Gökbilimciler, uzayın bir yerlerinden bize doğru gelen uzun süreli parlamaların kaynağını nihayet bulmuş olabilir. Uzak galaksilerden gelen yoğun ve parlak X-ışını parlamaları bilim insanlarını yıllardır hayrete düşürüyordu. Araştırmacılar bunların bir kısmını büyük kütleli yıldızların ölümüyle ilişkilendirse de birçoğu hâlâ açıklanamamıştı. Gökbilimciler, bu parlamaların ne kadar uzaktan geldiğini ve ne kadar enerji yaydığını belirlemekte zorlanıyordu. Bu da parlamalara neyin yol açabileceğini anlamayı zorlaştırıyordu. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Araştırmacılar artık bunların nedenini bulmuş olabileceklerini düşünüyor. Parlamalar, iki nötron yıldızının çarpışmasıyla bağlantılı görünüyor. Bu tür çarpışmalar daha önce hızla kaybolan kısa süreli gama ışını patlamaları aracılığıyla gözlemlenmişti. Son çalışma, 2024'te fırlatıldığından beri yüzlerce parlak ışık parlamasını saptayan Einstein Probe uydusundan bir uyarının gökbilimcilere gelmesiyle başladı. Gökbilimciler bu uyarıyı aldıklarında Avrupa Güney Rasathanesi'ne ait Çok Büyük Teleskop (VLT) ve Çok Büyük Dizi (VLA) de dahil diğer teleskoplarla parlamayı çabucak inceleyerek patlamanın ardından yaşananları gözlemleyebildi. Araştırmacılar, bu gözlemler sayesinde iki nötron yıldızının birleşmesiyle oluşan bir magnetarın doğuşuna tanık olduklarını düşünüyor. Bunun diğer gizemli parlamaları açıklamaya da yardımcı olabileceğini söylüyorlar. Nötron yıldızları, yaşam döngülerinin sonuna ulaşmış büyük kütleli yıldızların kalıntılarıdır. Çarpıştıklarında uzaya, geçmişte gökbilimcilerin tespit ettiği kütleçekimsel dalgaların yanı sıra araştırmacıların bu gökcisimlerini daha iyi anlamasını sağlayan ışık yayıyorlar. Kısa süreli gama ışını patlamaları, araştırmacıların bu çarpışmaları sıklıkla fark etmesini sağlıyor. Ancak bilim insanları, bu çarpışmalar sonucu oluşan magnetarın daha parlak ve uzun süreli patlamalara yol açabileceğine inanıyor. Yeni makale üzerinde çalışan Eleonora Troja, Einstein Probe uydusu neredeyse 10 dakika boyunca parlak X-ışını radyasyonu tespit ettiğinde "Bir şeyler döndüğünü fark ettim" diyor. Çok Büyük Teleskop'la takip gözlemlerini yöneten Niccolò Passaleva, "Bu, bir nötron yıldızı birleşmesinde şimdiye kadar gözlemlenen en uzun süreli ani X-ışını parlaması" ifadelerini kullanıyor. Bu, evrenin en uç kuvvetlerini ön sıradan izleme ve sırlarını daha fazla keşfetme fırsatı sunuyor. Araştırmacılar, uyarı işaretlerine hızla karşılık vererek patlamayı hâlâ ayrıntılı biçimde gözlemlenebilecek kadar parlakken izleyebildi. Bu da yoğun X-ışını sinyalleri ve nötron yıldızlarının birleşmesi arasında bağlantı kurmalarını sağladı. Çalışma, hakemli dergi Science Bulletin'de yayımlanan "Minutes-long soft X-ray prompt emission from a compact object merger" (Kompakt cisimlerin birleşiminden kaynaklanan ve dakikalarca süren yumuşak ve ani X-ışını emisyonu) başlıklı yeni makalede aktarılıyor. *İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. independent.co.uk/space Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç çeviri Uzay evren nötron yıldızı Araştırmacı, "Bu yeni olayın X-ışını verilerini gördüğümde bir şeyler döndüğünü anladım" diyor Andrew Griffin Perşembe, Ekim 1, 2026 - 14:45 Main image: 13 Ağustos 2026'da Antalya'daki kayalık bir dağ manzarasının üzerinde Samanyolu galaksisi yükseliyor (AFP) BİLİM related nodes: Bilim insanları, uzaylıların işareti sanılan meşhur sinyalin gizemine ışık tuttu NASA teleskobu gizemli küçük kırmızı noktaların sırrına yaklaştı Label: ÇEVİRİ Type: news SEO Title: Uzak galaksilerden gelen gizemli parlamaların kaynağı bulundu mu? copyright Independentturkish: original url: https://www.independent.co.uk/space/flashes-stars-dead-cosmic-universe-b3059189.html
Gökbilimciler ilk kez bir ötegezegenden gelen radyo sinyalini doğrudan tespit etti. Sinyalin yaklaşık 64 ışık yılı uzaklıktaki Beta Pictoris b gezegeninden geldiği belirlendi.
