Kadınların siyasette ve çalışma yaşamında temsili artsa da güç ve karar alma mekanizmalarındaki eşitsizlik sürüyor. WEF’in 2026 raporuna göre siyasi güçlenmede küresel cinsiyet açığının yalnızca yüzde 22,1’i kapatılabildi; mevcut ilerleme hızında tam eşitlik için 120 yıl gerekiyor.
Küresel elit ve küresel sermayenin güç odaklarından biri olarak lanse edilen tartışmalı isim Bill Gates, yapay zeka konusunda dikkat çeken yeni bir uyarıda bulundu. Gates’in “Kapatma düğmesi yapay zekayı durdurmaya yetmeyecek” sözleri, teknolojinin kontrolden çıkması halinde ne yaşanacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Açıklamanın arka planında ise güvenlikten devlet denetimine, büyük teknoloji şirketlerinden küresel güç mücadelesine uzanan çok daha geniş bir tartışma var.
Teledyne ve NASA, Ay habitatlarına hava bağımsız güç sağlayacak hidrojen yakıt hücresi teknolojisini TRL 7 seviyesine taşımak için anlaştı.
RTX 4090 kullanıcılarını ilgilendiren yeni bir güç bağlantısı vakası ortaya çıktı. Ekran kartı yüzde 80 güç limitinde çalışmasına rağmen resmi adaptörde hasar oluştu.
Tarih boyunca güç; toprağa, silaha ya da sermayeye hâkim olanların elindeydi. Ancak bilgiyi elinde tutanlar her zaman iktidarın gerçek sahibi oldu. Jared Diamond'ın klasikleşen eseri Tüfek, Mikrop ve Çelik 'te ortaya koyduğu gibi; medeniyetler arasındaki güç eşitsizlikleri ve emperyalizm, araçları elinde tutanların kurduğu üstünlükle şekillendi. Dünün coğrafi şansı olan tüfek ve çelik, tarihin seyrini nasıl belirlediyse; bugün de bilgi; veri, algoritma ve yapay zekâ biçiminde çağımızın yeni "çelik ve tüfeğine" dönüşmüş durumda. Bu durum bizi temel bir soruyla yüzleştiriyor: Yapay zekâ insanlığın ortak gelişimine mi hizmet edecek, yoksa dijital sömürgeciliğin yeni bir aracı mı olacak? Yanıt, teknolojinin imkânlarından ziyade onu yönlendiren odaklarda saklı. Geleneksel sömürgecilik toprak işgali ve hammadde kontrolüne dayanıyordu. Zamanla bu güç finans, medya ve iletişim ağlarına kaydı. Şimdiyse bu yapıya yeni bir boyut katılıyor: Yapay zekâ . Yapay zekâ basit bir yazılımın ötesinde; veriyi işleyen, eğilimleri öngören, algıyı yöneten ve karar mekanizmalarını şekillendiren stratejik bir güç unsuru. Bugün küresel ölçekte üretilen verinin devasa bir kısmı, az sayıda teknoloji devinin elinde toplanıyor. İşlem gücü, çip üretimi ve bulut altyapısı gibi kritik bileşenler de belli merkezlerin tekelinde. Bu durum yeni bir uçurumu beraberinde getiriyor: Veriyi üretenler ile o veriyi işleyip güce çevirenler arasındaki uçurum. Tıpkı geçmişte çelik teknolojisine veya ateşli silahlara erişimi olmayan toplumların küresel güç dengelerinin dışında kalması gibi; bugün de kendi yapay zekâ altyapısına ve verisine sahip olamayan toplumlar yeni bir bağımlılık riskiyle karşı karşıya. Bir çocuğun öğrenme sürecini, vatandaşın haber alma kaynaklarını, tüketicinin tercihlerini ve toplumun genel gündemini doğrudan etkileyebilen bu güç karşısında asıl odaklanmamız gereken nokta şudur: Yapay zekâ kimin değerlerini yansıtıyor, kimin verisiyle besleniyor ve kimin amaçlarına hizmet ediyor? "Yapay zekâ emperyalizmi" kavramı tam da bu noktada öne çıkıyor. Elbette her yapay zekâ adımını bu tanımlamayla reddetmek doğru olmaz. Sağlıkta, eğitimde, bilimsel araştırmalarda ve kamu yönetiminde insanlığa sunacağı faydalar yadsınamaz. Buna karşın, teknolojik gücün belli ellerde toplanması ülkeleri yeni bir bağımlılık döngüsüne sokma riski taşıyor. Geçmişte petrol ve enerji hatları nasıl stratejik bir bağımlılık yarattıysa, bugün de veri merkezleri, çip tesisleri, algoritmik kapasite ve hesaplama gücü benzer bir bağımlılık alanı oluşturuyor. BM kürsüsünden dijital hegemonya uyarısı Konunun akademik bir tartışmanın ötesinde küresel bir gerçekliği bulunduğu netleşiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026'da BM 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, teknolojinin insan odaklı bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulayarak "tekno-kutuplaşma" ve "dijital hegemonya" tehlikesine dikkat çekti. Bununla birlikte, ortaya çıkan risklerin yönetimi için uluslararası düzeyde bağlayıcı bir hukuki çerçevenin kurulması ve BM bünyesindeki düzenleme adımlarının hızlandırılması çağrısında bulundu. Bu çağrı, küresel ölçekte yürütülecek tartışmalar açısından kritik bir adım niteliğinde. Çünkü algoritmaların etkisi sınır aşan bir niteliğe sahip. Yerel mevzuatların yetersiz kaldığı bu alanda; insan haklarını, veri