TMMOB, son dönemde artan erişim engelleri ve sansür uygulamalarına karşı yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar imzasıyla yapılan açıklamada, bilgiye ve habere erişimin sınırlandırılmasının ifade özgürlüğü ve demokratik katılım açısından müdahale olduğu belirtilerek “Gerçeği engelleyemezsiniz!” denildi.
Van Büyükşehir Belediyesi tarafından işten çıkarılan 223 işçinin "İşimizi geri alacağız" sloganıyla başlattığı eylem 435’inci gününde devam etti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, tasfiye sürecinin devam ettiğini belirterek Fon Koordinasyon Kurulu kurulduğunu açıkladı. Karahan, kamu kaynaklarının kullanılmamasının prensip olarak kararlaştırıldığını, son günlerde fonlardan çıkışın yavaşladığını ve TL’ye duyulan güvenin güçlü şekilde sürdüğünü söyledi
Rize Pazar’da kafes balıkçılığı tesislerine karşı aylardır mücadele eden Balıkçı köyü halkı, AKP milletvekilleri ve il yönetiminden destek görmediklerini savunarak toplu istifa edeceklerini açıkladı. Köylüler, “Artık oy yok” dedi.
Grip mevsiminin başlamasıyla birlikte aşıya ulaşma ve tedarik sorunları yine gündeme geldi. TEİS, risk gruplarının aşıya erişmekte zorlandığını kaydetti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha çok ekipmana ihtiyaç duyduklarını belirterek daha fazla gemi ve deniz aracı alacaklarını söyledi.
Rusya Devlet Başkanı Putin, Avrupa'ya saldırmayı planlamadıklarını belirterek, "Rusya'ya Kaliningrad dahil doğrudan saldırı söz konusu olursa, sahip olduğumuz tüm silahların kullanılması meselesi kaçınılmaz olarak ve derhal gündeme gelecektir." dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin hızlı hareket ettiklerini belirterek, sorunlu portföy yönetim şirketleri ve ilgili fonların karantinaya alındığını, tasfiye ve çözümleme sürecinin başladığını söyledi. Şimşek, "Sistemik bir problemden bahsetmiyoruz" dedi. Şimşek, S&P Global tarafından düzenlenen Küresel Gelişmekte Olan Piyasalar Konferansı'na uzaktan katılarak küresel ekonomi, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Şoklara karşı tamponlar oluşturduk" Küresel ticarette parçalanmanın temel senaryo haline geldiğini belirten Şimşek, tedarik zincirlerinin güvenlik ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. Türkiye'nin dışa açık ve enerji ithalatına bağımlı bir ekonomi olduğunu ifade eden Şimşek, jeopolitik gelişmelere karşı "tutarlı ve istikrarlı" bir politika izlediklerini belirterek, "Şoklara karşı tamponlar oluşturduk, güçlü politikaları sürdürdük" dedi. "Türkiye ekonomisi dayanıklı olduğunu kanıtladı" Türkiye ekonomisinin bu yıl yaklaşık yüzde 3 büyümesini öngördüklerini belirten Şimşek, cari açığın milli gelire oranının beklentilerinin biraz üzerinde olabileceğini ancak bunun yönetilebilir seviyede olduğunu söyledi. Bütçe performansının hedeflere göre güçlü olduğunu ifade eden Şimşek, yüksek enerji fiyatlarının enerji ithalatçısı ülkeler açısından zorluk oluşturduğunu ancak ekonomik programın yönünün değişmeyeceğini kaydetti. "Temel mal enflasyonu yüzde 16'nın altında" Şimşek, gelecek 12-18 aylık dönemde enflasyonu etkileyecek faktörler arasında zayıflayan talebin bulunduğunu belirtti. Yüksek enerji ve ham madde fiyatlarının maliyet baskısı oluşturmasına rağmen temel mal enflasyonunun yüzde 16'nın altında olduğunu söyleyen Şimşek, savaşın yaşanmaması halinde enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olabileceğine ilişkin Merkez Bankası hesaplamalarına işaret etti. "Ekonomik programda yön değişikliği olmayacak" Erken seçim tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, seçimlere giden süreçte ekonomik programda herhangi bir yön değişikliği olmayacağını ifade etti. Şimşek, seçim öncesindeki önceliklerinin sosyal konut arzının artırılması, aktif iş gücü piyasası politikalarının uygulanması, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesi olduğunu belirtti. Bu politikaların 2027 bütçesinde zaten öngörüldüğünü söyleyen Şimşek, "Popülist sapmalara yer olmayacak" dedi. "Bulaşıcılığın