Hande Yener'in "Hande Bizi Sezen'e Götür" projesi Almanya'ya taşınıyor. Yener, 27 Kasım'da Mannheim'da dev senfoni orkestrası eşliğinde Sezen Aksu'nun unutulmaz şarkılarını seslendirecek
Gürel YURTTAŞ yazdı: Ateşe düştük yaktınız bizi! Milli takımı bekleyen büyük tehlike ortaya çıktı
Çocukluğumuzda izlediğimiz filmler, arzularımız hakkında bizden daha fazla şey biliyor olabilir.
Emine Erdoğan, ömrünü ailesine, ülkesine ve insanlığa adayan büyüklerin yanında olmanın yalnızca bir vefa örneği olmadığını, toplumsal değerlerin bir gereği olduğunu belirtti.
Bizi bireysel kurtuluş reçetelerinin peşinden koşturarak bugünkü kölelik koşullarına razı etmeye çalışıyorlar. Ancak bizler bu sahte hayallere kanmamalı, tam aksine, daha gerçekçi ve kazanabileceğimiz hedeflere tutunmalıyız.
Bizi yalnızlaştıran, hipodromda birer yarış atına dönüştüren, arkadaşlarımızla rakip yapan bu sisteme karşı sesimizi birleştirmek zorundayız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı sonrası açıklama yapıyor.
Seyyanen zam eyleminde "Bizi bu hale getiren utansın" diyerek intihar girişiminde bulunan emekli polisin son anları kameraya yansıdı. Elinde "Para için değil, onurumuz için" dövizi taşıyan yurttaş ağır yaralandı.
Türkiye Ampute Milli Futbol Takımı'nın 2026 Dünya Kupası’nda milli formayı ilk defa giyecek oyuncularından genç orta saha oyuncusu Halil İbrahim Esen, “Zirvedeki kişiyi yenmek çok zor bir durum o yüzden
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Trabzonspor'a karşı alınan ağır yenilgiden sonra taraftarın büyük tepkisine maruz kalan teknik direktör Okan Buruk için dikkat çeken ifadeler kullandı. Okan Buruk ile 5 sene üst üste şampiyon olarak rekor kırmayı hedeflediklerini söyleyen Özbek, "Hiç kimse ama hiç kimse bizi bu çıktığımız yoldan çeviremez!" dedi.
İsrail merkezli i24 kanalında yayımlanan bir programda Türkiye'nin Mavi Vatan'daki gücüne dikkat çekildi. Türk Donanmasının artan deniz gücünün masaya yatırıldığı canlı yayında, Tel Aviv Üniversitesi uzmanlarından Dr. Yanarocak, Ankara'nın Orta Doğu'daki kalıcı varlığının İsrail için endişe verici olduğunu belirtti. Türkiye'nin denizlerdeki gücünün Tel Aviv yönetiminde yarattığı tedirginliğe dikkati çeken İsrailli uzman, "Türk silahlanmasına ve geçen yılki Türk silahlanma politikasına baktığımızda, ocak ayında Türklerin 5'i denizaltı olmak üzere 31 savaş gemisi inşa ettiğini gördük. Bizi endişelendirebilecek olan da bu. Dolayısıyla soru şu: Türkler neden bu şekilde ve bu büyüklükte silahlanıyor?" açıklamasında bulundu.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu'nda konuşuyor. Pezeşkiyan, "Evet bizi vurdular ama biz yıkılmadık. Biz sivilleri hedef almadık. Asıl istikrarsılık yaratan onlardır. Ve bize terörist diyorlar. Biz sadece uluslararası hukuka riayet edilmesini istiyoruz" dedi.
Yandaş Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, ekonomi yönetimi ve 15 milyar dolarlık fon skandalı üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Kılıçarslan, “Bizi ‘salak’ zannetmenize de en hafif tabirle, içerliyoruz artık” dedi.
Vatan için şehadet dilerken gazilik mertebesine eren kahramanlar yaşadıkları gururu SABAH’a anlattı. Gaziler, kendilerini ayakta tutan gücün vatan ve millet aşkı olduğunu vurguladı. Gerektiğinde şehadet
STAR WARS Zero Company’nin PC inceleme kopyası Electronic Arts tarafından Atarita’ya gönderilmiştir. Selam! Bugün sizlerle Star Wars evrenine taktiksel bir yolculuk yapıyoruz. Klon Savaşları‘nın son dönemine tanıklık ettiren hikâyemiz bizi bambaşka bir maceraya götürüyor. Sıra tabanlı taktik türüne ya da Star Wars serisine ilgiliyseniz doğru adrestesiniz. Merak etmeyin, tecrübeniz yoksa fakat merak ediyorsanız da bu […] STAR WARS Zero Company İnceleme yazısı ilk önce Atarita - Türkiye'nin Oyun Medyası üzerinde ortaya çıktı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülke vatandaşlarına 18-20 Eylül'de düzenlenecek milletvekili seçimlerine katılma çağrısında bulunarak, "Bu, Rusya'yı zayıflatmak, gelişimini engellemek, egemenliğini almak ve geleceğini belirleme hakkını elinden almak isteyenlere cevabımız olacak." dedi.
