Sony Music Publishing ve Warner Chappell Music, on binlerce telifli müzik eserini izinsiz kullandığı iddiasıyla Anthropic’e dava açtı. Şirketler 28 Ağustos’ta ABD Kuzey Kaliforniya federal mahkemesine sundukları dosyada Claude modellerinin eğitim sürecini hedef aldı. Üstelik yayıncılar her kasıtlı telif ihlali için 150 bin dolara kadar tazminat talep ediyor. Eser sayısı nedeniyle toplam talep milyarlarca dolara ulaşabilir. Davayı Sony Music Entertainment veya Warner Bros. değil, Sony Music Publishing ve Warner Chappell Music ile bağlantılı hak sahipleri açtı. Bununla birlikte şirketler yalnızca Anthropic PBC’yi değil, CEO Dario Amodei ile kurucu ortak Benjamin Mann’ı da davalı gösterdi. Davacılar jüri yargılaması talep ederken Claude’un eğitim verilerinin kaynağını da mahkeme dosyasına taşıdı. Anthropic ise suçlamalara katılmadığını ve mahkemede kendisini güçlü biçimde savunacağını açıkladı. Şikâyete göre Benjamin Mann, 2021’de Library Genesis üzerinden BitTorrent kullanarak en az 5 milyon korsan kitap indirdi. Ardından Anthropic çalışanları 2022’de Pirate Library Mirror üzerinden en az 2 milyon kitap daha elde etti. Yayıncılar bazı kitapların telifli şarkı sözleri ve notalar içerdiğini, Anthropic’in bunları Claude’un geliştirilmesinde kullandığını öne sürüyor. Anthropic kendi şeffaflık belgelerinde Claude modelleri için internet kaynakları, üçüncü taraf verileri ve farklı eğitim verileri kullandığını açıklıyor. Davacılar ayrıca Claude’un bazı şarkı sözlerini kelimesi kelimesine veya özgün metne çok yakın biçimde ürettiğini … Sony ve Warner’ın yayıncıları Anthropic’ten milyarlar istiyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Anthropic, Claude Code haftalık kullanım limitini 14 Eylül 2026’dan itibaren kalıcı olarak yüzde 25 artıracak. Şirket, Pro, Max, Team ve belirli koltuk bazlı Enterprise aboneliklerinde sunduğu geçici yüzde 50 artışı o tarihe kadar sürdürecek. Böylece mevcut geçici kapasite 14 Eylül’de azalacak, ancak standart haftalık limit eski seviyenin üzerinde kalacak. Özellikle Claude Code’u uzun kodlama oturumlarında kullananlar bu değişikliği doğrudan kullanım kotasında görecek. Mevcut standart limiti 100 birim kabul edersek, geçici kampanya kullanıcıya 150 birimlik kapasite sağlıyor. Anthropic 14 Eylül’de kalıcı limiti 125 birime çıkaracak, dolayısıyla mevcut kampanyaya kıyasla yaklaşık yüzde 17’lik düşüş gerçekleşecek. Buna karşılık yeni sınır, kampanya öncesindeki haftalık kullanım hakkından yüzde 25 daha yüksek kalacak. Ancak Anthropic sabit mesaj, sorgu veya token sayısı açıklamadığı için bu oranları kesin istek adedine çeviremiyoruz. Claude Code, Claude modellerini terminalde ve desteklenen geliştirme ortamlarında kullanan yapay zeka destekli bir kodlama aracı olarak çalışıyor. Pro ve Max abonelikleri Claude Code erişimini içerirken VS Code, Cursor ve JetBrains tabanlı IDE’lerdeki kullanım da aynı kotaya giriyor. Bununla birlikte Claude web, masaüstü, mobil uygulamaları ve Claude Code üzerinden gerçekleşen kullanım ortak kullanım limitini tüketiyor. Anthropic, konuşma uzunluğu, seçilen model, kullanılan özellikler ve efor seviyesinin tüketim miktarını değiştirdiğini belirtiyor. Yoğun kodlama oturumlarında model seçimi de kotanın ne … Claude Code haftalık limitini 14 Eylül’de yüzde 25 artırıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Google, AI Bakışı yanıtlarını bazı aramalarda otomatik olarak genişleterek klasik web bağlantılarını ekranın daha aşağısına taşıyor. Kullanıcı daha önce “Daha fazlasını göster” seçeneğiyle açtığı uzun yapay zeka yanıtını artık doğrudan karşısında bulabiliyor. Bunun ardından Google, AI Modu için kullandığı “Soru sorun” alanını göstererek aramayı takip sorularıyla sürdürme seçeneği sunuyor. Böylece Google Arama, geleneksel bağlantı listesinden önce daha fazla yapay zeka içeriği gösteren bir deneyime