Orta Çağ'ın önemli astronomi ve matematik bilgini El-Battani'nin doğduğu Şanlıurfa, bilimsel mirasını modern teknolojiyle buluşturacak TEKNOFEST Güneydoğu'ya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek dev organizasyon; havacılık, uzay ve teknoloji meraklısı gençleri tarihi Harran topraklarında bir araya getirecek.
Venüs’ün bugün doğal bir uydusu yok. Peki geçmişte oluşmuş bir uydunun neden ortadan kaybolmuş olabileceği açıklanabilir mi? The Astrophysical Journal'da yayımlanan modelleme çalışması, belirli başlangıç koşullarında Venüs’ün dönüşü ile Güneş’in ve varsayımsal uydunun gelgit etkilerinin yörüngeyi içeri doğru sürükleyebileceğini gösteriyor. Bu sonuç, gezegenin bir zamanlar gerçekten uyduya sahip olduğunun doğrudan kanıtı değil. California Üniversitesi Riverside’dan Stephen Kane ve çalışma arkadaşları, farklı başlangıç dönüş sürelerini, uydu kütlelerini ve yörünge biçimlerini bilgisayar modellerinde karşılaştırdı. Ekip Venüs’ün ilk dönüş süresi için 5 ile 100 saat arasında değerler, uydu kütlesi için de Ay’ın kütlesinin yüzde biri ile 10 katı arasında seçenekler kullandı. Bu kadar geniş aralık, tek bir geçmiş olayın kaydını okumaktan çok hangi senaryoların fiziksel olarak mümkün olduğunu sınamaya yarıyor. Sonuçlar tek yönlü değil. Genç Venüs hızlı dönüyorsa ve çevresinde Ay kütlesine yakın bir uydu bulunuyorsa, bazı modellerde bu uydu Güneş Sistemi’nin bugünkü yaşına kadar hayatta kalabiliyor. Daha yavaş ilk dönüş ya da daha ağır bir uydu durumunda ise yörünge içeri kayabiliyor. Araştırmacıların kullandığı modellerden birinde uydu, oluşumundan yaklaşık 30 milyon ile 1,7 milyar yıl sonra Venüs’e yaklaşarak gelgit kuvvetleriyle parçalanıyor. Dolayısıyla “Venüs uydusunu yuttu” sözü, çalışmanın olası sonuçlarından birini anlatan kısa bir ifade. Uydu mutlaka tek parça hâlinde yüzeye çarpmış olmak zorunda … Venüs’ün kayıp uydusu için yeni bir açıklama ortaya çıktı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
NASA, PRIMA adlı uzak kızılötesi uzay teleskobunu geliştirme sürecinin bir sonraki aşamasına taşıdı. Ajansın 23 Eylül tarihli açıklamasına göre görev, yeni Probe Explorers sınıfının ilk üyesi olacak. Hedef 2033’te fırlatma ve beş yıllık gözlem; ancak NASA henüz görevin uygulama aşamasına geçmesi için son onayı vermedi. PRIMA, görünür ışığın sakladığı yıldız ve galaksi oluşum süreçlerini uzak kızılötesi dalga boylarında araştıracak. Görev şu anda Phase B adı verilen ön tasarım ve teknoloji geliştirme aşamasına giriyor. NASA, maliyet, teknik ilerleme ve takvimi daha sonra yeniden değerlendirecek. Bu incelemenin olumlu sonuçlanması hâlinde ekip uygulama aşamasına geçebilecek. Dolayısıyla 2033 tarihi kesinleşmiş bir fırlatma randevusu değil, mevcut geliştirme planının hedefi. PRIMA’nın yaklaşık 1,8 metre çapındaki teleskobu uzak kızılötesi ışığı ölçecek. Bu ışık, uzaydaki toz bulutlarının ve soğuk maddelerin incelenmesinde araştırmacılara farklı bilgiler sağlar. James Webb Uzay Teleskobu kızılötesi gözlemler yapıyor; PRIMA ise daha uzun dalga boylarına odaklanarak başka bir pencere açacak. Böylece radyo teleskoplarıyla mevcut kızılötesi gözlemevleri arasındaki veri boşluğunun bir bölümünü doldurması bekleniyor. Bilim hedefleri arasında Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin kökeni bulunuyor. Ekip ayrıca galaksilerle onların merkezindeki kara deliklerin zaman içindeki gelişimini araştırmak istiyor. Toz ve ağır elementlerin evrimi de görev planında yer alıyor. NASA bu sorulara tek bir teleskobun kesin yanıt vereceğini söylemiyor; PRIMA’nın … NASA, uzak kızılötesi PRIMA teleskobunu 2033 için seçti haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Karabük’te düzenlenen festival; astronomi söyleşilerinden çocuk atölyelerine, meteor gözleminden astrofotoğrafçılığa uzanan etkinliklere ev sahipliği yaptı.
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Kreiken Rasathanesi’nde bir hafta önce Ay'ı ilk kez teleskopla gözlemleyen böbrek yetmezliği hastası Fatma Zehra Kıraç'ın Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile tanışma hayali de gerçek oldu.
Tam Güneş Tutulması insanı büyüleyen muazzam anlar sundu. Ancak bu eşsiz kozmik gösteri ne yazık ki pek kısa sürdü. Ay yavaşça ilerledi ve güneşin tam önüne geçti. O an devasa gölgesi yeryüzünü baştan başa taradı.
James Webb Uzay Teleskobu verilerini inceleyen araştırmacılar, erken evrende kara delik ile yıldız benzeri gaz yapısını bir araya getiren yeni bir kozmik nesne tespit etti. “Kara delik yıldızı” olarak tanımlanan yapı, süper kütleli kara deliklerin oluşumuna dair yeni ipuçları sunuyor.
Yaz Gecelerinin En Büyüleyici Astronomi Olaylarından Biri Olan Ve Yılda Bir Kez Gerçekleşen Perseid Meteor Yağmuru, Kastamonu’da Gözlemlendi. Saatte Onlarca Kayan Yıldızın Eşlik Edeceği Muazzam Doğa Olayı, Gökyüzü Meraklılarına Unutulmaz Anlar Yaşattı.
12 Ağustos 2026 tarihinde nadir görülen bir tam güneş tutulması yaşanacak. Ay , Güneş’i tümüyle kapatarak 81 saniyeliğine karanlığa neden olacak. Yalnız bu güneş tutulması sadece Avrupa’nın bazı kentlerinden görülebilecek. Türkiye’de akşam 20:30-21:45 saatlerine denk gelecek tutulma ülkemizden maalesef izlenemeyecek. Avrupa, tam bir güneş tutulması yaşamak üzere ve dünyanın dört bir yanındaki insanlar bu olayı …
Yaz gecelerinin en büyüleyici astronomi olaylarından biri olan Perseid meteor yağmuru için geri sayım sona erdi. Saatte onlarca kayan yıldızın eşlik edeceği bu muazzam doğa olayı, gökyüzü meraklılarına unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor.
Avrupa'dan tam güneş tutulmasının geçmesinin üzerinden uzun zaman geçti, ancak 12 Ağustos 2026'da tutulma kıtanın en kuzeybatı ve güneybatı bölgelerinde tam olarak gerçekleşecek.
Ağustos ayında gökyüzü, peş peşe yaşanacak astronomi olaylarına sahne olacak. 12 Ağustos'ta Grönland, İzlanda ve İspanya'dan izlenecek tam güneş tutulması gerçekleşecek. Aynı gece, Yeni Ay evresinin yarattığı
Stories on this topic, gathered from every source.