sistemin geri kalanına yayılmasını durdurduk" Fon piyasalarındaki gelişmelere de değinen Şimşek, sorunlu portföy yönetim şirketleri ve ilgili fonların karantinaya alındığını söyledi. Tasfiye ve çözümleme sürecinin başladığını belirten Şimşek, "Burada amacımız, bulaşıcılığın sistemin geri kalanına yayılmasını durdurmaktı ve bunda büyük ölçüde başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Elbette sınırlı bir etki oldu, ancak sistemik bir problemden bahsetmiyoruz. Sermaye piyasalarını derinleştirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. AA mehmet şimşek FON SORUŞTURMASI Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin sorunlu portföy yönetim şirketleri ve fonların karantinaya alındığını belirterek, “Sınırlı bir etki oldu, ancak sistemik bir problemden bahsetmiyoruz” dedi Perşembe, Ekim 1, 2026 - 20:30 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: Bakan Şimşek: Fon piyasalarında sistemik bir problem yok copyright Independentturkish:
Siyasal İktisatçı İnan Mutlu, fon krizinin tasfiye edilen fonlarla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, finansal piyasalardaki sarsıntının reel sektöre sıçrama riski taşıdığı uyarısında bulundu. Mutlu, yüksek getiri beklentisiyle fonlara yatırım yapan şirketlerin de zarar görebileceğini belirterek, sürecin “cinnet, panik, çöküş” şeklinde ilerleyebileceğini savundu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yolsuzluğun yalnızca devletin parasını çalmak veya rüşvet almak olmadığını belirterek, kamu gücü ve imkânlarının kişi, parti, yakınlar veya belirli grupların çıkarı için kullanılmasının da yolsuzluk ve haksız kazanç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "yolsuzluk yapan herkesin, kim olduğuna bakmaksızın hesap vermesi" gerektiği konusunda fikir birliği bulunduğunu belirterek, geniş anlamıyla yolsuzluk ve haksız kazanç kapsamına giren uygulamaları sıraladı. "Devletteki görevi kullanarak çıkar sağlamak yolsuzluktur" Babacan, bir kişinin devletteki görevini ve sahip olduğu yetkiyi kendisine, akrabalarına veya arkadaşlarına çıkar sağlamak için kullanmasının yolsuzluk olduğunu, imar planlarının, inşaat haklarının veya devlet arazilerinin kullanım biçiminin belirli kişi ya da şirketlere kazanç sağlayacak şekilde değiştirilmesini de aynı kapsamda değerlendirdi. Devlet arazileri, ruhsatlar, izinler, teşvikler, lisanslar veya diğer kamu imkanlarının belirli kişilere çıkar sağlayacak şekilde kullandırılmasının da yolsuzluk olduğunu belirten Babacan, bir iş, izin veya ruhsat karşılığında hediye, ayrıcalık, siyasi destek ya da başka bir menfaat elde edilmesini de yolsuzluk olarak nitelendirdi. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) "İhaleyi adrese teslim hale getirmek yolsuzluktur" Babacan, ihalelerin gerçek rekabetten kaçırılması amacıyla davet veya doğrudan temin yoluyla yapılması, ihalenin baştan belirli kişilerin kazanacağı şekilde hazırlanması ve işin "adrese teslim" hale getirilmesinin de yolsuzluk kapsamında olduğunu belirtti. Devlet veya belediyelerin araç, bina, çalışan ve diğer imkânlarının parti ya da kişisel işler için kullanılmasını da yolsuzluk olarak değerlendiren Babacan, bazı kişi ve grupların siyasi düşüncesi, kimliği, inancı, bölgesi veya aidiyeti nedeniyle devlet imkânlarından ayrıcalıklı şekilde yararlandırılmasını da eleştirdi. Babacan ayrıca, yolsuzluğu gördüğü halde gizlemek, soruşturulmasını engellemek veya yolsuzlukları denetlemekle görevli kurumların çalışmasını engellemenin de yolsuzluk olduğunu ifade etti. "Bir evin gerçek değerinden düşük bir bedelle alınması da yolsuzluktur" Kamu görevinden ayrıldıktan sonra yasal sınırlamaları ihlal ederek daha önce denetlenen sektör ve kurumlarda görev alınmasını ya da kamu görevi sırasında edinilen bilgi, belge ve nüfuzun kişisel veya ticari çıkar sağlamak amacıyla kullanılmasını da yolsuzluk kapsamında değerlendiren Babacan, "Yolsuzluk sadece devletin parasını çalmak veya rüşvet almak değildir. Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları veya belli bir grup için çıkar sağlamak amacıyla kullanması da yolsuzluktur, haksız kazançtır" ifadelerini kullandı. Babacan, devlet gücü kullanılarak sağlanan bir menfaat karşılığında bir evin gerçek değerinden daha düşük bir bedelle alınmasını da yolsuzluk örneği olarak gösterdi. Siyasetçilerin söz konusu davranışları yolsuzluk olarak görmesi ve bunlarla samimi ve etkili şekilde mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Ali Babacan, "Bir siyasetçi, yukarıda sayılan davranışları yolsuzluk olarak görmüyorsa ve bunlarla samimi ve etkili şekilde mücadele etmiyorsa, ‘Yolsuzluğa karşıyım’ demesinin tek başına bir anlamı yoktur" ifadelerini kullandı. ANKA DEVA PARTİSİ “Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları veya belli bir grup için çıkar sağlamak amacıyla kullanması da yolsuzluktur, haksız kazançtır" Salı, Eylül 29, 2026 - 12:45 Main image: Fotoğraf: ANKA Siyaset related nodes: İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan ABD halkına 25 sayfalık mektup Mahmut Arıkan'dan fon krizi açıklaması: 800 milyar liralık iddia cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu Type: news SEO Title: DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan: Yolsuzluk sadece devletin parasını çalmak veya rüşvet almak değildir copyright Independentturkish:
Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde yer fıstığı üreticileri, artan mazot ve girdi maliyetlerine rağmen ürünlerini değerinde satamadıklarını belirterek tepki gösterdi. Üreticiler, kilogram fiyatının 50-60 liraya kadar gerilediğini belirterek "Zarardayız, ancak mazot parasına çalışıyoruz" derken, gelecek sezon fıstık ekiminin azalabileceğini ifade etti.
Ronaldo, medyanın kendisini bitirmeye çalıştığını belirterek ''Beni öldürmeye çalışıyorlar ancak medyanın kurşunlarından hep kurtuldum.'' ifadesini kullandı.
Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan Koçköprü Kanyonu’nda, Pay Sulama Kanalı Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu, çalışmalar sırasında kanyondaki ağaç ve bitki örtüsünün zarar gördüğünü belirterek hukuki ve idari başvurularda bulundu. Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu Sözcüsü Mirbahattin Demir, bölgede yaptığı incelemelerin ardından çalışmaların sürdüğünü belirtti. Demir, Erciş Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, başvurunun ardından sahadaki iş makinelerinin sayısının arttığını ve çalışmaların hızlandığını ileri sürdü. Demir, iş makinelerinin kanyonun iç kesimleri ile kanal güzergahında çalışma yürüttüğünü belirterek, güzergah üzerindeki bazı ağaçların kesildiğini veya zarar gördüğünü ifade etti. Kanyondaki bitki ve hayvan türleri için koruma önlemi talep edildi Demir, Koçköprü Kanyonu’nda farklı bitki ve hayvan türlerinin bulunduğunu belirterek, çalışmalar sırasında doğal alanların korunmasına yönelik gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Bölgede su samuru ve Anadolu semenderi gibi türlerin görüldüğünü aktaran Demir, iş makinelerinin çalışma yürüttüğü alanlarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini söyledi. Çalışmalar kapsamında açılan kanalların çevrede yaşayan çocuklar açısından risk oluşturduğunu belirten Demir, yetkililere gerekli güvenlik önlemlerinin alınması çağrısında bulundu. Projenin durdurulması talebiyle mahkemeye başvuruldu Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu ile bölge sakinleri, projenin kanyon üzerindeki olası etkilerine ilişkin hukuki süreç başlattı. Van 4. İdare Mahkemesi’ne projenin durdurulması talebiyle başvuru yapıldığı, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın ise henüz açıklanmadığı belirtildi. Çevre örgütleri, mahkeme süreci tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını ve proje güzergahının çevresel etkilerinin incelenmesini talep ediyor. Projenin ÇED süreci yeniden değerlendirilmesi isteniyor Projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci de tartışma konusu oldu. Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu, projenin ilk onayının 1993 tarihli ÇED Yönetmeliği öncesine dayandığını ve bu nedenle ÇED sürecinden muaf tutulduğunu belirtiyor. Platform, projenin sonraki yıllarda revize edildiğini ve 2016 yılında ihale edildiğini aktararak, yapılan değişikliklerin güncel çevresel koşullar dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Çevre örgütleri alternatif güzergah öneriyor Çevre örgütleri, tarımsal sulamaya karşı olmadıklarını, itirazlarının kanal güzergahı ve projenin kanyon üzerindeki olası etkilerine yönelik olduğunu belirtiyor. Türkiye Çevre Platformu Genel Sekreteri Ali Kalçık da bölgede yaptığı açıklamada, tarımsal üretim ile doğal alanların korunmasının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek alternatif güzergahların ve mevcut altyapının incelenmesini istedi. Kalçık, Koçköprü Barajı çevresindeki mevcut su kaynaklarının sulama amacıyla değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Morgedik Barajı’ndan Koçköprü bölgesine su taşınması planının gerekçesinin açıklanması gerektiğini ifade eden Kalçık, projenin farklı kullanım amaçları açısından değerlendirilmesini istedi. Çalışmalarla ilgili jandarmaya birden fazla ihbar yapıldı Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu, çalışmalarla ilgili jandarma birimlerine birden fazla ihbarda bulunulduğunu belirtti. Platform temsilcileri, bazı başvuruların Hara Jandarma Karakolu ile Erciş İlçe Jandarma Komutanlığı arasında yönlendirildiğini ve bu nedenle sahada müdahale gerçekleştirilmediğini ileri sürdü. Jandarma birimlerinin konuya ilişkin kamuoyuna yansıyan herhangi bir açıklaması bulunmadığı belirtildi. Independent Türkçe Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan Koçköprü Kanyonu’nda sürdürülen sulama kanalı projesine ilişkin Van 4. İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması talebiyle başvuruldu Çarşamba, Eylül 23, 2026 - 19:15 Main image: Fotoğraf: Independent Türkçe Haber Type: news SEO Title: Zilan Koçköprü Kanyonu’ndaki proje için yürütmeyi durdurma başvurusu yapıldı copyright Independentturkish:
Trump, İran konusunda karar aşamasında olduğunu belirterek Tahran’a yönelik askeri, ekonomik ve diplomatik seçenekleri değerlendirdiğini söyledi. Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye de açık olduğunu belirtti
Aydın’ın Nazilli ilçesinde çiftçiler, mazot ve girdi maliyetlerindeki artışın üretimi sürdürülemez hale getirdiğini söyledi. Çapahasan Mahallesi çiftçilerinden Güray Küçüksavran, traktör ve ekipmanlarla birlikte milyonlarca liralık yatırım yaptıklarını belirterek, “Bu şartlarda bu çiftçinin ayakta durması mümkün değil” dedi. Bir başka üretici ise geçen yıl 40 lira olan akaryakıtın 100 liranın üzerine çıktığını, buğdayını 13,5 liradan sattığını belirterek “Tarlamı nasıl süreceğim, nasıl ekeceğim” diye sordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, müzakerelerden vazgeçmediklerini belirterek, "Müzakereler üçlü veya ikili olabilir" dedi.
İran, Türkiye ile ilişkisinin istenen düzeyde olduğunu belirterek, iki ülkenin her alanda özel bir bağa sahip olduğunu kaydetti. İran'ın komşularıyla ilişkilerinde sorun yaşadığı iddialarına tepki gösteren Tahran yönetimi, Türkiye ile ortak kaygıları bulunduğunu belirtti.
Diyarbakır’ın Kayapınar Ilçesinde Bir Işçi, Alacağını Tahsil Edemediğini Belirterek Inşaatın çatısına çıktı. Işçi, Bir Süre Sonra Ikna Edilerek Aşağı Indirildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi tutuklu” olmadığını belirterek, “Siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil” dedi. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşebileceğini belirterek, “Biz kan davalı, düşman değiliz” ifadelerini kullandı
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, "Hoca efendiler internette karşılıklı atışmaya durmuşlar. Bunlar fenomenler, artık yani 'hoca efendi' falan da dememek lazım. Kime ne faydası oluyor bu atışmaların?" dedi.
Stories on this topic, gathered from every source.