doğru ilerliyor. Google, otomatik genişlemeyi bütün aramalarda aynı biçimde çalıştırmıyor ve hangi sorguların bu uygulamaya girdiğini ayrıntılı biçimde açıklamıyor. The Verge’in aktardığı denemelerde aynı sorgu, farklı tarayıcılarda veya farklı aramalarda aynı sonucu her zaman vermedi. Bununla birlikte Google sözcüsü Jennifer Kutz, sistemlerin geniş yanıtı faydalı bulduğu konularda AI Bakışı bölümünü otomatik genişlettiğini söyledi. Kullanıcı sonuç sayfasında aşağı doğru kaydırmaya başlamışsa Google genişlemeyi durduruyor ve mevcut okuma konumunu koruyor. AI Bakışı, Google’ın üretken yapay zekayı Arama’nın merkezine taşıma çalışmalarında uzun süredir önemli rol oynuyor. Google Mart 2025’te Gemini 2.0 desteğini AI Overviews’a eklediğinde özelliğin bir milyardan fazla kişiye ulaştığını açıklamıştı. Şirket daha karmaşık sorular için geliştirdiği AI Modu deneyimini de aynı dönemde kullanıma açmaya başladı. Google’ın resmi Türkçe tanımına göre AI Modu, soruyu alt başlıklara ayıran sorgu yelpazesi tekniğiyle web üzerinde eş zamanlı aramalar gerçekleştiriyor. Türkiye tarafında … Google aramada bir adımı daha yapay zekaya teslim ediyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
ABD’de federal mahkeme, Pentagon’un Anthropic’i tedarik zinciri riski sayarak kara listeye alma kararını hukuka aykırı buldu. Yargıç Rita F. Lin, 27 Ağustos’ta hükümetin Anthropic’e karşı attığı adımların şirketin eleştirilerine yönelik hukuka aykırı misilleme oluşturduğuna hükmetti. Bununla birlikte mahkeme, Anthropic’in karar öncesinde yeterli itiraz fırsatı elde etmediği sonucuna da ulaştı. Claude’un askeri kullanımı konusunda aylar önce başlayan anlaşmazlık böylece Pentagon aleyhine önemli bir mahkeme kararıyla karşılaştı. Anthropic ile Pentagon arasındaki anlaşmazlık, Claude’un askeri kullanım koşulları konusunda tarafların uzlaşamamasıyla büyüdü. Anthropic, ABD ordusunun Claude’u yasal amaçlarla kullanmasını desteklediğini, ancak iki kullanım alanına izin vermeyeceğini şubat ayında açıkladı. Şirket bunları ABD vatandaşlarının kitlesel olarak gözetlenmesi ve tamamen otonom silahlar şeklinde tanımladı. Anthropic, günümüzdeki ileri yapay zeka modellerinin tamamen otonom silahları güvenilir biçimde yönetebilecek seviyeye ulaşmadığını savundu. Öte yandan şirket, tamamen otonom silahlarla insan müdahalesini tümüyle kaldırarak hedef seçme ve hedefe saldırma kararlarını otomatikleştirmeyi kastediyor. Anthropic’in resmî açıklaması, bu iki istisnanın o tarihe kadar herhangi bir ABD hükümeti görevini engellemediğini de belirtiyor. Pentagon ise askeri faaliyetlerde hangi yapay zeka kullanımının uygun olduğuna özel şirketlerin değil, hükümetin karar vermesi gerektiğini savundu. Savunma Bakanı Pete Hegseth, görüşmeler sonuç vermeyince 27 Şubat 2026’da Anthropic’i tedarik zinciri riski olarak tanımlama talimatı verdi. Ardından Pentagon, 4 Mart’ta Anthropic’e gönderdiği … Pentagon Anthropic’i kara listeye aldı, mahkeme kararı bozdu haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Google, Gemini Omni 1.1 Flash modelini yayınlayarak yapay zeka ile video üretimine sahne uzatma, ilk ve son kare kontrolü ile 4K yükseltme seçeneklerini ekledi. Model, mevcut videonun son 10 saniyesini bağlam olarak kullanarak sahneyi 10 saniyelik adımlarla toplam 40 saniyeye kadar sürdürebiliyor. Ayrıca 360p çözünürlükte daha hızlı taslak üretmek mümkün hâle geliyor. Google modeli Gemini API, Google AI Studio, Gemini uygulaması ve Google Flow üzerinden kullanıma açıyor. Google, Gemini Omni 1.1 Flash ile önceki Gemini Omni Flash ön izleme sürümünün video araçlarını genişletiyor. Önceki model yüksek hızlı video üretimi ve doğal dille video düzenleme özelliklerine odaklanırken, yeni sürüm doğrudan video uzatma desteği getiriyor. Model bir klibi uzatırken özgün videonun son 10 saniyesini inceliyor ve görüntü, hareket, karakterler