Yapay zekâ artık yalnızca sorularımızı yanıtlamıyor; yazıyor, özetliyor, problem çözüyor, fikir üretiyor ve giderek daha fazla zihinsel işi bizim yerimize üstleniyor. Peki düşünme yükünü makinelere devretmenin bedeli ne olabilir? Hafızamız, muhakeme gücümüz ve eleştirel düşünme becerilerimiz nasıl etkileniyor? Bilim insanları yapay zekâ çağında zihinsel keskinliği korumanın yollarını araştırıyor.
Türkiye’de üretken yapay zeka ürünlerini kullananların payı, Microsoft’un son ülke verisinde yüzde 18,9 olarak görünüyor. Şirketin yayımladığı veri tablosu, 2026’nın ilk çeyreğinde aynı oranı yüzde 17,4 olarak veriyor. Artış bir çeyrekte 1,5 yüzde puanına ulaşıyor ve ikinci çeyrekteki yüzde 18,8’lik dünya ortalamasının hemen üzerine çıkıyor. Aradaki fark yalnızca 0,1 puan; dolayısıyla Türkiye’nin dünyadan çok ileride olduğu gibi bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Küresel ölçümde artış yüzde 17,8’den yüzde 18,8’e, yani bir puan düzeyinde gerçekleşti. Türkiye’nin çeyreklik artışı bu değerden yarım puan daha yüksek. İlk çeyrekte dünya ortalamasının 0,4 puan altında bulunan ülke, son veride 0,1 puan üzerine geçmiş oluyor. Bu karşılaştırma kullanımın yayılma hızını gösteriyor; kullanılan araçların verimini veya ortaya çıkan iş kalitesini ölçmüyor. Microsoft, rapor özetinde ölçümün 15 ile 64 yaş arasındaki nüfusa odaklandığını belirtiyor. Hesaplamaya, rapor döneminde en az bir üretken yapay zeka ürünü kullanmış kişiler dahil ediliyor. Şirket anonimleştirilmiş ve toplulaştırılmış kullanım verilerini işletim sistemi, cihaz pazar payı, internet erişimi ve nüfus farklarına göre düzeltiyor. Bu yöntem ülke karşılaştırmasını kolaylaştırsa da bütün yapay zeka hizmetlerinin kullanıcılarını tek tek sayan bağımsız bir nüfus araştırması değil. Tablodaki yüzde 18,9 değerini “Türkiye’de her beş kişiden biri düzenli kullanıyor” biçiminde okumak da isabetli olmaz. Oran bütün nüfusu değil, çalışma çağındaki grubu … Türkiye’de üretken yapay zeka kullanımı yüzde 18,9’a çıktı haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
İnternette karşılaştığımız bir metni insanın mı yoksa yapay zekânın mı yazdığını gerçekten anlayabilir miyiz? Pangram, GPTZero ve benzeri tespit uygulamaları hızlı sonuçlar sunarken yanlış suçlamalar, özellikle ana dili İngilizce olmayan yazarlar için ciddi riskler doğuruyor. Peki bu araçlar özgünlüğü koruyor mu, yoksa yazılı söze duyulan güvensizliği mi büyütüyor?
World Labs’in yeni modeli Atlas; metinleri, görselleri, videoları ve 3B verileri aynı uzamsal bağlamda işleyerek görüntüler ve videolar üretiyor ve gerçek dünyadaki mekanları 3B olarak yeniden oluşturuyor. Yazının tümünü okumak için tıklayın.
İtalyan yönetmen Leo Cannone’un yapay zekâ ile hazırladığı “La Nona Gigante”, yaşadığı adada son dev olduğuna inanılan 350 yaşındaki bir büyükanneyi torununun gözünden anlatıyor. Yazının tümünü okumak için tıklayın.
xAI’ın yapay zekâ sohbet botu Grok, bazı kullanıcılara normal sorular yerine anlamsız kelime dizileriyle yanıt verdi. Şirket, sorunun Grok Lite sürümünde görülen nadir ve geçici bir üretim hatasından kaynaklandığını açıkladı.
Sualtı köpek fotoğrafçılığında uzmanlaşan Alman fotoğrafçı, bir eserinin yapay zekâyla karikatür stilinde yeniden üretilmesi hakkındaki telif davası hakim tarafından reddedildi. Yazının tümünü okumak için tıklayın.
Stories on this topic, gathered from every source.