Kanada dosyasının bu ilk bölümünü, JD Vance 'in geçen günlerde Maine'de sarf ettiği "koruma şemsiyesi" sözleriyle açmak istedim. Zira bu cümleler, yalnızca bir ticaret geriliminin yansıması değil; Atlantik'in kuzey yakasında onlarca yıldır süregelen müttefiklik mimarisinin nasıl himaye ilişkisine dönüştüğünün açık ilanıdır. Ottawa'nın önündeki tablo artık net: Ya kendi stratejik ağırlığını artıracak ya da hegemonun dil sürçmelerinin gölgesinde "korunan" statüsüne mahkûm kalacak. Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı JD Vance, Maine eyaletinin Kanada sınırına yaslanan Brewer kentinde bir savunma teknolojileri tesisini ziyaret ederken ağzından çıkanlar, sıradan bir ticaret gerilimi söyleminin çok ötesine geçti. Vance, Ottawa'nın savunma harcamalarını yetersiz bulduğunu ilan etti ve şu cümleyi kurdu: Kanada, ordusuna yetersiz yatırım yapmış bir ülke. ABD'nin sağladığı koruma şemsiyesi olmasaydı, kelimenin tam anlamıyla yabancı bir ülke tarafından işgal edilirdi. Ardından "Kanada'nın bir eyalet olduğunu hatırlamamız gerekiyor" deyip "dil sürçmesi" diye düzeltti. Ticaret tarafında ise süt ürünlerinden otomotive, "gülünç tarifeler" ve "son dakika makul olmayan talepler" suçlamaları peş peşe geldi. Başbakan Mark Carney'e "Maine halkından ve Amerika'dan faydalanmayı bırakın, bu bitti" mesajı yollandı. Trump'ın 2027'den itibaren yüzde 50'ye varacak otomotiv ve çelik tarifeleri tehdidiyle aynı haftaya denk düşen bu çıkış, iki ülke arasındaki gerilimin ticaret masasını aşıp güvenlik mimarisine sıçradığını gösteriyor. Bu tabloyu sadece "sert bir Başkan Yardımcısının lafları" diye okumak sığ kalır. Vance'in dili, Soğuk Savaş sonrası Atlantik ittifakının en eski ve en "doğal" görünen bağlarından birini, yani ABD-Kanada güvenlik ve ekonomik simbiyozunu, açıkça hiyerarşik bir himaye ilişkisine çeviriyor. NORAD (Kuzey Amerika Havacılık ve Uzay Savunma Komutanlığı) ortaklığı, NATO üyeliği, uzun yıllardır fiilen ortak yönetilen kıta savunmasının ana olgularıydı. Şimdi bütün bunlar bir anda "biz size şemsiye tutuyoruz, siz de bize pazar açın ve daha fazla silah alın" formülüne indirgeniyor. Hegemon, müttefikini "bağımsız devlet" olarak anmayı bile dil sürçmesiyle "eyalet"e çevirirken, aslında kendi zihnindeki haritayı ifşa ediyor: Kuzey Amerika, Washington'ın stratejik derinliğidir; Ottawa ise bu derinliğin yönetilmesi gereken bir parçası. Aslında tarihsel olarak bakıldığında bu söylem yeni değil. 1930'ların War Plan Red 'i (Kırmızı Savunma Planı), ABD'nin Kanada'yı "gerekirse" nasıl işgal edeceğinin soğukkanlı planlarını da içeriyordu. 1 Kanada tarafında ise Defence Scheme No:1 (1 Numaralı Savunma Planı) vardı. 2 O planlar uzun yıllar raflarda kalmıştı. Çünkü gerçek çıkarlar ortak tehdit algısında buluştu. Bugün ise tehdit algısı değişti. Arktik'te Rusya ve Çin'in artan varlığı, Çin'in "arka kapı" olarak nitelendirilmesi, Trump döneminin "Amerika First" pragmatizmi söz konusu artık. Vance, bu yeni konjonktürde eski müttefiklik dilini bir türlü tutturamıyor. Yerine çıplak güç dilini koyuyor. "Sizi korumasaydık işgal edilirdiniz" demek, aslında "sizin egemenliğiniz bizim şemsiyemize bağlıdır" demektir. Bu, ittifakın ruhunu değil, himayenin ruhunu yansıtır. Kanada'nın savunma harcamalarının NATO ortalamasının altında kaldığı, uzun yıllardır eleştirilen bir gerçek. Ottawa'nın da kendi stratejik zafiyetlerini kabul edip Arktik'te ve kıta savunmasında daha fazla yük alması gerektiği tartışılmaz. Ancak Vance'in üslubu, bu meşru eleştiriyi bir aşağılama ve şantaj aracına dönüştürüyor. Ticaret engelleri, süt tarifeleri, otomotiv gibi. Zaten bunların hepsi aynı paketin parçası: Güvenliğinizi biz sağlıyoruz, o hâlde ekonomik tercihinizi de biz belirleriz. Bu, klasik bağımlılık teorisinin sahadaki güncel hâli. Hegemon, müttefikinin güvenlik açığını sürekli hatırlatarak, o açığı kapatacak yatırımları da kendi sanayi ve istihdamına yönlendirmeye çalışıyor. Maine'deki çiftçi ve üretici retoriği, iç politikaya oynarken dış politikada "adalet" maskesi takıyor. Tabii daha derin bir okuma yapılırsa, bu çıkışların, Trump yönetiminin ikinci dönemindeki "müttefikleri yeniden fiyatlandırma" operasyonunun parçası olduğu görülecektir. Bu bağlamda Avrupa'dan Japonya'ya, Güney Kore'den Kanada'ya kadar uzanan bir çizgide Washington, güvenlik şemsiyesinin bedelini daha açık, daha katı ve daha tek taraflı tahsil etmek istiyor. Kanada'yı "51. Eyalet" olarak görme fantezisi, Trump'ın daha önce de dillendirdiği bir motifti. Vance bunu "dil sürçmesi" diye geçiştirirken, aslında o fantezinin hâlâ canlı olduğunu teyit ediyor. Sonuçta ortaya çıkan tablo şu: Atlantik'in kuzey yakasında eski "özel ilişki" dili çatırdıyor. Yerine, güç asimetrisinin açıkça ilan edildiği, "koruma karşılığı itaat" formülü geçiyor. Peki, Kanada'nın cevabı ne olacak? Daha fazla savunma harcaması, Arktik'te kendi kapasitesini artırma, Avrupa ve Asya'da alternatif ortaklık arayışları söz konusu olabilir mi? Bence bunlar mümkün. Ama Vance'in sözleri, bir gerçeği de hatırlatıyor: Bü
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin ardından dünyanın en büyük üçüncü dizi ihracatçısı konumuna yükselen Türkiye, Latin Amerika’dan Güney Asya’ya kadar 140’tan fazla ülkede yüz milyonlarca izleyiciyi ekrana kilitliyor. İşte, Dünyada en çok izlenen Türk dizileri...