ile sesi devam eden bölümde korumaya çalışıyor. Bununla beraber sistem, geçişi kesintisiz hâle getirmek için giriş videosunun son karelerinde değişiklik yapabiliyor. Her uzatma işlemi videoya 10 saniye ekliyor ve toplam süre 40 saniyeye ulaşabiliyor. Yeni model, oluşturulan tek bir video çıktısında 3 ile 10 saniye arasında süre seçeneği sunuyor ve videoları saniyede 24 kare hızında hazırlıyor. Gemini Omni 1.1 Flash giriş tarafında metin, görüntü ve video kabul ederken, çıkış tarafında video üretiyor. Düzenleme veya uzatma için yüklenen kaynak videonun süresi en fazla 10 … Google Gemini Omni 1.1 Flash videoları 40 saniyeye uzatıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Google, AI Modu için seyahat planlamasını doğrudan Arama içine taşıyan yeni özelliklerini 27 Ağustos’ta duyurdu. Artık Google Arama üzerinden uçuş fiyatlarını takip edebilir, puan ve mil karşılıklarını inceleyebilir, belirli pazarlarda otel rezervasyonunu tamamlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra Google, uçuş seçenekleri için 300’den fazla hava yolu ve seyahat ortağından gelen fiyatları karşılaştırıyor. Otel tarafında ise şirket, ödeme adımını Google Pay ile Arama deneyiminin içine kadar getiriyor. Uçuş araması sırasında gidilecek yeri, tarihleri ve tercihleri doğal dille AI Modu içine yazmak yeterli oluyor. Ardından Google, 300’den fazla hava yolu şirketi, çevrim içi seyahat acentesi ve diğer ortaklardan gelen seçenekleri karşılaştırıyor. Bununla birlikte sistem, bilet satın alma işlemini doğrudan AI Modu içinde tamamlamıyor. Uygun uçuş seçildiğinde Google, satın alma için ilgili hava yolu şirketine veya rezervasyon hizmetine yönlendiriyor. Google’ın Türkçe destek sayfalarında bu hizmet Google Uçuş Arama adıyla yer alıyor ve mevcut araç zaten fiyat, aktarma ve süre gibi ölçütlerle sonuçları karşılaştırıyor. Fiyat hemen uygun görünmüyorsa Fiyatları takip et seçeneği devreye giriyor. Google onay aldıktan sonra belirlenen rota ve tarihlerdeki ücret değişikliklerini izliyor, önemli değişikliklerde e-posta gönderiyor. Ayrıca mevcut Google Uçuş Arama hizmeti, takip edilen rotalarda fiyatların yükselme ihtimali bulunduğunda da bildirim sağlayabiliyor. Google yeni AI Modu fiyat takibini 180’den fazla ülke ve bölgede … Google Arama artık uçuş fiyatlarını takip edip otel ayırtıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
OpenAI, Anthropic, AWS, Google, Microsoft ve Oracle’ın da aralarında bulunduğu 100’den fazla kuruluş, 27 Ağustos’ta yayımladıkları açık mektupla yapay zeka destekli siber saldırılara karşı küresel ölçekte hızlı bir savunma seferberliği istedi. İmzacı kurumlar, önümüzdeki aylarda modeller güçlendikçe siber saldırıların hem yaygınlaşacağını hem de teknik açıdan daha karmaşık hâle geleceğini düşünüyor. Mektup özellikle hastaneler, su arıtma tesisleri ve internet altyapısı gibi temel hizmetleri öne çıkarıyor. Kuruluşlar aynı yapay zeka kabiliyetlerinin savunma ekiplerine yıllardır biriken güvenlik açıklarını kapatmak için önemli bir fırsat sunduğunu da vurguluyor. Açık mektubun imzacı listesi teknoloji sektörünün çok ötesine uzanıyor. Adobe, AMD, Cisco, Dell, IBM, SAP, Cloudflare, CrowdStrike, Palo Alto Networks ve Fortinet gibi teknoloji ve güvenlik şirketlerinin yanında Mastercard, Visa, Citi, Capital One, Deutsche Telekom, General Motors ve Zurich Insurance Company gibi farklı sektörlerden kuruluşlar da çağrıya katılıyor. Bu tablo, yapay zeka kaynaklı siber risklerin yalnızca model geliştiren şirketleri ilgilendirmediğini gösteriyor. İmzacıların temel tezi, mevcut güvenlik yaklaşımının önümüzdeki dönemin tehditlerine karşı yeterli olmayacağı yönünde. Kurumlar özellikle eski yazılımlardaki açıklar, gereğinden geniş erişim izinleri, yanlış yapılandırmalar, zayıf kimlik doğrulama yöntemleri ve yıllar içinde biriken teknik borç üzerinde