gizliliğini, çocukların güvenliğini ve şeffaflığı temel alan ortak bir uluslararası sözleşmeye duyulan ihtiyaç aşikâr. Ancak burada temel bir soru ortaya çıkıyor: Bu küresel kuralların mimarı kim olacak? Düzenlemeler yalnızca teknolojiyi üreten aktörler tarafından şekillendirilirse, bu durum mevcut güç dengesizliğini daha da derinleştirebilir. Bu nedenle yapay zekânın küresel yönetişimi; gelişmekte olan ülkelerin, akademisyenlerin, hukukçuların ve sivil toplumun katılım sağladığı çok sesli bir platformda inşa edilmelidir. Türkiye'nin önündeki temel soru Türkiye açısından bakıldığında temel mesele, teknolojiyi sadece kullanmakla sınırlı değil. Kritik soru şudur: Türkiye bu teknolojinin yalnızca pazarı mı olacak, yoksa geliştiricisi ve yön vereni mi? Eğitimden kamu altyapısına kadar pek çok alanın dış kaynaklı yapay zekâ modellerine devredilmesi, uzun vadede dijital bağımlılık riskini beraberinde getirebilir. İşte bu noktada dijital egemenlik kavramı kritik bir önem kazanıyor. Dijital egemenlik; yerli yazılımların ötesinde veri güvenliğinden çip üretimine, bulut sistemlerinden büyük dil modellerine ve yetişmiş insan kaynağına uzanan bütüncül bir ekosistemi kapsar. Tüfek, Mikrop ve Çelik perspektifinden bakarsak dijital egemenlik; çağın "üretim ve savunma araçlarına" yerli ve millî imkânlarla sahip olabilme mücadelesidir. Türkiye bu alanda güçlü bir potansiyele sahip. Genç nüfus, dinamik girişimcilik ortamı ve büyüyen dijital altyapı doğru stratejilerle desteklendiğinde güçlü bir yapay zekâ ekosistemine dönüşebilir. Eğitim politikaları bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Gelecek nesillerin teknolojiyi kullanmanın ötesinde, sistemin çalışma mantığını ve
Turbo motorlar yüksek güç ve verimlilik sunarken yağlama sorunları, yabancı cisim hasarı, güç kaybı ve aşırı duman gibi bazı arızalara daha açık olabiliyor. Belirtileri erken fark etmek, daha büyük motor masraflarının önüne geçebilir.
Türkiye'nin elektrik kurulu gücü, ağustos sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata ulaşırken, toplam kurulu gücün yüzde 62,9'una karşılık gelen 79 bin 902 megavatlık kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştu.
Trump'ın Şi'yi askeri güç gösterisiyle karşılaması sosyal medyada alay konusu oldu. B-1'lerin geçişinde Trump'ın irkilmesi, Şi'nin sakin kalması "gösteri ters tepti" yorumlarını beraberinde getirdi.
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 4. güç ünitesinde, makine dairesi binasının yer seviyesinden 18 metre yüksekliğinde bulunan plakasında beton dökme çalışmaları tamamlandı. Beton dökülen plaka, makine dairesinin zemini olacak. Türbin, mil döndürme cihazı ve jeneratör dahil olmak üzere ana ekipmanın bakım işlemleri bu plaka üzerinden gerçekleştirilecek.
Euroleague'de 2026-27 sezonunda mücadele edecek takımların güç sıralaması belli oldu. Eurohoops'un verilerine göre EuroLeague gelecek sezon mücadele edecek en güçlü 10 takım şu şekilde...
Formula 1 Komisyonu'nun yaptığı açıklamaya göre yarış mesafesi, güç ünitelerinin yapısı ve zaman sınırı kurallarını baştan şekillendiriyor.
Samsung Galaxy telefonlardaki yan tuş yalnızca güç düğmesi değil. Kamera, uygulama, ses kaydı, Gemini ve farklı işlevleri yan tuşa nasıl atayabileceğinizi anlatıyoruz.
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 1. güç ünitesindeki kontrol odasının artık çalışmaya hazır olduğunu açıkladı. Akkuyu NGS sahasına ziyaret gerçekleştiren Rosatom heyeti, kontrol odasını inceledi ve çalışmaları denetledi.
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 1'inci güç ünitesine ait kontrol odasının çalışmaya hazır olduğunu açıkladı
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin NGS 1'inci güç ünitesine ait kontrol odasının çalışmaya hazır olduğunu bildirdi.
Güç zayıfı ezdiğinde ahlak kâğıttan karton olur.
ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'ya gösterdiği güç hamleleriyle varılan tarihi bir anlaşma sonucu GRÖNLAND'A çöktü. Ve dünyanın en stratejik küresel deniz ticaret yolu ve güvenlik alanında,
Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa merkezli teknoloji ile madencilik şirketleri, küresel tedarik zincirindeki Asya egemenliğini kırmak üzere büyük bir anlaşmaya imza attı. Kuantum bilgisayarlar ve yapay zeka destekli otonom laboratuvarlar kullanılarak nadir elementlerin ayrışma süreci hızlandırılacak, maliyetler düşürülecek ve stratejik üretimde bağımsızlık kapısı aralanacak.
Stories on this topic, gathered from every source.