Türk Tabipleri Birliği (TTB), 29 Ağustos 2026 tarihli Özel Hastaneler Yönetmeliği değişikliğini eleştirerek, değişikliklerin, yargı kararıyla iptal edilen hükümlere uymadığını, hekimlerin çalışma olanaklarına ilişkin idari sınırlamaları büyük ölçüde koruduğunu, hekimlerin mesleki özerkliğini kısıtladığını, idari kontrolün sürdürüldüğünü bildirdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Ağustos ayında yürürlüğe aldığı ‘İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliği’nin su havzalarını koruma kalkanını zayıflattığı gerekçesiyle yargıya taşındı. EGEÇEP ve TMMOB, düzenlemenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ile EGEÇEP, yeraltı sularının koruma kapsamından çıkarılması ve havza koruma planlarının esnetilmesi gibi düzenlemeler nedeniyle yönetmelik değişikliğinin iptali için Danıştay’a başvurdu.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, Akbelen savunucularıyla partisinin genel merkezinde bir araya geldi.
Genel Sağlık-İş, Sağlık Bakanlığı’nın “bireysel hedef katsayısı” uygulamasının tamamen yürürlükten kaldırılması amacıyla Danıştay’da iki dava açtığını duyurdu.
Hasbi Dede (arşiv)
TMMOB, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri başta olmak üzere birçok otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine karşı Danıştay'da dava açtı.
TMMOB, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.
TMMOB, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Danıştay'da dava açtı.
TMMOB, başta Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri olmak üzere birçok otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.
Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi" talebiyle 2, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde, 08.00-17.00 saatleri arasında, Ankara Anıtpark'ta "78 Can İçin Adalet Nöbeti" tutacak. Yangında eski eşi Yılmaz'ı, çocukları Nehir ve Doruk'u kaybeden Duygu Can ile oğlu Yiğit Gençbay'ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, adalet nöbetine ilişkin süreci, ANKA Haber Ajansı'na anlattı. Çocuklarını ve eşini gittikleri karne tatilinde kaybettiğini hatırlatan Duygu Can, "Onları hiçbir şey geri getirmeyecek, bunu biliyorum. Ama bu felakette sorumluluğu olan herkesin yargı önüne çıkmasını istemek çok mu? Bizim istediğimiz imkansız bir şey değil: O gece çocuklarımızı, sevdiklerimizi korumakla yükümlü olan kim varsa, makamına ve görevine bakılmaksızın yargı önüne çıksın" dedi. Can, Bolu'dan Ankara'ya "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" yaptıklarını ve yarın da "78 Can İçin Adalet Nöbeti" tutacaklarını belirterek, "Biz intikam istemiyoruz, biz eksiksiz bir adalet istiyoruz. Sorumluluk otelin kapısında bitmesin, kamuya geldiğinde durmasın istiyoruz. Kimse gözünü, kulağını kapatmasın. Kimse bir kurumun, bir makamın arkasında korunmasın. Adalet elbette tecelli edecek. Bu dünyada da, öbür dünyada da bilsinler ki iki elimiz yakalarından düşmeyecek" diye konuştu. "Makamı ne olursa olsun, herkes hukuk önünde hesap vermeli" Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay da tıp fakültesi son sınıf öğrencisi, 25 yaşındaki oğlu Yiğit'in yangından gece çıkmayı başardığını, ancak arkadaşı Alp Mercan ile ateşin içine girerek insanların kurtulmasına yardım etmeye çalışırken yaşamını yitirdiğini söyledi. Gençbay, evladını kaybetmiş acılı bir baba olmasının yanı sıra, 35 yılını adalet hizmetine vermiş bir yargıç olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: Dolayısıyla bugün yaşadığım acıyı yalnızca bir baba olarak değil, yaşamını hukuka, adalete ve yargıya adamış bir hukukçu olarak da değerlendiriyorum. Ve tam da bu nedenle, yaşananları yalnızca bir baba olarak susarak izlemenin mümkün olmadığını, doğru olmadığını düşünüyorum. Benim istediğim şey intikam değildir. Benim istediğim, herhangi bir insanın peşinen suçlu ilan edilmesi de değildir. Benim istediğim mahkumiyet de değildir. Benim istediğim adil bir yargılama ve muhakemedir. Sorumluluğu bulunan herkesin, makamı, görevi, sıfatı ve bulunduğu kurum ne olursa olsun hukuk önünde soruşturulmasını ve bağımsız ve tarafsız yargı önünde hesap vermesini istiyorum. Benim istediğim, tüm acılı Kartalkaya aileleri için istediğimiz, herkes için aynı hukukun uygulanmasıdır. Abdurrahman Gençbay, yangın faciasının üzerinden 22 ay geçtiğini, bu süreçte, otel sahipleri, yöneticileri, çalışanları ve Bolu İl Özel İdaresi ile Bolu İtfaiyesi bünyesinde görev yapan kimi kamu görevlileri hakkında "adil bir yargılama" yapıldığını belirtti. Gençbay, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce bu kişiler hakkında "toplum vicdanında karşılığını bulan karar" verildiğini, istinaf incelemesinden geçerek dosyanın Yargıtay'a ulaştığını aktardı. