Yapay zekâ modelleri internetteki devasa verileri emerek büyür. Fakat internet tertemiz bir kütüphane değil. İçinde nefret söylemi, cinayet detayları ve cinsel istismar barındırıyor. Bir model bu verileri doğrudan öğrenirse canavara dönüşür. İşte bu noktada devreye etiketleyiciler giriyor.
GaaS modeli, son yıllarda video oyun dünyasını köklü bir kabuk değişimine sürükledi. Eskiden bir kutu oyun alır, konsolumuza takar ve macerayı baştan sona keyifle yaşardık. Hikâye bittiğinde ise oyunla bağımız biter, tatmin dolu bir hisle yeni yapıma geçerdik. Şimdilerde ise büyük stüdyolar bambaşka bir rota çiziyor. Artık biten oyunlar yerine hayatımızın merkezine kurulan, hiç tükenmeyen yapımlar istiyorlar.
Christopher Nolan’ın 2010 yapımı Inception filminde Dom Cobb ve ekibinin görevi, bir insanın zihnine rüya yoluyla fikir yerleştirmekti. Reklam dünyasında benzer bir soru daha dar bir hedefle gündeme geldi: Bir ürün, kişi uyurken gördüğü rüyaların parçası yapılabilir mi?
Aktivite bilekliği ekranındaki olumsuz uyarılara baktığınız an, birkaç dakika önceki canlılık hissi tamamen kayboluyor. Güne gözlerinizi açtınız. Kendinizi gayet zinde ve dinlenmiş hissediyorsunuz. Perdenin arasından süzülen ışık hoşunuza gidiyor, hatta ilk kez alarmı beklemeden uyanmışsınız. Sonra yataktan kalkmadan bileğinizdeki akıllı saate bakıyorsunuz. Ekran, gece yeterince derin uyumadığınızı söylüyor.
Yapay zekâ sistemleri artık yalnızca sorularımızı yanıtlamıyor; kullandığımız kelimelerden değerlerimizi, hassasiyetlerimizi ve dünyaya bakışımızı da çıkarabiliyor. Yeni bir araştırma, önerisini kullanıcının ahlaki ve siyasi değerlerine göre şekillendiren sohbet botlarının aynı fikri daha cazip gösterebildiğini, kullanıcıda “beni anlıyor” duygusu yarattığını ve hizmet için ödeme isteğini artırabildiğini ortaya koydu. Peki kişiselleştirme nerede bitiyor, görünmez yönlendirme nerede başlıyor? […]
Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?
En samimi özürlerimizi ve aşk mesajlarımızı bile artık yapay zekâya yazdırıyoruz. Peki, duygularımızı algoritmalara filtreletmek bizi kırılmaktan koruyor mu, yoksa iki tarafın sohbet botlarıyla konuştuğu sentetik bir yalnızlığa mı hapsediyor? Kusursuz cümleler çağında insan ilişkilerinin yeni sınavı. Detaylar haberimizde… Yapay zekâ ve sentetik iletişim çağında algoritmik yalnızlık, telefonun parlak ekranında yanıp sönen küçük imlece çaresizce […]
Yapay zekâ doğmadan önce internet devasa bir kütüphaneydi. İnsanlar her gün buraya yeni fikirler bıraktı. Milyonlarca blog yazısı yazıldı. Binlerce forumda hararetli tartışmalar döndü. Sanatçılar çizimlerini, müzisyenler bestelerini yükledi. Teknoloji devleri bu uçsuz bucaksız denizi fark etti.
Avrupa Birliği, 13 yaşından küçüklerin sosyal medyaya erişimini yasaklamaya; 13–15 yaş grubuna ise ebeveyn denetimli hesaplar getirmeye hazırlanıyor. Avustralya, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde yaş sınırlamaları şimdiden uygulanırken Türkiye’de de 15 yaşını doldurmayan çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmamasını öngören düzenleme kabul edildi. Ancak çocukları dijital dünyanın zararlarından korumak için milyonlarca yetişkinin de yaşını kanıtlaması gerekebilir. […]
Otonom yapay zekâ sistemleri kurumsal iş yapış biçimlerini kökten sarsarken, internet dünyası ve kurumlar üretken modelleri uzun süre pasif birer metin üreticisi veya danışman olarak konumlandırdı. Bir kullanıcı sisteme komut veriyor, model ise verili bilgi havuzundan derlediği yanıtı ekrana yansıtıyordu. Ancak 2026 yılı itibarıyla bu pasif etkileşim döngüsü yerini çok daha proaktif, bağımsız ve doğrudan eyleme geçebilen bir mimariye bıraktı: Agentic AI (Otonom Yapay Zekâ Ajanları).
