Vivo X500 fiyat sızıntısı, yeni amiral gemisi modelin önceki nesle göre yaklaşık yüzde 48 daha pahalı olabileceğini gösteriyor.
Read the full story at the source
This story was published by ShiftDelete.
See other sources covering this event →
SanDisk, günlük yedekleme ve büyük dosya aktarımı için hazırladığı E31 taşınabilir SSD modelini 500 GB, 1 TB ve 2 TB kapasite seçenekleriyle satışa sundu. USB-C bağlantılı sürücü sıralı okumada 1.000 MB/s’ye kadar çıkıyor ve 2 metreye kadar düşmelere karşı dayanıklılık sunuyor. ABD’de 500 GB model 99,99 dolar, 1 TB model 139,99 dolar ve 2 TB model 249,99 dolar fiyat taşıyor; şirket Türkiye fiyatını henüz açıklamadı. Ürünün teknik ve satış bilgilerine göre E31, 46,8 gram ağırlığında ve yaklaşık 9,7 × 4,7 × 1 santimetre ölçülerinde. Gövdenin üst bölümündeki halka sürücüyü çantaya veya anahtarlığa bağlamaya yardım ediyor. Kutudan çıkan USB-C kablosu telefon, tablet ve bilgisayarlarla doğrudan bağlantı kuruyor. SanDisk azami okuma hızını 1.000 MB/s olarak veriyor, ancak ayrı bir yazma hızı yayımlamıyor. Bu nedenle büyük video dosyalarını diske kopyalarken elde edilecek performansı yalnızca okuma rakamından çıkarmamak gerekiyor. Bağlı cihazın USB bağlantı standardı, dosya boyutu ve sürücünün doluluk oranı da gerçek aktarım hızını etkiliyor. E31, IP derecesiyle tanımlanmış su veya toz koruması sunmuyor. Buna karşın şirket iki metreye kadar düşme dayanımını vurguluyor ve ürünü üç yıllık sınırlı garantiyle satıyor. Bu özellikler sürücüyü çantada taşımaya uygun hâle getiriyor; ancak bağlantı noktasını sıvı ve ince tozdan ayrıca korumak gerekiyor. Yeni model önceki taşınabilir SSD’nin hızını … SanDisk E31 taşınabilir SSD 1.000 MB/s hıza ulaşıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
PlayStation 6 teknik özellikleri sızıntısı, konsolun 80 TFLOPS güce ulaşabileceğini gösteriyor. İşte yeni nesil konsolun performans detayları.
Çin merkezli Boyagongdao Marine Technology Group, gerçek bir altın arowananın gövde hareketlerini taklit eden BG-5 robot balığı su altı gözlem görevleri için geliştirdi. 64 santimetre uzunluğundaki araç, engelleri algılayarak rotasını değiştirebiliyor ve yaklaşık dört saat otonom çalışabiliyor. Şirket BG-5’i 2026 Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı’nda küçük bir tank içinde sergiledi; ancak ürün yeni bir tüketici aygıtı değil, sensör taşıyan biyomimetik bir su altı platformu. BG-5’in teknik ayrıntılarına göre gövde 64 × 20,4 × 9 santimetre ölçülerinde ve yaklaşık 3 kilogram ağırlığında. Robot klasik pervane yerine balığın omurga ve kuyruk hareketini taklit eden eklemli bir tahrik düzeni kullanıyor. Bu yöntem, aracı sığ ve bitkili sularda daha sessiz hareket ettirmeyi amaçlıyor. Ön bölümdeki kamera ve algılayıcılar çevreyi izlerken kontrol yazılımı engellerin konumuna göre yüzme yönünü ayarlıyor. Operatör aracı uzaktan kumandayla yönetebiliyor veya önceden belirlenmiş rotada otonom moda geçirebiliyor. Ayrıca gövde, su kalitesi ölçümü veya görüntüleme görevi için farklı sensörlerle donatılabiliyor. Biyomimetik tasarımın temel avantajı yalnızca görünüşten gelmiyor. Kuyruk hareketi pervaneli küçük araçların oluşturduğu keskin su akımını azaltabilir ve hassas canlıların bulunduğu bölgelerde daha az rahatsızlık yaratabilir. Bununla birlikte üretici, gürültü seviyesi veya enerji verimliliği için bağımsız ölçüm yayımlamadı. Üretici çevre gözlemi ve güvenlik görevlerini hedefliyor Şirket BG-5’i göl ve nehirlerde çevre denetimi, … BG-5 robot balık su altında dört saat otonom çalışıyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekâ alanında federal düzeyde yeni bir yapılanma oluşturmak istediğini açıkladı. