Your cookie preferences
We use necessary cookies for your session and preferences. You can optionally allow usage measurement and advertising cookies too. Privacy policy
DMM, fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve açık dezenformasyon olduğunu bildirdi. Kurum, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisini veya finansal sistemi tehdit etmediğini, kontrollü adli ve idari süreçlerden ibaret olduğunu açıkladı.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Son dönemde fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin yer alan ve Türkiye ekonomisinin genelini kapsayan ciddi olumsuz sonuçlar doğuracağına dair iddialar gerçeği yansıtmamakta olup açık bir dezenformasyon ürünüdür" açıklamasını yaptı.
This is an excerpt. Copyright belongs to the source; the full story is published on their site.
Read the full story at the source
This story was published by Diriliş Postası.
See other sources covering this event →
The Economist’in Türkiye’deki fon krizine ilişkin analizinde, yaşanan gelişmelerin sermaye piyasalarına ve Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki konumuna etkileri ele alındı. Dergi, bazı fonlardaki olağanüstü yükselişlerin ardından yaşanan sert düşüşlere ve SPK’nin tasfiye sürecine dikkat çekti. The Economist, gerekli adımların atılmaması halinde Türkiye’nin "gelişmekte olan piyasa" statüsünü kaybedebileceği uyarısında bulundu.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Sevda Erdan Kılıç ve Serkan Sarı, borsada yaşanan "fon krizinin" tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis araştırması istedi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Sevda Erdan Kılıç ve Serkan Sarı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunduğu araştırma önergesinde, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında yaşanan sürecin, yatırımcıların korunması, piyasa bütünlüğü, kamu denetiminin etkinliği ve finansal istikrar bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi. Araştırma önergesinde, kamuoyunda "fon krizi" olarak adlandırılan olayın Eylül 2026'da başlayan tek günlük bir likidite sorunu olmadığı, 2025 yılının sonlarında görünür hale gelen ve yaklaşık 10 aylık bir sürece yayılan gelişmelerin sonucunda yatırımcı çıkışlarıyla birlikte ödeme krizine dönüştüğü savunuldu. "SPK, işlemlerden 2025'in son çeyreğinden itibaren haberdar" Sermaye Piyasası Kurulu'nun 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına işaret edilen önergede, SPK'nın söz konusu işlemlerden en azından 2025 yılının son çeyreğinden itibaren haberdar olduğu ileri sürüldü. Önergede, SPK'nın özellikle bazı portföy yönetim şirketlerinin oluşturduğu fonların, şirketlerin temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığını tespit ettiği belirtilerek, "Basına yansıyan açıklamalardan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığından haberdar olduğu anlaşılmaktadır" ifadelerine yer verildi. Gerekli adımların zamanında atılmadığı savunulan önergede, bunun söz konusu fonları yönetenlerin işlemlerini sürdürmelerine ve haksız kazanç sağlamalarına imkan tanıdığı, özellikle küçük yatırımcıların mağduriyetinin büyümesine neden olduğu iddia edildi. Önergede, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 17 Eylül 2026'da yaptığı basın açıklamasında yönelttiği 7 sorunun Meclis araştırmasının temelini oluşturduğu belirtildi. Bu kapsamda yaşanan usulsüzlüklerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, toplam risk tutarının belirlenmesi, işlemleri denetlemekle görevli kamu kurumlarının gözetim ve denetim sorumluluklarının incelenmesi ve ilgili kurumların görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi istendi. Ayrıca kaç yatırımcının mağdur olduğunun ve vatandaşların zararlarının tamamının hangi yöntem ve kaynaklarla giderilebileceğinin belirlenmesi talep edildi. "Sorumlu kişi ve kuruluşlar ortaya çıkarılmalı" Önergede, borsa manipülasyonundan olağan dışı boyutta haksız kazanç sağladığı öne sürülen kişi ve kuruluşların tespit edilmesi, sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen kişi ve kuruluşların mal varlıklarının belirlenmesi ve bu varlıklar hakkında alınabilecek hukuki tedbirlerin araştırılması istendi. Fonlar ile düşük fiili dolaşımlı paylar arasındaki işlemlerin niteliğinin de incelenmesi gerektiği belirtilen önergede, içeriden öğrenenlerin ticareti veya piyasa dolandırıcılığı şüphesi doğuran işlemlerin bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi. İlgili kişi ve şirketlerin siyasi veya bürokratik bağlantılarının denetim süreçleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığının da araştırılması gerektiği kaydedildi. Tasfiye süreci de meclis denetimine konu edilsin Önergede, SPK'nın 21 Eylül'de tasfiye için öngörülen azami süreyi üç aydan altı aya çıkarmasının ardından portföylerin likiditesi, gerçek piyasa değeri, satışların fiyatlara etkisi ve yatırımcıların alacaklarına hangi vadede ulaşabileceğinin de incelenmesi gerektiği belirtildi. Tasfiye sürecini yürüten bankaların görevleri, portföy varlıklarının hangi yöntemle nakde çevrileceği, alacaklı yatırımcılar arasında eşitliğin nasıl korunacağı ve kamusal ya da özel herhangi bir kaynağın zararların karşılanmasında kullanılıp kullanılmayacağının Meclis denetimine konu edilmesi istendi. İncelemenin tasfiye kararlarının hukuki dayanaklarını ve yatırımcı haklarının korunmasında mevcut güvencelerin yeterliliğini de kapsaması ve sonuçların kamuoyuna eksiksiz açıklanması talep edildi. CHP'li milletvekilleri, benzer olayların tekrarını önlemek amacıyla gerekli idari, hukuki ve kurumsal tedbirlerin belirlenmesi için Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını istedi. ANKA CHP FON KRİZİ CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Sevda Erdan Kılıç ve Serkan Sarı, borsada yaşanan "fon krizinin" tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis araştırması istedi Pazartesi, Eylül 21, 2026 - 16:00 Main image: Fotoğraf: AA Haber Type: news SEO Title: CHP'den "fon krizi" için araştırması önergesi copyright Independentturkish:
SPK tarafından alınan yeni ilke kararları doğrultusunda 17 Eylül'de duyurulan fon tasfiye usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. Buna göre, tasfiye edileceği açıklanan fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri dikkate alınarak daha önce azami 3 ay olarak belirlenen tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı.
Destek Yatırım Bankası’nın patronu Altunç Kumova, 17 Eylül’de gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Kumova, Metris Cezaevi’ne gönderildi
Bloomberg, Türkiye'deki fon krizinin merkezinde bulunan Tera Yatırım ile bağlantılı Londra merkezli Gildencrest Capital'ın, krizden önce tarihinin en yüksek gelir ve kârına ulaştığını yazdı. Şirketin hisse senedi işlemlerinden elde ettiği gelir 2025'te yüzde 283, sermaye piyasası işlem hacmi ise yüzde 500'ün üzerinde arttı.
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Tera Grubu şirketlerinde bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin ile Emre Alkin’in ifadeleri ortaya çıktı. Savcılık, Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar lira olan piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar liraya ulaşmasının nedenini ve peş peşe gelen istifalarının ardından yaşanan fon kriziyle bu ayrılıkların bağlantısı olup olmadığını sordu. Kerem Alkin, iki gelişmenin “Birbirinden bağımsız bir şekilde gerçekleştiğini” söyledi.

Comments