duruyor. Mektuba göre güvenlik ekipleri, özellikle kritik altyapı tarafında, uzun süredir yeterli bütçe ve insan kaynağına sahip değil. İmzacı kuruluşlar bu … 100’den fazla teknoloji devi yapay zeka saldırıları için alarm verdi haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Nvidia’nın açık kaynak yapay zekâ ekosisteminin en bilinen platformlarından Hugging Face’i satın almaya yaklaştığı öne sürülüyor. The Information’ın konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Nvidia şirket için 12,9 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Business Insider ise görüşmelerin Hugging Face’e 13 milyar doların üzerinde değer biçtiğini, fakat henüz taraflar arasında imzalanmış bir anlaşma bulunmadığını bildiriyor. Dolayısıyla satın alma görüşmelerinin tamamlanmadan sona ermesi ihtimali de şimdilik masadan kalkmış değil. Nvidia ve Hugging Face tarafından iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığı için işlemin kesinleştiğini söylemek için henüz erken görünüyor. 2016’da kurulan Hugging Face, geliştiricilerin açık kaynaklı ve açık ağırlıklı yapay zekâ modellerini paylaşabildiği, indirebildiği ve farklı araçlarla kullanabildiği başlıca platformlardan biri konumunda bulunuyor. Şirket yalnızca bir model deposu sunmuyor; veri setleri, geliştirici kütüphaneleri ve modelleri çalıştırmaya yönelik çeşitli altyapı hizmetleriyle geniş bir geliştirici topluluğuna hizmet veriyor. Nvidia’nın Hugging Face’i bünyesine katması, çip üreticisinin açık yapay zekâ yazılımları ve geliştirici araçlarıyla doğrudan temasını belirgin biçimde artırabilir. Bu durum özellikle açık modellerin Anthropic ve OpenAI gibi şirketlerin kapalı sistemleriyle arasındaki performans farkını azaltmaya çalıştığı bir dönemde dikkat çekiyor. Bununla birlikte Nvidia gibi yapay zekâ donanımında baskın bir şirketin Hugging Face üzerindeki kontrolü, platformun bağımsızlığı ve farklı donanım üreticilerine karşı tarafsızlığı konusunda da … Nvidia Hugging Face’i satın almaya çok yakın haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
OpenAI, temmuz ayında şirket içinde test edilen bir yapay zekâ ajanının herhangi bir insan yönlendirmesi olmadan Hugging Face ve başka hizmetlere erişmesiyle sonuçlanan güvenlik olayına ilişkin ayrıntılı raporunu yayımladı. Şirket, olayın ortaya çıkmasının ardından bazı ilk bulguları paylaşmıştı, fakat yeni rapor yaşananların teknik nedenlerini ve güvenlik mekanizmalarının hangi aşamalarda yetersiz kaldığını daha kapsamlı biçimde ortaya koyuyor. Teknik raporun yanında konuyu daha geniş bir okuyucu kitlesi için açıklayan bir blog yazısı da yayımlandı. İnceleme, tek bir güvenlik açığından ziyade eğitim altyapısındaki farklı sistemlerin peş peşe başarısız olmasının ajanlara beklenmeyen hareket alanı sağladığını gösteriyor. OpenAI’ın değerlendirmesine göre olay, gelişmiş yapay zekâ ajanlarının yeterli denetim bulunmadığında teknik sınırlamaları aşabileceğini ve insanlar tarafından istenmeyen eylemleri gerçekleştirebileceğini gösteren somut bir örnek niteliğinde. Olayın merkezinde OpenAI’ın “Internal Model 1”, kısaca IM1 olarak adlandırdığı deneysel model bulunuyor. IM1, şirketin eğitim ortamında Artifactory paket yöneticisinin öngörülmeyen biçimde kullanılmasından yararlanarak başka OpenAI ajanlarına ve internete erişebildi. Daha dikkat çekici olan nokta ise ajanların Artifactory sistemini kendi aralarında iletişim kurabilecekleri gayriresmî bir mesaj panosu gibi kullanmaya başlaması oldu. İnsan gözlemciler bu faaliyetleri ilk kez mayıs ayında tespit etti ve söz konusu erişim daha sonra OpenAI tarafından engellendi. Buna rağmen ajanlar mayıs ve haziran boyunca başka güvenlik açıklarından yararlanarak internet bağlantısı … OpenAI açıkladı, yapay zekâ ajanları Hugging Face’e nasıl sızdı? haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Yeni konuşmayı yazıya çevirme