Güneş’in yaşamının sonuna ulaşması, bütün gezegenlerin aynı anda yok olacağı anlamına gelmiyor. Bazıları yıldızın genişleyen dış katmanlarında kaybolabilir; bazıları ise değişen koşullara rağmen varlığını sürdürebilir.
Avrupa Uzay Ajansının Juice uzay aracı, 28 Eylül'de Dünya'nın yanından geçerek Jüpiter yolculuğundaki rotasını değiştirdi. ESA'nın görev sonrası açıklamasına göre araç Hint Okyanusu üzerinde Dünya'ya 8640 kilometre kadar yaklaştı; geçiş, uçuş yönünü 20 derece saptırıp hızını saniyede 3,5 kilometre artırdı. Teknoblog'da daha önce NASA'nın Juno aracıyla Jüpiter'i görüntüleme çalışmalarını aktarmıştık. Juice farklı bir görev: Jüpiter'e ve buzlu büyük uydularına ulaşmak için hâlâ gezegenler arası yolculuk yapıyor. Bir uzay aracını dış Güneş Sistemi'ne doğrudan göndermek çok fazla yakıt gerektirebilir. Yer çekimi yardımı adı verilen yöntemde araç bir gezegenin yanından belirli açı ve hızla geçerek yörüngesini değiştirir. Juice'un Dünya'yı kullanması, roket motoruyla aynı manevrayı yapmak için harcayacağı yakıtı koruyor. ESA, 28 Eylül yaklaşmasından önce ayrılmış altı düzeltme fırsatının yalnızca birinde küçük bir müdahale yapıldığını belirtiyor. Bu da bilimsel gözlemler için sonraki yıllarda daha fazla itici madde bırakıyor. En yakın geçiş 28 Eylül saat 13.45 Orta Avrupa Yaz Saati'nde, yani Türkiye saatiyle 14.45'te gerçekleşti. Araç bu sırada Dünya'yı izleme kameralarıyla görüntüledi. ESA'nın yayımladığı fotoğraflarda Afrika kıtasının büyük bölümü ve Madagaskar seçiliyor. Ancak bunlar gezegen bilimi için tasarlanmış yüksek çözünürlüklü ana kameranın sonuçları değil. İzleme kameraları başlangıçta uzay aracının anten ve kollarını kontrol etmek için yerleştirilmişti. Yakın geçiş bilim aletleri için de bir prova … ESA’nın Juice aracı Dünya yakın geçişiyle Jüpiter rotasını düzeltti haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu'nun bilimsel gözlemlerinden yararlanmak için önce veriyi Dünya'ya güvenilir biçimde indirmek gerekiyor. NASA, teleskopla çalışacak üç kıtadaki yer istasyonlarının yüksek hızlı veri alma testlerini tamamladığını duyurdu. ABD, Japonya ve Avustralya'daki antenler farklı hızlarda denendi. Hazırlık, gözlemler başladığında her gün yaklaşık 1,4 terabayt veri akışını karşılamayı hedefliyor. NASA'nın görev güncellemesine göre ağda New Mexico'daki Near Space Network istasyonu, Japon Uzay Araştırma Ajansı JAXA'nın Misasa anteni ve Avrupa Uzay Ajansı ESA'nın Batı Avustralya'daki New Norcia istasyonu bulunuyor. Farklı boylamlara dağılan bu üç nokta, teleskobun Dünya ile veri bağlantısını kurmasına yardım edecek. Yer sisteminin sınanması, teleskobun yapacağı gözlemlerin kendisi kadar görünür olmasa da görevin işleyişi için temel bir adım. Testler 7 Eylül'de Japonya'daki istasyonla başladı. NASA, Misasa anteninin yılın büyük bölümünde saniyede 500 megabite kadar veri alabilecek durumda olduğunu belirtiyor. Ardından 8-11 Eylül arasında White Sands'teki ana ve yedek antenler denendi. Son aşamada 17 Eylül'de Avustralya'daki ESA istasyonu, en yüksek sınama hızına kadar çıkarıldı. Üç bölgede de bağlantı kuruldu. Burada ölçülen hız, tek bir ev internet bağlantısıyla karşılaştırılmamalı. Roman, uzayda yaklaşık 1,6 milyon kilometre uzaktan geniş alanlı gözlem verileri gönderecek. Üstelik verinin anten tarafından alınması yeterli değil; depolanması, işlenmesi ve bilim insanlarına ulaştırılması da gerekiyor. Bu nedenle iletişim zincirinin … Roman teleskobunun veri istasyonları sınavı geçti haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
