GTA 6’da, Jason ve Lucia beraber giriştikleri bir iş ters gidince, kendilerini Leonida eyaletine yayılan bir suç örgüsünün içinde buluyorlar. Hayatta kalmak için birbirlerine güvenmek zorundalar. Bu da onları artık birer yol arkadaşı yapıyor.
Biz zaten işçilerin sömürüldüğünü, her türlü haksızlığa maruz kaldığını biliyoruz, tanıklık ediyoruz, bizzat yaşıyoruz. Bana sorunların çözülmesi için atılacak ilk adımın ne olduğunu soracak olursanız, Yusuf Tekin derhal istifa et!
Orbán’ın yaşadığı güç zehirlenmesini kapitalizmin bir sonucu olarak değerlendirmediğimiz noktada bugün “seçeceğimiz” diğer insanların yeni Orbánlar, yeni otokratlar, yeni tek adamlar olması kaçınılmazdır
Öğrenciler olarak üstümüze düşen görev “Parasız, Bilimsel, Demokratik Üniversite” talebini yükseltmek ve bu talebin üniversite içerisindeki somut karşılıklarını yaratmaktır. Bunun en önemli ayaklarından biri de ÖTK’lerin aktifleştirilmesidir.
Yasayla, çocukluk yaşının 15’e düşürülmesi, bir ayağıyla resmiyet kazanıyor. Uyuşturucu çetelerine göz yumanlar suçu çocuklara yıkıyor; bunu yaparken tek bir sorumluluk dahi almadıkları gibi çocukluğa da savaş açıyorlar.
Şimdiki koşullara baktığımız zaman, kesin iş getirisi olan bir bölüm tercihi yapabilmek çok zor. Birçok öğrencinin benim gibi 2 yıllık sağlık bölümleri okuyarak memur olmaya çalıştığını görüyorum; en mantıklı ve kısa yol buymuş gibi hissettiriyor.
Eğitim sistemi herkese eşit bir hak olarak sunulurken, fiilen mevcut üretim ilişkilerini yeniden üretecek bir iş gücü yetiştirmekle yükümlü kılınmıştır. Gerçek eşitlik, bu ilişkileri koruyan sınıfsal yapının dönüştürülmesiyle mümkün olabilir.
İşçi Gençlik Anketi'ni bu ülkenin gençlerinin nasıl koşullarda çalışmaya itildiğini, ne biçimde sömürüldüğünü göstermek ve onları sömürenlerin söylediğinin aksine bunlara itiraz etmenin normal olduğunu daha fazla insana duyurmak için kullanıyoruz.
Karl Marx, “Filozoflar dünyayı sadece farklı şekillerde yorumladılar ancak önemli olan onu değiştirmektir.” demiştir. Bugün yorumlama imkanları bile bu kadar kısıtlı olsa dahi, biz bu dünyayı hem yorumlamaya hem de değiştirmeye kararlıyız.
Üniversite kazanabilmek için atölyelere ve özel eğitimlere gitmemiz zorunlu kılınıyor. Sistem, iş garantisi olmayan bir bölümü kazanabilmemizin ihtimalini düşürecek şekilde kuruluyor
Gençlerin çalışması kendi tercihlerinden ziyade içinde bulunduğumuz ekonomik koşulların dayattığı bir gerçeklik. Ailelerine destek olmak zorunda olan gençler, geleceklerinden ve hayallerinden vazgeçerek çalışmak zorunda kalıyorlar.
Uyuşturucuya erişimin kolaylaşmasından kaygı duyan gençler, uyuşturucuyu yalnızca bireysel bir tercih olarak görmüyor; çözümün yalnızca cezalandırmaya dayanmaması gerektiğini belirtiyor.
Yusuf Tekin iş kazası ihtimali var diye MESEM programından vazgeçmenin doğru olmadığını söylüyor. Diyor ki: 223 bin işletmeye gençleri yolluyoruz. Parasını da biz ödüyoruz, 223 bin patronu mutlu ediyoruz. Gençler ölse de yaralansa da vazgeçmeyeceğiz!
Okul yönetimi bize “Kötü muamele görürseniz haber verin” diyor ancak dayak yiyen MESEM’li arkadaşlar şikâyet ettiğinde de “Onlar sizin ustalarınız. Kızar da döver de söver de” demekle yetiniyor.
Lübnan sineması savaşı anlatmanın ötesinde, savaşın nasıl hatırlandığını, kimlerin bu hafızanın dışında bırakıldığını ve savaşın gündelik hayatı ile mekânı nasıl dönüştürdüğünü de sorguluyor
Bilimsel araştırma hevesi ve sevdiği işi yapma isteği yoksulluğa ve geleceksizliğe yenik düştü. Kampüslerimiz artık özgür bilimin değil, sermayenin yuvası olma yolunda eskisinden de hızlı ilerliyor.
Çocuk yaşta iş cinayetlerinde katledilmediğimiz, suça sürüklenmediğimiz, para ve güç için birbirimizle rekabet etmediğimiz bir düzeni kurmak için mücadele edelim
“Güvenlik” söylemleriyle pekiştirilen savaş sanayiye baktığımızda, bir ülkenin güvenliğinin “savunma”ya yatırılan sermayeyle ilişkili olmadığını görüyoruz. Depreme dayanıklı kentler de güvenlik meselesidir, MESEM’lilere iyi bir gelecek kurmak da.
“Trafiği azaltma” bahanesiyle sunulan rant yolu ne ODTÜ’lüye ne halihazırda fakirliğe sürüklenmiş halka yaşama hakkı sunmuyor ki, 2021’de “ODTÜ Ormanı manzaralı” olarak satışa sunulmuş konutlar hala boş.
Gençlerin geleceğini cemaatlerin, sermayenin ya da iktidarın biçimlendirdiği bir düzende özgür bir gelecek kurulamaz. Bu geleceği değiştirecek olan da gençliğin kendi sorunlarından hareket ederek kuracağı ısrarlı ve örgütlü mücadeledir.
Stories on this topic, gathered from every source.