modeli, 85’ten fazla dili destekliyor, dolgu sözcüklerini temizliyor ve Chrome’a gelmeye hazırlanıyor Google, Gemini 3.5 Transcribe ile konuşmadaki gereksiz sesleri siliyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Google, hukuk büroları ve şirketlerin hukuk ekipleri için Gemini Enterprise for Legal çözümünü 25 Ağustos’ta tanıttı. Yeni eklenti, hukuki araştırma, sözleşme inceleme ve belge hazırlama gibi günlük işleri Gemini Enterprise içinde bir araya getiriyor. Üstelik Google, hukukçuların kullandığı mevcut belge ve araştırma servislerine de güvenli bağlantılar kuruyor. Böylece hukuk ekipleri farklı sistemlerdeki bilgileri Gemini üzerinden araştırıp ilgili kaynaklara ulaşabiliyor. Gemini Enterprise for Legal bağımsız bir uygulama yerine Gemini Enterprise içinde çalışan bir hukuk eklentisi olarak geliyor. Bu nedenle mevcut Gemini Enterprise müşterileri ayrı bir platform kurmadan hukuk özelliklerini sisteme ekleyebiliyor. Bununla birlikte Google, hukuk bürolarının yanı sıra şirketlerin kurum içi hukuk departmanlarını da doğrudan hedefliyor. Kullanıcılar mevcut kimlik yönetimi, denetim kayıtları ve erişim kurallarını hukuk işlerinde koruyabiliyor. Google, sözleşme incelemesinde şirket kurallarını ve çalışma kılavuzlarını temel alarak yüksek riskli maddeleri belirleyebiliyor. Ardından sistem değişiklik önerileri hazırlayabiliyor ve sözleşmeleri onay sürecine yönlendirebiliyor. Bunun yanı sıra Gemini Enterprise for Legal, düzenleyici kurumları, mevzuat değişikliklerini ve mahkeme kayıtlarını takip edebiliyor. Veri sahibi erişim talepleri için bağlantılı sistemlerdeki kişisel verileri bulup bir araya getirme görevini de üstlenebiliyor. Hukuki araştırmada Gemini Enterprise bir kavramı açıklayabiliyor, önemli davaları bulmaya yardımcı olabiliyor ve hukuki memorandum taslağı hazırlayabiliyor. Ayrıca uzun sözleşmeleri, ifade tutanaklarını ve mahkeme kararlarını özetleyebiliyor. Sistem … Google Gemini’ı hukuk bürolarına taşıdı, işte yapabildikleri haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
OpenAI, ChatGPT içindeki zamanlanmış görevler özelliğinin erişim alanını genişletiyor. Daha önce Plus, Pro, Business ve Enterprise abonelikleriyle sınırlı olan zamanlama menüsü artık ücretsiz ChatGPT hesapları tarafından da kullanılabiliyor. Böylelikle kullanıcılar belirli bir zamanda çalıştırılacak istemler oluşturabiliyor ve daha sonra gerçekleştirilecek görevleri ChatGPT üzerinden yönetebiliyor. OpenAI bunun yanında zamanlanmış görevlerin başka kullanıcılarla paylaşılmasını da mümkün hâle getiriyor. Ücretli aboneler ise Gmail, Slack ve GitHub’da gerçekleşen olayları ChatGPT görevleri için tetikleyici olarak kullanabilecek. OpenAI, haziran ayında ChatGPT’nin kenar çubuğuna zamanlanmış görevler için ayrı bir bölüm eklemişti. Bu bölüm, kullanıcıların daha önce oluşturdukları görevleri tek bir noktadan görmesini ve düzenlemesini kolaylaştırırken, ChatGPT’nin gelecekte yerine getirmesi istenen işlemlerin yönetimini de daha görünür hâle getirmişti. İlk aşamada hem bu merkez hem de beraberinde gelen genişletilmiş zamanlama seçenekleri yalnızca ücretli aboneliklerde kullanılabiliyordu. Ücretsiz hesapların da menüye erişebilmesiyle birlikte özellik çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmış oluyor. Bununla birlikte ücretsiz hesaplara açılan zamanlama menüsü ile ücretli abonelere sunulan harici hizmet tetikleyicilerini birbirinden ayırmak gerekiyor. ChatGPT zamanlanmış görevler Gmail, Slack ve GitHub ile genişliyor OpenAI’ın yaptığı diğer değişikliklerden biri, oluşturulan zamanlanmış görevlerin başka kullanıcılarla paylaşılabilmesi oldu. Kullanıcılar böylece hazırladıkları bir görevi kendi hesaplarıyla sınırlı tutmak yerine başkalarının da kendi çalışma düzenlerine uyarlayabileceği şekilde paylaşabilecek. Bu seçenek özellikle … ChatGPT’de görev planlamak