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı “yeni ABD toprağı” olarak gösteren paylaşımına tepki gösterdi. Garibabadi, Trump’ın tutumunu “şizofreni” olarak nitelendirdi.
3 Ocak’ta Venezuela’ya saldırarak Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini alıkoyan Washington, gasp ettiği ülkenin petrol gelirlerini meşrulaştırmaya çalışıyor. 13 milyar doları aşan petrol gelirinin akıbeti belirsizliğini korurken, Trump yönetiminin 17 petrol sahasını Amerikan şirketlerine açacak uzun vadeli bir anlaşma üzerinde çalıştığı bildiriliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile ortak sınıra sahip Ontario Gölü'nün ABD'deki resmi adını “Amerika Gölü” olarak değiştiren kararnameyi imzaladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise kararı reddetti.
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile yaşanan ticaret geriliminin ardından Ontario Gölü’nün ABD’deki resmi adının “Amerika Gölü” olarak değiştirilmesini öngören kararnameyi imzaladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise karara tepki göstererek, “Bu gölün adı Ontario Gölü’dür; bugün de, sonsuza kadar da öyle kalacak” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ontario Gölü’nün adını “Amerika Gölü” olarak değiştirme kararının ardından Kanada Başbakanı Mark Carney, gölün 400 yılı aşkın geçmişine vurgu yaparak Kanada’da adının “Ontario Gölü” olarak kalacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ontario Gölü'nün adını 'Amerika Gölü' olarak değiştiren kararnameyi imzalamasına Kanada'dan tepki geldi. Başbakan Mark Carney, 'Burasının adı Ontario Gölü'dür; dün de, bugün de, her zaman.' dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ontario Gölü’nün adını “Amerika Gölü” olarak değiştiren kararnameyi imzalamasına Kanada’dan tepki geldi. Başbakan Mark Carney, “Burasının adı Ontario Gölü’dür; dün de, bugün de, her zaman.” dedi.
Toyota'nın satışları ve üretimi, Çin ve Ortadoğu'daki sert düşüşler nedeniyle azaldı.
ABD Başkanı Trump, bir süredir Kanada ile yaşadığı gerilimin ardından Kanada sınırındaki Ontario Gölü'nün adını "Amerika Gölü" olarak değiştiren kararnameyi imzaladı
ABD Başkanı Donald Trump, ticari gerilimin yükseldiği Kanada'nın sınırında yer alan Ontario Gölü'nün adını "Amerika Gölü" olarak değiştiren başkanlık kararnamesine imza attı.
ABD Başkanı Donald Trump, Ontario Gölü'nün adını "Amerika Gölü" olarak değiştirmeyi öngören bir kararnameye imza attı.
DÜNYA finans sisteminde yıllardır değişmez kabul edilen bir gerçek var: Para Amerika’yı sever.
Trump, Kanada sınırındaki Ontario Gölü'nün adını Amerika Gölü olarak değiştirdi 28.08.2026 Diken ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'nın sınırındaki Ontario Gölü'nün adını 'Amerika Gölü' olarak değiştiren başkanlık kararnamesini imzaladı. The post Trump, Kanada sınırındaki Ontario Gölü'nün adını Amerika Gölü olarak değiştirdi appeared first on #site_linkat 28.08.2026 .
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile ABD arasında yer alan Ontario Gölü’nün isminin "Amerika Gölü" olarak değiştirilmesine ilişkin bir başkanlık kararnamesi imzaladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile tırmanan ticari gerilimin ardından Ontario Gölü'nün adını "Amerika Gölü" olarak değiştiren kararnameyi imzaladı. Sınırda tansiyon yükselirken Kanada ise misilleme vergilerine hazırlanıyor.
Sezonun son Grand Slam tenis turnuvası Amerika Açık'ta mücadele edecek Zeynep Sönmez'in ilk turdaki rakibi Coco Gauff oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, ticari gerilimin sürdüğü Kanada sınırındaki Ontario Gölü'nün adını Amerika Gölü olarak değiştiren kararnameyi imzaladı. Trump, adımı Meksika Körfezi'nin isim değişikliğine benzetti.
Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği imza töreninde, Ontario Gölü'nün adını değiştiren kararnameyi imzalayarak gölün adını Amerika Gölü ilan etti.
Stories on this topic, gathered from every source.