Fiziksel fabrikaların duvarlarının yıkılıp zihnimizin, odalarımızın ve ekranlarımızın kesintisiz birer üretim bandına dönüştüğü geç kapitalizm evresinde, bireyin en büyük trajedisi artık yalnızca emeğine yabancılaşması değildir. Asıl ontolojik yarılma, bireyin bizzat kendi arzularına, estetik yargılarına ve onay mekanizmalarına yabancılaşması; varoluşunu devasa bir “dijital panoptikon”un ölçülebilir beğenisine sunmadan kendini sahici hissedememesidir. İnsanın kendi gözleriyle dünyayı görmeyi bırakıp
Stories on this topic, gathered from every source.