Bugün barıştan, siyasetten ya da ticaretten değil; gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden karşılaştığımız, ancak devlet algısını doğrudan etkileyen bir davranış biçiminden söz etmek istiyorum. İstanbul’da bulunduğumu öğrenen sanayici dostum Hasan Kırvar ziyaretime geldi. Sohbet sırasında, kamuda önemli bir kurumun başkanlığını yapan ortak bir dostumuzu ziyaret etmeye karar verdik. Arayıp makamında ve müsait olduğunu öğrenince kendisini ziyaret ettik. Uzun yıllardır tanıdığım başkan, bizi her zamanki nezaketi ve içtenliğiyle karşıladı. Tanıdığına da tanımadığına da aynı sıcaklıkla yaklaşan bu tavır, insana yalnızca bir yöneticinin kibarlığını değil, devletin gülen yüzünü de hissettiriyordu. Ziyaretin ardından başka dostlarımızla buluştuk ve birlikte yemeğe gittik. Sohbet sırasında iki farklı kamu görevlisiyle karşılaştık. İlkinde, mekân sahibi "Müdür Bey geldi" diyerek bizi tanıştırmak için yanına gitti. Araçtan inen müdür, bir eli cebinde masamıza doğru ilerledi. Biz de doğal bir nezaket gereği ayağa kalktık. Mekân sahibi bizi tanıtmaya çalışırken müdür bey elini cebinden çıkarmadan, "Madem ayağa kalktılar, söyle bakalım kim bunlar" anlamına gelen bir tavır sergilemesi, beni ev sahibi olarak mahcup etti. Elini uzattığında ise bu hareket, gönülden uzatılmış bir elden çok, yerine getirilmesi gereken bir formalite izlenimi bıraktı. Ardından içeri geçti. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Dostlarım benim mahcubiyetimi, ben de onların benim mahcubiyetimin mahcubiyetini hissettim. Birbirimizi teselli etmeye çalıştık. Bir süre sonra mekân sahibi başka bir müdür beyin geldiğini söyledi. İlk karşılaşmanın etkisiyle, belki de farkında olmadan, bu kez yerimizden kalkmadık. Ancak ikinci müdür masamıza kadar geldiğinde mahcubiyetle ayağa kalktık; kendisini masamıza davet ettik ve saygımızı gösterdik. İki olay da ilk bakışta sıradan görünebilir. Günlük hayatın içinde üzerinde durulmayacak kadar küçük ayrıntılar olarak değerlendirilebilir. Oysa mesele bütünüyle bundan ibaret değil. Çünkü üst düzey bir kamu görevlisinin vatandaşa karşı sergilediği tavır, yalnızca kişisel bir davranış olarak görülmez. Hele söz konusu kişi önemli bir makamı temsil ediyorsa, vatandaş çoğu zaman karşısındaki şahıstan önce o makamın ağırlığını ve bir ölçüde devleti görür. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "Devlet, milletinin hizmetindedir, kamu görevlisi de milletin hizmetkârıdır" sözü bu bakımdan önemlidir. Kamu görevlisinin vatandaşa karşı tavrı, yalnızca kişisel bir üslup meselesi değil; temsil ettiği devletin vatandaşa yansıyan yüzüdür. O gün devletin iki farklı yüzüne tanıklık ettik. Biri sıcaklığı, nezaketi ve samimiyetiyle güven verdi. Diğeri ise aklımıza, "Allah muhafaza, ya bir gün işimiz düşerse?" sorusunu getirdi. Elbette herkes özel hayatında nasıl davranacağını kendisi bilir. Kimseye nasıl davranması gerektiğini öğretmek benim işim değil. Ancak kamu görevi üstlenen, hele ki önemli bir makamı temsil eden insanların, mesai dışında dahi üzerlerinde taşıdıkları devlet temsilinin sorumluluğunu unutmamaları gerekir. Çünkü kamu görevi yalnızca makam odasında yapılmaz. Bazen bir restoranda, bir selamda, bir el sıkışmada, hatta bir masaya yaklaşırken sergilenen tavırda bile devlet görünür. Ben bugün kimseyi yargılamak ya da doğruyu yanlışı tarif etmek için yazmadım. Sadece aynı masada bulunan insanların ortak hissine tercüman olmak istedim. Zira bazen devletin vatandaşa nasıl göründüğünü anlamak için büyük olaylara gerek yoktur. Bir masaya nasıl yaklaşıldığına bakmak yeterlidir. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. devlet KAMU GÖREVLİSİ Nabi Kırmızı Nabi Kırmızı Independent Türkçe için yazdı Nabi Kırmızı Salı, Eylül 15, 2026 - 01:00 Main image: TÜRKİYE'DEN SESLER related nodes: Taziye evinde insan, önce insandır Kürtlerle Türkler; neyin barışı? Anadil meselesi: Rakip değil, zenginlik Type: news SEO Title: Devletin iki yüzü copyright Independentturkish:
Stories on this topic, gathered from every source.