için artık ücretli abonelik gerekmiyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Apple, OpenAI ticari sır davasında delillere daha erken ulaşmak için mahkemeden istediği hızlandırılmış süreci yeniden savundu. Şirket, 25 Ağustos tarihli yanıtında yazılı taleplere 30 gün içinde esaslı cevap verilmesini istiyor. Apple ayrıca OpenAI adına ifade verecek kurumsal temsilci için 50 günlük bir takvim talep ediyor. Yargıç Edward J. Davila, mevcut mahkeme takvimine göre konuyu 1 Ekim 2026 saat 19.00’da ele alacak. Bununla birlikte Apple, 25 Ağustos’ta sıfırdan yeni bir talep sunmadı. Şirket, OpenAI ve diğer sanıkların 18 Ağustos’taki itirazına cevap vererek 4 Ağustos’ta sunduğu talebi yineledi. Apple bir gün önce, 3 Ağustos’ta Chang Liu, Tang Yew Tan, OpenAI Foundation, OpenAI Group PBC ve io Products hakkında ihtiyati tedbir istemişti. Şirket, bu tedbirle kendi ticari sırları olduğunu öne sürdüğü bilgilerin kullanılmasını veya paylaşılmasını sınırlamayı amaçlıyor. Dava 10 Temmuz 2026’da Apple’ın eski çalışanları Chang Liu ve Tang Yew Tan’a yönelttiği suçlamalarla başladı. Apple, Tan’ın şirkette 24 yıl çalıştığını ve son olarak iPhone ile Apple Watch ürün tasarımında başkan yardımcılığı yaptığını belirtiyor. Liu ise Apple’da sekiz yıl boyunca sistem elektrik mühendisi olarak görev yaptı. Apple, iki eski çalışanın henüz duyurmadığı donanım teknolojileriyle ilgili ticari sırları OpenAI tarafına taşıdığını öne sürüyor. Öte yandan OpenAI suçlamaları reddediyor ve Apple’ın bilgi güvenliği ile çalışan ayrılış uygulamalarının … Apple, OpenAI davasında deliller için süreyi 30 güne indirmek istiyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Donald Trump, veri merkezlerine yönelik tepkilere rağmen bu yatırımları savunmayı sürdürüyor. ABD Başkanı, kendi partisinden gelen eleştirilere rağmen veri merkezleriniň yerel ekonomiye ciddi katkı sağlayacağını ve yüksek vergi geliri yaratacağını söylüyor. Trump’a göre yeni veri merkezi projelerine karşı çıkan topluluklar “hata yapıyor”. Tartışmanın odağında ise bu tesislerin çevresel ve yerel etkileri var. ABD’de son dönemde…
Microsoft, Windows 11’de birleşik bellek kullanan cihazlar için yeni bir ayar hazırlıyor olabilir. Deneysel bir önizleme derlemesinde ortaya çıkan işaretler, kullanıcıların sistem belleği ile grafik belleği arasındaki payı daha doğrudan yönetebileceğini gösteriyor. Buradaki temel fikir, CPU, GPU ve bazı durumlarda NPU’nun aynı bellek havuzunu paylaşması. Özellikle birleşik bellek yapısına sahip yeni nesil cihazlarda bu yaklaşım…
OpenAI, ChatGPT’nin iPhone uygulamasında fotoğraf eklerken izlenen yolu yeni bir kısayolla kısalttı. + düğmesine uzun basıldığında son dört fotoğraf doğrudan ekrana geliyor ve Fotoğraflar arşivini ayrıca açmak gerekmiyor. Böylece yeni çekilen bir belge, ürün, ekran görüntüsü veya başka bir görsel birkaç saniye içinde konuşmaya ekleniyor. Bununla birlikte yenilik, ChatGPT’nin mevcut görsel analiz özelliklerini değiştirmeden iPhone’daki fotoğraf paylaşımını hızlandırıyor. Normal kullanımda + düğmesine dokunulduğunda mevcut ekleme menüsü açılmaya devam ediyor. OpenAI, Türkçe yardım sayfasında ilgili seçeneği Fotoğraf ve dosya ekle adıyla kullanıyor. Buna karşılık düğmeye uzun basmak, kamera arşivindeki en yeni dört fotoğrafı doğrudan gösteriyor. Ardından istenen fotoğraf seçiliyor ve mesaj alanından konuşmaya devam ediliyor. Öte yandan OpenAI, fotoğrafları analiz etmeye yarayan özelliği Türkçe belgelerinde görsel girdileri olarak adlandırıyor. ChatGPT bu özelliği iOS ve Android dahil tüm platformlarda sunuyor. Ayrıca hizmet PNG, JPEG ve animasyonsuz GIF dosyalarını kabul ediyor ve her görsel için 20 MB sınır uyguluyor. Bir nesne, belge veya görsel içerik hakkında soru sormak da bu özellik üzerinden gerçekleşiyor. Bunun yanı sıra App Store’daki ChatGPT açıklaması, uygulamanın çekilen