AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın takdirleriyle Sosyal Politikalardan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığımıza Sn Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atanmıştır
Ömer Çelik: Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın takdirleriyle Sosyal Politikalardan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığımıza Sn Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atanmıştır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon krizine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, finansal piyasaların istikrarının korunması, piyasa bozucu işlemlere karışanların hukuk önünde hesap vermesi ve özellikle küçük yatırımcıların korunması gerektiğini belirtti. Bahçeli, hükümetin sürece ilişkin aldığı kararları desteklediklerini ifade ederek, “Bu yönüyle Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız.” dedi. Bahçeli, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı ve tutuklama işlemleri yapıldığını hatırlattı. Ekonomi yetkililerinin gelişmeleri fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelen ve finansal sisteme sirayet eden herhangi bir riskin söz konusu olmadığı şeklinde değerlendirdiğini aktaran Bahçeli, piyasa bozucu işlemlere karıştığı değerlendirilen kişiler hakkındaki hukuki sürecin sürdüğünü belirtti. Bahçeli, bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik herhangi bir işlem yapılmayacağının da vurgulandığını kaydetti. “Finansal piyasaların istikrarının devamı” Finansal İstikrar Komitesi'nin, gelişmelerin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için gerekli tedbirleri aldığını belirten Bahçeli, piyasanın ihtiyaç duyduğu likiditenin de sağlandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28 Eylül'deki Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamaya değinen Bahçeli, fon krizine ilişkin gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için çalışmalar yapıldığını aktardı. Bahçeli, Erdoğan'ın bugün ekonomi kurumlarıyla yapılan toplantının ardından da “devletin, milletin malına el uzatanlarla işimiz olmaz” mesajını verdiğini belirtti. Fon krizine ilişkin öne çıkan hususları sıralayan Bahçeli, “Birincisi finansal piyasaların istikrarının devamı, ikincisi ise piyasa bozucu işlemlere tevessül edenlerden hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bir diğer husus ise mağdur edilen özellikle küçük yatırımcıların bu ve benzeri bir durumla karşılaşmaması için gerekli tedbirlerin alınmasıdır.” ifadelerini kullandı. “Ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır” Bahçeli, yapılan açıklamaların finansal istikrar, hukuki süreç ve küçük yatırımcıların korunması başlıklarını dikkate alan bir çerçevede olduğunu belirtti. Türkiye'nin ekonomi, diplomasi, siyaset ve “Terörsüz Türkiye” sürecinde ilerleme kaydettiğini savunan Bahçeli, bu dönemde Türkiye'nin huzurunu hedef alan girişimlerin bulunduğunu öne sürdü. Türkiye ekonomisine yönelik güven ortamının sabote edilmeye çalışıldığını ve gelişmelerin hükümete, özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik bir kampanyaya dönüştürülmek istendiğini iddia eden Bahçeli, bu konudaki değerlendirmelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'ndaki konuşması ve sonrasındaki siyasi gelişmelerle ilişkilendirdi. Bahçeli, fon krizinin gündemde tutulmasının Cumhur İttifakı'na yönelik bir saldırı girişimi olduğunu ileri sürdü. “Kamu malına, yetim hakkına el uzatan kim varsa hesabını hukuk önünde vermelidir” Hukuka aykırı işlemlerde bulunan ve kamu malına el uzatanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirten Bahçeli, hükümetin sürecin üzerine kararlılıkla gitmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi. Bahçeli, “Alınan kararları destekliyoruz. Bu yönüyle Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız.” ifadelerini kullandı. Fonlar üzerinden toplumsal kutuplaşma ve ekonomik bölünme yaratılmasına fırsat verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, soruşturmanın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı'na yönelik bir saldırıya veya iftiraya dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, siyasette aklanma ve arınmanın sağlanması gerektiğini belirterek, kimsenin töhmet altında bırakılmaması, sorumluların ise hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Açıklamasını değerlendiren Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi milletimizin hak ve hukukunu sonuna kadar korumaya kararlıdır. Milletimiz emin olsun, ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır ve endişeye de gerek bulunmamaktadır.” dedi. ANKA MHP devlet bahçeli cumhurbaşkanı erdoğan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin finansal piyasaların istikrarının korunması ve küçük yatırımcıların mağdur edilmemesi gerektiğini belirterek, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu Salı, Eylül 29, 2026 - 20:00 Main image: Fotoğraf: ANKA Haber Type: news SEO Title: Bahçeli'den fon krizi açıklaması: Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız copyright Independentturkish:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon krizine ilişkin yazılı açıklamasında, finansal piyasaların istikrarının korunması, piyasa bozucu işlemlere karışanların hukuk önünde hesap vermesi ve küçük yatırımcıların