Gökbilimciler, Samanyolu Galaksisi içinde jeti doğrudan Dünya'ya yönelmiş ilk "mikroblazar" yapısını keşfetti.
Gökbilimciler, Dünya'dan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıkta bulunan Beta Pictoris b adlı ötegezegenden doğrudan gelen radyo sinyalleri tespit ederek bilim tarihinde bir ilke imza attı. Araştırmacılar, sinyallerin uzaylılardan değil gezegenin devasa manyetik alanında oluşan kutup ışıklarından kaynaklandığını açıkladı.
Gökbilimciler, yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıktaki "Beta Pictoris b" adlı ötegezegenden doğrudan gelen radyo sinyalleri tespit etti.
Gökbilimciler, şimdiye kadar keşfedilen en genç ötegezegeni tespit etti. Jüpiter'e yakın bir kütleye sahip olan Elias 2-24 b'nin bir milyon yıldan daha genç olduğu düşünülüyor.
Gökbilimciler, 100 milyon ışık yılına kadar uzanan bölgelerde 47 soluk cüce galaksi adayı keşfetti. Bulgular, evrendeki “kayıp galaksiler” bilmecesine ışık tutabilir.
Gökbilimciler, Satürn'ün güney kutbunda yaklaşık 168 bin kilometre genişliğinde devasa bir ongen bulut deseni keşfetti. Gezegenin kuzey kutbundaki ünlü altıgenden çok daha büyük olan bu gizemli atmosferik oluşum, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.
Cambridge, Massachusetts ve diğer kurumlardaki gökbilimciler, erken evrende son derece parlak, kırmızı bir nokta tespit ettiler. Bu nesne, Güneş Sistemimiz büyüklüğünde, devasa bir yıldıza benziyor ancak bilinen herhangi bir yıldızın fiziksel olarak üretebileceğinden 100 milyar kat daha fazla enerji…
Gökbilimciler, Samanyolu Galaksisi'nin merkezindeki süper kütleli kara deliğin etrafında saniyede yaklaşık 25 bin kilometre hızla dönen yeni bir yıldız tespit etti. "S301" adı verilen ve galaksinin bilinen en hızlı yıldızı unvanını alan bu gök cismi, Albert Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'ni test etmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Gökbilimciler, Dünya'dan yaklaşık iki buçuk kat daha geniş olmasına rağmen 23 kat daha fazla kütleye sahip, olağan dışı yoğunlukta dev bir ötegezegen tespit etti. "GJ 523b" adı verilen ve "megaDünya" olarak nitelendirilen bu gök cismi, kayalık gezegenlerin nasıl oluştuğuna dair kabul gören mevcut teorilere meydan okuyor.
Gökbilimciler, Büyük Patlama'dan yalnızca 1,3 milyar yıl sonraki bir galakside birbirine yaklaşan ve birleşme sürecine giren üç süper kütleli kara delik tespit ederek evrenin erken dönemine dair önemli bir gizemi aydınlattı.
James Webb Uzay Teleskobu, evrenin ilk dönemlerinden gelen ve yıldız ile kara deliğin özelliklerini aynı anda taşıyan daha önce görülmemiş bir nesne keşfetti.
Gökbilimciler, James Webb Uzay Teleskobu JWST verilerini inceleyerek evrenin erken dönemlerine ait tamamen yeni bir gök cismi türü keşfettiklerini duyurdu. "Karadelik yıldızı" black hole star veya resmi adıyla MoMBH1 olarak adlandırılan cisim, Güneş Sistemi büyüklüğünde devasa bir yapıya sahip.
Stories on this topic, gathered from every source.