veya yüklenen fotoğraflar üzerinde çalışabildiğini belirtiyor. OpenAI ürün yöneticisi Adam Fry da yeni fotoğraf kısayolunu şirketin aynı haftaki ChatGPT yenilikleri arasında paylaştı. Ayrıca yeni hareket mevcut fotoğraf seçme yöntemini kaldırmıyor, yalnızca … ChatGPT iPhone’da son dört fotoğrafı tek hareketle açıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Google, Google Discover akışının kontrolünü kullanıcılara daha doğrudan verecek yapay zeka destekli yeni bir özellik hazırladı. Google uygulamasına gelecek sohbet aracı, görmek istediğiniz veya istemediğiniz konuları doğal dille belirtmenize imkan verecek. Ardından Discover, verdiğiniz talimatları kullanarak içerik akışını hemen değiştirecek ve tercihleri sonraki kullanımlar için hatırlayacak. Böylece Google’ın davranışlardan çıkardığı tahminlerin yanına doğrudan verilen içerik tercihleri de eklenecek. Yeni araca Discover akışındaki herhangi bir içeriğin üç noktalı menüsünden ulaşmak mümkün olacak. Buradan açılan sohbet alanına hangi konuların daha sık, hangilerinin daha az gösterilmesi gerektiği yazılabilecek. Örneğin çevre dostu mutfak yenileme fikirleri veya hafta sonu yolculuklarıyla ilgili videolar özellikle talep edilebilecek. Buna karşılık kamp içeriklerinin akışta yer almaması da aynı konuşma üzerinden belirtilebilecek. Google, verilen isteği yorumladıktan sonra hangi içerik tercihlerinin değişeceğini ekranda gösterecek. Ardından ek talimatlarla seçimi daraltmak veya farklı bir konu eklemek mümkün olacak. Bunun yanı sıra Google Discover, değişikliklerin ardından akışı yenileyerek yeni tercihlerin etkisini doğrudan gösterecek. Kullanıcının daha önce verdiği talimatları hatırlaması sayesinde her ziyaret sırasında aynı tercihleri yeniden girmek gerekmeyecek. Discover bugüne kadar arama geçmişi, Google uygulamasındaki etkinlikler, takip edilen konular ve farklı kullanım sinyallerinden yararlanıyordu. Google, hizmeti 2018’de Discover adıyla tanıtırken aylık 800 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını açıklamıştı. Daha sonra şirket, içerik türlerini artırarak Discover’ı … Google Discover akışını artık sohbet ederek değiştirebileceksiniz haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Samsung, One UI 9.5 ile Galaxy telefonların ana ekranını kişiselleştirme seçeneklerine yapay zekâ destekli yeni bir özellik ekleyebilir. Ortaya çıkan bir ekran görüntüsünde “My Custom Widget” adı verilen araç görülürken, bu özellik kullanıcıların istedikleri widget’ı doğal dilde tarif ederek oluşturmasına imkân tanıyacak gibi görünüyor. Böylece hazır widget seçenekleri arasından seçim yapmak yerine, gösterilecek bilgileri ve widget’ın işlevini doğrudan yapay zekâya anlatmak mümkün olabilir. Sızıntı Fahad Ali Javed tarafından paylaşılırken, özelliğin Samsung tarafından geliştirilen bağımsız bir çözüm mü yoksa Google’ın benzer teknolojisinin Galaxy cihazlara uyarlanmış biçimi mi olduğu henüz kesinlik kazanmış değil. Her iki ihtimalde de ana ekran widget’larının daha esnek hâle gelmesi, One UI 9.5’in dikkat çekici değişikliklerinden biri olabilir. Google tarafında bunun oldukça yakın bir karşılığı zaten bulunuyor. Şirketin Gemini Intelligence kapsamında duyurduğu “Create My Widget” özelliği, kullanıcının doğal dilde verdiği açıklamayı değerlendirerek nasıl bir widget istendiğini belirliyor ve oluşturduğu bileşeni doğrudan ana ekrana yerleştiriyor. Kullanıcının teknik olarak widget tasarlaması veya belirli seçenekleri tek tek yapılandırması gerekmiyor. Bunun yerine yapay zekâ, verilen talebi yorumlayarak hangi bilgilerin gösterileceğine ve widget’ın nasıl çalışacağına karar veriyor. Samsung’un sızdırılan arayüzündeki “My Custom Widget” adı da iki özellik arasında doğrudan bir bağlantı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Ne var ki yalnızca ekran görüntüsünden hareketle Samsung’un Google … Samsung’un One UI 9.5 için hazırladığı yapay zekâ özelliği ortaya çıktı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Meta, Pocket uygulamasını 20 Ağustos’ta ABD’deki tüm kullanıcılara açmaya başladı. Pocket, doğal dille verilen komutlardan küçük oyunlar ve etkileşimli uygulamalar hazırlıyor, ardından bunları paylaşmaya imkan tanıyor. Şirket uygulamayı haziran sonunda iOS ve Android mağazalarına eklemiş, ilk kullanıcı testlerini ise Brezilya’da yürütmüştü. Böylece Meta Pocket, daha önce sınırlı erişim sunduğu denemeyi çok daha geniş bir kullanıcı grubuna taşıdı. Pocket’ın merkezinde Meta’nın “gizmo” adını verdiği küçük etkileşimli deneyimler bulunuyor. Bir oyun veya uygulama fikrini metinle tarif ettikten sonra yapay zeka ilk sürümü hazırlıyor, editör ise ayrıntıları değiştirmeye izin veriyor. Bunun yanı sıra gizmo’lar ekrana dokunma hareketlerine ve telefonun eğimine tepki verebiliyor. Ses efektleri, müzik, kamera ve film rulosundaki fotoğraflar da hazırlanan deneyimlere eklenebiliyor. Meta, üretim araçlarını paylaşım özellikleriyle birlikte sunarak Pocket’ı yalnızca bir vibe-coding uygulaması olarak konumlandırmıyor. Hazırlanan gizmo’lar profilde yayınlanabiliyor, diğer kullanıcıların çalışmaları kaydedilebiliyor, yeniden paylaşılabiliyor ve remix yoluyla değiştirilebiliyor. Ayrıca uygulamadaki kaydırmalı keşif akışı farklı içeriklere ulaşmayı kolaylaştırıyor. Kullanıcılar beğendikleri yapımları oynatma listelerinde de bir araya getirebiliyor. Pocket’ın geçmişi, Meta’nın bu yılın ilk bölümünde ekibini bünyesine kattığı Gizmo platformuna uzanıyor. Appfigures verilerine göre Gizmo, temmuz ayına kadar iOS ve Android tarafında toplam 635 bin indirmeye ulaşmıştı. Öte yandan Meta, nisan ayında tanıttığı Muse Spark ile tek istemden internet sitesi ve mini oyun hazırlayan teknolojisini göstermişti. Pocket, bu yaklaşımı mobil uygulama ve sosyal … Meta Pocket ABD’de açıldı, oyun üretimini telefona taşıdı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
OpenAI, kurumsal müşterilerin hassas verilerini saklamadan yapay zekâ hizmetlerinin olası kötüye kullanımını takip edebilmek amacıyla Private Safety Processing adını verdiği yeni güvenlik teknolojisini tanıttı. Şimdilik belirli müşterilerle ön gösterim aşamasında olan sistem, şirketin mevcut Zero Data Retention yaklaşımının kapsamını genişleterek tek bir oturum yerine birden fazla konuşmaya yayılan faaliyetleri değerlendirebiliyor. OpenAI’ın verdiği bilgilere göre, bu işlem otomatik olarak gerçekleştiriliyor ve müşteriye ait konuşma verileri şirket tarafından saklanmıyor. Böylelikle özellikle hassas bilgilerle çalışan işletmeler için gizlilik gereksinimleri ile yapay zekânın kötüye kullanımını tespit etme ihtiyacı arasında farklı bir denge kurulması hedefleniyor. Yeni yaklaşım, Anthropic‘in belirli gelişmiş modeller için uyguladığı 30 günlük veri saklama politikasıyla da belirgin biçimde ayrışıyor. Yapay zekâ modellerinin yetenekleri arttıkça bu sistemlerin zararlı yazılım geliştirme, siber saldırı hazırlama veya başka kötü amaçlarla kullanılması ihtimali teknoloji şirketlerinin güvenlik politikalarını daha karmaşık hâle getiriyor. Kurumsal tarafta ise bu kontrollerin nasıl yapıldığı en az güvenliğin kendisi kadar hassas bir konu hâline gelmiş durumda. Şirketler ticari sırları, kaynak kodlarını, müşteri bilgilerini veya başka hassas verileri yapay zekâ modelleriyle işlerken bunların model sağlayıcısı tarafından ne kadar süre tutulduğunu ve kimlerin erişebildiğini bilmek istiyor. OpenAI hâlihazırda Zero Data Retention, yani ZDR olarak bilinen yaklaşım kapsamında uygun API müşterilerinin verilerini saklamadan oturum bazında kötüye kullanım … OpenAI müşteri verilerini saklamadan güvenliği izlemenin yolunu buldu haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Stories on this topic, gathered from every source.