korunması gerektiğini belirtti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhurbaşkanımızın tavrını destekliyoruz, sonuna kadar gidilmeli ANKARA - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon soruşturmasına ilişkin Meclis'te araştırma komisyonu kurulabilmesi için siyasi partilerin kararlılık ortaya koyması gerektiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımızın tavrı doğrudur ve sonuna kadar gidilmelidir” dedi. Kurtulmuş, resmi temaslarda bulunmak üzere ziyaret ettiği Portekiz'de TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. “Son derece verimli, son derece yapıcı bir görüşme oldu” Türkiye ile Portekiz arasındaki ilişkilerin son dönemde olumlu yönde geliştiğini belirten Kurtulmuş, savunma sanayisi başta olmak üzere ticaret, yatırım, kültür ve turizm alanlarındaki işbirliği imkanlarını ele aldıklarını söyledi. İki ülke parlamentoları arasında mutabakat zaptı imzalandığını aktaran Kurtulmuş, görüşmelerin Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100. yılına denk gelmesinin önemli olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, Filistin, İsrail'in saldırıları, Rusya-Ukrayna savaşı ve Türkiye'nin arabuluculuk rolü gibi uluslararası konularda da Portekiz ile görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti. “Hiçbir şekilde tolere edilebilecek bir iş değildir” Fon soruşturmalarıyla ilgili Meclis'te araştırma komisyonu kurulup kurulmayacağı sorusunu yanıtlayan Kurtulmuş, bunun için siyasi partilerin kararlılık göstermesi ve komisyonun kurulmasını kabul etmesi gerektiğini söyledi. Fon soruşturmasının ciddi bir konu olduğunu belirten Kurtulmuş, yatırımcıların birikimleri üzerinden haksız kazanç elde edilmesi iddialarının kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini ifade etti. Kurtulmuş, “Kim ise kim olursa olsun, nereye uzanırsa uzansın, bunların mutlaka ortaya çıkarılması ve bunların hesabının sorulması lazım.” dedi. “Bundan çok çok daha büyük zararlar elde ederiz” Söz konusu gelişmelerin ekonomik güven açısından da önem taşıdığını belirten Kurtulmuş, finansal sistemdeki açıkların ve krize dayanıklı olmayan fon yapılanmalarının yerli ve yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine yönelik güvenini sarsabileceğini söyledi. Kurtulmuş, “Onun için diyoruz ki Cumhurbaşkanımızın tavrı doğrudur ve sonuna kadar gidilmelidir. Biz de sonuna kadar bu tavrı destekliyoruz. Bu affedilecek, ihmal edilecek, küçük görülecek bir iş değildir.” ifadelerini kullandı. “Herhangi bir yabancı üçüncü göze ihtiyaç yok” Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulacak Meclis İzleme Komisyonu'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, düzenlemenin 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaştığını hatırlattı. “Terörsüz Türkiye” sürecinde herhangi bir yabancı üçüncü göze ihtiyaç olmadığını belirten Kurtulmuş, süreci Meclis adına izleyecek bir komisyonun yasa gereği kurulacağını söyledi. Kurtulmuş, Meclis'te grubu bulunan bütün siyasi partilerin temsil edildiği bir İzleme Komisyonu oluşturmak için diğer partilerle istişare edeceklerini ifade etti. “En kısa süre içerisinde, en kapsayıcı şekilde kurmak mümkün olur” Kurulacak komisyonun süreci takip edeceğini ve yürütme ile yasama arasındaki koordinasyonun sağlanmasına katkıda bulunacağını belirten Kurtulmuş, gerekli görülmesi halinde sonraki süreçlere ilişkin yeni yasa hazırlıkları konusunda fikir ve teklifler oluşturulabileceğini kaydetti. Kurtulmuş, “İzleme fonksiyonunu Meclis adına gerçekleştirecek olan komisyonu da umarım ki en kısa süre içerisinde, en kapsayıcı şekilde kurmak mümkün olur.” dedi. “Tehir etmenin, başka bir bahara bırakmanın hiçbir anlamı yoktur” Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin de konuşan Kurtulmuş, Türkiye'nin darbe dönemlerinin izlerini taşıyan anayasa düzeninden kurtulmasının zamanının geldiğini belirtti. TBMM'nin temsil gücü yüksek parlamentolardan biri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, partilerin kendi görüşlerini ortaya koyarak yeni anayasa sürecini değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, yalnızca Anayasa'nın değil, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve Meclis İçtüzüğü'nün de değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Türkiye, yenileyebilecek güce, kuvvete, kudrete sahiptir” Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi bir işlev üstlendiğini dile getiren Kurtulmuş, terör meselesinin çözümüne yönelik siyasi iradenin Meclis tarafından ortaya konulduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Bunu çözmemiz lazım. Tam da zamanı bu zamandır. Bunu tehir etmenin, başka bir bahara bırakmanın hiçbir anlamı yoktur. Türkiye, Anayasa'yı da Meclis İçtüzüğü'nü de Siyasi Partiler Yasası'nı da Seçim Yasası'nı da yenileyebilecek güce, kuvvete, kudrete sahiptir.” diye konuştu. Independent Türkçe tbmm başkanı NUMAN KURTULMUŞ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon soruşturmasına ilişkin Meclis'te araştırma komisyonu kurulması gerektiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımızın tavrı doğrudur ve sonuna kadar gidilmelidir” dedi Salı, Eylül 29, 2026 - 19:15 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhurbaşkanımızın tavrını destekliyoruz, sonuna kada
