmadığını savundu. Aynı aileden üç kuşak hayatını kaybetti 7 Eylül’de Kfar Reman... Lübnan’da İsrail saldırısında yakınlarını kaybeden ailelerden hükümete tepki yazısı ilk önce Bir Gazete - Bir Gazete, Son Dakika üzerinde ortaya çıktı.
İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah tünellerini ve altyapısını hedef alması sonucu yaklaşık 50 savaşçının öldürüldüğü bildirildi.
İsrail ile Lübnan arasındaki 8. tur müzakerelerin gelecek hafta İtalya'da yapılacağı öne sürüldü. Müzakerelerde güney Lübnan'daki pilot bölgelerin Hizbullah unsurlarından temizlenmesi için bir güç oluşturulması ele alınacak.
Stories on this topic, gathered from every source.