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "Hukuk devleti, kamu görevlileri içinde işletilmeli" "Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri şudur: 'Aynı olay bakımından sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen herkes yönünden hukuk aynı ciddiyetle işletilmelidir'" diyen Abdurrahman Gençbay, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki bazı kamu görevlilerinin sorumluluklarına ilişkin açık tespitler yapıldığını vurguladı. İlgili bakanlıkların ise bu kişiler yönünden gerekli soruşturma iznini vermeyerek yargılamanın önünü "tıkama gayretinde" olduğunu söyleyen Gençbay, Danıştay 1. Dairesi'nin bakanlıktaki kamu görevlilerine soruşturma izni vermesine rağmen Başsavcılığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında "çok ağır hareket ederek" ilgililer hakkında iddianameyi hazırlanmadığını, davanın açılmadığını, kamu görevlileriyle ilgili adli sürecin "aynı hızda ve etkinlikte yürütülmediğini" anlattı. Gençbay, "Bu durum bir baba olarak benim için son derece ağırdır. Bir hukukçu olarak ise daha da ağırdır. Çünkü hukuk devleti, yalnızca vatandaşın yaptığı bir eylem karşısında hukuku uygulamak değildir. Hukuk devleti, kamu görevlileri bakımından da hukukun aynı şekilde uygulanmasını gerektirir" dedi. "Neden hala iddianame düzenlenmedi, dava açılmadı?" Danıştay'ın, Turizm Bakanlığı'ndaki 9 kamu görevlisine soruşturma izni verdiğini ve gereğinin yapılması için dosyanın Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesinin üzerinden 1 yıl geçtiğini anımsatan Gençbay, "Neden hala bu kişiler hakkında iddianame düzenlenmedi, dava açılmadı? Danıştay 1. Dairesi'nin soruşturma izni verilmesi yönündeki kararının ardından soruşturmanın makul sürede sonuçlandırılmasının önünde hangi hukuki engel vardır" diye sordu. Abdurrahman Gençbay, Bolu İl Özel İdaresi
TMMOB, Bodrum'un Ortakent Mahallesi’ndeki taşınmazlara yönelik hazırlanan çevre düzeni ve imar planlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açtığını duyurdu. Birlik, alanın 'âtıl' olarak adlandırılıp yapılaşmaya açılmasına tepki gösterdi.
Diyarbakır’da karakoldan atılan havan mermisiyle katledilen Ceylan Önkol’un faili 17 yıldır meçhul. Avukat Elçi, Faili Meçhul Dairesi’nin dosyayı gündemine almasını istedi.
İnegöl Stadyumu inşaatı için milyarlık ihale AKP’li Varlıbaş’a verildi. Varlıbaş, Hatay’da 4 kişiye mezar olan Asel Apartmanı davasının sanıklarından biri.
İzmir-Çeşme otoyolunun da dahil olduğu ulaşım hatlarının 30 yıllığına özelleştirilmesi kararına tepkiler sürüyor. Geçiş ücretlerinde yüksek artış yaşanacağı endişesiyle kararın iptali için Danıştay’a başvuran kent konseyleri, sendikalar ve yöre halkı Çeşme Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya geldi. Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, "Bu yol bir ücret meselesi değil, Yarımada'nın geleceği meselesidir. İzmir–Çeşme Otoyolu her gün Urla'dan, Çeşme'den, Karaburun'dan ve Seferihisar'dan İzmir'e gidip gelen memurun, işçinin, sağlık ve eğitim çalışanının yoludur" dedi.
Devlet memurlarına, çalışmayan eşleri ve bakmakla yükümlü olduğu çocukları için aile yardımı yapılıyor. Aile yardımına, evliliğin ve doğan çocuğun bildirimi ile hak kazanılıyor. Tayini çıkan memurların da yeni görev yerlerinde tekrar bildirimde bulunması gerekiyor. Bildirimi geç yapanlara geriye dönük en fazla 3 aylık ödeme yapılıyor. Danıştay ve Ombudsman, 3 aylık sınırlamanın kanuna aykırı olduğu yönünde kararlar veriyor ancak uygulama aynen devam ediyor. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, memurların aile yardımı ile ilgili merak edilenleri yazdı
Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, bakanlık yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi talebiyle 2 Ekim Cuma günü Ankara Anıtpark'ta Adalet Nöbeti tutmaya başlayacak.
Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, sorumluların yargılanması talebiyle 2 Ekim’de Ankara Anıtpark’ta “78 Can İçin Adalet Nöbeti” başlatacak.
Anamur’da yerleşim ve tarım alanlarının yakınındaki jeotermal sondaj projesine verilen “ÇED gerekli değildir” kararı yargıdan döndü. Danıştay, projeye ilişkin iptal kararını onadı.
TTB, hekimlerin mesai içi hizmet puanı ve teşvik ek ödemelerini etkileyen “bireysel hedef katsayısı” uygulamasının iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. TTB, sistemin hekimleri niceliksel hedef ve puan baskısına mahkûm ettiğini savundu.
Stories on this topic, gathered from every source.