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon soruşturmasına yönelik Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulabilmesi için siyasi partilerin kararlılık ortaya koymaları gerektiğini belirterek, "Bu affedilecek bir iş değildir, Cumhurbaşkanımızın tavrı doğrudur ve sonuna kadar gidilmelidir" açıklamasında bulundu.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Böylesine çetin bir dönemde Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde huzur ve güvenliğini korurken uluslararası güvenlik mimarisinin de etkin aktörlerinden biri haline gelmiştir." dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş, "Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler'deki (BM) konuşması olağanüstü bir konuşmaydı. Filistin'den, Yemen'den, mazlum milletlerden bahsetti. 'Dünya 5'ten büyüktür.' dedi ve ayakta alkışlandı." dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon soruşturmaları ile ilgili, "Cumhurbaşkanımızın 'Yanlış yapan kim olursa olsun hesap sorulacaktır' ilkesi esas alınarak bütün bu meselelerin üzerine gidilecektir." dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu sene BM Genel Kurulu'na 16'ıncı kez hitap ettiğini belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Genel Kurul hitabı, adeta Türkiye'nin küresel vizyonunu ortaya koyan bir manifesto niteliğindeydi" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Cumhurbaşkanımızın ‘hayalim’ dediği şehir hastanelerinden 27’sini hizmete açtık; 13’ünün yapımı sürüyor. Milletimiz de sağlıkta yaşanan değişimi görüyor. Sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyet 2002’de yüzde 39,5 iken 2025’te yüzde 69,4 seviyesinde” dedi
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Cumhurbaşkanımızın her konuşmasından sonra, “soykırım şebekesi”nin mensupları hukuk önünde insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı hesap verecekleri günleri daha çok hissediyorlar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada verdiği mesajlar ile Bloomberg için kaleme aldığı makaleye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bahçeli, mevcut uluslararası sistemin işlevini yitirdiğini savunarak, “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde kapsamlı reform yapılmasının artık ertelenemeyecek bir gereklilik olduğunu ifade etti. Bahçeli açıklamasında şunları söyledi: 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir. Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hal almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir. Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylül'de BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Cumhurbaşkanımızın Blomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir. “Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan makale ve konuşması bizi ziyadesiyle memnun etmiştir” Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir. Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres’in veda hitabında BMGK’nın Afrika’sız yapısını "savunulamaz" ilan edip Batı Şeria’da etnik temizlik yapıldığını itiraf etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’yi "utanç manzarası" olarak niteleyip veto sınırlama teklifi sunması, küresel sistemin iflasını en yetkili ağızlardan tescil etmiş, yıllardan beri dile getirdiğimiz uluslararası sistemin anarşik ve arızalı yapısına yönelik eleştirilerimizi haklı çıkarmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, başta BM özelinde olmak üzere uluslararası sistemdeki sorunların yarattığı hukuksuzlukları sıkça dile getirmek suretiyle BM’in sürdürülemez yapısının değiştirilmesine yönelik önerilerimizi de ifade etmiştik. Parti Programımızda uluslararası sistemin sorunlu yapısı başlığında, yaşanan gelişmeler karşısında uluslararası sistemin işlevselliğinin daha fazla s
İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın makalesine ilişkin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu yaklaşım, yalnızca mevcut sistemin sorunlarına işaret etmekle kalmıyor, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturan daha kapsayıcı bir küresel düzen için de yol haritası sunuyor" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, normal takvimde seçimin Mayıs 2028'de yapılacağını belirterek, "Vaktinden kısa bir süre önce seçim yenileme kararını Türkiye Büyük Millet Meclisi 360 milletvekiliyle alırsa Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden adaylığının önü açılacak." dedi.
Abdülhamit Gül (solda) çiğdem Erdoğan (sağda)
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eser ve hizmet siyasetiyle Türkiye'yi sağlığın her alanında zirveye taşıdıklarını belirtti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Soykırım şebekesi” sürekli olarak yalanlarla Cumhurbaşkanımızı hedef alıyor. Bu, Cumhurbaşkanımızın insanlık ittifakı adına bu suç örgütüne karşı en güçlü duruşa
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Muhterem Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 'Terörsüz Türkiye' hedefi, milletimizin yarım asra yaklaşan büyük bir meselesini kalıcı biçimde geride bırakma iradesidir. Terörün kardeşliğimize vurduğu prangaları söküp atmak; ülkemizin enerjisini şiddete ve çatışmaya değil, kalkınmaya, üretime ve büyük Türkiye idealine yöneltmek istiyoruz." dedi.
Stories on this topic, gathered from every source.