İlk bakışta NGC 4698 sıradan bir sarmal galaksi gibi görünüyor: parlak bir merkez, çevresinde toz şeritleri ve dışarıda kıvrılan kollar. Hubble Uzay Teleskobu’nun yayımlanan ayrıntılı görüntüsü farklı bir yapıyı ortaya koyuyor. Galaksinin merkezindeki yıldız şişkinliği dış diske neredeyse dik uzanıyor; iç bölgelerdeki gaz ve yıldızlar da geri kalan diske dik yönde dönüyor. Gök bilimciler bu alışılmadık düzenin nasıl oluştuğunu araştırıyor. ESA/Hubble’ın 18 Eylül’de yayımladığı görüntü açıklamasına göre NGC 4698, Başak takımyıldızı yönünde yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzakta. Burası binden fazla galaksiyi barındıran Başak Kümesi’nin üyelerinden biri. Hubble’ın yakın sayılabilecek galaksiler üzerindeki çalışma programı, küçük yıldız kümeleri ve bulutsular gibi ayrıntıları seçmeyi amaçlıyor. Fotoğrafta mavi yıldız bölgeleri ve koyu kahverengi toz şeritleri dış diski izliyor. Sarmal kollar merkeze kadar ilerlemek yerine çevrede halka benzeri bir görünüm oluşturuyor. İçteki daha soluk beyaz ışık ise ağırlıklı olarak daha yaşlı ve serin yıldızların oluşturduğu şişkinlikten geliyor. Görüntünün görsel güzelliği kadar, bu iki parçanın birbirine uymayan geometrisi de önemli. Birçok sarmal galakside merkezdeki yapı diskle uyumlu bir eksene sahipken NGC 4698’te şişkinlik diskten dik açıyla dışarı taşıyor. ESA, bunun bilinen az sayıdaki örnekten biri olduğunu belirtiyor. Merkeze en yakın gaz ile yıldızların dönme düzlemi de dış diskin dönüşüne dik. Bu bilgi yalnızca fotoğrafın rengine … Hubble, merkezi dış diske dik dönen NGC 4698 galaksisini görüntüledi haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
NASA, Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu için verileri Dünya’ya indirecek yer istasyonlarının sınamalarını tamamladı. Japonya, ABD ve Avustralya’daki antenler farklı hızlarda veri almayı başardı; en yüksek denenen hız saniyede 500 megabit oldu. Böyle bir altyapı bilim çalışmaları başladığında önem kazanacak. Roman’ın her gün yaklaşık 1,4 terabayt veri göndermesi bekleniyor; bu miktar NASA’nın astrofizik görevleri arasında en yüksek günlük akış olacak. NASA’nın 25 Eylül açıklaması ilk denemenin 7 Eylül’de Japonya Uzay Araştırma Ajansı’nın Misasa istasyonunda yapıldığını aktarıyor. Ekip, antenin uygun koşullarda 500 megabit/saniyeye kadar veri alabildiğini doğruladı. Üstelik deneme sırasında Japonya’da tayfun vardı. Kötü hava, planlanan en yüksek hızın zorlu şartlarda da sınanmasına yol açtı. Sıra 8-11 Eylül’de New Mexico’daki White Sands yer istasyonu ile yedek antenine geldi. Her ikisi de denenen hızlarda veri indirdi. Son test 17 Eylül’de Avrupa Uzay Ajansı’nın Batı Avustralya’daki New Norcia istasyonunda yapıldı; sistem en yüksek hızı orada da karşıladı. NASA bu üç bölgenin Roman’ın bilim verisi için ana bağlantı hattını oluşturacağını söylüyor. Burada önemli ayrım şu: Anten testinin tamamlanması teleskobun bilim programının bütün sonuçlarının hazır olduğu anlamına gelmiyor. Denemelerde sıcaklık ve güç tüketimi gibi sistem bilgileriyle ön görüntü verileri aktarıldı. NASA, düzenli bilim çalışmalarının 2027’nin başına kadar başlamasını bekliyor. Bugünkü haber, bu yoğun akışın yerde … NASA, Roman teleskobunun üç kıtadaki veri istasyonlarını sınadı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
ESA ve Pokémon iş birliğiyle Astronot Pikachu Uluslararası Uzay İstasyonu’na gitti. Pikachu 67 günde Dünya’nın çevresinde yaklaşık 1.040 tur attı.
Avrupa’nın taşıyıcı roket fırlatma programı kapsamında ilk sözleşmeler imzalandı. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Avrupa’daki fırlatma hizmetlerini genişletmeyi ve kıtanın uzaya erişimini daha dayanıklı hale getirmeyi amaçlıyor. Bu bağlamda Avrupa Fırlatma Sistemleri Girişimi (European Launcher Challange) kapsamında çeşitli şirketlere ilk sözleşmeler verildi. İlgili tekliflerinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesinin ardından imzalanan sözleşmeler ile şirketler, yeni fırlatma hizmetlerinin devreye alınması ve geliştirilmesi için ESA desteğine […]
Stories on this topic, gathered from every source.