TBMM’nin 28’inci Dönem, Beşinci Yasama Yılı, bugün saat 14.00’te TBMM Genel Kurulu’nda düzenlenen özel oturumla açıldı. Oturuma katılan YENİ Parti Grubu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşmasını dinledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan salona girince ayağa kalkmayan YENİ Parti Grubu, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından salonu terk etti. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kuliste basın mensuplarının soruları üzerine şunları söyledi: Ana muhalefet partisi olarak Meclis’in açılışına katıldık. Meclis Başkanı’nın konuşmasını dinledik. İstiklal Marşımızı okuduk. Bu vakitten sonra partimize yargı darbesi yapıp partinin genel başkanını, yönetimini değiştirip yerine işine gelen bir atama yapan birisini, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan birisini, daha bu sabah Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerini kazanabilmek için suçsuz günahsız Mersin Belediye Başkanı’na operasyon yapan birisini, her gün ilçe belediyelerinin belediye meclis üyelerini tehditle transfer ederek İBB’ye yürümeye çalışan birisini, fon kriziyle yoksulları soydurtan, buna sessiz kalan, gündem değiştirmek için de yine CHP’ye saldıran birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok. Erdoğan, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: Aziz milletim, sayın başkan, değerli milletvekilleri 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın bu ilk yılında sizleri hürmetle selamlıyorum. Yeni Yasama Yılı'nın ülkemiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizlerin şahsında, mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duyduğum aziz milletimin her bir ferdine, en doğusundan en batısına, cennet vatanımızın 7 bölgesinde, 81 ilinde, 922 ilçesinde yaşayan tüm vatandaşlarıma buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Dünyanın farklı ülkelerinde milletimizi en güzel şekilde temsil eden, başarılarıyla iftihar ettiğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımıza da en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum. Evvel emirde, bundan 106 sene önce Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan cuma namazını müteakip dualarla, tekbirlerle, istiklal azmi ve aşkıyla bağımsızlığın kalbi olan Ankara'dan milletimizin iradesini dünyaya haykıran 115 üye başta olmak üzere, bugüne kadar bu yüce çatı altında milletimize layıkıyla hizmet edip dar-ı bekaya irtihal eden milletvekillerimizi rahmetle yâd ediyorum. Uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey'e, milletin emanetine kastedenlerin, milletin iradesini gasp edenlerin darağacına gönderdiği Adnan Menderes'e, Hasan Polatkan'a ve Fatin Rüştü Zorlu'ya bugün bir kez daha Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Yine burada, bin yıldır bu coğrafyada milletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden tüm şehitlerimize, gazilerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara yüce Mevla'dan rahmet diliyorum. “Dünyada 2 kez gazi olan tek meclis TBMM'dir” Sözlerimin hemen başında şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu Meclis, milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı Millî Mücadele'yi başarıyla sevk ve idare etmiştir. 80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile Yüce Meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir. Meclisimizin bu mücadelesi, müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur. Bakınız, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 1920-1923 arası tutanakları, Türkiye'nin ikinci defa nasıl vatan yapıldığının en canlı şahitleridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921 senesinde Büyük Millet Meclisi'nin ikinci yasama yılı açılışında kurduğu şu cümleler, milletimizin hücrelerinde olan hürriyet aşkının ve Meclisimizin tarihî misyonunun bariz bir ifadesidir. Türk milletinin istiklal ile izmihlâl arasına sıkıştırıldığı o sancılı günlerde Meclis Başkanı sıfatıyla Gazi Mustafa Kemal şöyle sesleniyordu. "Muhterem arkadaşlarım, bütün bir millet, ölümle göz göze baktığımız mütareke günlerinden başlayarak bugüne kadar kat ettiğimiz mesafeleri, atlattığımız sayısız müşkülatı bir kez daha hatırlayalım. Ne zaman başladığı bilinmeyen zamanlardan beri şerefi istiklal ile yaşayan milletimiz en kötü bir sona, ölümle gidiyor gibi görünmüş iken, tutsaklığa karşı evladını kıyama çağıran ecdadın sesi kalplerimizde yükseldi ve bizi son kurtuluş savaşına davet etti. 15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin egemenliğini savunan Meclisimiz milletimizle o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. Bu vesileyle o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, Rabbim bu Meclis'i bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın diyorum. Geçmişi bu denli görkemli, vazifesi bu kadar ulvi olan Gazi Meclis'in Genel Kurul Salonu'nda sizlere hitap etmekten duyduğum memnuniyeti hasreten ifade ediyorum. Me
Read the full story at the source
This story was published by Independent.
Comments