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda “Yapay Zekâ Gücü” adını verdiği yeni bir oluşum kurmayı ve bunun başına bir “yapay zekâ koordinatörü” atamayı planladığını söyledi. Açıklama, hem siyasi çevrelerde hem de teknoloji sektörü içinde yapay zekâ geliştirme hızının yavaşlatılması ve daha sıkı denetim uygulanması gerektiğine yönelik çağrıların arttığı bir dönemde geldi. Trump ise yönetiminin yapay zekâ sektörünün büyümesini engellemeyeceğini veya baskılamayacağını belirtti. Başkan, bunun yerine sektörün gelişimini destekleyeceklerini ve büyüme sürecini yakından takip edeceklerini ifade etti. Trump’ın açıklamasında yeni yapının görev alanı, hangi kurumlarla birlikte çalışacağı veya nasıl bir yetki çerçevesine sahip olacağı konusunda ayrıntı bulunmuyor. Bunun yanında Yapay Zekâ Gücü’nün bağımsız bir federal kurum olarak mı kurulacağı, mevcut kurumların bünyesinde mi çalışacağı ya da yalnızca kurumlar arası koordinasyon görevi mi üstleneceği de açıklanmış değil. Trump, kurulmasını istediği bu yapıyı daha önce oluşturulan ABD Uzay Kuvvetleri ile ilişkilendirdi ve Uzay Kuvvetleri’ni başarılı bir örnek olarak gösterdi. Buna rağmen yapay zekâ politikalarının savunma, enerji, veri merkezi yatırımları, güvenlik, düzenlemeler ve teknoloji şirketleriyle ilişkiler gibi çok sayıda alanı kapsaması, kurulması planlanan yapının görev tanımını oldukça genişletebilir. Trump’ın paylaşımında bu alanların nasıl yönetileceğine dair somut bir politika çerçevesi … Donald Trump yapay zekâ için Uzay Kuvvetleri benzeri bir yapı istiyor haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
GPT-6 Astra, Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında gönderilen ve 108 yıldır çözülemediği belirtilen bir Alman deniz mesajını, tarihsel bağlam ile klasik kripto analizini birlikte kullanarak açtı. 1918 tarihli mesaj, Sivastopol yakınındaki bir İngiliz kruvazörünü ve ardından gelecek Müttefik filosunu bildiriyor. Çözüm yalnızca anlamlı bir Almanca metin üretmekle kalmadı; araştırmacılar mesajdaki hareket bilgisini HMS Canterbury’nin seyir kayıtlarıyla da karşılaştırdı. Çözümün ayrıntılarını aktaran rapora göre model, mesajı çözmek için Almanca “birlik kaydırma” anlamına gelen TRUPPENVERSCHIEBUNG kelimesini anahtar olarak kullandı. Ortaya çıkan metin, bir İngiliz kruvazörünün Sivastopol’a girdiğini ve Müttefik bir filonun 26’sında onu izleyeceğini bildiriyor. Harf dizisindeki bazı noktalar yıpranmış kayıt nedeniyle kesinleşmedi. Mesajın tarihsel bağlamı çözüm için kritik rol oynadı. 1918’de Karadeniz’de Alman, Osmanlı, İngiliz ve başka Müttefik kuvvetleri hızla değişen bir askerî tablo içinde hareket ediyordu. Bir gemi adı veya liman bilgisi, olası anahtar kelimeleri daraltmaya yardım edebiliyor. Ancak dil modelinin anlamlı cümle üretmesi tek başına kanıt sayılmıyor; aynı yöntem, yanlış bir anahtarla tarihsel olarak inandırıcı ama uydurma metin de kurabilir. Araştırmacılar bu nedenle çözümü İngiliz donanma kayıtlarıyla sınadı. HMS Canterbury’nin seyir defteri, geminin mesajda belirtilen dönemde Karadeniz’deki hareketleriyle çözülen metnin zaman çizelgesini eşleştiriyor. Bunun yanı sıra kullanılan kelime seçimi, Alman askerî yazışmalarında görülen terminolojiyle uyum gösteriyor. Tarihsel kayıtlar yapay … GPT-6 Astra 108 yıllık Alman deniz mesajını çözdü haberi ilk önce Teknoblog üzerinde yayımlandı.
Comments