Çalışanların sesi, görüntüsü, yazışmaları ve mesleki bilgileri kullanılarak oluşturulan yapay zekâ ikizleri toplantılara katılabiliyor, soruları yanıtlayabiliyor ve kurum adına farklı dillerde konuşabiliyor. Teknoloji şirketleri bunu bilgi kaybını önleyecek yeni bir verimlilik aracı olarak sunuyor. Ancak çalışan işten ayrıldığında dijital ikizinin şirkette kalması yeni bir soruyu gündeme getiriyor: İnsan emeğinin ürünü olan bilgi kuruma ait olabilir; […]
Organik kimyanın yaklaşık bir asırdır tartışılamaz kabul edilen temel kurallarından biri çöktü. Cardiff Üniversitesi liderliğindeki uluslararası ekip, müfredatlardan ilaç sektörüne kadar uzanan “İndüktif Etki” kuralının 100 yıldır yanlış öğretildiğini modern simülasyonlarla kanıtladı. Detaylar haberimizde… İndüktif etki ve kimya teorilerini mercek altına alan uluslararası bir araştırma ekibi, bilim dünyasında taşları yerinden oynatacak çarpıcı bulgular paylaştı. Nesillerdir […]
Zayıflama ilaçlarının yükselişi artık yalnızca beden ölçülerini değil, market sepetlerini ve gıda şirketlerinin ürünlerini de değiştiriyor. “Ozempic ekonomisi” olarak anılan bu dönüşüm gıda dünyasında yeni bir dönem yaratıyor.
“Sınır koymak”, “toksik insan”, “gaslighting”, “narsist”, “travma bağı” ve “tetiklenmek”… Bir zamanlar terapi odalarında kullanılan kavramlar, sosyal medya ve yapay zekâ aracılığıyla gündelik ilişkilerin diline yerleşti. Bu yeni sözlük, insanların yaşadıklarını tanımlamasına yardımcı olabiliyor; ancak karmaşık ilişkileri birkaç etikete indirgeyerek iletişimi kesmenin, sorumluluktan kaçmanın ve karşı tarafı susturmanın aracına da dönüşebiliyor. Detaylar Haberimizde… Arkadaşınız mesajınıza […]
Türkiye futbolunda hakem tartışmaları yeni değil. Futbolun yalnızca sahadaki bir oyun olmaktan çıkarak büyük ekonomik çıkarların, yatırımların ve borsa değerlerinin söz konusu olduğu bir endüstriye dönüşmesi, yani sahada değil borsada oynanan bir oyun olması oynanan futboldan çok alınan sonucun önem kazanmasına yol açtı. Maçın sonucunu doğrudan etkileyebilecek kararları veren hakemler de bu dönüşümle birlikte tartışmaların […]
Yapay zekâ; veri girişi, temel kodlama, raporlama, çeviri ve müşteri desteği gibi genç çalışanların deneyim kazandığı işleri üstlenmeye başladı. Bazı araştırmalar, yapay zekâya açık mesleklerde genç istihdamının gerilediğini gösterirken karşıt çalışmalar, düşüşün teknoloji kaynaklı değil, ekonomik yavaşlama ve işe alımların azalmasıyla bağlantılı olabileceğini savunuyor. Türkiye’deki veriler ise dönüşümün başladığını gösterse de yapay zekâ ile genç […]
Dijital dünyada bıraktığımız fotoğraflar, mesajlar, sosyal medya hesapları, bulut arşivleri ve kripto varlıklar ölümle birlikte ortadan kalkmıyor. Yapay zekânın bu verilerden ölen kişilerin sesini ve konuşma biçimini taklit edebilmesi ise miras tartışmasını yeni bir noktaya taşıyor: Ailelerin hatıralara erişme hakkı nerede bitiyor, ölen kişinin mahremiyeti nerede başlıyor? Detaylar Haberimizde… Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla internet kullanan […]
Stories on this topic, gathered from every source.